Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Günümüz Türkiye Nüfusunun Genetik Tarihi

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 36,314

Ogur

Yeni Üye
Katılım
21 Nis 2015
Mesajlar
70
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Ben mi yazdim bunu? O kadar cok zirvaladin ki, artik ne zirvaladigini sen bile hatirlamayacak noktadasin.

Herhalde beyninde sorun var, "Benim yazımı tekrarlayım:" derken nasıl senin yazdığını kastedebilirim ki? Saçma sapan...

Kramer ne demis? "Olabilir" demis. Yani her akli hur, vicdani hur, mantikli dusunebilen insan gibi, bunun ihtimal dahilinde olabilecegini belirtmis. Muhtemelen olmadiginida onceki kitabinda belirtmis zaten

Bende diyorumki, Muazzez İlmiye Çığ Kramer'dan daha deneyimli ve daha tecrübeli bir Sümerolog'tur. Onun bıraktığı yerden aşşağı yukarı 25 yıldır araştırmalarına devam etmiştir, ve sonucunde daha yeni birkaç yıl önce Kengerlerin Türk olduğunun tespitini 100% olarak yapmıştır. Siz, daha yabancılara takılıyorsunuz, ve put gibi tapınıyorsunuz, neden kendi bilim adamlarımızı küçümsemekten dolayı mutluluk duyuyorsunuz? Bunun cevabını düşündüğünüzde kalbinizde gaflet içinde olduğunuzu anlıyacaksınız. Öyle bir gaflet ki, Atatürk'ü bile ciddiye almıyorsunuz, daha ne diyim?

Bunu ekleyen sensin. Bilim insanlari birseyler diyor, sen aradan isine gelenleri cekip, ardina bir ton hakaret ilave edip ortaliga saciyorsun. Senin acindan bunun olmama ihtimali yok. Bunu sorgulayan herkes hain.

Hayır, sadece ben bunları savunmuyorum, tüm aydın ve gerçeğin farkında olan Atatürk'ün Askerleri bunları savunuyor. Ve tüm yazdıklarımda kaynaklarım mevcut. Ve az önce senin verdiğin kaynağı da çürüttüğüm açık olarak gözüküyor...
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Sen beniom son mesajima yanit ver ve turk demeyip turk oldugunu bilimsel olarak ispat et.

Bosuna da cav cav yapip durma.

Buyur hodri meydan

Ben senin turk olmadigini ve hatta turk dusmani oldugunu soyluyorum, aksini bana bilimsel olarak ispat et.

1923 oncesi neslin nerede dogdu ve ne olarak dogdu, konustugu dil ne idi?
 

Ogur

Yeni Üye
Katılım
21 Nis 2015
Mesajlar
70
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Hayir turk adi bati tarafindan verilmistir.

Bunun en guzel kaniti "turk" kavramindaki "k" harfinin, "k" olarak degil, "q" olarak ses vermesidir.

Algılama sorunun var, önceki yazılarımı okuduğun takdirde 1800-2300 yıl önce Çin Kaynaklarında Mete Han'ın Hun aşiretinin adının Türk olduğu net olarak görülmektedir. Daha ne Avrupa'sı, ne Batı'sı, bu nasıl bir Amerikan Batı seviciliğidir ki herşeyi oraya bağlıyorsunuz?
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Senin ile yazisabilmenin tek yolu bu.

Sen turk oldugunu bilimsel olarak ispat et, sen bir turk dusmanisin.
 

Ogur

Yeni Üye
Katılım
21 Nis 2015
Mesajlar
70
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Ben senin turk postuna burunmus bir turk dusmani oldugunu yazdiklarindan gozlemliyorum.

Madem turksun , su turk oldugunu bir ispat etsene; bilimsel olarak.

Cunku genelde kimse oldugu ile ovunmez.

Olamadigi ile aci ceker.

Sen de turk olmak istiyorsun ama bir turlu olamiyorsun, cunku "turkum demek ile" turk olunmuyor.

Ben turkce dilini ana dili olarak konusan bir Anadolu yerlisiyim, ya sen nesin?

Çok ciddi bir konu başlığında ilk yazınızda bu kadar haince bir tezinizin bulunmasına rağmen, bu denli ciddiyetsiz ve seviyenizi düşüren ve kendinizi gülünç duruma getiren mesajlar yazmanız sizin kuvvetle ihtimal bir trol olduğunuzu yada çok basit bir Amerikan sevicisi bir kişilik olduğunuzu gösteriyor.
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Ataturk ve T.C. 1925' ten sonra "Anadoludaki osmanli ummetine, turk millet demistir"

Turkun milliyeti yoktur.

Yani kimse turk degildir, turk diyen de millettir.

Aydinlanman icin;

Millet: Ortak bir dil, kultur, etnisite koken ve tarih paylasan halk toplumu/toplulugu. Yine ayni zamanda, toplulugun/toplumun etnisite farkina bakilmaksizin ortak sinir ve hukumet paylasan halk anlamina da gelir.

Milliyet : Tek bir kisinin millet devlet ile kanuni iliskisidir. Milliyet, normalde kisinin devlet tarafindan korunmasini icerir ve kisinin devlete bazi yukumluluklerini icerir. Bu korunma haklari ve yukumluluk gorevlerinin ne oldugu ulkeden ulkeye degisim gosterir. Milliyet teknik ve kanuni olarak vatandasliktan farklilassa bile, cogu modern ulkede butun milliyetler, devletin vatandasidir ve butun vatandaslar devletin millilerindendir (milli takim, milli egitim v.s.)

Millet Devleti :Kendi tanimladigi Politik kanuniyetini milletin ustunde hakim kilan uniter devlettir. Devlet politik ve cografi butundur. Millet kulturel ya da/ve de etnik temeldedir. Buradaki fark mukayese olarak cok milli devlet, sehir devleti, imparatorluk,konfederasyon ve buna benzer devletler ile ters duser. Buradaki anahtar fark, halkin ve tek adamligin (kral, padisah, imparator v.s.) farkidir.

Vatandaslik : Kisi ile devlet arasindaki baga isaret eder. Milliyet ile esanlamli olabilir, fakat milliyet etnisiteyi de icerir. Vatandaslik genelde ulkede calisma ve yasam hakki ve politik yasamda yer alma ile bagintilidir.

Birbiri ile celisen iki turlu vatandaslik vardir.

Ozgur birey icerikli vatandaslik ve sivil cumhuriyetci icerikli vatandaslik.

Ozgur birey : Bireyin ekonomik durumuna odaklanir. Burada devlet bireyi icin vardir. Bireyin gorevi kanunlara uymak, iste calismak, vergilerini odemek ve gerekirse de milletini savunmak. Politik olarak bir pasiflik soz konusudur. Vatandaslik kisinin kendi secimi temelinde yetistirmesini/aydinlatmasini ongorur. Bunun icin bireye gerekenleri devlet saglar.

