Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Hiçbirşey yokken ''O'' vardı, peki diğerlerine ne gerek vardı?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 4,871

efefel

Yeni Üye
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
202
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
Yaratıcının belirgin özelliklerinden biri geçmişinin sonsuz olduğu.O'ndan başka hiçbirşeyin geçmişi sonsuz değil.
Yani herşeyi O yarattı.
Yaratmasına sebep ne olabilir?
 

flzf

Yeni Üye
Katılım
12 Mar 2009
Mesajlar
850
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
39
Yalnız başına canı sıkılmıştır 🙂
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,763
Tepkime puanı
319
Puanları
83
Sonsuz bir güce sahip olsanız ve bu gücün hiç bir sınırı olmasa, bu gücü ne için kullanmayı seçerdiniz?
Yaratmak, var etmek ve paylaşmak...Alemler birer aynadır, yaratıcının kendi gücünün yansımasıdır, gölgesidir.

Kendi sonsuzluğunun içinde sonsuz yaratımları da var sonu olan yaratımları da fakat "O" diye bahsi geçen ve başka hiç bir sıfatla adlandırılamayan yokluktan varlığa geçiş "Allah" olarak yani tüm Alemlerin Rabbi olarak vücut bulmuştır.

Yaratılanlar kademe kademe yükselirler ve yükselmenin sınırı yoktur. Kim bilir belki bir gün dünya zamanı ile milyonlarca yıl sonra Arş'ın altındaki planlara ulaşmayı başarabiliriz, herşey bize bağlı...

Bir çok alem, bir çok gezegen ve bir çok yaşam farklı boyutlarda farklı şekillerde tekamül ediyor, tekamülde sınır yok çünkü Yaradan sonsuz ve bizim de ruhumuz sonsuz...Ruhsal olarak başka boyutlarda da tekamül edeceğiz.

Bizler varlığız asla ama asla yok olmayacağız ruhsal yanımız asla yok olmayacak insan olarak bizler bu gerçeği tam manası ile idrak etmeyi başarabilsek zaten sorun kalmayacak fakat biz bedenimizi tek gerçekliğimiz dünya yaşamını da tek yaşam sandığımız için şu kısacık dünyasal ömrümüzü boş işlerle harcıyoruz...
 

flzf

Yeni Üye
Katılım
12 Mar 2009
Mesajlar
850
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
39
Manidar bir ironi var hiçbirşey yokken var olmak nasıl birşey onu vurgulamaya çalıştım aslında bu neye benziyor biliyormusun bir adada yalnız başına dünyanın en güzel kadını olmak yada yakışıklı erkeği olmak gibi birşey anlamsız değersiz 🙂 Ha şöylede birşey var bir adada dünyanın en çirkini olmaktansa en güzeli olmayı seçerim tabi.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Yaratıcının belirgin özelliklerinden biri geçmişinin sonsuz olduğu.O'ndan başka hiçbirşeyin geçmişi sonsuz değil.
Yani herşeyi O yarattı.
Yaratmasına sebep ne olabilir?

Bu soruda problemler var. en başta sonsuzluk problemi. Yaratıcı bizi sonsuzluğun neresinde yaratmaya karar verdi? sonsuzlukta bir yer işaretleyebilmek mümkün mü? tamam bizi yarattığı bir ''an'' tasavvur edelim. sonrada soralım; bizi yaratmadan önceside ki sonsuz zamanda bizi yaratmamıştı. örneğin flzf 'un dediği gibi olsa Tanrının bizi yaratmadan önceki sonsuzlukta canı neden sıkılmamıştıda bir ''an'' geldi ve canı sıkılıp bizi yarattı? bu sonsuzluk paradoksu , flzf verdiği gibi olan veya buna benzer bir çok cevabı kökten çürütüyor bana göre.

İkinci problem; yaratıcının ontolojisi ve karakteri...yaratılan olduğumuz için yaratanı anlama/kavrama olasılığımız rasyonel olarak yok diyebiliriz.

