Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Bilgi ve Ne Oldugu

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan evrensel-insan
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Etiketler Etiketler
    bilgi oldugu

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,911
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Bilginin, sosyal, fiziksel ve algi, bilinc, birikim, farkindalik, duzeyine ve zihniyet ufkunun, aklin inandigi dogruluk ufkunun sinirlarini asan, ozgurlugu ve sinirsizilgi temelinde de, bu ozelliklere ozgu, alisilagelmis, yerlesmis, otomatiklesmisin disinda kalan, matematiksel/mantiksal bilgi oldugunu v insanoglunu sistem, duzen, yasam ve iliski olarak yenileten, degistiren, gelistiren v.s. bilgi oldugunu dile getirmistik.

Simdi bu temelde, bilginin nasil direk yansi olmadigini, yansiyanin kendi kendisini ortaya koyumu degil; onun yansi olarak bir algisal turevi oldugunu matematiksel/mantiksal bilgi ile ortaya koyalim.

Once yanlis oncul (false premise) baslayalim.

Yanlis oncul; Tum bilgi ya sezgidir, ya yansidir.

Simdi de bu yanlis onculun, yanlis cikarimlarina ve sonuclarina bakalim.

Buradan uc tane yanlis sonuc cikar.

Birincisi; Metafizik (felsefenin varlik ile ilgilenen dali anlaminda), kaynagini yansidan alir. (Mntiksal Dogmatizm ve Spekulatif yapilandirmacilik (olusturmacilik)-Bilginin akilsal ufku)

Ikincisi;Zihinsel sezgiye sahibiz. (Mistisizm ve Sezgicilik)-Aklin dogruladigi soyut

Ucuncusu; Metafizige ( ontolojik taban olarak ortaya konan varlik, kesin olarak her ne ise) sahip degiliz (onun disinda baska hic bir sey, kesinlikle yok). (Empiricism, deneycilik, pozitivizm, olguculuk, objectivizm, nesnellik-Aklin dogruladigi somut.

Simdi de dogru oncullere ve dogru cikarim, sonuclara bakalim.

Birincisi; Metafizige sahibiz (Hayal gucumuz, dusuncemiz var)
Ikincisi; Sezgimiz, algisaldir. Yani yansiyani, duyu, duyum ile algilariz.
Ucuncusu; Yansisal bilgi turevlenmistir. Yani, yansi, algiya, kavrama ve yansitmaya donusturulmustur.

Bu dogru oncullerin verdigi dogru cikarim ve sonuc ise; Metafizik (hayal gucu, dusunce, kavram) kaynagini, sezgisel olmayan ilk, birinci bilgiden alir. Yani, bilgi, yansinin ilk algi ile kavrama donusturulup yansitilmis olanidir.

Bu da yapilan, gozlemsel analizve kritigin bir sonucudur.

Bu sonucun verdigi ilk onemli algi; bilginin metafizigin ontolojik ve teolojik varlik tabanlarinin kesinligini bu olarak ortaya koyan ideolojilerle bir ilgisi yoktur. Bilgi, bu temelde inancsalliktan farklilasarak, bilimsel olarak gozleme, bu gozlemin teorisine, bu teorinin test edilebilmesine ve yanlislanabilirligine baglidir.

Zaten bunun disindaki bilgi, bilimsel, bilissel degil; inancsal, dogrusal, kesin, akilsaldir.

Iste bu temelde de, hem inancsal, hem de bilimsel bilgi; insanoglunun turevidir ve yapilandirilmistir.

Bu yapilandirilmisligin da, kendi ideolojik, inancsal dogrusu ve bilimin dallarinin kendi paradigmalari temelinde bir on kabulu mevcuttur.

Ayrica, bu yapilandirilmis inancsal ve bilimsel bilginin, evrensel ayniliktaki yapi ve isleyisini de, evrensel-insan zihniyeti yapilandirilmisligin bozucusu olarak ortaya koyar.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Yapisal Bilginin Uc Cesidi

Epistemoloji, yani bilgi'nin felsefesi'nin; yapisal temelde uc cesit bilgi algisi vardir. Bunlar

Sosyal bilgi
Fiziksel bilgi
Mantiksal/matematiksel bilgi dir.

Bir kisi, dunyanin hangi cografyasinda ve hangi toplumunda dogarsa dogsun; kendisine yasam ve iliskilerinde, bulundugu cografya ve topluma paralel olarak sosyal bilgi (Etik icerikli, milli, dini, geleneksel, toresel, ahlaki, kulturel, siyasal v.s.) yonledirim ve yaptirimlinin "soyle yap/dusun, yapma/dusunme" temelli ogretileriyle beslenir.