Sivil cumhuriyetci : Kisinin politik durumuna odaklanir. Hersey ortak bir politikanin baskisi altindadir. Kanuni rahatsizliklar sikintilar kisiyi etkisi altina alir. Kisiler hep bir noktada tutulmaya calisilir. Yani suru psikolojisi ve korku felsefesi. Vatandaslik genel ve toplumsal kisilik temelindedir. Kisi politik olarak aktiftir. Kisinin gorevleri konusunda bosluklar dogabilir. Buradaki politik aktiflik, kisinin politik bilinci degil; yasam ve iliskisinde politika uzerine fikir yurutmesi ve tartismasi anlamindadir. Cunku politik toplum kutuplasmasi baskisi altindadir ve politik secime zorlanir.

Etnisite : Etnik koken ya da etnik grup, ortak kultur yada milliyet temelindeki sosyal katagoridir. Etnik kimlik grubun ortak karakteristiklerini diger gruplardan farkli kilandir. Bunlar zorunlu olmamak sartiyla, ortak: nesil/soy , gorunus, giyim/kusam, mutfak/ascilik, miras/kalitim, tarih, dil, sive, din, gelenek, simge/imge ya da etik/kulturel faktor farki icerebilir.

Umarim simdi turk olmadigini ve sadece turk millet denen milletin sadece bir milliyetsiz/etnisitesiz vatandasi oldugunu anlamisindir.

Turkum diyerek "mutlu" olabilirsin, ama turk olamazsin.

Eger turk oldugunun iddiasindaysan, buyur ispat et.
 
Son düzenleme:

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Çok ciddi bir konu başlığında ilk yazınızda bu kadar haince bir tezinizin bulunmasına rağmen, bu denli ciddiyetsiz ve seviyenizi düşüren ve kendinizi gülünç duruma getiren mesajlar yazmanız sizin kuvvetle ihtimal bir trol olduğunuzu yada çok basit bir Amerikan sevicisi bir kişilik olduğunuzu gösteriyor.

Kisisel karakterini cok da guzel desifre etmissin.
 

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Herhalde beyninde sorun var, "Benim yazımı tekrarlayım:" derken nasıl senin yazdığını kastedebilirim ki? Saçma sapan...



Bende diyorumki, Muazzez İlmiye Çığ Kramer'dan daha deneyimli ve daha tecrübeli bir Sümerolog'tur. Onun bıraktığı yerden aşşağı yukarı 25 yıldır araştırmalarına devam etmiştir, ve sonucunde daha yeni birkaç yıl önce Kengerlerin Türk olduğunun tespitini 100% olarak yapmıştır. Siz, daha yabancılara takılıyorsunuz, ve put gibi tapınıyorsunuz, neden kendi bilim adamlarımızı küçümsemekten dolayı mutluluk duyuyorsunuz? Bunun cevabını düşündüğünüzde kalbinizde gaflet içinde olduğunuzu anlıyacaksınız. Öyle bir gaflet ki, Atatürk'ü bile ciddiye almıyorsunuz, daha ne diyim?



Hayır, sadece ben bunları savunmuyorum, tüm aydın ve gerçeğin farkında olan Atatürk'ün Askerleri bunları savunuyor. Ve tüm yazdıklarımda kaynaklarım mevcut. Ve az önce senin verdiğin kaynağı da çürüttüğüm açık olarak gözüküyor...

Hicbirsey curutemedin. Verdigin referanslar tepene coktu, olan budur. "100% kanitlanmis, suphe goturmez gercekler" diye ciktin ortaya, Ilmiye Cig dedin, kadinin HOCASI butun bunlari okumus, adam yine ikna olmamis, ayip olmasin diye, "e tabi, olabilir de" demis. Tutundugun tek dal bu, Kramerin bir goz kirpmasi.

Madem Kramer'in dediginin bir onemi yoktu, Kramer bu islerden anlamazdi, adamin soylediklerini buraya niye yaziyorsun.

E tabi, isine gelince "Kramer iyi sumerolog", ama isine gelmeyince, "Kramer sumerolojiden ne anlar". Iste siz tamda busunuz, bicareler.

Buraya yazdigin en afilli cumle "Hee, tabiii, sonya Amerikayiyar geyip bizi olduysun" oldu.

Sen Mustafa Kemal'in askeri olmayi bir kenara birak, essegi olamazsin essegi.

Sen Ataturkun arkasina saklanmis bir zavallisin sadece. Gurur duy kendinle.
 

Ogur

Yeni Üye
Katılım
21 Nis 2015
Mesajlar
70
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yani kimse turk degildir, turk diyen de millettir.

Umarim simdi turk olmadigini ve sadece turk millet denen milletin sadece bir milliyetsiz/etnisitesiz vatandasi oldugunu anlamisindir.

Turkum diyerek "mutlu" olabilirsin, ama turk olamazsin.

Eger turk oldugunun iddiasindaysan, buyur ispat et.

5 yaşındaki çocuğun zeka seviyesine sahipsin yada aşırı kötü niyetli bir Türk düşmanı ve ABD sevicisisin 🙂 Sonraki mesajlarında mantıksızlık gördüğümde cevabı göremiyeceksin...
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Cografyanin adi- Turkiye

Siyasi durumu- Turkiye Cumhuriyeti

Vatandas- T.C. vatandasi

Etnisite/milliyet- Kendine turk diyenin etnisitesi de/milliyeti de yoktur.

Etnisite/milliyeti olanlar- Kurd, Ermeni, Laz ve bilimum kim kendini hangi etnisite de tanitiyor ve goruyorsa.

Resmi dil- Turkce

Ana diller- Kurdce, lazca, ermenice ve digger hangi diller konusuyorsa

Parasi- T.C. Devleti lirasi

Anadolu- Resmi dili turkce olasn ve cesitli ana dillere sahip sosyo-etik olarak basta milli koken ve dini mezhep farklarini iceren sosyo-etik milliyet ve mezheplerden olusan toplulugun cografyasi.

Anadolulu olmak- Anadolu'nun tum sosyo etik farklarini oyle ya da boyle yasam ve iliskisinde dusunce ve davranis olarak paylasmak, resmi disinda Anadoludaki ana dillerden birini ya da fazlasini bilmek ya da bilmemek. Her bir Anadolulunun digger Anadoluluyu onun her turlu sosyo-etik farklari ile birlikte icsellestirmesi ve Kabul etmesi ve de onun bu farkinin hak ve ozgurluklerini tanim ve yasam iliskide kullanim olarak talep etmesi, desteklemesi savunmasi.

Bunu da evrensel hukluk ve insan haklari temelinde hic bir farki ihlal etmeden ya da birini digerine ustun/hakim kilmadan ya da yok saymadan ve Anadolu butunlugunde Kabul ettigi farki kendi farkindan ayirmadan ve otekilestirmeden yasamasi ve yasatmasi.
 
Son düzenleme:

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
5 yaşındaki çocuğun zeka seviyesine sahipsin yada aşırı kötü niyetli bir Türk düşmanı ve ABD sevicisisin 🙂 Sonraki mesajlarında mantıksızlık gördüğümde cevabı göremiyeceksin...

Ne o yanit veremiyor musun?

O zaman sen sadece kendine turk diyen ama bir turlu turk olmayan turk sahtecisi ve dolayisi ile dusmanisin.