Üçüncü problem varlık ve varoluş problemi. yaratan tek varlık oluyor diğerleri yaratıldığı için onlara varlık olan değil varoluş sahibi olanlar dememiz gerekir. bizler düşünebiliyoruz bu özelliğimiz sayesinde var olduğumuzu anladık. yani düşünebilmemiz bizi varoluş sahibi yapar. peki varoluş değilde ''varlık'' olan yaratıcı için ''düşündüğü için vardır/ varolmuştur'' diyebilir miyiz? hayır ! diyemeyiz çünkü varoluş insan için geçerlidir yaratıcı için varoluş geçerli değildir. öyleyse tek gerçek varlık olan yaratıcı için ''tanrı düşünmez yaratır'' çıkarımına yanlış demek mümkün değildir(burada demek istediğim yaratıcının yaratırken düşünme zorunluluğunun olmayabileceğidir, hep düşünerek yarattığı kanısı ile hareket edip, buna göre (nedensel )cevaplar aramaya yönelmek doğru değildir)

(Üçüncü paragrafım büyük filozof ,adamım kierkegaarddan yüksek derecede alıntıdır🙂)
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Yaratıcının belirgin özelliklerinden biri geçmişinin sonsuz olduğu.O'ndan başka hiçbirşeyin geçmişi sonsuz değil.
Yani herşeyi O yarattı.
Yaratmasına sebep ne olabilir?

biraz karıştırdım eski bilgilerimi tazeledim,baktım ki aynı yerde değilim..bu sorunun bir çok yerde cevabı var ama çok akıllıyız ya hiç biri bizi tatmin etmiyor..şimdiye kadar bu mevzularda hep başkaları düşünmüş benim yerime bir güzel ezberlemişim..soruyu ilk görünce bende flzf a yakın bir mesaj yazacaktım ama uzun zamandır seni sitede görmediğim için canını sıkmak istemedim..bu biraz alaycı gibi görünse de tasavvufla ilgilendiyseniz bu cevabın biraz daha edebi bir açıklamasını yaparlar..''gizli bir hazineydim,bilinmeyi sevdim''gibi..düşünün bir kere tabi düşünürken insan olduğumuzu unutmadan,bir eser koyuyorsunuz ortaya bunu birileriyle paylaşmak övünmek ne bileyim insanca duygular işte siz anlayın..bakıyoruz kainata harikulade şeyler akıl fikir almıyor,ne sayıya gelir ne izaha sığar...sessizce düşünmek,müşahede etmek,tefekkür etmek ve kabuldür bana göre bize düşen..sonsuzluğu kavrayamıyoruz belki ama gökyüzüne her bakışımızda sonsuzluğa bakıyoruz...sonu yok,bu soruların sonu da yok..
 

efefel

Yeni Üye
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
202
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
bizler ancak verilen kitabi bilgilere göre konuşabiliriz bu konuyu.
bilgilere göre ise;
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)

neden diler? bunu soruyorum.

Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Şüphesiz Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan (Gani)dır, övülmeye layık olandır. (Hac Suresi, 64)

hiçbirşeye ihtiyacı olmayan neden diler?? soru bu.
 

meyelan

Yeni Üye
Katılım
25 Ağu 2013
Mesajlar
785
Tepkime puanı
26
Puanları
28
bu soru beni bunalıma sokmuştu uzun bir süre,beşeri halimden sıyrılmam mümkün olmadığı için,bilinmeyi murad ettim cevabı çok nefsimin kabul edebileceği cinsten değil.buradan çıkışla birsürü soru daha doğuyor ,kimsenin aklını sulandırmamak adına çok paylaşma taraftarıda değilim,ama şu halde en kolay olan zor kabul edilen kısmındayım işin,bir bildiği vardır
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
bilinmeyi murad ettim cevabı gerçek cevabın yumuşatılmış hali,bakınız 51.sure(zariyat) 56.ncı ayet..kul olmayı bilmiyoruz bu nefsimize ağır geliyor sanki köle gibi bir şey algılanıyor..kulluğu bir dostluk yakınlık gibi algılasak belki kabulleniş biraz daha kolay olur..kurbiyet diyorlardı sanırım,yakınlık..
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
bizler ancak verilen kitabi bilgilere göre konuşabiliriz bu konuyu.
bilgilere göre ise;
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)

neden diler? bunu soruyorum.

Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Şüphesiz Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan (Gani)dır, övülmeye layık olandır. (Hac Suresi, 64)

hiçbirşeye ihtiyacı olmayan neden diler?? soru bu.

Madem Kutsal kitaba göre konuşmak istiyorsunuz böyle konuşamazsınız. Tanrının ontolojisini tam olarak anlatabiliyor mu kutsal kitap? rasyonel olarak anlatması mümkün mü? Tanrının dilemesinden ne anlıyorsunuz? hiçbirşeye ihtiyacı olmayandan ne anlıyorsunuz? veya ''ol der olur'' dan ne anlıyorsunuz? hiçbirşey anlayamazsınız ! kısacası böyle bir yöntem yok dostum..eğer bu yönteminizin doğru olduğunu ,doğru düşündüğünüzü iddia edecekseniz bende tersinden gidiyorum sağlama yapalım o zaman ; Tanrının bizleri yaratarak hangi ihtiyacını giderdiğini açıklayın? (aynı mantık ve yöntemle)
 

efefel

Yeni Üye
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
202
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
Madem Kutsal kitaba göre konuşmak istiyorsunuz böyle konuşamazsınız. Tanrının ontolojisini tam olarak anlatabiliyor mu kutsal kitap? rasyonel olarak anlatması mümkün mü? Tanrının dilemesinden ne anlıyorsunuz? hiçbirşeye ihtiyacı olmayandan ne anlıyorsunuz? veya ''ol der olur'' dan ne anlıyorsunuz? hiçbirşey anlayamazsınız ! kısacası böyle bir yöntem yok dostum..eğer bu yönteminizin doğru olduğunu ,doğru düşündüğünüzü iddia edecekseniz bende tersinden gidiyorum sağlama yapalım o zaman ; Tanrının bizleri yaratarak hangi ihtiyacını giderdiğini açıklayın? (aynı mantık ve yöntemle)
Anlayamazsın dediğiniz kişiler için var olan kitabı nasıl olurda bizim potansiyelimizin dışına çıkarır ve dışımızda tutarsınız.
neye bakarak değerlendireceksiniz peki?müneccim miyiz bizler?
tabiki mecburi bir eylemdir bu.
tüm ihtiyaç ve eksiklikten münezzeh olan bir yaratıcının yaratma sebibidir problem zaten!
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Anlayamazsın dediğiniz kişiler için var olan kitabı nasıl olurda bizim potansiyelimizin dışına çıkarır ve dışımızda tutarsınız.
neye bakarak değerlendireceksiniz peki?müneccim miyiz bizler?
tabiki mecburi bir eylemdir bu.
tüm ihtiyaç ve eksiklikten münezzeh olan bir yaratıcının yaratma sebibidir problem zaten!

dostum şimdi tane tane gideyim ve ne demek istedigimi ifade etmeye çalışayım.

Bu sorularla anlamaya çalıştığımız nedir; kutsal kitapta anlatıldığı gibi bir yaratıcı olabilir mi,olamaz mı? kutsal kitap gerçekten kutsal bir kitap mı yoksa bir insan yazması mı? evet kutsal kitaba bakarak bunu anlamaya çalışıyoruz diyelim. evet bunu yapmaya çalışırken ilk önce kavramamız gereken şey Tanrı. peki Tanrı anlaşılabilecek bir varlık mı yoksa sadece işaret edilebilecek bir varlık mı?

Anlayamazsın dediğiniz kişiler için var olan kitabı nasıl olurda bizim potansiyelimizin dışına çıkarır ve dışımızda tutarsınız.
neye bakarak değerlendireceksiniz peki?müneccim miyiz bizler?

