@donkişot koymuşsun bir resim,bari anlamını söyle diycektim..hiç aklıma gelmeyen telden söyledin..😎
isyan edebileceğine inanmakta bir şirk olabilir bencede..karışık iş..bildiğim atlasan büyük günah işlersin ama mürted olmazsın.....aklı başında olan yapmaz değil mi,yaptıysa dinen akıllı sayılmamalı dolayısıyla ceza düşsün .
''oldu başka isteğin var mı?''diyenlere yok teşekkür ederim diyorum..
***
@sanalmanik; bir Tanrı'ya inanmayan insan kime isyan edecek? isyan edebilmek için önce inanmak gerekmiyor mu? veya özelden sorayım kime/neye isyan ettiniz?
hoş insansın @sanalmanik 🙂 bazen yazdıklarından hiç birşey anlamıyorum,bazen sıkılıp yarıda bırakıyorum ama bazende çok seviyorum yazdıklarını 🙂 bu başlığa şuana kadar yazdıkların sevdiklerimden oldu🙂
ve bak analizlerine sende öyle yada böyle bir rasyonalistsin işte🙂 ve rasyonalizmin nirvanası malesef resimdeki yer🙂
ama şükür ki bizler varoluşun rasyonel olmadığı ,öyleyse böylede açıklanamayacağını /yorumlanamayacağını bilenlerdeniz deyip bağlayayım sözlerimi 🙂
Ama işin daha da ilginci okuduklarım ıtam anlamıyla bende kabullenmiş ve özümsemişte değilim ama bi yandan da bunalr bu gerçeği ve gerçekliği anlamdırdığı açıkladığı içinde bi ölçüde de benimsedim onları;
Kabullensen veya özümsesen ne olacak dostum. veya anlamlandırsan. bak ben bu aralar bir aşka düştüm ne eskisi gibi okuyabiliyorum, ne eskiden sevdiğim şeyleri yapabiliyorum ne de eskisi gibi anlamlandırabiliyorum vb. hatta kendimi bile tanıyamıyorum bazen. ..
Tamam, yorumsuz çünkü neden yorumsuz,
Dönün beş yıl sonra bugünü ve bugünleri yorumlayın,
GElecekten yorumlayın, hatta 20 yıl sonra,(dan)
Bugünü gelecekten yorumladığınızı düşünün;
10-15-20 yıl öncenize dönün bakın; örneğin bugünden de;
Bi de şöyle düşünün isterseniz, çoook çook uzak bi gelecekten hatta zamanın bile anlamını yitirdiği bi gelecekten bugününüzü yorumlayın, Bi anı bile değil belki, Evet bi anı ama, bi silüet, eğlencelii ve öğrenilmiş yargılanmayan ve artık sorgulanmayan gülüpü geçilen neşeli bi geçmiş ya da anı/öğrenim demeti, demeti içinde;
Nasıl yorumlanıyor oralardan, Objektivite (belki de) budur; VE (oralardan da) belki de hala aynı isimlendiriyor, anlamlandırıyor ve yorumluyorsanız öyledir; (Orada da sürüyorsa bu akış, süreğense öyledir)
Yorumsuz;
ancak ne değişecek? evet belki objektif olmak budur. ama objektif olmakta bir anlam içermiyor ki , bizim varoluşa bir anlam vermeye gücümüz ve yetkimiz yok görüyor.. anlam vermeyelim anlam aramak anlamsız desek ,bu da anlamsız🙂 sonuç ya teslimiyet /inanç yada saçma ve hiçlik 🙂
Gelecek senaryoları pek kuramıyorum. öte dünyaları hayal edemiyorum. dünyaya ait zekam,fikirlerim,algılarım ve bu et beden sebep oluyor buna sanırım. ölümün üzerimizde çok büyük bir format değişikliğine sebep olacağı açık. sonrasında neler olacak hayal etmek gerçekten zor.
Duyguları/kendini/hislerini açık açık ifade etmek-çözümlemeye çalışmak /kendimle yüzleşmek konusunu ise sürekli deniyorum emin olun..ama inanın çogu zaman belirli bir noktadan sonra daha aşağı inemiyorum..bazende inmek istemiyorum bunuda kabul ediyorum ..ama bazende çok denememe rağmen anlamlı bir neticeye ulaşamıyorum..bazende korkuyorum..bazende bırak olm bu saçmalık diyorum..vb kısacası durum biraz karışık🙂...
Ama dünyanın gerçeği bu görünenken kendimce bir hayal kurmanın ne anlamı var.