Ayrica yine kendi kisiligini desifre etmessin.

Senin ile tek yazisma yolu budur.

Fazlasi sana agir ve buyuk gelir.
 

Ogur

Yeni Üye
Katılım
21 Nis 2015
Mesajlar
70
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Hicbirsey curutemedin. Verdigin referanslar tepene coktu, olan budur. "100% kanitlanmis, suphe goturmez gercekler" diye ciktin ortaya, Ilmiye Cig dedin, kadinin HOCASI butun bunlari okumus, adam yine ikna olmamis, ayip olmasin diye, "e tabi, olabilir de" demis. Tutundugun tek dal bu, Kramerin bir goz kirpmasi.

Sanırım algılamanda büyük bir sorun var, ilgili yazıma baktığında kaynak listesinde sadece bir tane ismin olmadığını göreceksin, ama bu denli art niyetli ve Amerikan sevicisi bir insana söylenecek birşey yok, ağzının payını aldığını da okuyucular çok rahat anlıyor... Boş olduğun ve boş cümleler kurduğun, "ayıp olmasın" gibi alakasız uydurma kelimeleri mesajına koyduğundan belli...

Tekrarlamak gerekirse,

Kramer ne diyor:

Sumerian is neither a Semitic nor an Indo-European language. It belongs to
the so-called agglutinative type of languages exemplified by Turkish, Hungarian, and Finnish.

Yani, birincisi Sümer Dili'nin Semitik yada Hint-Avrupa kökenli olmadığı kesin. İkincisi de, Sümer dili, eşittir bitişkin bir dil olan modern Türkçe, Macarca ve Fince.

ZEKİ VELİDİ TOGAN VE NEMETH GYULA MACAR'LARIN ETNİK KÖKENİ HAKKINDA NE DİYOR:

Macarlara tarihte mühim mevki veren Arpad sülâlesi de bu Hazarların Kabar kolundan neşet etmiştir.

9-10uncu asırlarda Macarların hâkim kabileleri say dan dokuz aşiretten yedisi, prof. NEMETH GYULA'ya göre, muhakkak Türktür: bunlar Kabar. Kürt, Gyarmat, Taryan, Yene, Ker ve Keszi uruklarıdır. Dokuzdan ancak ikisi Macar yani Uğurdur; bunlar da Nyek ve Megyef uruklarıdır.

Bugün bile Avrupalıların kullandıkları Hun-gari adına gelince, bunun on-ogur kelimesinden geldiği artık kat'î olarak sabittir. Macarlar bir zaman Beş-Ogur teşkilâtına dahil oldukları halde diğer bir vakit On-ogur teşkilâtına da dahil olmuşlardır. On-ogurlar ayni zamanda Bulgarların bir kısmını teşkil etmişlerdir. Bununla beraber Bizans müellifleri 9-10 uncu asırda Macarları hep «Türk» diye tesmiye etmektedirler.

Yani Macarlar'ın etnik kökeni eşittir Türk. Kramerin bahsettiği 3 modern dilden 2 tanesi, yani %67'si Türk kökenlidir. Ve ayrıca Fince Altay dil grubuna mensuptur ve Türkçe ile aynı ailedendir, ve Proto Türk dili olan Sümerceden oluşmuştur.

Ve bunun üstüne Kramer ne diyor ölmeden önce:

Kramer'in çevirisini yaptığım ve Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanan Tarih Sumer'de Başlar kitabını, ölümünden iki ay önce eline alınca çok mutlu olmuş ve bana 28 Eylül 1990 tarihli -kendi el yazısıyla yazdığı- mektupta;

"Ne de olsa bu kitap, büyük bir olasılıkla Türkçe gibi bitişkin bir dil kullanan ve Güney Mezopotamya'ya 6-7 bin yıl önce Orta Asya'nın herhangi bir yerinden göçmüş olan Sumer halkı hakkında. Sumerlilerin Türklerle ilgili bir halk olduğu fikri, Atatürk zamanında geçerli idi; böyle olabileceği hiç de hakikatten uzak değildir." diyordu.

Daha ne istiyorsun? Türkçe anlamıyorsan, bütün bunları İngilizceye çeviriyim, istersen. Ve üstelik Sümerliler hakkında araştırma yapmış olan sadece Kramer değil, önceki yazılarımda birçok kaynak ismi verdim, ister faydalanarak aydınlan, ister Türk düşmanı Amerikan seviciliği kafanla devam et...

Ve Muazzez İlmiye Çığ, Kramer'in bıraktığı yerde, 1990-2015 yılları arasında 25 senelik bir dönem içerisinde Sümerlilerin etnik kökenini araştırmaya devam ediyor, ve sonuç olarak birkaç yıl önce Kengerlerin Türk olduğunu ispat ediyor. Yani, ATATÜRK baştan haklıydı "Sümerliler Türk'tü" ve "En Eski Dil Türkçe'ydi" diyerek! Sen ve senin gibiler Atatürk'ü küçümseye devam edin, ama benim gibileri de Atatürk'ün bir deha olduğunun farkındayız ve Asil Türk Soyumuzu ve Asil Türk Tarihini herhangi bir Amerikan-sevicisine yedirmeyiz, için rahat olsun 🙂
 

Ogur

Yeni Üye
Katılım
21 Nis 2015
Mesajlar
70
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Ne o yanit veremiyor musun?

O zaman sen sadece kendine turk diyen ama bir turlu turk olmayan turk sahtecisi ve dolayisi ile dusmanisin.

Ayrica yine kendi kisiligini desifre etmessin.

Senin ile tek yazisma yolu budur.

Fazlasi sana agir ve buyuk gelir.

Tartışmayı kaybeden bir kişinin sarfedeceği tarzdan sözleri yazıyorsun. Yani, tartışmayı ben kazandım, kabul et, alakasız yazılarınla kimseye şirin gözükmüyorsun, ve yazdıkların konuyla alakasız ve hiçbir anlam ifade etmiyor 🙂
 

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
...
Kramer ne diyor:



Yani, birincisi Sümer Dili'nin Semitik yada Hint-Avrupa kökenli olmadığı kesin. İkincisi de, Sümer dili, eşittir bitişkin bir dil olan modern Türkçe, Macarca ve Fince.
...

Bu arkadasin cevrisini yaptigi metin su:

Sumerian is neither a Semitic nor an Indo-European language. It belongs to the so-called agglutinative type of languages exemplified by Turkish, Hungarian, and Finnish.


Buraya kadar guzel. Fakat, israrla cervirisini yapmayip sakladigi, benim buraya butun bir paragraf olarak koydugum asil metinde ise, bu paragraf soyle devam ediyor:


None of these languages, however, seems to have any closer affiliation to Sumerian, and the latter, therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead.

Ceviri: FAKAT, bu dillerin(Macarca, Fince, Turkce) HICBIRISI, Sumerce ile yakin baglanti icerisinde DEGILDIR. Hatta Sumerce, yasayan veya olu HICBIR dil ile herhangi bir baglanti gostermemektedir.




