Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
küfretmenin/bir açıdan küçümseyerek bastırmaya çalışmanın temel nedenlerinden biri de bu değil midir? söylediğiniz eleştiride şunu net olarak görmek mümkündür; içerik ve biçim ayrı değerlendirilemezler.
Hiç bir şeyi birbirinden bıçakla kesilmiş gibi ayıramazsınız elbette. Ancak neden - sonuç ilişkisine bakarsanız, bu forumda konuyu somutlaştırırsak örneğin, benim dikkat çektiğim şeylerin üslubu belirlemesi sık, direkt üsluptan kaynaklanan sorunların nadir olduğunu görürsünüz..Kısacası deve dururken kulağından bahsetmek gibi bir durumdur bu..
20 nolu mesajda İslam hakkında belirli bir iddiada bulunan kişinin, bu iddiasını kanıtlayamamasına karşın , iddiasından da vazgeçmediği bir durum somutlaştırdım..Muhabbet ilerlediğinde (ki bu kişiye kayıtsız kalmak söz konusu olamaz o muhabbet ilerler) siz bu kişiye "Yahu kardeşim. Asılsız iddialarda bulunuyorsun, iddianı ispat edemiyorsun, bir de inat ediyorsun..Bu durumda sen ya fesat çıkarmaya çalışıyorsun, yahut da ne dediğinin farkında değilsin" derse biri, bu bir üslup sorunu ve konuyu kişiselleştirme midir? İlla biri cevap versin diye sormadım.. Dikkat çekmek için sordum..
galiba sorun, içerik ve biçim (ya da öz ve görüngü) ilişkisinde düğümleniyor ... içerik, daha doğrusu içeriğin niteliği, kendisini, dışavurduğu biçimle ortaya koyar ve dolayısıyla son analizde (biçimin içeriğin yansıtılışındaki önemini unutmadan), biçimi belirleyen içeriktir, diye düşünüyorum...
-Bu siteye kadar geçirdiğim felsefi site deneyimlerine dayanarak- Görüyoruz ki pek çok 'safsata' süregeliyor.
En çok karşılaştığımız safsata türü, hepinizin aşina olacağı üzre "Argumentum ad hominem"
Biri bir sav/tez ortaya attığında, kimse bu 'sava' cevap vermiyor. Tam tersine şahsi bir atağa geçiyor. "Marks komünistin biridir. Dediklerini kaile almamıza gerek yok." diyen bir insan, safsata örneği sunar.
Kullanıcı adımdan anlaşılacağı üzre "Tektanrıcı" bir insan olsam da, ilahi kitapları tanımlamada oldukça sıkıntı çekerek safsata uyduranlar da çok. Petitio principii... "Kur'an Allah'ın kitabıdır. Allah'ın kitabı yanlış olmaz. Kur'anda, Kur'anın doğru olduğu yazar. O halde Kur'an doğrudur" gibi bilimsel hiçbir delili olmayan safsatalarla bir tezin doğruluğu kanıtlanamaz.
Şahsi sataşmalar ve döngüsel nedensellikten kaynaklanan (bir sonuca neden olan şeyi, o sonucu ispatlamakta kullanan) safsatalar çok yaygın.