Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Bendeki Ben ve Sendeki Ben

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 589

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
"Bendeki Ben ve Sendeki Ben" ve Ölüm/Doğum (Varolmak) Kavramlarının Ontolojik İncelenmesini içeren yazımların birleştirilerek taşınması ve birincil düzenlenmesi ve ekleridir..

---
"Bendeki Ben ve Sendeki Ben" "Doğum Ölüm üzerine Ontolojik Söyleşiler

ölümün karşıtı doğumdur.
yokolma ancak varolma ile ilişkilendirilebilir
sanırım buna felsefe diyouz
ölümün karşısında karşıtında/karşısında bulacağımız tek danışık olgu sanırım doğumdur
ölüm ve doğumu ,var yok ve uzun kısa gibi mi yorumlamalıyız diyorsun?

_varolma ya da varolmuş olma yokolmayla ilişkilendirilebilir
ölümün direkt yokoluş ile ilişkilendirilmesinde ve felsefi olarak bağlanmasında/bağlamlanmasında bir bağlam hatası var mı?
eğer doğum varoluşsa ve varolmaksa
varolmak ne yokolmak ne?
soru da şu?
siz var mı oldunuz? var mı oluştunuz
ya da doğumla mı, doğumla birlikte mi var oluştunuz ve var-oldunuz?
yokoluşunuzdan mı oluştunuz? yokoluşunuz neydi? öncesinde neydi? neyi tanımlar?

hayır doğumla varolmak/varoluş parallenemez-öyle paralelenmeyecektir. size kalmış..
doğum başlamak mıdır? doğum bir oluştur,oluşumdur ve dönüşmedir? siz olmayan şeylerin size dönüşmesi

siz olmayanın ortaya çıkması
bu ortaya çıkış yokluktan mı ortaya koyuldu?
yoo galiba varlıktan ortaya koyuluyr
o halde ölümde varlıkta bir yokolma ve çözülme/geri-dönüşme olarak ortaya konulmalı mı diyeceksin
sen söyle

doğum sen olmayanın sana dönüşmesi olarak işaretleniyor/ yoktan ortaya koyulman değil...
o halde ölümde sen olanın sen olmayan dönüşmesidir

hayır doğum doğuşla varolmanın/varlıkın -eğreti- pararellenmesi olgusal bir hatadır/yanılgıdır
ölümün yokoluşa işaretlenmesi de .
söylediklerime iyi bakın-göreceksiniz....

yokluk yokolma olgusu, varlık varolma olgusuna bitiştirilebiir ,diyalekte edilebilir.
bunu iyi bakın-dediğimizi görün....

ölümle yokluk arasında kurulan mantıksal/kavramsal bağ bir hatadır/hatalıdır
diyalektik budur-felsefe budur...

doğum kavramı varoldum kavramını/kipini pek işaretlemez. ya da tam doldurmaz... doğum genelde dünyaya gelmek, buraya gelmek, daha önce o biçimde/bilişte ve durumda olmamak ya da yer değiştirmek vb.. işaretlidir..
ölümde buna benzer işaretlenmelidir/yapılanmalıdır.

hayır doğumla işaretlenenin tersi ya da doğuma ilişkin işaretlemenin tam tersi aynası/diyalektiği ölüme işaretlenmelidir..
doğuma yapılannın tam tersi ölümle yapılmalıdır- bu kolay
bir çocuk dünyaya getirmek belki de bir çocuk dünya dan götürmek eşit
bir çocuk yapmak ve yapılmış bir çocuğu yapılmamış hale getirmek
bir çocuğu varetmek istemek ama belki de yoketmekte istemek ,onun olmasın ıve olmamasını istemek
buna iyi bakın
buna felsefe diyoruz

bazen çocukları dünyadan götürmek istiyoruz ve bazen dünyaya getirmek ve varetmek istediğimiz kadar onu dünyadan götürmekte isteriz..
dünyaya doğdurmak ve dünyaya öldürmek arasında ne var. olan burda.oluyor.şimdi...

nasıl oluşmuş/doğmuş olmasını istiyorsanız onun oluşmamış (hiç oluşmamış) ve doğmamış olmasını da istiyorsunuz belki
ölüm doğmamış olmayı istemektir mi diyeceksin?
ya da doğmamış olmayı sağlama gibi mi?
felsefeyi bükmek gibi

doğmayı geri alıp silmek gibi bunu anladım ama olaylara böyle bakmıyoruz...