Bu arkadasin argumanlarini ciddiye alan varsa, artik namazada durmasin, cunku kuran "namazdan uzak durun" diyor.

Sanirim anlayan anladi...
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Tartışmayı kaybeden bir kişinin sarfedeceği tarzdan sözleri yazıyorsun. Yani, tartışmayı ben kazandım, kabul et, alakasız yazılarınla kimseye şirin gözükmüyorsun, ve yazdıkların konuyla alakasız ve hiçbir anlam ifade etmiyor 🙂

Sen tartismayi kazandigina kendini inandir, sorun yok.

Onemli olan bilgilin ve bilimin kazanmasi.

Koyulastirdigim kisimda sahibine aynen iade.
 

Ogur

Yeni Üye
Katılım
21 Nis 2015
Mesajlar
70
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Bu arkadasin cevrisini yaptigi metin su:

Sumerian is neither a Semitic nor an Indo-European language. It belongs to the so-called agglutinative type of languages exemplified by Turkish, Hungarian, and Finnish.


Buraya kadar guzel. Fakat, israrla cervirisini yapmayip sakladigi, benim buraya butun bir paragraf olarak koydugum asil metinde ise, bu paragraf soyle devam ediyor:


None of these languages, however, seems to have any closer affiliation to Sumerian, and the latter, therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead.

Ceviri: FAKAT, bu dillerin(Macarca, Fince, Turkce) HICBIRISI, Sumerce ile yakin baglanti icerisinde DEGILDIR. Hatta Sumerce, yasayan veya olu HICBIR dil ile herhangi bir baglanti gostermemektedir.




Bu arkadasin argumanlarini ciddiye alan varsa, artik namazada durmasin, cunku kuran "namazdan uzak durun" diyor.

Sanirim anlayan anladi...

Ha ha, komiksin, sen önce İngilizce dersi alda, sonra çeviri yapmaya çalış, rezil ediyorsunuz kendini. Kimsenin birşeyi sakladığı yok.

İlk bölümde öylediği bu:

Sumerian is neither a Semitic nor an Indo-European language. It belongs to the so-called agglutinative type of languages exemplified by Turkish, Hungarian, and Finnish.

Çeviri: Sümer dili Semitik ve Hint-Avrupa dili değildir. Sümer dili, bitişkin bir dil olan Türkçe, Macarca ve Fince'yle eşdeğerdir.

İkinci bölümde öylediği bu:

None of these languages, however, seems to have any closer affiliation to Sumerian, and the latter, therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead.

Çeviri: Ama, bu "Türkçe, Macarca ve Fince" dilleri eşit bir şekilde bir benzerlik gösteriyor Sümer diline ve hiçbirisi birbirinden daha fazla benzemiyor Sümer diline. Bu yüzden, Sümer dilini günümüz ve tarihi diller arasından sadece birtanesine eşdeğer yapamayız.

Yani, Kramer kısacası Sümer dili Altay Dil grubu içersindeki Türkçe, Macarca ve Fince dillerinin grubunun mensubudur, ama bunlar arasından hangisi en çok benziyor, belli değil diyor. Bu 3 dilin hepsi de eşit düzeyde Sümer diline benziyor diyor. Ve ayrıca önceki yazımda, tokat gibi bir belgesiyle Macarların 9 aşiretinden 7'sinin Hun-Türk kökenli olduğunu belirtmiştim. Geriye kalan Fin'ler ise de Proto Türk'ler arasından oluşmuşlardır, ya da hatta daha yakın tarihte Saka Türklerinden bile oluşmaları mümkündür, çünkü İskandinav bölgelerindeki arkeolojik buluntularda, örneğin Viking yazılarının Gök Türk alfabesi ile aynı olması Fin ve Türk'lerin yakın dönemde erken Saka veya erken Hun'lardan oluşmuş olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor, en kötüsü daha gerideki Proto Türk kültürünün torunları oldukları kesindir!

Ve Muazzez İlmiye Çığ'a yazdığı mektup:

"Ne de olsa bu kitap, büyük bir olasılıkla Türkçe gibi bitişkin bir dil kullanan ve Güney Mezopotamya'ya 6-7 bin yıl önce Orta Asya'nın herhangi bir yerinden göçmüş olan Sumer halkı hakkında. Sumerlilerin Türklerle ilgili bir halk olduğu fikri, Atatürk zamanında geçerli idi; böyle olabileceği hiç de hakikatten uzak değildir." diyordu.

Yani, Sümerlilerin Türk olduğunu söylemek doğrudur ve gerçekçidir diyor açıkçası, ama sadece daha fazla araştırma gerekiyor diyor, bundan daha büyük bir ağız payı olabilirmi senin gibileri için? Bu, ek olarak yapılması gereken araştırmayı da 1990-2015 yılları arasında senin dediğin gibi Kramerin öğrencisi olan Muazzez İlmiye Çığ ve onlarce Sümer araştırmacısı yapıyor, ve sonuçta Sümerlilerin ve Sümer dilinin Türkçe olduğunu tokat gibi belgelerle kanıtlıyorlar.

Ve ayrıca, siz neden "Kenger" terimi üzerinde yorum yapmaktan kaçınıyorsunuz, adamsan, yüreğin yetiyorsa, "Kenger" kelimesi'nin anlamını da yorumlarsın, ama böyle birşeyi yapmıyacağın açık! Ben senin için yapıyım, aslında, "Sümer" diye bir topluluk yok, Sümerlilerin kendilerine verdiği ad: "Kenger"("Kangar", "Kienger, ...)". Yani, bu isim Sümer boyunun etnik kökenini belirten bir isimdir. Ve bu isim sadece Hun, Gök Türk ve sonraki Türk Boylarında kullanılıyor, acaba tesadüf mü?

Ve soruyorum, Sümerliler "DİNGİR" kelimesi ile neyi ifade etmeye çalışıyorlardı? Sümerliler hangi dine inanıyorlardı? Yüreğin yetiyorsa, yanıtla, yapamazsın... DİNGİR = TENGRİ, ve Sümerliler aynen Orta Çağ Türkleri gibi Gök Tanrı dinine inanıyorlardı.

Bir grup tarihi topluluğun etnik kökeni'ni belirlemek istediğimizde mutlaka ele alınması gereken beş unsur:

1. Topluluğun Milli İsmi
2. Kullandıkları Dil
3. İnandıkları Din
4. Arkeolojik Kazılardaki Bulunan Kültür ve Adetler
5. Kullandıkları Alfabe

1. Sümer Topluluğunun milli isminin Türkçe("Kenger") kökenli olması,

2. Kullandıkları Dilin kesin olarak Türkçe olması(yada en kötüsü, Fince ve Dravidçe gibi başka Altay dillerini de içeren Proto Türkçesi olması),

3. İnandıkları Dinin Tek TANRILI bir din olması ve ALLAH'ın onlardaki isminin eski Orta Çağ Türk dinini simgeleyen "TENGRİ"("DİNGİR") olması,

4. Arkeolojik Kazılardaki Bulunan Sümerlere ait Kültür ve Adetlerinin Saka, Hun ve birçok Orta Çağ Türk boylarına benzemesi,

5. ve Kullandıkları Alfabenin birçok alfabe gibi Gök Türk Alfabesinin atası olması,

SONUÇ: "Sümerlilerin 100% OLARAK TÜRK OLDUKLARINI KANITLIYOR"!