Fiziksel bilgi ise, genelde okul, cevre, aile, medya v.s. den alinan ve icerik olarak; genelde tum dunya da ortak olan bir bilgidir. Yalniz burada, fiziksel bilginin; etik yonlendirim ve yaptirimlarinin dogrulariyla, "carptirildigini" da unutmamak gerekir.

Dunyanin neresinde dogar ve yasarsa yasasin, bir kisinin sosyal ve fiziksel bilgi disinda alabilecegi tek bilgi olan mantiksal/matematiksel bilgi ise, kisinin kendisini ne kadar birey bilincine tasidigina, kendi ve turunun varliginin bilincine ve farkina varmasina ve bir kimlik ve kisiligini, bulundugu toplumdan farklilasarak ortaya koymasina baglidir.

Bu ucuncu bilgi cesidi, birey bilinci almaya baslamis kisinin, kendisine verilen ve kendisinden dusunce ve davranis olarak uygulanmasi istenen, sosyal bilginin tabularindan, veri ve degerlerinden kendisini ne kadar soyutlarsa, o kadar mumkundur.

Cunku bu bilgi cesidi, sosyal bilgiyi, birey bilinci ile sorgulayabilen, degistirebilen, yenileyebilen v.s. temelli; sadece bireyin kendi kisiligine uyarladigi bilgidir.

Bu bilgi bireyin, kendisine verilen her turlu, sabit, sahipli, alisilagelmis, otomatiklesmis v.s. anlam ve icerikleri; kendi algisi ile anlamlandirdigi ve icerik verdigi bilgidir.

Bir birey, boyle bir bilgiyi neyin ne oldugunu ve kendisine nasil verildigini algiladikca, bilincine ve farkina cikardikca kisaca yaptirim ve yonlendirim yerine "serbestlige" eristikce, gelistirecegi ve kullanip, paylasacagi bilgidir.

Bu bilginin, dogal zihniyet ve dogal ego bunyesindeki yansisi; genelde, sosyal yetistirim olarak, bencil, ya da bananeci, bireyci ya da toplumcu basi ceken, ya da bir gorusu takip eden iceriktedir.

Buradaki en buyuk tehlike, yine nihilizmdir. Cunku bu bilgi, nihilizmin getirdigi yukumsuzlukleri, bencillige ve "benim icin hersey mubah" anlayisli akilciliga yonlendirir. Bu da bireyin "canavarlasmasi" demektir. Ya da birey, bir kenara cekilir ve "beni ilgilendirmez" diyerek, bananeci olabilir.

Halbuki, arzu edilen; bu bilginin, bireyin birey bilincini, insansal zihniyet ve tursel self ile bilinclendirmesi ve kendi birini, turu ile butunlemesidir. Bunu da saglayacak olan, bireyin bireysel bilincini, gunumuz bilim, bilimsellik algisi ve bilimsel metodun, notr algili ve disaridan bakisli gozlem, teori, teori test ve yeni gozlem ile yanlislanabilmesi, algi ve zihniyetiyle gelistirmesidir.

Aksi, bu bilginin; dogal zihniyet bunyesinde, teslim olan/alan temelli bir yansisi olacagidir. Ustelik, her teslimiyet, kendi bunyesinde; akilci, inancsal, dogrucu, tartismasal, ayrimci, bencil v.s. bir noktalama olacaktir.

Iste bir bireyin, zihin ufkunu noktaladigi yerde; kendisi acisindan, teslim oldugu yerdir. Yani kendi algisinca, sorunun olmadigi, mutlulugun bulundugu, tatmin olundugu v.s. yerdir. Bu da gunumuz algisindaki, bilim, bilimsellik ve bilimsel methodun uygulanabilen zihniyet ve dusunce/davranisina terstir.

Iste bu ucuncu bilgi, bilim, bilimsellik ve bilimsel metod olarak her turlu yapisalligi ortaya surekli suregelen surec olarak sunarken; ayni zamanda sosyal ve ontolojik temeldeki fiziksel bilginin de yapisalliginin hem her yonuyle ortaya konumu, hem de bu yapinin insansal zihniyete gore, yapilanisinin nasil bir sorun icerdigini ve bu yapinin ne oldugunu, nasil algilanip, analiz ve kritize edilebilecegini ve curutulerek, nasil insan ve insanlik adina zihniyet ve dusunceleri olarak kok ve temellerinden yenilenecegini de veren bilgidir.

Acaba ulkemizde, kimler ve nasil bu bireye ozgu mantiksal/matematiksel bilgi uretiminin bilincine sahiptir, farkindadir ve de dusunce ve davranista uygulamaktadir?