---

ölüme karşı (doğumun ters çevirmesini/çevirilmişini) doğum işaretlemelerini aynalarını/geri aynaları (tam tersini) aynı diyalektlerini kullanın/işaretleyin bu çok kolay olacak
bunu anlayacaksınız
ölümde bir fark yok-doğum kadar/doğum gibi
ölümü doğum gibi adlandırın
doğulması nasıl isteniyorsa? ve sevinçlerle karşılanıyorsa ölünmek aynı eşey olmalı değil mi?

ölümü doğumla yüzeştirin/barıştırın ve ilişkilendirin sadece bu çok kolay...

bakın ölüm kavramıyla yok kavramının bir araya getirilmesi doğum kavramıyla var kavramının bir araya getirilmesi ile mümkün_ denklem tam bu şekilde kurulmalı

zaman var-yok ileri geri değil o...
var.. burdayız...

doğuran anne baba öldüren da ve doğa acımasız?? bu mu?
doğum ve varoldurma seçimini üreten anne ve baba...
doğmak gibi ölmeyi de mi istiyoruz. bizi hiç ettin? varolmayı hiç ettin. bence etmedim. bence meseleyi kaçırıyorsun

ölümün doğadaki diyalektiği doğumdur ve bu kavramı ters çevirebilirseniz (ters yüzleyebilir/tersyüz edebilir/döndürebilirseniz) gerçekten ne dediğimizi bir an olsun anlayacaksınız
ve bu kavramı kendiyle ya da doğum kavramıyla birlikte yüzleyip işaretleyip bu ikisini birbiriyle yüzleştirebilirsiniz

zamanın gerisine doğru ileri-ye gidin
zamanda geçmişte geleceğe/ileri gitmek gibi. gelecek bir ileri yön gibi tanımlanır...
zamanda sonraya geçmişten ilerleyerek geriden gidin.. geçmişin sonrası ve ilerisi ve -bunu düşünün
sonra bir ileridir. geride bir ileri...
geçmişin bir sonra ve ileri-ilerisi olması ve geleceğin başka bir ileri ve sonra olması arasında bir fark göremeyeceksiniz..bir süre sonra..
geriye giderek aslında sonraya gittiğinizi bir an düşünmenizi isteyeceğiz

doğum tam olarak ölümle yüzleştiğinde ya da ölüm tam olarak doğumla yüzleştirildiğinde; benzeştirildiğinde...

doğum olgusuna uyarlanan ve yüklenen anlamların bir tersleri tam aynılarının bir terslerini tam olarak ölüm olgusuna yuvarlayın/uyarlayın ve giydirin
doğumla her ne ilişkilendiriliyorsa
-bulantılar mı? özgürlük mü? kuş gibi olmak mı? ölüm mü?
işte buna felsefe diyorduk

doğuma ilişkin düşünce kalıplarının tam bir aynıları ve tersi

ölümün geri işaretlenebileceği tek kavram, ölümün kendini ifade eden/veren tek kavram doğumdur... ölümün yüzleştirilebileceği tek kavramda doğumdur...

doğuma ilişkin tüm ilke ve benzetmelerin -birebir- ölüme uyarlanması,
subjektiviteyi aşan diyalektik

doğum ne kadar varolma/varoluş idiyse ölüm o kadar yokuluş_objektif inceleme _objektif diyalektik.. doğuma kimse suç atmıyor ve doğumları lanetlemiyor...

doğum neyin başıysa/bitişiğiyse ölüm onun sonu ve başı ve bitişiği...
getirirken/varederken kimse yokluk doğurduğunu ve doğurttuğunu düşünmüyor
onu cennetten alıp getirdiğini ve oluşturduğunu ve ışınladığını da düşünmüyor
doğdururken ve öldürürken
varederken ve yokederken
doğuma karar verirken ölüme karar veriliyor. doğumuna karar vermek ölümüne de karar vermektir.
bir kişiyi doğurmak onu anı zamanda öldürmektir. doğurmak varetmekse öldürmek yoketmektir .
ve doğurmak dünyaya getirmekse öldürmek dünyadan götürmektir
doğurmak gelişini sağlamaksa öldürmek gidişini sağlamaktadır..
doğrururken öldürüyorsunuz...

doğmak varolmaksa eğer , eğer doğmak varolmaksa, eğer doğmaktıysa varolmak, o zaman ölmek yokolmaktır...

varolmak kavramını tanımlayın_objektif ..sonra yokolmak kavramının üzerinden geçin/geçelim...

doğumun olmak/varolmak kavramıyla bir ontolojik geçişi var mı? nedir?

doğumun
var'a başlamak kavramıyla ,var'a gelmek kavramıyla ,varolmaya başlamak ya da ilk kez varolma kavramıyla/kavramıyla ontolojik geçişi/bağı nedir? var mı?