Zeki Velidi Togan:

Bundan başka Sümerlerin, eski Skitlerin, Hunların ve bir çok tarihî Türk kavimlerinin defin merasimi ile bir olduğu tesbit edilen defin âdetleri [18]

Beş yaşındaki çocuk bile böyle basit bir olayı çözebilir, ama sizdeki art niyet veya geri zekalılıktan dolayı kabullenmek istemiyorsunuz, etmeyiniz de, siz hiç birşey ifade etmiyorsunuz, doğruları görenler görüyor zaten, siz Amerikan seviciliğine ve Türk ve Atatürk düşmanlığına aynen devam edebilirsiniz, bizde aynen Türk Budunculuğuna ve Atatürkçülüğe devam edeceğiz!
 

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Ha ha, komiksin, sen önce İngilizce dersi alda, sonra çeviri yapmaya çalış, rezil ediyorsunuz kendini. Kimsenin birşeyi sakladığı yok.

İlk bölümde öylediği bu:



Çeviri: Sümer dili Semitik ve Hint-Avrupa dili değildir. Sümer dili, bitişkin bir dil olan Türkçe, Macarca ve Fince'yle eşdeğerdir.

İkinci bölümde öylediği bu:



Çeviri: Ama, bu "Türkçe, Macarca ve Fince" dilleri eşit bir şekilde bir benzerlik gösteriyor Sümer diline ve hiçbirisi birbirinden daha fazla benzemiyor Sümer diline. Bu yüzden, Sümer dilini günümüz ve tarihi diller arasından sadece birtanesine eşdeğer yapamayız.


Sana ingilizceyi mahallenin kasabi mi ogretti?

"Bu yüzden, Sümer dilini günümüz ve tarihi diller arasından sadece birtanesine eşdeğer yapamayız."

Buna ceviri denmez, kasaplik denir. Ingilizceyi boyle ceviren, Sumerceyi nasil katletti, allah bilir.

Kelime kelime cevirelim:

"and the latter, therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead."

and the latter: ve sonraki (siralanan dillerden sondaki, yani sumerce)

therefore : bu sebeplerden

as yet stands alone: tek basina durmaktadir (yani turkce fince macarca ile karsilastirilinca tek basina durmaktadir)

and: ve

unrelated: baglantisizdir

to any: hicbir

known: bilinen

language: dil

living: yasayan

or: veya

dead: olu

and unrelated to any known language living or dead: ve yasayan veya olu hicbir dil ile bir baglantisi YOKTUR.
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Konu ingilizce dili ve turkce tercumesi olunca katilmak farz oldu.

İlk bölümde öylediği bu:


Alıntı:
Sumerian is neither a Semitic nor an Indo-European language. It belongs to the so-called agglutinative type of languages exemplified by Turkish, Hungarian, and Finnish.

Çeviri: Sümer dili Semitik ve Hint-Avrupa dili değildir. Sümer dili, bitişkin bir dil olan Türkçe, Macarca ve Fince'yle eşdeğerdir.

Yukaridaki ingizcenin tercumesi soylerdir.

Sumerce, ne bir semitik ne de bir hint avrupa dilidir. Sumerce, bitisimli eklemeli (yani bir yerde kok yapili ve bu koke yapilan eklemeler) diller grubuna dahildir. Ornek vermek gerekirse, turkce, macarca ve fince bitisimli dillere ornektir.

İkinci bölümde öylediği bu:


Alıntı:
None of these languages, however, seems to have any closer affiliation to Sumerian, and the latter, therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead.

Çeviri: Ama, bu "Türkçe, Macarca ve Fince" dilleri eşit bir şekilde bir benzerlik gösteriyor Sümer diline ve hiçbirisi birbirinden daha fazla benzemiyor Sümer diline. Bu yüzden, Sümer dilini günümüz ve tarihi diller arasından sadece birtanesine eşdeğer yapamayız.

Yukaridaki ingilizcenin tercumesi;

Bu dillerin, hernasilsa; Sumerceye gorunen daha yakin baglantisi/yakin iliskisi yoktur, ve sonraki/ikincisi(yani konuyu toparlama Adina) bundan dolayi;sumerce kendi basina kalir ve yasayan ya da olu bilinen herhangibir dil ile iliskisi yoktur.
 

Ogur

Yeni Üye
Katılım
21 Nis 2015
Mesajlar
70
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Sana ingilizceyi mahallenin kasabi mi ogretti?

"Bu yüzden, Sümer dilini günümüz ve tarihi diller arasından sadece birtanesine eşdeğer yapamayız."

Buna ceviri denmez, kasaplik denir. Ingilizceyi boyle ceviren, Sumerceyi nasil katletti, allah bilir.

Kelime kelime cevirelim:

"and the latter, therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead."

and the latter: ve sonraki (siralanan dillerden sondaki, yani sumerce)

therefore : bu sebeplerden

as yet stands alone: tek basina durmaktadir (yani turkce fince macarca ile karsilastirilinca tek basina durmaktadir)

and: ve

unrelated: baglantisizdir

to any: hicbir

known: bilinen

language: dil

living: yasayan

or: veya

dead: olu

and unrelated to any known language living or dead: ve yasayan veya olu hicbir dil ile bir baglantisi YOKTUR.

Bana hangi sebeple neden Kramer'in diğer bölümünü saklıyorsun diye sorduğunu şimdi anlıyorum, çünkü sen kendin bunu yapıyorsun ben yapmadığım halde. Ben yurtdışında yaşıyorum, ingilizceyi senin gibi ingiliz sevicisi olduğum için değilde, yaşadığım ülkenin gereği olduğu için öğrendim. Senin ingilizceyi iyi bilip bilmemen beni hiç ilgilendirmiyor, sen çeviriyi yanlış yapıyorsun, ve Kramer'in diğer söylediklerini, vede Muazzez İlmiye Çığ'a yazdığı mektubu da görmekten korkuyorsun.

Toplamda üç cümle var, ve üçüde de birbiri ile bağlantılı, ve Kramer'in yazdıkları'nı önceki yazımda analiz ettim.

Cümle 1: Sumerian is neither a Semitic nor an Indo-European language.

Çeviri: Sümer dili Semitik ve Hint-Avrupa dili değildir.

Cümle 2: It belongs to the so-called agglutinative type of languages exemplified by Turkish, Hungarian, and Finnish.

Çeviri: Sümer dili Semitik ve Hint-Avrupa dili olmamasına karşın "Bitişik" bir dil olan Türkçe, Macar Türkçesi ve Fince ile eşdeğerdir. Burda, açık açık "Sümer dili" = "Türkçe, Macar Türkçesi ve Fince" diyor. Kafan bunu almıyorsa, git kendini tedavi ettir.