Sonucta insanoglu turunun her konudaki, her turlu bilgi yenileyisi; bu ucuncu dusunceden cikar. Tarih, her konuda ve her alanda bu ucuncu bilginin yaraticilari ve onculeri ile doludur. Insani, onun insanligini, bilimi, teknigi v.s. ilerleten bilgi de bu bilgidir.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Nesnellik ile yapisallik Farki

Felsefenin ontolojik ideolojisi olan ve "gercek varlik" konusunda realizm adi altinda gorus belirten, fenomene kesinlik, sabitlik ve sahiplik temelindeki diger ideolojilerle tartisan bakis acisi; temel olarak nesnelligi almakta ve sadece nesnel gercekligi one surmektedir. Bu temelde de oznel gercekik ve isimsel gerceklik ideolojileri ile tartismaktadir.

Realizmin, aslinda temeli ontolojik ideoloji olan ve "mustakil var olan varlik" konusunda fenomene kesinlik, sabitlik ve sahiplik olarak bakan bakis acisi madde ve onun ideolojisi materyalizmdir.

Materyalizmin nesnelligi ve objektifligi, objektivist, yani nesnelci epistemoloji olarak; epistemolojinin de bilim ve bilimsellik ile ilgili ideolojilerinden biridir.

Nesnelci bilgi; insanoglunun dissal, gorunussel bilginin bilinebilecegini ve sadece bu bilginin gecerliligini ve kesinligini savunur.

Halbuki, constructivist, yani yapisalci bilgi; bilinebilir gercekligin sadece insanoglunun soyutlama yoluyle ortaya koyumu olan bilgi oldugunu ve bu bilginin surekli suregelen surec icinde gozlemlenebilir, test edilebilir ve yanlislanabilir oldugunu soyler.

Gercekligin, insanoglu dusuncesinden bagimsiz oldugunu, fakat; anlam ve bilgisinin bir insanoglu yapisalligi oldugunu dile getirir. Bu yapisallikta, bilim kisilerinin soyutlamasinin teorisi, formulleri v.s.dir.

Constructivist, yani yapisalci bilgi; boylece hem oznelcilik, hem nesnelcilik hem de pozitivist bilgi den farklilasir.

Sonucta insanoglu kenisine duyu ve duyumsal olarak yansiyani var olarak algilayarak kavramlastirir. Yalniz bu varin, ontolojik olarak ne oldugunu kesinlik ve sabitlik ile ortaya koymak yerine; bu varlanan fenomeni, gozlemleyerek, teorisini test ederek ve gerektiginde de yanlislayarak, surekli suregelen surec icinde bildirir, belirtir ve bu bilgiyi de ogrenime sunar. Iste bu bilgi tartisma goturmeyen bilgidir. Yani, yapilandirmaci bilgidir.

Nesnellik, yaygın olarak her tür öznel etki ve öğelerden bağımsız olabilme durumunu ifade etmek icin kullanılan bir terimdir. Nesnel bilginin temellendirilmesinde ileri sürülen argümalar aynı şekilde burada da geçerlidir. Nesnellikten kastedilen, özneden kesin bir şekilde bağımsızlıktır, daha doğru bir değişle öznenin (tüm öznellilerinin ötesinde kalarak) birebir nesnenin kendisine uygunluğudur. bunun nasıl olabildiği, kuramsal düzlemde açık değildir; dolayısıyla da bu haliyle nesnellik bir varsayımdan ibarettir.-Alinti-

Yukaridaki alintinin, linki;

 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Yapici Bilgi ile Yapisal Bilgi Farki

Tarihin ve kulturun bir insanoglu yapimi oldugu algilandiktan sonra; ilk ortaya cikan mantiksal/matematiksel bilgi cesidi, toplumlari ve her turlu toplumsal yaptirim ve yonlendirimleri; ideolojik, akilci ve dogrucu temelde "degistiren/degistirmeye yonelen" bilgi olmustur. Genelde, etigin tum izmleri bu iceriktedir.

Mesela, marxizim; mantiksal/matematiksel bilginin, bir urunu olan bu akilci ideoloji, olan yapinin, yeni bir yapiciligina ( social constructionism) tasimak icin ideolojisini ortaya atmistir.

Yapici bilginin, ortaya cikisi ve uygulanisi toplumsaldir. Yani, bireye ve birey bilincine yer yoktur. O yuzden de oncu ve liderler eliyle, bulunan duzeni yikmaya ve kendi akilci dogrusuna paralel olarak, degistirmeye yoneliktir (proletarta diktatorlugu)

Bir cesit, toplum oncu ve ust yapi eliyle, bireysel bilinc almadan, onculerin mucadelesiyle degistirilmek istenmektedir.