Ben anlayamayız derken, körü körüne bir anlayamazsınızdan bahsetmiyorum. şimdi bunu açmaya çalışayım.

Eğer bir Tanrı varsa bu Tanrı ile İnsan arasında mecburen bir ontolojik yapı farkı olmalıdır. (varlık olan ve varoluşa sahip olan /yaratan -yaratılan)

Yaratılanın yaratanı aradaki ontolojik farklılık sebebi ile anlaması mümkün değildir. insan ontolojik sınırlılığı sebebi ile sınırsız olanı asla tam olarak kavrayamaz.

Yaratıcı/Tanrı hakkında tam ve doyurucu bilgi elde edemeyiz çünkü tam ve doyurucu bilgi ancak duyular alanında mümkündür.Tanrıyı nesnel bilgiden yola çıkarak bilmemiz,ona doğa kanunlarını uygulayabilmemiz mümkün değildir. Tanrı duyular alanının dışında ve üstündedir. (yarattığı herşeyin nüvesinde olmasına rağmen)

Şimdi siz bu söylediklerimi rasyonel olarak kabul edilebilir buluyor musunuz ,bulmuyor musunuz?

Siz Tanrıyla bir bilgi ilişkisi içine girip varlığına ulaşmak istiyorsunuz. veya bu bilgi ilişkisi ile ona inanıp veya inanmamak istiyorsunuz ancak bilgi ilişkisi bizi soyut/hayali bir Tanrı anlayışına götürebilir , asla onun varlığına götüremez (yukarda saydığım şeyler sebebi ile)

tüm bu yazdıklarımdan sonra şu çıkarımı yapmam doğru mu değil mi ; Tanrının varlığına bilgi ile değil ,irade ve istekle ulaşılır. (kutsal metinlerin bu yöndeki açıklamalarınıda hesaba katınız)

Kutsal metinlerde Tanrının mutlaklıgı esastır. bu anlaşılması zor birşey olsada mutlak varlık demek değişimin söz konusu olmadığı varlık demektir. genelde değişme bir eksikliğin/ihtiyacın; dolayısıyla kendi kendine yetmezliğin neticesi olarak ortaya çıkar,değişen şey mükemmel değildir.

Mutlaklık ilkesinden yola çıkarak parça parça değilde kutsal metinlerde işaret edilen Tanrı anlayışının bütününden yola çıkarak, Hiç birşeye ihtiyacı olmayan ,herşeyden münezzeh olan Tanrının yaratma sebebinin ihtiyaç olması mümkün değildir. (zaten yaratabilen bir varlığa şuna buna ihtiyaç duyuyor demek saçmadır eğer öyle olsaydı böyle düşünebilen canlılar yaratmaz bu kuvveti onlara vermezdi)

peki yaratma sebebi nedir, böyle bir Tanrı ne için yaratır? bu soruya cevap aramak Tanrıyla rasyonel düzlemde ilişki kurma çabasından kaynaklanmaktadır, bu da aynı Tanrı hakkında bilgi sahibi olmak istemek gibi sonu olmayan bir çabadır. ancak felsefeye birazda Tanrı ve din eleştrisi dersek insanda bu durumda mevcuttur ve şüphesiz insanı bu şekilde yaratanda Tanrıdır. ancak yukardada ifade ettiğim gibi tanrı ile rasyonel zeminde ilişki kurma çabası rasyonel değildir.