Cümle 3: None of these languages, however, seems to have any closer affiliation to Sumerian, and the latter, therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead.

Çeviri:
-None of these languages: Bu 3 dilden hiçbirtanesi
-seems to have any closer affiliation to Sumerian: Burada "any closer affiliation" kelimesi ile: "Bu 3 dilin hepsi de eşit şekilde benzerlik gösteriyor Sümer diline, hiçbirisi birbirinden daha fazla Sümer diline benzemiyor" diyor.
-therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead: "Bu yüzden, Sümer dilini günümüz ve tarihi diller arasından sadece birtanesine eşdeğer yapamayız."

Tespitimin doğru olduğu önceki cümlesinde "It belongs to the so-called agglutinative type of languages exemplified by Turkish, Hungarian, and Finnish." demesinden kaynaklanıyor. Bir yerde Turkish, Hungarian, and Finnish dil grubuna ait, yani Altay grubuna ait deyipte, diğer bir yerde Altay grubuna ait değil diyemez! Sümerliler ve Saka ve Hun Türkleri arasında en az 3000-4000 senelik fark var, tabiki de dil'de bazı değişiklikler olacak, ama Türk/Altay dillerinin altyapısı olan BİTİŞKİNLİK tipi Sümerlilerde var diyor açıkçası. Bu gösteriyor ki, bu kadar eski bir Sümer dili, bir Proto Türk dilidir! Begmyrat Gerey'in Türkmen ve Sümer dili karşılaştırmalarında da açıkça Sümerce'nin Türk kökenli olduğu en ince karşılaştırmalı ayrıntısına kadar kanıtlanıyor.

Kramer son mektubunda ise açıkça bunu söylüyor:

"Ne de olsa bu kitap, büyük bir olasılıkla Türkçe gibi bitişkin bir dil kullanan ve Güney Mezopotamya'ya 6-7 bin yıl önce Orta Asya'nın herhangi bir yerinden göçmüş olan Sumer halkı hakkında. Sumerlilerin Türklerle ilgili bir halk olduğu fikri, Atatürk zamanında geçerli idi; böyle olabileceği hiç de hakikatten uzak değildir."

İstersen bunu da tercüme ederim, Türkçe anlamıyorsan. "Sumerlilerin Türklerle ilgili bir halk olduğu fikri hiç de hakikatten uzak değildir" ne anlama geliyor, yüreğin yetiyorsa bunu yorumla. Sen ingilizsever olduğun için, ingilizce analiz yapmış bir sitede Dr. Polat Kaya'nın alıntıları sana kapak olsun:

On the other hand, Samuel Noah Kramer writes by saying "History Begins at Sumer," [8] [Samuel Noah Kramer, "The Sumerians Their History, Culture and Character", University of Chicago Press, 1972, p. vii.], that is, to say, with the (KI-EN-GIR / KENGIR) people.

SOME OF THE CONTRIBUTIONS OF THE KI-EN-GIR/KENGIR (SUMERIANS)

The contributions of the KI-EN-GIR, (like the other Turanians) to the civilization of the world, both in the Old World and in the New World, is so great that anyone denying that fact is making a gross error. Like all other Tur brethrens of Sumerians, they built mountain-like temples so-called ZIGGURAT for their gods. Those who can build buildings like ziggurats are capable of building all kinds of buildings including cities. Thus they were the givers of house building and living in them as the original constructors. Ziggurat is the Akkadian name of huge step pyramid like structures resembling mountains. The name is made up from Turkish phrases describing the ancient Turanian Sky-God.

The Sumerians farmed the fat-tailed sheep [11] [Samuel Noah Kramer, "The Sumerians Their History, Culture and Character", University of Chicago Press, 1972, p. 110.] which is one of the most traditionally grown sheep by Turks in Anatolia, Iran, Azerbaijan and other parts of Asia.

The Sumerians called their lamentation songs "IZKIG" (< > Turkic Türkü, Ezik, ezgi" meaning lamentation type of songs). These are the kind of songs that the Turks of Anatolia, Azerbaijan and Turkmens of Kerkük and Musul in present day IRAK still sing and call "EZGI". [12] [Samuel Noah Kramer, p. 207-208].

Samuel Noah Kramer wrote that: "SUMERIAN RESEMBLES NO LITTLE SUCH AGGLUTINATIVE LANGUAGES AS TURKISH, HUNGARIAN, AND SOME OF THE CAUCASIAN LANGUAGES" [14] [Samuel Noah Kramer, "The Sumerians", The University of Chicago Press, Chicago & London, 1972, p. 306.]. This identification by S. N. Kramer implies that Turkish did linguistically resemble Sumerian. His expression with double negatives was, in a way, an admission of Sumerian and Turkish kinship. My finding is that Turkish not only resembles Sumerian but also is the Sumerian of ancient times. One must compare Turkish and Sumerian not only on a one to one basis, but rather on a Turkish phrase basis.

Begmyrat Gerey "5000 Yıllık Sümer - Türkmen Bağları" isimli kitabında açık açık tüm araştırmalar sonucunda Sümer dilinin Türkmen lehçesi ile aynı olduğunu ıspatlıyor. sayfasındaki yazıyı oku ve aydınlan.

SONUÇ

Çalışmamız boyunca işaret ettiğimiz gibi sumerologların hemen hemen hepsi Sümer diline temeli Ural-Altay dillerinden oluşan bitişimli Agglutinativ (iltisakî) dil grubunda yer veriyorlar.

Onlardan birkaçı Sümer dilini Ural-Altay dilleri veya Türk dili ile doğrudan doğruya akraba sayarak, hatta ona Proto-Türk dili diyerek adlandırmaktadır. Ancak buna karşılık, bu dilin günümüzdeki dillerin hiçbiri ile akrabalığını ispat etmenin mümkün olmadığını düşünenler de var. Ama biz bu son grupdaki bilim adamlarının Sümer dilini İndo-German ve Samî dillerin dışında, hangi dillerle karşılaştırdıktan sonra böyle sonuç çıkardıklarını bilmiyoruz. Belki de onların bu dili Türk dilinin çeşitli lehçeleri, özellikle sözcük hazinesi çok zengin olan Türkmen dili ile karşılaştırma imkânı olmamıştır.

Biz bu başlangıç tecrübemizde bile, eğer Sümer dilinin şimdiki ayakta olan dillerin birisi ile akrabalığını ispat mümkün olursa, güçlü ihtimalle o dil Türkmen dili olacaktır inancına vardık. Çünkü hem dil yakınlığında hem de uygarlığın diğer yönlerinde de ikna edici gerçekler bulunmaktadır.

Meselenin diğer bir önemli yönü ise, tarihçiler ve sumerologların çoğunluğunun Sümerlilerin Orta Asya'dan (Türkistandan) Mezopotamya'ya göçüp gelmiş olmasının altını çizmeleridir. Biz bu konuda ünlü uzmanların eserlerinden yeteri kadar örnekler getirmiştik. Ancak konunun önemli olduğu için, sözlerimizin sonunda da gene birkaç örnek eklemeyi yerinde bulduk.

