Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Evet birey başkaları sayesinde varolduğunu anlar fakat başkaları sayesinde varolmaz. Nasılki suçlu insanlar cezaevlerinde terbiye ediliyorsa uyumsuz bireylerde toplum içinde terbiye edilir.Işık Ergüden 'in hapishanelere yönelik yaklaşımıyla (''Hapishanedki insanın yaşayacağı mekanı seçme hakkı...
Facebook ile ilgili görüşüne katılıyorum.Bireylikler dergisinde facebook ile ilgili bir yazıda Zygmunt Baumen ve Michael Schluter 'in görüşlerini yer verilmiş. Bunları paylaşmak istiyorum.
''Mahremiyetin hızla soğuyan sularında evler artık yumuşacık mahremiyet adaları değildir. Buralar, aşkın...
''Kadın, hakikati istemez; hakikat kadınlar için nedir ki? En başından beri, kadın için, hakikatten daha yabancı, daha itici ve düşmanca bir şey olmamıştır kadının en büyük sanatı yalan, en yüce kaygısı ise salt dış görünüşü ve güzelliğidir.''(Nietszche)
''Yaratıcı içgüdüleri fiziksel olanalr...
''Teslim aldım doğayı; yarıp geçtim
heryerini;
Kırdım kimsenin dokunamadığı
mühürlerini;
Rahmini, göğüslerini ve başını,
yani tüm gizlerinin saklı olduğu
yerlerini,
parçalayıp açtım.
(Henry Vaughan)
Bugün artık ilkel olmayan, doğaya tahakküm edebilen insan gerçekten mutlu mudur?
Modernliğe...
İnsanlar internet üzerinden yaşadıkları hayatı karşılarında görmek istiyorlar.Bu bir resme bakmak, okunan kitaptan alınan notları dönüp dönüp okumak gibi bir şeydir.Erich Fromm Sahip Olmak Y a Da Olmak kitabında fotoğraf çekmenin sahip olma ihtiyacından kaynaklandığını söyler ve bunun insan...
Fikir hırsızlığında bir fikri üreten bir de çalan şeklinde iki unsur vardır.Eğer üretilen fikir gidip noterden onaylanması gereken tarzda bir şey değilse fikri çalınmış kişi bu duruma takılmamalıdır.Çünkü amacı sahip olmak olmamalıdır.Bu durum çalan kişi için bir sorun oluşturabilir.
Sevgili Majör,
İnsan bir canlı türüdür ve aynı zamanda bireydir de.Hem bir tür olan topluluğun üyesi hem de ayrı bir birey.Dolayısıyla tür olmasından getirdiği birtakım özellikler ve birey olmasından getirdiği birtakım özellikler vardır.Örneğin;
Schopenhauer aşk konusu hakkında şöyle demiş...
Belkide yaşam insana uygun değildir.Çünkü doğasından gelen her türlü özelliği, iradesiyele sınırlaması veya yok etmesi gereken özellikler haline gelmiştir.Aşkın salt nedeni üreme ihtiyacı mıdır? Yoksa gerçekten de duygu, düşünce, fikir birliği vs.. şeklinde açıklanabilir mi? Ya da doğru olan...
MARİEYA'YI ANIŞ
O gün, maviliğinde eylülün,
durgun, genç bir erik ağacı altında
usulcana sardıydım onu,
kollarımın arasında solgundu,
sanki içindeydi tatlı bir düşün
bir bulut vardı üstümüzde
o güzel yaz göğünde, görürdüm,
kar gibi aktı, ta yukarlarda,
başımı kaldırdım baktım, yerinde yok
O...
Schopenhauer:''Onlar hayatın cefasını yaptıklarıyla değil katlandıklarıyla çekerler.''
Schopenhauer kadınları dişi karıncaya benzeterek; Nasıl ki dişi karınca birleşmeden sonra üreme amaçlarnı artık lüzumsuz, hatta tehlikeli hale gelmiş olan kanatlarını kaybeder, bir kadın da bir veya iki çocuk...
Takıntılı insanlar genellikle mükemmelliyetçi insanlardır.Somut, gerçekleşmiş bir sorun olmasa bile sorun olabilir ihtimali üzerine akıllarına her türlü düşünceyi getirirler.Örneğin insanın çok sevdiği bir varlığa ya ona zarar verirsem takıntısı, üç kere duvara vurmazsam kötü bir şey olacak...
Sevgi paylaştıkça çoğalırken aşk paylaştıkça azalır. Söylendiği gibi gerçekten de aşkın bilimsel bir süresi vardır.O nedenle evliliği ayakta tutan aşk değil farklı değerlerdir.Bu da kişilerin ne istedikleriyle ilgili olarak değişir.Sartre'ın kadın ile erkek arasındaki ilişkyle ilgili bir...
Bana kalırsa bu durum metafizik takıntısı değil insan denen canlıya dayatılan sorulardır.Çünkü yeryüzünde kendi varlığının farkında olan tek canlı türü biziz.Şüphe edebilen, sorgulayabilen, aitlik ihtiyacı duyabilen insan neden metafizik sorular denen bu tür sorular da sormasın? Bu bir sorun...
varoluşun türsel boyutuyla birey olma boyutu arasındaki kaçınılmaz tezatın sonucu şekillenen bir varlık insan.bu da insanın kötü bir kaderi...
Meşa Selimoviç 'in Derviş ve Ölüm adlı kitabından alıntıdır;
Uzamın yalnız gözle görebildiğimiz kadarı bizimdir; biz ise bütünüyle ona aitiz. O bizi...