Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Bilgisizlik Bir Tercih Değildir

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,218

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Bilgisizlik Bir Tercih Değildir

Deneyimlerimiz, yeteneklerimiz ve tercihlerimiz bizi sınırladığından, çözümleyemediğimiz düşüncelerimize tam anlamıyla güvenemeyiz. Başkalarının görüşleri hakkında kafa yormaya ve inancımızı başkalarının tetkiklerine tabi kılmaya ihtiyaç duyarız. Felsefe alanında, zaman ve ehemmiyet bakımından değerli addedilen düşünürlerden ya da fikirlerden faydalanmak akıllıca bir iştir. Öte yandan bu filozofların argümanlarını, sırf “yüce” veya saygın olduklarına inandığımız için kabul etmeyiz elbette.

Önzmli felsefi argümanları, üzerinde yeterince kafa yormadan reddetmek, saçma ve küstahçadır. Saçmadır, çünkü bir görüşe adilane yaklaşmadıkça, onun gerçek değerini bilemeyiz. Küstahçadır, çünkü dünden bugüne pek çok önemli düşünürü etkileyen fikirlere, herhangi bir ön bilgiye sahip olmadan itiraz etmek (veya onlarla dalga geçmek); yıllarını bu mevzulara adamış olan filozoflardan, bilim adamlarından ve ilahiyatçılardan daha çok şey bildiğimizi iddia etmek anlamına gelir.

Saçmalığın ve küstahlığın daha incelikli (veya hemen göze çarpmayan) şekli ise; zorlu meselelere ön yargılı bir şekilde yaklaşmak, diğer bakış açılarını ele almaksızın onlarla alay etmek, onları önemsememek, onlardan sıkılmak halinde tezahür eder. Böyle davrandığımızda, “olgulara aldırmadan bir inanca tutunmaya çalışan kişi” konumuna düşeriz. Böyle bir durumda, yanılma ya da aydınlanma olasılıkları, bizim için birbirinden farksız hale gelir. İstençli bilgisizlik dar görüşlülüğün bir diğer adıdır ve bir davranış tarzı olarak, hikmet sevgisi ile örtüşmez.

Birçoğumuz için bilgisizlik, ciddi bir tercih değildir. Düşünceli insanlar olarak seçimimizi, felsefi ilgisizlik ile felsefi sorgulama arasında değil, bilinçli ve layıkıyla yaşanan bir hayat ile öylesine yaşanan bir hayat arasında yapmalıyız. Şu geçici ve meşakkatli hayat, felsefe yapmadan yaşanamayacak kadar önemlidir ve biz bunu biliriz.
Kaynak: Douglas J. Soccio, Hikmetin Yapıtaşları.
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,763
Tepkime puanı
319
Puanları
83
Ferdinand bu alıntı ile öncelikle felsefe-bilim-din arasında bir köprü kurmuş olmanıza çok sevindim.🙂
"Ön bilgiye sahip olmadan itiraz etmek" aşılması gereken en büyük problem bu aslında. Yeterince araştırmadan sağdan soldan duyduklarımızla her konuda kolayca hüküm veriyoruz maalesef.
 

nefha

Yeni Üye
Katılım
10 Ocak 2013
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
57
hz.Ali;"ilim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı" der.

hz. mevlana da;"Sen şimdi hayatta iken, bu Kıble'den bir nur, bir ışık ara. Bir ışık elde et de, o nur, o Işık, senin kabrini ışıtsın. Allah'ın nuru gelince, kabir bir gül bahçesi olur". der .
Hakikati arayanlar,Onu bulanlardan yardım almalı elbette.hakikati bulanlarında sözleri birbirini nakzetmez,hepsi aynı hakikati anlatır.işte ışık o kalplerden alınır.Tıpkı bir mumun diğerinden yakılması gibi.asıl aydınlanma kalbin aydınlanmasıdır.adem peygamberden beri tüm peygamberler ve tüm velilerin sözleri buldukları hakikat,hakikate giderken yol güzergahındaki menziller hep aynıdır.hepsi aynı hakikati anlatmıştır.caddei kübra yani Hakikate giden geniş bir cadde varken,hakikat arayışında patika yollara sapmak en iyi ihtimalle yolu uzatır kaybettirmezse eğer.
hele günümüz dünyasında bunca bilgi kirliliği içerisinde suyun ana kaynağını bulmak iyice zorlaşmıştır.

nasreddin hocaya dostları keçi boynozunun faydalarından dem vurunca der ki;bir damla bal için bir çeki odun çiğneyemem.
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Teşekkür ederiz konu güzel.
 

Yeni Konular

Üst