"Dünya Sanatının Büyük Tarihi" adlı eserin Sümerlilerle ilgili bölümünde şöyle satırları görüyoruz: "Tahminen M.Ö. 3000'li yıllarda Güney Mezoptamya'da Sümerlilerin hüküm sürmesi başlıyor. Onlar Hazar Denizi'nin ötesindeki çukur yerlerden (çöllerden) gelme ihtimali güçlü olan Asyalı halktır. Sümerliler oradan kendileri ile yüksek düzeyde gelişmiş tarım teknolojisini getirmişlerdir."

Arkeoloji biliminin en yeni kazılarını içeren kitaplardan olan bir diğer eserde de şöyle fikirler ortaya konuyor: "Bu nereden geldiği sorunu ise üzerinde çok tartışma cereyan eden, ancak henüz kendi çözümünü bulamamış bir sorundur. Bazı araştırıcılar onların aslını Kafkasya'dan, diğer bir grup ise Hazar denizinin etrafından veya Hint'den sayıyorlar. Ancak bu konuda denmesi mümkün olan şey, onların M.Ö. 4500 yıllarında Mezopotamya'da yaşayan Samî kavimlerden olmadığıdır."

Arkeologlann bu son sözlerini esas alırsak, Sümerlilerin ana yurdu Türkmenistan olmalıdır diye düşünüyoruz. Çünki nihayet Türkistandan, Kafkasya'dan ve Hint'den söz geçiyor. Hindistan konusunda geçen bölümlerde de işaret ettiğimiz gibi eski Hint medeniyetinin kurucuları M.Ö. 4000 yıldan itibaren bu günkü Türkmenistan'ın sınırlarından oraya göç eden Dravidiler olmuştur. Onların dilleri Turan dil grubuna dahildir. Aryanlar ise daha son dönemlerde Hindistan'a girerek Dravidileri güneye doğru sürmüşlerdir. Yani, eğer Sümerliler Hindistan'dan Mezopotamya'ya varmış olsalar da bunlar Dravidiler olmalıdır.

Kafkasya ve Azerbaycan'a gelince, bu ülkeler tarihçilerin açıklamasına göre Orta Asya'dan (Türkistan'dan) akın akın göç ederek doğu Avrupa'ya, Anadolu'ya, Mezopotamya'ya doğru giden insan toplumlarının, özellikle Türk dilli kavimlerin geçdiği hem de birbirleri ile kaynaşarak yeni yeni kavimleri meydana getirdiği bölge olmuştur.

Biz öne sürdüğümüz fikirlerimizin bir türlü bilimsel kanıtı hükmünde, pek çok ciltden oluşan "Dünya Uygarlık Tarihi" ni yazan çok ünlü arkeolog ve tarihçi Will Durant'ın bizim konumuzla ilgili düşünceleri ile sözlerimizi noktalıyoruz.

Bu bilim adamı bu büyük eserinin birinci cildinin:

"Uygarlık Beşikleri: Orta -Asya "Anau" (Ânev), aklı şaşırtan yollar" başlıklı bölümünde şöyle yazıyor:

"Çalışmamızın bu bölümünü "uyğarlık nereden başlıyor?" diyen, çözülmedik mesele ve cevabını bulmadık soruya özelleştirmeyi uygun bulduk.

Biz jeologlar tarihten önceki uzak geçmişin dumanına girmeye çalıştığımız zaman, günümüzdeki Orta Asya'nın kurak çöllerinde eski çağlarda hoş ve çiğli (nemli) hava şartları olmuş olduğunu sanıyoruz ve bu bölgelerde hem göllerin hem de bol sulu ırmakların bulunmuş olduğunu görüyoruz. Buzların en son kez çekildiği jeolojik dönemde o bölgelerde kuraklık oluyor ve yağmur suyu ise buralarda oluşup gelişen köylerin ve kentlerin saklanıp kalabilmesi için yetmemiştir. Buna göre de bu bölgedeki insanlar kendi yurtlarını su arayarak terk etmeye mecbur olup dünyanın dört yanına dağılıyorlar Bakteriya gibi yarı gövdesi kumda gömülüp kalmış kentlerde çok kalabalık bir nüfusun yaşamış olduğunu görüyoruz. Hatta 1868 yılında Batı Türkistan'ın 80.000 nüfusu hareket edip gelmekte olan çölleşme derdinden korkarak yurtlarını terk etmeye mecbur oluyorlar.

1907 yılında Pumpelli "Anau"da (Güney Türkistan'da) M.Ö. 9000 yılına ait olan uygarlığın kalıntısı sayılan taş aletleri ve başka şeyleri kazıp çıkardılar. Biz burada arpa, buğday, darı gibi tahılların ekilip yetiştirilidiğini, bakır gibi madenlerin kullanıldığını, hayvanların evcilleştirilip yetiştirildiğini ve seramikten yapılmış süs eşyalarının kullanılmış olduğunu görüyoruz.

Biz bu düşünceden hareket etmekle, kendi meçhülümüze ait şöyle bir fikri öne sürüyoruz:

Yağmursuz göğün yüklenmesine ve kuraklığa maruz kalan çöl toprağının baskısına dayanamayan nüfus, üç yana dağılarak, yarattıkları uygarlığı da kendileri ile götürdüler. Onlar, doğuya doğru Çin, Mançurya ve Kuzey Amerika'ya kadar, güneye doğru Hindistan'a batıya yönelik de Elâm, Sümer, Mısır hatta İtalya ve İspanya'ya kadar varıyorlar.

Susa'da (bugünkü güney-batı İran'da yerleşen "Şuş" da) eski Elâm'dan kalmış çok eski uygarlığın kalıntıları Anau (Anev) uygarlığı ile o kadar benzerdir ki, insanda uygarlığın başlangıç döneminde, tahminen M.Ö. 4000 yıllarda Susa ile Anau (Anev, Anav) arasında kültürel ilişkiler saklanmış olmasını savunmaya temel sağlıyor. Bunun gibi benzerliklerin ve yakın akrabalığın, hem Anau ile Mezopotamya hem de eski Mısır sanatı ve el işlerinde de bulunması, bu ülkelerin arasında da tarihten önceki dönemlerde ilişkilerin var olmasını hatırlatıyor."

Araştırmacı sözünün devamında Sümerlerin de ya Orta Asya'dan ya Hindistan'dan veya Kafkasya'dan gelme ihtimalini öne sürerek, Sümer dili ile Moğol dilinin arasında var olan benzerliğin de altını çizerek, kendisinin bu konulardaki nihai fikrini "Yakın-Doğunun batı uygarlığına kattığı katkıları" konu başlığı altında şöyle açıklıyor:

"Yazıya geçmiş tarihin en azından 6 bin yıl yaşı vardır. Bizim elimizdeki bilgilere göre bu sürecin tam yarısında insanlık hareketinin merkez noktası Yakın-Doğu olmuştur. Yakın-Doğu diyerek belirsiz adresten biz, bütün Doğu Asyaya'yı göz önünde bulunduruyoruz. Bu ise Rusya ve Karadeniz'in güneyini, Hindistan ve Afganistan'ın batısını, daha genişletirsek, Yakın-Doğu ile ilişkide olan Mısır'ı da kapsayan bir genişliktir.