Aslinda bakildiginda, bu tip akilci ideolojik dogrular, somutun degil; soyutun yani aklin bir urunudur ve bu akil ile toplumlarin tarihini degerlendirmekte ve tarihi degistirmeye yonelmektedir. soyut oldugu icinde inancsaldir.

Kisaca, yapici bilgi; kendi akilciliginin inandigi dogrusunun yarattigi ideoloji ile toplumlari (onlarin bilinc ve farkindalik duzeylerini gale almadan ve birey bilincinin farkinda olmadan) onculeri eliyle ve icinde bulundugu toplumsal duzeyi devrim ile degistirerek, kendi akilciliginin inandigi dogrusunun ideolojik duzenini getirme cabasidir.

Zaten tarihe bakarsak, bu yapisal gelisim; tum tarih boyu tekerrur etmis ve yeni toplumlar, yeni etik yonlendirim ve yaptirimlar dogmustur. Bu, bugunde devam eden bir durumdur ve her birbirinden farkli akilci inancin dogruladigi ideolojiler (izmler), bu savasi vermektedir.

Halbuki yapisal bilgi, hem yukarida aciklanan yapici bilgiyi hic bir yapici bilginin icinde yer almadan ve notr algi ile gozlemler ve gozleminin insan ve insanlik adina sorunlarini ortaya koyar. Iste bu temelde, yapisal bilgi; yapici bilgi zihniyetine karsidir ve onun yanlisligini gozlemi ile dile getirir.

Yapici bir yerde, bireysel ve tasarimci akilciligin temelidir. Yani akilciligin dogruluguna inandigi bir ideolojinin pesinden gider ve onun icin mucadele eder.

Bu temelde, tum etik yonlendirim ve yaptirimlar, yapici akilciligin bir urunudur. Bu akilciligin once akilda, sonra da duzende sistemlestirdigi etik (milli, dini, toresel, mistik, efsanevi, kulturel, geleneksel v.s.) tabular, veriler ve degerlerdir. Buna metafizigin, ontolojik ve teolojik ideolojileri de dahildir.

Yapisallik ise, her turlu yapici bilgiyi disaridan ve notr gozlemler ve sorunlarini dile getirir. Ayrica, bilim bilimsellik ve bilimsel metodun yapisalliginin zihniyetini uygular.

Sosyal yapisallik ( social constructivism) ile sosyal yapicilik (social constructionism) zihniyet farki da burada yatar. Cunku yapisallik, bilimsel olmayan yapiciligin bozucusu, curutucusu ve tum resminin sorunsal ortaya koyucusudur. Bu farkta, dogal zihniyet ile; insansal zihniyet farkidir.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Bil Kokeni/Karsitliklarin Temeli

Bil kokunden turetilen; bilmek, bilgi, bilinc, bilim, ve edilgen catilarini algilamak icin; once bil kokeninin nerden geldigine bakalim.

Soyle bir ornek ele alalim. Bes duyumuza yansiyan herhangibir cisim dusunun ve bu cisme daha once hic rastlamadiginizi dusunun. Ilk etapta; bu cismin bir yansisi oldugu icin ve bu yansida bes duyuya yansidigi icin; bir algi sureci baslar. Bu algi surecinin ilk ayagi; dusunce de beliren, soru ve unlem isaretleridir. Iste bu soru ve unlem isaretlerinin verdigi isaret; su anki dil temelinde "bil" emridir. Sizde bu bil emri temelinde; ve

Vari (duyusal/duyumsal) yansiyana, alginizi yansitabilmek icin; kavram vererek ve bu vari oldurarak yansitirsiniz.

Bu bil kokenli tum turevlerin baslangicidir ve soyuttur. Kisaca vari oldurulan ve varlik denilen seyin ne oldugunu nerden geldigini v.s. ortaya koyan, felsefenin metafizik dalidir. Yani, varlik bilgisi. Buradaki insanoglunun felsefi cekismesi; mustakil temelde; idealizm, materyalizm ve pozitivizm dir.

Konumuz bilginin ne oldugudur. Bunu daha iyi algilayabilmek icin bazi cumleleri ortaya koyalim.

Bilgi: Yansisi algilanan varin; kavram ile oldurularak yansitilmasidir. Bu cumle bize, bilginin direk degil; yansinin yansitilan turevi oldugunu ortaya koyar.

