Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
ADALI VE BEN
Adalı’nın alnına yazmışlar denizi
Sonra çizgi çizgi kesmişler,
Gömleğine dikmişler
Adalı’nın.
Adalı’nın kentte durumu yaman..
Gömleğim deniz diyor
Sorunca
Ama içki başına vuruyor, zaman zaman
Direniyor Adalı;
Tam kafayı bulunca
Ben sarhoş olmam
Benim her şeyim deniz...
Kargo- Renklerin İçinde
İfadende karasızsın
Işıkların altında
Seni tutan birşeyler var
Korkuların yanında
Renklerin içinde
Düşlerin içinde
Doğmak sessizce
Renklerin içinde
Cennetin içinde
Ölmek sessizce..
Anlaşılmaz bir yanın var
Öldürmeye hevesli
Kupkuru çiçek gibisin
Biraz suya...
Bunu daha ne kadar söyleyeceğim bilmiyorum ama:
APTAL INSANA TAHAMMÜLÜM YOK !
Onlarla ugrasmak tiksindiriyor beni.
Evet, ben koca bir faşistim belki, ama ne yapayım, tüm aptallara ÖLÜM !
'Aptallar erken ölür' demiş, Mario Puzo. Ne kadar erken ? Isterseniz ölmeyin de bi defolun gidin beeee!
Birilerinin yüklediği anlamlar üzerinde yaşamaktır evet uyumak!
Ne mutlu uyanmak ve yeni 'ben' anlamları kurmak.
''Nedensiz, zorunsuz, anlamsız'' Sartre'ın tanımlamasıydı esti ve geçti şimdi, ya gül-geç derim ya da ez-geç güzel kardeşim.
Üçüncü bi seçenekde var aslında ama.. (Kötü Örnek...
Giderek insan Sartre'ın deyişiyle ''nedensiz, zorunsuz, anlamsız bir varlık'' haline giriyor.
Geçmişsiz, desteksiz, yapayalnız bir varlık.
Tarih denen arabaya hayvanca koşulmuş, savaşı ve ölümü bekleyen bir varlık..
GÜL-GEÇ ya da EZ-GEÇ diyorum kendime.. :/
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Wonderwall
Today is gonna be the day that they're gonna throw it back to you
Bugün sana geri fırlatacakları gün olacak
By now you should've somehow realized what you gotta do
Şu an itibariyle ne yapman gerektiğini bir şekilde farketmiş olmalıydın
I don't believe that anybody feels the...
Araştırma ve çağdaş eğitimin bizi kucağına attığı belirsizlikler ve bütün nesnel ve öznel izlenimlerimizde kusur bulmaya iten kuşkuculuk bizi küçük, zayıf ve mızmız kılıyor.
Ama aşk -feurbachvari insana aşk değil, metabolizmaya aşk değil, proletaryaya aşk değil- sevdiğine aşk, yani sana aşk...
Çoğunluk bunu yapıyor bazen sürüden ayrılıyor sonra atalarımız koşuyor sürüden ayrılanı kurt kapıyor birkaçı içindeki çocuğu ağlatarak uyutuyor bazıları ayık olduğunu her fırsatta yineliyor ve yinelenmesini istiyor ordan narsizm doğuyor canım nar istiyor hatıralar canlanıyor iki üç isyan...
'' Yaşamda anlam bulmanın ikinci yolu, bir şey -iyilik, doğruluk, güzellik gibi- yaşamak, doğayı ve kültürü yaşamak, son ve bir o kadar önemlisi de olanca eşsizliğiyle bir insanı yaşamaktır. Yani onu SEVMEKTİR. ''
KALAN
Bir şey kaldı gecelerden birinde
Senden.
Öncesinde bilinmemiş birşey,
Silinmez bir ses gibi giden..
Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde,
Bir şey kaldı senden
Yaşamalar'ın arasında kaçamaklı.
Veriliş rengi başka, alınış rengi başka..
Söylemeye vakit kalmadan
Dudakların altına...
Eleştiriyi eleştirmek diğer tüm konulara yol olacak,
eleştiri yaparken konu kişilik dengesinin yakalanmasının önemli olduğunu düşünüyorum zira en az eleştirilen konu kadar konuyu eleştiren kişinin kimliği kişiliğide yaklaşımı üzerinde etkili olacaktır.