Bu belirsiz tasvir edilen genişlikte yaşayan fevkalâde çalışkan ve yaratıcı kavimlerin oluşturduğu çeşitli uygarlıkların birbirine etkisi ve katılması sonucu tarımcılık ve ticaret ilişkileri, at beslemek ve araba üretmek, para kullanmak ve kredi sistemini yola koymak, dokumacılık ve el işleri, hükümet ve kanun, matematik ve tıp, bilimsel esasta yer sulama sistemi, geometri ve astronomi, takvim, saat ve müçe hesabı (on iki hayvanlı takvim sistemi), yazı ve alfabe, kâğıt ve mürekkep, kütüphane ve okul yerleri, edebiyat ve saz sanatı, ressamlık ve mimarlık, tek tanrıya inanç ve tek eşlilik, çeşitli süs eşyaları ve güzelliği korumak, yurt gelirlerini hesaplamak ve vergi sistemini düzenlemek vb. meydana gelmiştir.

Hem Amerika'nın hem de Avrupa'nın bugünki kültürü Kirit adası, Yunan ve Rum aracılığı ile, doğudan bu uygarlıktan alınarak meydan gelmiştir. Aryanların kendileri uygarlığın yaratıcısı olmayıp, belki onu Babil ve Mısır'dan almışlardır. Örneğin, Yunanlılar kendilerinden 3 bin yıl önce doğuda yaratılan ilim ve sanatı, savaşta yağmalanan ganimet veya pazarlıkta kazanılmış para gibi elde etmişler. Bunun sonucunda onlar, kendilerinin yaratma yeteneğinden fazla olan bir kültürü dışardan alarak sahip olmuşlardır.

Eğer biz de kendi kültürümüzün gerçek kurucularına saygı göstermek istersek, o zaman Orta Asya'ya şükranlar sunmalı.

Zeki Velidi Togan, Fritz Hommel, V. Christian ve B. Landsberger'ın verilerini kullanarak Sümer dilinin net bir şekilde Türk kökenli olduğunu ispatlıyor, sayfasında:

Önasya kadim tarihinin büyük alimi Fr. HOMMEL, eserlerinin birinde, Sümerleri tamamiyle bir Türk kavmi sayarak:

Türk kavimlerinin en eski cedlerinden bir şube m. ö. 5000 senelerinde Ortaasya'daki anayurdlarından ayrılarak. Önasya'ya gelmiş ve Sümerleri teşkil etmiştir. Bu Sümerlerin dillerinden kalan eserler Türkçenin o eski zamanlarda ne gibi bir şekil arzettiğini bize gösteriyor», demiş, diğer bir eserinde de, Sümerceden 350 kelimeyi Türkçe ile izah ederek, Sümerce diye kendisinden bir Türkçe cümle bile terkip eylemiştir.

Her ne kadar son tetkikler HOMMEL'in mütaleaiarının mübalağalı olduğunu göstermiş ve prof. V. CHRİSTİAN ile B. LANDSBERGER gibilerin tetkikleri, Sümercede Türkçeden başka birçok Asya dillerinin prototip şekillerinin izleri bulunduğunu meydana çıkarmıştır. Fakat bu dilde ilah manasındaki «dingir» kelimesinin Türkçe «tengri» demek olduğu, keza «de» edatı, 1 inci şahıs için M, ikinci şahıs için de S ekleri, morfolojide komplektiv, sentaksinte «cümle zincirleme» usulü, bu dildeki bariz Altay, bilhassa Türk dillerine düşen bir hisse olduğu da aynı prof. V. Christian ve B. Landsberger tarafından kabul edilen keyfiyettir. «Balta» kelimesi de Sümer - Türk müşterek kültür ıstılahları arasında bulunmaktadır.

Bundan başka Sümerlerin, eski Skitlerin, Hunların ve bir çok tarihi Türk kavimlerinin defin merasimi ile bir olduğu tesbit edilen defin adetleri, Elam dilinde Türkçe ile müşterek kelimeler, bunlardaki at terbiyesi, Hurilerin dillerinin Türkçe ile akrabalık derecesini arzeden hususiyetleri, bu Hurilerde Türkistan'daki Huttal Türklerinin ve Önasya'da Selçuklular devrinin at terbiyesini andıran yılkıcılıkları, hep Önasya'da tarihten önceki Türk izlerini teşkil eder.
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
B]Cümle 2:[/B] It belongs to the so-called agglutinative type of languages exemplified by Turkish, Hungarian, and Finnish.

Çeviri: Sümer dili Semitik ve Hint-Avrupa dili olmamasına karşın "Bitişik" bir dil olan Türkçe, Macar Türkçesi ve Fince ile eşdeğerdir. Burda, açık açık "Sümer dili" = "Türkçe, Macar Türkçesi ve Fince" diyor. Kafan bunu almıyorsa, git kendini tedavi ettir.

Yukaridaki tercume yanlistir.

Tercumesi;

Sumerce, bitisimli eklemeli (yani bir yerde kok yapili ve bu koke yapilan eklemeler) diller grubuna dahildir. Ornek vermek gerekirse, turkce, macarca ve fince bitisimli dillere ornektir.

Burada bir esdegerlik yoktur, Turkce, Macarca ve Finlandinavca bu bitisimli Sumer diline bir ornektir. Yani ornekte turkce yerine baska bir dil de kullanilabilirdi.

Cümle 3: None of these languages, however, seems to have any closer affiliation to Sumerian, and the latter, therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead.

Çeviri:
-None of these languages: Bu 3 dilden hiçbirtanesi
-seems to have any closer affiliation to Sumerian: Burada "any closer affiliation" kelimesi ile: "Bu 3 dilin hepsi de eşit şekilde benzerlik gösteriyor Sümer diline, hiçbirisi birbirinden daha fazla Sümer diline benzemiyor" diyor.
-therefore, as yet stands alone and unrelated to any known language living or dead: "Bu yüzden, Sümer dilini günümüz ve tarihi diller arasından sadece birtanesine eşdeğer yapamayız."

Bu tercume de yanlis.

Tercumesi;

Bu dillerin, hernasilsa; Sumerceye gorunen daha yakin baglantisi/yakin iliskisi yoktur, ve sonraki/ikincisi(yani konuyu toparlama Adina) bundan dolayi;sumerce kendi basina kalir ve yasayan ya da olu bilinen herhangibir dil ile iliskisi yoktur.

Tespitimin doğru olduğu önceki cümlesinde "It belongs to the so-called agglutinative type of languages exemplified by Turkish, Hungarian, and Finnish." demesinden kaynaklanıyor.

exemplified- ornek gosterme/ornekleme olarak- ornek gosterilmis/orneklenmis demektir.

"Turkceyle, Macarcayla, Finlandinavcayla orneklenmis/ ornek gosterilmis" anlamindadir.

Orda esdegerlik yok, sadece bir ornekleme var.
 
Son düzenleme:

Yeni Konular

Üst