ölümün ontolojik _gerçel_ çözümlenmesi nedir?

doğumun olmak kavramıyla bir ontolojik geçişi var mı?

ölümün olmamak kavramıyla (artık olmamak) kavramıyla ontolojik bağı nedir?

önermeler;
ben artık yokum
ben önceden vardım
ben şimdi varım

ben olmayanım ya da olmayandım
ben olandım/olmuştum
ben hiç olmayan/olunmayan değildim ve olmayan olmadım hiç

ben olmayan olarak hiç olmadım
ben olmayan olarak hiç varolmadım

ontolojik var'a yok'a geçişler

olmaktan olmaka da geçiliyor mu?
ben deneni kovalıyoruz sanırım.....

önermeler
ben varım
ben vardım
ben yoktum
ben varolmaktayım

önermeler
ben varım -şimdi -şu an ki zaman
ben vardım -geçmiş zaman
ben yoktum -geçmiş ya da gelecek zaman
ben varolmaktayım - geniş zaman
ben varolmaktayım ve yokolmaktayım - geniş zaman ya da şimdiki şuan ki zaman

ben vardımın geçmiş zaman işaretlediğine bakıyor musun şu an?

ben şimdi varolmaktayım ve yokolmaktayım
ben geçmişte var değildim
ben gelecekte ölümümden sonra ben olarak var değilim

ben şimdi de geçmiş ve gelecek görünümünde var ve yokum

peki doğum kavramıyla olmak ve var kavramının/kavramlarının ontolojik geçişi nedir? bağı nedir?
ve bu geçiş yine de ben aracılığıyla ben kavramı aracılığıyla ve ben ontolojisi, ben ontik'i aracılığıyla sağlanıyor

"ben"; "doğum", "ölüm", "var", hepsini birbirine bağlıyor--ben bağlıyorum

sanırım "ben" , olmak, var ,doğum hepsi evrensel içeriklerdir/kavramlardır. ben kavramı da evrensel bir içeriktir. evrensel subjektivite de evrensel bir içeriktir... subjektivite evrensel bir içeriktir... bana özgü değildir. evrene özgü, gerçeğe özgü..

mülkiyet-subjektivite yi işaret ediyor zaten..

ben kavramı evrensel subjektiviteyi işaretliyor...

ne yani bunların hepsi hareket mi diyorsun? doğum ve ölüm sadece bir hareket mi?
varolma var...

orada ya da burada olmak o zaman ya da bu zaman da olmak
ben'e göre, evrene göre, bana göre

ben'e göre ve bana göre arasında bir fark var mı? fark nedir?

bana göre subjektivite işaretliyorsa ben'e göre ne işaretliyor?

bendeki benim benime göre, ondaki onun onuna göre! buna bak...

peki bendeki benim benime göre ve ondaki onun benine göre
tamam..

peki bendeki benim benime göre ve ondaki ve sendeki senin ve onun benine/benlerine göre aradaki bu benler arasındaki fark nedir?

bana göre derken fizik bedenimi işaretliyorum ya da subjektivite ve subjektif ikincil bir beni? gerçekten kafam karıştı?
bene göre bana göredir..

bendeki bene göre
böyle bir kalıp
ve ondaki bene göre

bendeki bene göre ve ondaki bene göre benlerimiz arasında fark var/farklar var

bendeki bene göre ve sendeki bene göre ben farklıyız/farklıdır....
ben ve ben farkılıyız...

bana göre ise? belki de değil!?!

sendeki bene göre ben ve ben farklımıyız
bana göre ise değil....

bana göre ben evrensel -bize dair.. sana dair değil
sana göre ise ben sana dair.... ama bana göre ise ben sana dair değil ve bana da dair...

bana göre ise "ben" bize dair-hepimize dair...
bana göre ise senin benin de bize ve hepimize dair...

bana göre ise benim benim ve senin benin aynı evrensel/ortak bilişe ve oluşa dayanıyor sadece bedenlerimiz farklı/ayrı...

ama senin benim ya da benim senim sende /bende biz de birbirimizde ..bunlar var...

senin senin olmadığına göre senin benin benimde benim..

senin benin ve benim benim dediğimiz tek fark fiziksel oluş.. diğeri duygular düşünceler aslında hepsi evrensel değil mi? öyle mi değil mi? iyi düşün bunu..
bu fizik bedene, buraya, buradaki bene ait/dair duygu ve düşünceler/oluşlar ..evet fizik bedene ait..