Tanrı hakkında yada Tanrının yaratacağını vaad ettiği ahiret hayatı hakkında bilgi edinme çabasının sonucu ister istemez paradokstur. paradokslar karşısında insanların yapabilecekleri fazla birşey yoktur. ya toptan red edecekler yada olduğu gibi kabul edeceklerdir..ama şu unutulmamalıdır ki Tanrıyla kurulacak en sağlam ilişki iman ilişkisidir, insanın içinde böyle bir yol vardır, insan aşkın olanı anlayabilme kudretine sahip değilse bile inanabilme kudretine sahiptir ve bu potansiyeli içinde taşır..
 

efefel

Yeni Üye
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
202
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
Bir kişi sonucu kişilere göre değişkenlik gösteren ve doğru sonucunun mutlak doğruluğu olmayan yada görülemeyen bir probleme verdiği cevaptan ötürü yargılanacaksa,onu yargılayanlarında yargılayıcılara ihtiyacı vardır derim.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Bir kişi sonucu kişilere göre değişkenlik gösteren ve doğru sonucunun mutlak doğruluğu olmayan yada görülemeyen bir probleme verdiği cevaptan ötürü yargılanacaksa,onu yargılayanlarında yargılayıcılara ihtiyacı vardır derim.

Peki onu yargılayanlar neye göre yargılayacak? insanların tarafında olan/insanlığı savunacak olan bir üst yargıç var diyelim bu yargıcın anayasası ne olacak? kişilere göre sonucu değişen diyorsun,mutlak doğruluğu yok diyorsun öyleyse o üst yargıç tüm insanlığı hangi müşretek anayasaya göre savunacak?

bir başka yargılayıcıya gerek yok yargılayıcılar zaten bizleriz..herkes Tanrı karşısına tek başına çıkacak, kendi öznel yaşamı ile çıkacak, toplu yargılama diye birşey yok, olamaz yukarda anlattığım sebeblerden ötürü..

Eğer Tanrı fikri hayali dayanakları olan birşey olsaydı o Tanrı şimdiye kadar insanlık tarafından silinirdi..Tanrı içimizde olan bir unsurdur, sadece dışımızda olan bir yargılayıcı bir polis olarak düşünmek yanlıştır..
 

efefel

Yeni Üye
Katılım
13 Şub 2010
Mesajlar
202
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
Peki onu yargılayanlar neye göre yargılayacak? insanların tarafında olan/insanlığı savunacak olan bir üst yargıç var diyelim bu yargıcın anayasası ne olacak? kişilere göre sonucu değişen diyorsun,mutlak doğruluğu yok diyorsun öyleyse o üst yargıç tüm insanlığı hangi müşretek anayasaya göre savunacak?

bir başka yargılayıcıya gerek yok yargılayıcılar zaten bizleriz..herkes Tanrı karşısına tek başına çıkacak, kendi öznel yaşamı ile çıkacak, toplu yargılama diye birşey yok, olamaz yukarda anlattığım sebeblerden ötürü..

Eğer Tanrı fikri hayali dayanakları olan birşey olsaydı o Tanrı şimdiye kadar insanlık tarafından silinirdi..Tanrı içimizde olan bir unsurdur, sadece dışımızda olan bir yargılayıcı bir polis olarak düşünmek yanlıştır..
bizler hiçbir konuda hiçbirşeyi hiçbirşeyle kıyaslama yetisine sahip değiliz.çünki sadece doğumumuzdan bu güne kadar öğrendiklerimizle varız.
bizler hayatımızı kolaylaştıracak ve olabildiğince garantiye alacak şeylere güzel deriz.
Adaletide kendi yaşam standartlarımıza göre belirleriz.
Güzel ve çirkin bizim temel içgüdülerimize dayanan olgulardır.
Bizler yokken ve yaratıcıdan başka hiçbirşey yokken bir adaletten sözetmek mümkünmüdür?
Eğer sonsuz bir yaşam varsa iyi,kötü ayrımıda yoktur.hastalık yoksa güç varsa kötülük yoktur.
Sonsuz güç varsa başka hiçbirşeye gerek yoktur.
bize ne gerek vardı soruyorum.
diyceksiniz biz bilmeyiz O bilir.

Eğer bilinçli bir yaratıcı varsa belirtilenlere göre herşeye gücü yetendir.ihtiyaç sahibi değildir.
Ve ve biz insanlara verdiği ki sizlerin çok eksik gördüğünüz ve biz bilemeyiz dediğiniz bu beyini yeterli diye verende yine Yaratıcı değilmidir.

