Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
duygusal bi cimrilik bu sanırım;
duyguların paylaşılmaması ya da bölüşülmemesi mi?
bilmiyorum ki, böyleyiz galiba sadece;
çok fazla sebebi olabilir ama fazla benlik-bencillik ve kendine göre kendin ve diğerlerine göre başkası olmak, diğerlerinin başkaları ve başka şeyler oluşu gibi şeyler olmalı yanıtı belki; empatisizlik, uzaklık ama "ben toplumu" diyorlar bazıları;
korku burada var mı bilmiyorum
sanırım neden şu; kendi ile ilgilenmek varken başkaları ile ilgilensin ki, kimlerse onlar;
örneğin kendi odaklılık ve diğerleri odaklılık gibi yeni düşünce kavramları da var;
Bu durumda bunun sebebi yoğun ve fazla kendine odaklılık ve odaklanmak olurdu;
-
Ben şunun gibi bi şey yazmıştım blogumda; Örneğin bi ormana bakınca sadece ağaçlar görürüz, hepsi ağaçtır;
Biz de bunun gib aynı türüz aslında ama algı olarak birbirimizi ve diğerlerimizi, diğer ağaçlar olarak görmüyoruz sanki;
Biz kendimiz başka bi şey türüyüz sanki ve diğerleri var ve onlar başka türler gibi;
Ben şöyle yapmıştım bunu;
Duygularımızı ve düşüncelerimizi ve tepkilerimizi benzeri ölçebilen bi makine ya da mümkünlük/imkan olsa da örneğin;
İnsanların algılarını; duygusal ve algısal olarak eşleştirip ölçmeyi deneseydik örneğin; ne görürdük;
Yani bir insanın iki ağacı ne kadar benzeş gördüğünü ve bir diğer insan ile kendini ne kadar benzeş gördüğünü ve arasındaki farkı ölçebilseydik; ve düşüncedeki benzer farklılıklarla kıyaslayabilseydik örneğin, ne çıkardı ortaya;
İki aynı tür ağaç gibi mi? farkı kadar mı?
İki farklı tür ağaç gibi mi? farkı kadar mı?
İki farklı bitki türü kadar mı?
ya da kişiye göre değişir ve çok değişken mi?
Ya da acaba farklı hayvan türlerinin hayvan olarak eşleştirilmesi kadar bi fark olur muydu? örneğin;
--
Şeyi düşündüm geçen;
Kime göre kim olmak;
Örneğin bana göre diğerleri sen ya da sizdir; Bu böyle uzayıp gidebilir kişi zamirleriyle, Herkese göre herkes çekilebilir; ben-sen-o neyse;
Ama örneğin "bu" ve şu" şahıs belirteçleri değildir değil mi? Eşya ve nesne içindir;
Ama değersizleştirilen birine "bu" diye hitap eder insan; Ya da kızıp tanımadığına "şu" diye; Onu eşya yerine koyar; Kimliğini tanımaz; Bazılarımız bazılarımızdan "bunlar" diye bahsediyorlar; her neyse, böyle işte;
(Başka dillerde böyle şeyler var mı merak ettim açıkçası)
Vermekten korkmak, çekinmek ya da yaşama olan borcunu vermemek diyelim mi?
İnsan her neyden ne kadar aldı ise öğrendi ise karşılık olarak ondan başkasına, başkalarına ya da bi başkasına ( o kadar) sunmalıdır belki;
Ben bir internet kullanıcısıyım ve dosya paylaşımı dediğimiz sistemler var; ÖRneğin filmler ya da müzikler ediniyoruz bu yolla,
En bilinenleri belki torrent ve ed2k ağları ve tabi başkaları da var; Buralarda alma gönderme oranına "ratio" adı veriliyor ve başkalarından aldığınız kadar siz geri başkalarına veri gönderdiğinizde o dosya için rationuz tam olarak "1" oluyor; Yani tam eşit alma ve verme durumu;
Bunu neden anlatıyorum, Bir dosyayı hemen bilgisayarınıza indirip sonra diğerlerine yaymaktan kaçınırsanız yada izleyip dinleyip hemen silerseniz bu dışarıdan aldığınız kadar dışarı veri transferi yapmadığınız anlamına gelir ve herkes bunu yaparsa o dosya bulunmaz yada kullanılmaz olur bir süre sonra, Ama siz çok fazla paylaşırsanızda başkalaırnın yerine bunu yapmış olursunuz ve o birileri paylaşmaz olur, En iyisi 1 tam ratio 'dur; Ne az ne fazla, Ben örneğin bu veri transferinden "1" ya da
"1" in az üstü max "1.1" yaparım genelde ve kulanımdan çekerim dosyayı, Ancak çok değer verdiğim az kaynaklı dosyalar olursa çok zor bulunan klasik ve değerli filmler gibi,O o dosyayı paylaşan maximu 3-5 kişi varsa umursamam bunu, İsterse yalnız ben 10 kat göndereyim; Bu durumda o kuralı bozarım yalnız; Buradan nereye geleceğim;
Ben bunun üzerine uzun uzun düşündüm, Bunu bilgisel kazanıma yada düşünsel ve duygusal kazanıma ve karşılığında geri aktarıma uyarladım ben kendimce; Yani hayatımın gelen alma gönderme ratiosu tam 1 ya da yakını olsa ne güzel olurdu, Ne aldığı kadar vermemiş ne de aldığından çok fazla vermiş; Yani dengeli ve eşit olsa ne güzel olurdu; ama borçlu olmaktansa yinede alacaklı olmayı yeğlerdim ben bilmiyorum; Alacağım hayatta kalsa ve batsa bile, Alacağım aşkalarında kalsa ve başkaları batsa bile, borçlu olmayayım ben; duygu borçlusu, bilgi borçlusu her neyse;
Benim çok okuduğum değer verdiğim ve zaman zaman alıntılarını sunduğum bi kaynak " Yaşama ne verirseniz onu geri alırsınız" diyor; Ve dediğiniz vermemekten de çok bahsediyor ancak metafizik/spirituel bi içerik olduğu için çok fazla paylaşmıyoruz,Kasyopya Deneyi, Son oturuunun ana konusuda buydu bu arada ve bende bunları düşünüp duruyordum bu aralar;