Benim rasyonalist tarafım biraz baskın malesef, bu yüzden böyle olmalıyım 🙁
Bence yazdıklarımı okumadınız ya da düşünmediniz; Bunu söylemem ya da düşünmem kabalıksa bağışlayın;
Dur, bu değil ben anlatamadım; Ben hayal etmek derken gerçeği görmek dedim, Gerçeği görmek örneğin; Mutlu bi toplumda mutsuz olmazdınız;
Herkesin kendini ya da duygularını açıkça ifade edebildiği/yaşayabildiği özgür bi toplumda aşk acısı/karmaşası çekmezdiniz;
Ya da belki de kendime söylediğim bi şekilde, kendi yaşamımı da gözlemleyerek örneğin, Ruhsal ya da acılarımızı ya da başka çözülmesi gereken duygulanımlarımızı aşk acısına takaslamaz/baskılamaz ya da kendinize yansıtmazdık, Gerçek bu olmayabilir, Bu düşünceler gelişme aşamasında kusuruma bakmayın; Farklı bi aşk kuramım var benim;
Şunun gibi savaşın içinde doğmuş bi çocuk her yer savaş ve kan; Belki başka acılar ve suçluluklar buluyor kendine, tüm bunları görmemek için, Bunlar yanlış benzetmeler ve eksik analtımlar oldu kusuruma bakmayın, beceremiyorum bu akşam yazmayı;
Maharaj'ın bi söz var; "Kendiniz arzulardan arınmış bi berraklıkta görün"
Tamam şimdi bunu uyarlayalım, Dış dünyayı ve gerçeği karmaşadan arınmış bi berraklıkta görün, Tüm insanları birlik, barış, uyum, beraberlik içinde yaşayabilen bi toplumda görün örneğin, Dünyayı, size bilgi-bilim uyum uzlaşma ve çatışmasız, anlaşamalı bi hayat vermiş sunmuş berraklıkta görün, Tüm insanlığı, çocukluğunda itibaren duygularını ifade edebildiği, kendini geliştirebildiği, büyük bi öğretimle ve bilgiyle geliştiği, tüm soruların cevabının olduğu,büyümüş insanların bile birbirini hiç ve asla yargılamadığı anlamayı denediği, birlikte keşfeden hatta oynayan ve eğlenen bi dünya da görün, Hatat bu dünya da ne para ne para kaygısı ne aşk ne benzer tasa olmadan görün, Gerçek budur, Bu gerçekte acılarınız karşılıksızdır ya da boşa düşer; hatta hayatı anlamlandıramamalarınız bile;
Aşk bir şuur bozukluğu ve şuurum bozuk haliyle. bu sebeple söylediklerinizi anlamıyor veya yanlış anlıyor olabilirim. asıl siz benim kusuruma bakmayın.
ama şu çizdiğin gerçeklik resmi resmen hayal dostum. böyle bir gerçeklik yok ortalıkta. böyle bir dünyada yok.
bak ben bu aralar bir aşka düştüm ne eskisi gibi okuyabiliyorum, ne eskiden sevdiğim şeyleri yapabiliyorum ne de eskisi gibi anlamlandırabiliyorum vb. hatta kendimi bile tanıyamıyorum bazen. kierkegaard demiş ya; insan sınırlarda keşfedilir. yok bu yetmez bana göre insan keşfedilemez. insan kendi kendini bile keşfedemez. insan kendini bile keşfedemezden gerçekliğimi keşfedecek? insan hangi cüretle gerçekliğe anlam yüklüyor ki !? saçma ve hastalıklı yaratıklarız belkide bizden bir yol olmaz belkide..şimdi biri diyecek ki ; ya aşka düşmüşün ondan böyle söylüyorsun. kendini bilmek büyük lafmış bunu şimdi anlıyorum. insan subjektif,egoist,hasta bir yaratık..bu dünyadaki tüm anlamlarda saçmalık.. bu aralar bana anlamlı gelen tek şey insanın kendini Tanrıya adaması,bunun için yüksek bir çaba içinde olması ve savaşması..ama gerçek bir adamadan bahsediyorum..şu terki dünya dedikleri olayı gerçek anlamı ile yapabilecek düzeyde bir adama...
Geri kalan tüm anlamlarda yanılmaya-aldanmaya mahkum edilmişiz belkide..
bizim varoluşa bir anlam vermeye gücümüz ve yetkimiz yok görüyor.. anlam vermeyelim anlam aramak anlamsız desek ,bu da anlamsız🙂 sonuç ya teslimiyet /inanç yada saçma ve hiçlik 🙂
Bazen tutunamıyorum hiç birşeye..ne fikirlerime ne de ruh halime..
kendini öldürse ne olacak,nereye gidecek ,gidecek başka bir yer mi var...