buradaki bene ve oradaki bene
buradaki bedene/fiziği/oluşa ve oradaki bedene fiziğe ve oluşa ait/dair tamam galiba

--

bana göre "ben" doğmadı/doğmadım. bu fizik beden oldu. o doğdu...
ben ilk kez olmuyor. o fizik beden ilk kez ve son kez oluyor...
ben ne başladım en oldum ne de doğdum..
ben ölmeyeceğim/ölmeyecek o fizik beden ölecek...
o olarak işaretlendi... tın tın ..the olarak işaret edilen ölecektir...

ben denene doğum /ilkdoğum /ve ilk kez olma bulabiliyor musunuz?

ölüm/doğum varlıksal ontolojik bensel geçişlerdir/dönüşümlerdir/..yayılımlardır-salınımlardır.varolmalardır...


"doğum neye nasıl ve ne şekil işaretleniyorsa ve işaret ediyorsa ölümde ona o şekil işaretlenmeli ve onu işaretlemelidir..."

"doğum birini/bir şeyi geçici yaratmaktır. sonsuz değil. bu kavramın başında (geçicilik ve ölüm) var önünde var zaten. bu ev yapmak gibi..
ölmeye geldik/olmaya değil...
felsefe size ne diyor şimdi


doğumu meydana getirirken ölümü de meydana getiriyorsunuz
ve daha doğumu oluştururken ölümü de oluşturuyorsunuz
doğumla ölümü birlikte var ediyorsunuz ve oluşturuyorsunuz
ya da doğumu meydandan götürürken ölümü oluşturuyorsunuz,

doğumu meydana getirip götürüyorsunuz...
doğumla ölümü meydana getirip götürüyosunuz ve
ve gerçekten ısınıyorsunuz.....

doğurmak ve öldürmek insanın elinde ya da her ikisi de değil!
doğumlara karar veren insan?
ölümlerden neden kendini soyutluyor

bir çocuk sahibi olmak/geçici bir varlık, geçici bir mal beyanı bu!

ölümlerle burdan kendinizi götürüyorsunuz . getirmediğiniz şeyi. buraya hiç getirmediğiniz şeyi
buraya geldiğiniz de görüşürüz

doğumu meydana getirirken ölümü de meydana getiriyorsunuz
ve daha doğumu oluştururken ölümü de oluşturuyorsunuz
doğumla ölümü birlikte var ediyorsunuz ve oluşturuyorsunuz
ya da doğumu meydandan götürürken ölümü oluşturuyorsunuz,

doğumu meydana getirip götürüyorsunuz...
doğumla ölümü meydana getirip götürüyosunuz ve
ve gerçekten ısınıyorsunuz.....

doğurmak ve öldürmek insanın elinde ya da her ikisi de değil!
doğumlara karar veren insan?
ölümlerden neden kendini soyutluyor

bir çocuk sahibi olmak/geçici bir varlık, geçici bir mal beyanı bu!


ölümlerle burdan kendinizi götürüyorsunuz . getirmediğiniz şeyi. buraya hiç getirmediğiniz şeyi...
buraya (ya da kendinize) geldiğiniz de görüşürüz

kendinizi buraya siz mi getirdiniz götürdünüz ve taşınıdınız? kendinizi siz mi varettiniz ya da?
ya da var mı oldunuz? yok muydunuz? ben yok muydu?
ben yoktuysa sen de mi yoktu
senler varolacak
bu demektir ki benler varolacak
ben burada hep vardı ama o ben değildim....
ben burada hep vardı/varmış ama o ben değildim/değilmişim....
benin doğumunu bulun...

ben buradan başka bir yere gitmedi/gitmiyor....
ben ne burdan geldim ne buraya gidiyorum. ben burdayım....ben burdaydım....

ben'e ontolojik bir doğuş ve ilkdoğuş-ilk başlangıç başlangıç bulun bakalım şimdi /bok bulursunuz
bok bulursunuz,

ilk benlerbeni arayan arkadaşım sana sesleniyoruz-kendine gel artık-burdayız ve varız...

ilk olana ;
ilkbene ilk ontolojik doğuş bulun/olun. bok ve nah bulursunuz/bulacaksınız..

ben ontolojisi tüm varoluşta ortaktır/ortak kapsamadır...

şimdi buradaki sen/ben evet....
 
Son düzenleme:

Yeni Konular

Üst