Bana verilen beynin ark niyet olmaksızın kurduğu denklem ve vardığı sonuç ise;

Yaratmak = ihtiyaç = Zafiyet
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
denklemin yanlışlığına bak,elinden her şey gelen bir ustanın boş oturması ne kadar garip..bir şeyler üretmek ortaya koymak zafiyet mi...düşünceniz bundan ibaretse oturun ve düşünmeyi de bırakın bence...
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
bizler hiçbir konuda hiçbirşeyi hiçbirşeyle kıyaslama yetisine sahip değiliz.çünki sadece doğumumuzdan bu güne kadar öğrendiklerimizle varız.
Katılmıyorum. önemli olan ne kadar bildiğimiz değil içimizdeki ögelerdir. ve bu zorunlu öğeleri bize Tanrı vermiştir. akıl,mantık,hak,adalet,empati vb. öyleyse yargılama gücümüz vardır[/QUOTE]


Eğer bilinçli bir yaratıcı varsa belirtilenlere göre herşeye gücü yetendir.ihtiyaç sahibi değildir.
Ve ve biz insanlara verdiği ki sizlerin çok eksik gördüğünüz ve biz bilemeyiz dediğiniz bu beyini yeterli diye verende yine Yaratıcı değilmidir.

Benim bilemeyizden kastım genelde; akla zıt olan değil aklı aşan durumlardır. aklımız kendini aşan şeyleride bilebilme kapasitesine sahip. eksiğiz sınırlıyız falan benim söylemlerim değildir.

Bana verilen beynin ark niyet olmaksızın kurduğu denklem ve vardığı sonuç ise;

Yaratmak = ihtiyaç = Zafiyet

Tanrı bilincini bilmiyoruz,ontolojisini bilmiyoruz...herşeye gücü yetenin altını doldurabilecek veriler yok elimizde..sonra siz kalkıyorsunuz, herşeye gücü yeten gibi inançsal bir düşünüşten rasyonel çıkarımlar yapıyorsunuz..bu yönteminize katılmak mümkün değil..

Tanrı sınırsız bir bilinç olarak düşünülmelidir..çünkü tek gerçek varlık o 'dur..sınırsız bir bilinç için ihtiyaçtan bahsedilemez..
 
Katılım
20 Ağu 2013
Mesajlar
29
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Tanrı bilincini bilmiyoruz,ontolojisini bilmiyoruz...herşeye gücü yetenin altını doldurabilecek veriler yok elimizde..sonra siz kalkıyorsunuz, herşeye gücü yeten gibi inançsal bir düşünüşten rasyonel çıkarımlar yapıyorsunuz..bu yönteminize katılmak mümkün değil..

Tanrı sınırsız bir bilinç olarak düşünülmelidir..çünkü tek gerçek varlık o 'dur..sınırsız bir bilinç için ihtiyaçtan bahsedilemez..
Tanrı hakkında hiçbir şey bilmiyorsun ama onun bizleri yarattığını ve yaratıcı olduğunu biliyorsun (!)

Siz böyle konuşunca aklıma bektaşi fıkrası geliyor. Hani yolu düşmüş camiye gitmiş.İmam da vaaz veriyormuş.Tanrı ne yerdedir, ne göktedir, ne yukarıdadır ne aşağıdar vs..
Bektaşi dayanamamış demiş ki, sen şuna yok diyeceksin de dilin varmıyor🙂

Yani, aklınızdan bir Tanrı yaratıyorsunuz, sonra da onu tartışma alanı dışına çıkarıyorsunuz.
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
aklımızdan bir tanrı...hani senin aklın nerede gösteeeer..yok ki gösteremiyorsun akılsız.

şimdi bu mesaja ne cevap vereceğini de biliyorum çünkü ezberlemişsin forumlardan şıp diye yapıştıracaksın,merak etme benim cevabımda hazır..
 

Yeni Konular

Üst