Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Amonyak metabolizması

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,307
F

faust

Ziyaretçi
Konuya giriş yapmadan önce amonyak nedir bunu biraz hatırlayalım.Amonyak,bir azot ve birde hidrojen elementinden oluşan bir bileşiktir.NH3 formülüne sahip olup,tipik birkaç özelliğe sahiptir,bunlar biri kokusu,diğeri ise canlı üzerindeki farklı davranış biçimleridir.Biz bugün bu özellikler üzerinde durup konumuzu bitireceğiz.Amonyak yada bundan kök alan amin grubu tüm yaşam faaliyetlerinin temelini oluşturmaktadır,fakat canlı tarafından direkt olarak değil de,eksojen yoluyla alınmalıdır.Bir çok amino grubu amonyakta sentezlenip bir dizi zayıf zincirli baz aminleri oluşturur.Serbest amonyak normal koşullarda vücutta biyosentezi yapılmakla birlikte,sentezlenemeyen yani kullanılmayan kısım %90 oranında üreye dönüştürülür,diğer %5-10 kısımlık bölüm ise serbest amonyak halinde idrarla dışarıya atılır.Örneğin uzun süre aç kalırsa vücut karaciğer burada az üre sentezlerken,böbrek daha fazla amonyağı dışarıya atmaktadır .Burada atılmayan serbest amonyak düşük bir orana sahip olsa bile bir zaman sonra serebral dokuyu etkileyip onda fonksiyon bozukluğuna yol açacaktır.Eğer zehirlenme olursa ellerde titreme,dilde bozukluk ve görme kusuru oluşur,daha ötesinde ise ağır koma ve ölümlere sebep olmaktadır,bu yüzden amonyaktan korunmak için organizmada amonyak tutucu kullanılarak bu zehirlenmelerin önüne geçilebilir.

Amonyak bilindiği gibi OH içermeyen ama baz olan ilginç bir bileşiktir.Kimyasal bağ yapısı da öyledir,bu baz yapısı kanda özel bir yer tutar.Şöyle ki,kanın normalde pH’si 7,4 tür fakat kan bu değerde asla sabit kalmaz,asidik vücut hücreleri bu değeri aşağıya çeker,işte bu aşağıya çeken asidir değeri yukarıya çıkana madde amonyaktır.Fakat bu kanın yüksek oranda amonyak içerdiği anlamına gelmez,şöyle ki daha önceki konuda vücut bir miktar amonyağı üreye çevirir demiştir,işte bu çevrilen amonyak karaciğerlere fazla üre sentezlemediğinden bu durumu dengeler ve bu denge sonucu serebral dokuda demiştik,fazla bir etkisi olmayıp bu durumu muhafaza etmektedir,aksi durumda serebral zarar görüp zehirlenmeye neden olabilir.

İsmail Çelik

Kaynaklar:
Prof.Dr. (Ali Muhtar Tiftik, Behiç Serpek, Leyla Kalaycıoğlu, Mehmet Nizamlıoğlu, Nuri Başpınar – Biyokimya (Nobel Yayınları-2010) )
R.C.Atkins,F.A.Carey - Organic Chemistry (Çev.edit : Prof.Dr.Gürol Okay,Prof.Dr.Yılmaz Yıldırır-Bilim yayınları - 2009)
 

Yeni Konular

Üst