Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
YAŞAMAYA DAİR (1-2-3)
1
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı...
Yeni Türkü-Fırtına
Bak işte yaklaşıyor fırtına
Bak yine yükseliyor dalgalar
Yıllardan sonra yollardan sonra
Şarkılar söylüyor çocuklar
Yıllardan sonra yollardan sonra
Yeniden yanyana onlar
Ne geçmiş tükendi ne yarınlar
Hayat yeniler bizleri
Geçsede yolumuz bozkırlardan
Denizlere çıkar sokaklar
Anahtar Prens
cam kurtlar var gecenin suyunda
içilse şehir; yırtılmış taşların
iade edilmiş melekler örttüğü
...eski, imdat, tahlilsiz hikaye!
israf edilmiş tayfalarla gelecek
uzattığım, uzatırken içine
tıkandığım menekşe! belli
belirsiz bir yaz ayında
sözgelimi ekim, sözgelimi kiraz...
Şems"in sözle anlatılamayan cazibesi, Mevlâna"ya bütün normal hayatını alt üst ederek, işini gücünü, medresesini ihmal ettirerek, onu madde âleminin sonlandığı başka bir âleme götüren; ona mânâ âleminin perdelerini ve kapılarını aralayan bu Tebrizli Âşık olmuştur. Mevlâna, Şems"i özgür, evrensel...
Akıl diyor ki; "Yokluğa ayak atma ki, orada dikenler vardır." Aşk ise "Dikenler orada değil, dikenler sende, senin içindedir!" diyor.
Kendine gel, sus da varlık, benlik dikenlerini gönlün ayağından çıkar;içindeki gül bahçelerini seyret!
Mevlana
Anladım ki susmak bir cüsse işi…
Derin denizlerin işi…
Serin sular en hafif rüzgârları bile coşturabiliyor..
Derin denizleri ise ancak derin sevdalar…
Derin denizlerin sükutu büyüler beni.
İçimi bir heybet hissi kaplar.
Benliğimi hasret duyguları istila eder.
Kalbim ürperlerle dolar.
Dalgalı...
Ayşenur harikasın!
Sen yine sükûtu giyin yâr! Dilersen hiç konuşma. Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda. Çarpsa da bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim.Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim; söz verdim ben bu yüreğe, hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim ..
Dibine kadar))
Sosyal açıdan bakarsak.Günümüz insanı bir simulasyon ağı içinde çeşitli örnek veya model durumlarda farklılıklar yaratıp sonuçta tek simule hale getirilen robotlar olarak tasarımlanmaktadır.
Yani bir yerde bir şeyin benzerlerini yaratıp platonik sanat anlamları oluşturulmaktadır.
Artık bu durum...
İnsanın kanımca en büyük değeri yaratma eğiliminde oluşudur. (içinde gizli kalmış olana dönüşme ve kendini güncelleştirme)
Organizmanın çevresiyle yeni ilişkilere girdiği zamanki yaratıcılığın ilk nedenide budur..
Bu üretim eldeki ve çevredeki kaynakları kullanılarak yapıldığı için insanlaşmanın...
Bence siz benim yazdıklarımı tekrar okumalısınız.
Savunduğunuz şeye saygı göstererek katıldığımı belirttim.
O anki tavrınızdan memnun olmadığımı belirttim ve şuanki tavrınızdan memnun olmadığımı belirtiyorum.
Dillere duyduğunuz saygıyı onları var eden insanlarada duymanızı diliyorum...
Haklısın Objektif.
İletişimde sevgi bağı olmadıkça söylenen birinin eksiği ötekinin fazlası olacaktır.
Kişi kendi olmadıkça iletişim biçilenleri güçlendirmekten başka birşey olmayacaktır.
Tebessüme teşekkürümdür. (:
Neden bu kadar tepki göstererek kendinizi öcü yaptınız anlamadım doğrusu.İsteyen istediği gibi kutlayabilir buna itirazım yok yalnızca saygı duyarım ama tercihlerim farklı yönedir.
Başkasının düşüncesi ile akıllı olacağıma, kendi düşüncelerim ile deli olmayı yeğlerim.Bilgeyi an-l-ıyoruz çok iyi...
Hoş şuanda kolektif deliliği besliyoruz bence bizlere özel bir kimlik kartı verilmeli. =)
Eee tabi Nejdet bazılarımız bu masallarla uyudu ve büyüyor..Kılıfların içinde rahat...