Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kime ait olduğunu hatırlamadığım bir söz var '' yaşam kavgasında bizi beklentiler değil umut ayakta tutar''
Beklenti ve umut arasındaki fark sizce nedir
İnsanların büyük çoğunluğu içerisine doğdukları toplumun değer yargılarını, gelenek ve göreneklerini, alışkanlıklarını vs. olduğu gibi ya da biraz sorgulayarak kabul ederler. Ne de olsa çoğunluk ölyedir , öyle yaşıyordur öyleyse tüm bunlar doğrudur, olması gerekendir. Hatta bazı konular vardır...
Çatışmalarına rağmen, nevrotik bir insan zaman zaman durumundan hoşnut olabilir, kendini uyarlanmış hissettiği şeylerden zevk alabilir. Ama mutluluğu, sık bir olay olamayacak kadar çok fazla koşula bağlıdır. Örneğin, yalnız olmadığı sürece ya da başkalarıyla paylaşmadığı sürece ya da ortamdaki...
Gerçek anlamda inanan insanların eğer alkışlanmaya ihtiyacı yoksa böyle bir konu açmaya da ihtiyacı olmamalı. Eğer böyle bir konu açıyorsanız o zaman verilen cevapları da hazmedebilmelisiniz. Köle rumuzlu arkadaşa katılıyorum aptal insanların yorumlarına hazırlıklı olmalısınız.
Bu konu başlığı şöyle açılmalıydı;
BAZI İNANAN İNSANLAR , İNSANLARI DİNE YAKLAŞIMLARI AÇISINDAN 3' E AYIRIRLAR
Çünkü herkes kendi bakış açısıyla insanları kısımlara ayırabilir. Fakat hümanist insanlar bunu yapmazlar.
Şimdi biz bu konuyla ilgili düşüncelerimizi açıklarken ne diyeceğiz...
Bu konuyla ilgili olarak hiçkimse somut kanıt ortaya koyamaz. Burada inanıp inanmamak sadece içsel bir durumdur.
'' Eğer dini doktrinlerin doğruluğu bu doğruluğa tanıklık eden içsel bir deneyime bağlıysa, bu ender deneyimi yaşamayan onca insanı ne yapacağız? Herkesten sahip olduğu mantık...
Bu konu inanmıyorum çünkü.......... ya da inanıyorum çünkü............. konusu değil. Burada ortaya atılan tez, bilim adamlarının dine , özelde de islamiyete olan (sözde) düşmanlığı.
Bilim ne zaman başlamıştır? İnsanın dünyanın bilinmediğini görüp araştırmaya başlamasıyla ortaya çıkmıştır.Tabiki...
Hapishaneye düşmüş iki farklı insan düşünün. Biri çok sorun yaşarken diğeri ya burası dışarıdan daha güzelmiş diye düşünebilir.O nedenle ben genelleme yapmıyorum.Belki de habersizlerdir.
Sayın Majör insanlar burada tartışırken koskocaman bir yazıdan alıntılar alıp cevap veriyor. Habir paragrafa cevap istemişim ha bir kelimeye ne fark eder. İslamiyette tabu yoktur önemli bir tez bana göre. Ben tabu kelimesinin anlamını zaten biliyorum. Sadece bu düşüncemi destekleyecek başkaları...
'' Tabu , İnsan davranışlarının belli alanları ya da belli normlarla ilişkili olarak kutsal veya dokunulmaz olarak tanımlanmış oldukça güçlü sosyal yasaklara denir.''
Sayın Majör, bu tanıma göre sizce dinde tabu yok mudur?
Ya da sizin tanımınıza göre nedir tabu?
Düşmanlık kin beslemek, zarar vermeye çalışmak, nefret etmek gibi duyguları , düşünceleri içerir. Oysaki karşı çıkabilirim, eleştirebilirim, onaylamayabilirim bu düşmanlık değildir.Ben din derken sadece islamiyeti kastetmiyorum. Tüm dinlerin kuralları vardır zaten kurallardan ibarettir. Her...
Bilim ve din birbirine tamamıyla tezattır. Çünkü bilim meraktan doğar ama dini kabul eden birinin her türlü merak duygusu bir şekilde tatmin edilmiştir. Bilim açıklamalarıla tabiki dine ters düşer düşmelidir de. Fakat sanırım düşmanlık başka bir şeydir. Bugün düşmanlıkla karşılaşanlar dindar...
Kişi varlığının farkına vardıktan sonra sorunlar başlar. Çünkü ancak o zaman yaşam ve ölüm onu korkutabilir. Bir diğeri için yaşama anlamı olan şey o kişi için olmayabilir. Albert Einstein 'ın şu açıklaması oldukça düşündürücü '' Yaşamını anlamsız gören kişi hem mutsuzdur, hem de yaşama uygun...
'' Aynaya baktığı anların dışında göz kendinden bir şey görür mü? Kataraktlı bir göz , bulutlanma gibi bir şey görür, bu kendi kataraktıdır; glokomalı bir göz kendi glokomasını ışıkların çevresini saran bir gökkuşağı haresi gibi görür. Sağlıklı bir göz ise kendinden bir şey görmez, öz-aşkındır(...
Pişmanlık belki de bir yönüyle insanın kendine (duygularına, düşüncelerine, beklentilerine...) saygısızlığıdır. Yaptığımız şeyi içinde bulunduğumuz dönemle değerlendirmemiz gerekir. Bir şeye karar verip yaparken sadece olasılıkları düşünebilir insan. Çünkü henüz sonucu görmemiştir. Olasılıklar...