Bu turevin turetilmesi ise; alginin; ya yansiyan vari; ya da sezilen vari kavram ile oldurarak yansitmaktir. Iste burada turetilen ve turev olan bilgi; algilanan varin; kavram olarak oldurulmasidir. Iste karsitlik ta tam burdan dogar.

Cunku vari yansiyan direk bes duyuyla algilandigi icin; varinin kavram olarak oldurulmasi; onu, somut/nesnel/gorunussel/dissal yapar.

Eger ortada bir sezgi algisi var ise; bu varin kavram olarak oldurulmasi ise, inanctir. Yani, soyut/oznel/ozsel/icsel.

Iste bil kokenli bilgi kaynaginin en buyuk sorununun karsitlikli icerigi bu kavramlamadadir.

Yansisi algilanan ve sezgisi algilanan varin oldurulmasinin bu onemli bilgi farki; bilimsel ve inancsal olarak tum bilgiyi iki katagoriye ayirir.

Ikisi arasindaki ana farkta; ister yansi, ister sezgi ile olsun, ortaya atilan bir yansitilan algi vardir. Bu ya teori, ya da ideolojidir. Teori ve ideoloji arasindaki farkta; bilimsel ile inancsal arasindaki farktir.

Sonucta teori-pratik olarak; somuta/gorunuse/nesnele donusturuldugunde, artik o bir bilimdir. Bilimselligide, epistemolojinin suregelen surecinde yanlislanabilirligine baglidir.

Halbuki, ideoloji-pratik olarak; somuta/nesnele/goruntuye; sadece ona inanan ve onu dogrulayan icin yansir. Yani Tum insanoglu turunu kapsamaz. Bu temelde de; yanlislanabilme olgusu gecerli olmaz.

Demekki; birsey ya bilinir, ya inanilir. Bilinen pratigi kanitlanmis teori iken;
Inanc, inanan acisindan dogrulugu kanitlanmis bir ideolojidir.

Iste teori ile ideoloji arasindaki ana fark budur.

Bilgi ise; yansisi algilananin; algilanan yansiyi kavramla oldurarak yansitmadir. Yani turevdir ve turetilmistir. Buradan da; en belirgin diyalegin karsitligi; olan pozitif ve negatif cikar.

Bilgi daima ve herzaman heryerde, her kosulda v.s. pozitiftir. Bunun nedeni; direk degil; turev olmasi ve turetilmesidir. Bu da insanoglunun; negatifi, pozitif olarak cevirmesinden ve turetmesinden kaynaklanir.

Bunu da soyle aciklayalim. Varin yansisi nedir? Iste bu sorunun cevabi, bilgi disi ve negatif olarak ortaya konur ve tum negatif izahatlari icerir, ama bir izahat; negatif bile olsa; bilgi olacagindan da pozitiftir.

Demekki varin yansisinin ne oldugu; ancak bu yansinin algisinin yansitilmasi olan kavram oldurumudur. Iste pozitivite ve bilgi de bundan sonra baslar.

Bu aciklamalar, bizlere cok rahat bir sekilde; bilginin iki farkli bransini bilimsel ve inancsal yapiyi, teori ve ideoloji farkini, pratik ve dogru farkini cok acik bir bicimde ortaya koyar. Bunu algilamak; en azindan bilginin inancini ve bilimini yerinde ve epistemolojik kullanimini saglar. Belki de bir suru gereksiz, diyalektik tartismanin onunu alir. Iki farkli kulvarin birbiriyle tartismasinin da olanaksizligini ortaya koyar.

Sonucta; bilginin tartismasi ya inanc kulvarinda, ya da bilim kulvarinda yapilmalidir. Cunku neyin inanc, neyin bilim oldugunu bu yazi acikca ortaya koymaktadir.

Oyuzden herkes kendi bilgisini degerlendirerek ne gibi bir degerleri savundugunu ve bu degerlerin hangilerinin bilimsel/teorik/pratik/yanlislanabilir/ ve hangilerinin;inancsal/ideolojik/dogrusal/yanlislanamaz oldugunu bilincli olarak saptar ve ona gore tartismasini savunusunu, sahiplendigi ve sabitlendigi degeri ortaya koyar. Bu durumda tum tabu ve verilerinde inanc oldugu ortaya cikmaktadir. Cunku; ideolojiyi savunan dogruluk inanci, teoriyi savunan yanlislanabilen bilimdir.

Ikiside turevdir, turetilmistir. Yansinin yansitilmaya degisimidir.Direk degil; indirek algidir. Varin kavramsal/yansitmasal/algisal oldurumudur. Yani bilgidir.
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Eski ama altın değerinde bir konu. Teşekkürler
 

Yeni Konular

Üst