- 7 Ara 2013
- 6,615
- 504
- 113
Diyafram Kalp Ve Akciğer Çalışmasını/Kasılmasını Kendi Üstünde Gözleme Deneyimi
ya da
Kişisel Nefes Darlığı Yönetimi Tekniğim ve Bu Anlamda Kendini Gözlemlerim
Arkadaşlar
Gençliğimde bir dönem uzun süreli ses, nefes, meditasyon uygulamaları yapıyordum ve bu uygulamalar sırasında nefesin var mı yok mu belli olmadığı neredeyse nefes alınmıyor gibi olduğun durumlar yaşarsın. Yine böyle bir durumda ğöğüste sırtta ağırlıkların vardı ve tam onların üzerinde ısınmalar sıcaklıklar ve bir iyileşme hissi yaşadım, bu saatler süren bir meditasyonda oluşup saatlerce sürdü.
O ara tansiyon çarpıntı vs için bir beta bloker kullanıyordum ve resmen damarım açılmış gibi hissederek rahatladım göğsümdeki basınç kalktı ve ben o ilacı bu geceden sonra bıraktım.
4-5 gün kadar önce de (ara ara nefes darlıklarım olurdu) bir nefes darlığı döneminde o an göğsüme fil oturmuş gibi hissederken aynı an da kalpte bu gençlikte yaşadığıma benzer bir şey duydum hissettim ve delice nefes almak isterken durup bunu kontrol ettim ve nefes almadım. Yani tam kalbin üstünde orada çok küçük ani kasılmalar sıcaklıklar ve bu bana kalp kası tamir ediliyormuş hissi verdi, eskiyi -meditasyonlarımı- hatırlattı. Sakin kalmaya direndim, durdum, baktım, dinledim. Yani o an ki nefes alamama durumunun vücudun normal tepkisi gibi bir şey olduğu ve nefes almaya zorlamamam gerektiğine karar verip durdum. Yani zorla nefes almaya çalışmadım. Baktım diyafram üste daha da akciğeri ileri dışarı iterek boşaltıyor. Yani nefes verme sürecindeyim bunu gördüm ve durumu uzun ve çok yavaş bir nefes verme sürecinin parçası gibi hissettim.. Bunu durup dinleyip baktım. Bu bir kaç dakika sürdü. Tek bir nefesi vermek. Yani o daralmada hala akciğerin boşalması , o nefesin yani tek bir nefesin verilmesi bir kaç dakikadan daha uzun sürdü. Şöyle düşündüm koşarken bir saniyede nefes alır veririsin de demek ki kalp dinlenirken tam tersini yapıyor. Kendini dinlendiriyor dedim kendi kendime. Ağrıya beni zorlasa da aldırmamaya çalıştım. Çok uzun ve yavaş bir nefes verme . Sonra tekrar alma. Aynı o veriş gibi çok çok yavaş iğne deliğinden hava alma gibi hisettiren bir nefes alma başladı. Yine kalbin tamirine yorup derin nefes alma isteğime bir ket vurdum, direndim (şimdi düşündüm de bence bu diyaframı kasıyor yoruyor onun gibi bir şey oluyor)
Yani burada tek bir nefesi almak bir kaç dakika sürdü ve bu arada içimden diyafram bunu koordine ediyor vücut bunu koordine ediyor, sinir sistemim iyi ,akciğerim tam açık gibi bir şeyleri kendime telkin ederek nefes almaya çabalamadan göğsüm dapdarda hissetsem ,ağrılı da olsa sabrettim , o diyaframın açıklığına ve akciğerin enfes alma hızına uydum. (diyaframı kasmadım) Nefes almaya zorlamadım yani çünkü vücudun bunu koordine ettiği ve kalbin kendini tamir ettiği ya da dinlendirdiği izleniminden emindim.
Yani ben de algısal olarak şu oluştu. Kalp solunumu yavaşlatarak kendini dinlendiriyor, onarıyor gibi bir algı. Yani ben meditasyon durumlarından kalbin kendini solunumu neredeyse belki de tamamen durdurmaya çok yakın bir durumda dinlediği gibi bir izlenimine daha önceden sahiptim. Burada tek fark şu. Meditasyon döneminde göğüste bu kadar ve böyle bir ağırlık yok. Yukarıdaki durumda aynı gibi ama göğsün çok ağır hissediyorsun ve solumak istiyorsun. Yine de sakin kalıp iki durumu birbirine benzetip solumadım.
Bu yavaş nefesler 3-5 dakikadan başlayarak her defasında kısalarak sürdü. 10-15 saniyeye indi. Bu arada akciğerin ağzına kadar boşaltıldığını , tam olarak büzüştüğünü hissettim. Akciğer tamamen büzülüyor kupkuru kalıyor hissi.. Bu boşaltma dediğim o gece ilk reflekste 4-5 dakika sürüyordu. Öyle başladı ve sonraki gecelerde de bunu dinledim baktım ve 15 saniyeye inmişti. Ertesi günde bu bir kaç saniyeye indi yani anlık gibi oldu. (Sifon çekme sifon itme gibi, akciğer dışa sifonlanıyor gibi hissediyorsun. Tam bir sifonlanma hissi. Akciğer neredeyse gırtlağa çıkmış gibi oluyor )
Yani şunu yaşadım
Nefes darlığına hiç karışma vücut işini yapıyor çünkü senin akciğer kapasiten 10 dakika önce tam nefes alıyordu ve o halde bu olan diyafram kalp akciğer üçlüsünün doğal bir refleksi uyumu olmalı ,vücudun bir bildiği vardır dedim. Darlıkta solumadım ,solumaya zorlamadım. Solumak istesem de direndim
Yani sonuç olarak nefes darlığının diyaframın akciğerin nefesini boşaltma yani dışa sifonlama itme işine karışıp onu durdurma ve bu durumda nefes almaya yani nefes boşalırken nefes almaya çabalama ve bu anlamda diyaframı zorlama olduğu sonucuna vardım.. Bunu tabi yukarıda dediğim gibi çok yavaş yapabildiği durumlarda sanırım hissediyoruz. Yine benim anladığım akciğer kalp diyafram tam o süreçte üçünden biri ya yorgun ve dinlendiriliyor ya tamir ediliyor ya sinir sistemi tarafından bakım yapılıyor onun gibi bir şey oluyor ..
Bu beni insan nefese hiç mi karışmamalı yani ağızdan burundan hiç mi solumamalı mı? Solunum tamamen diyaframın işi mi ve bu otomatik mi oluyor yani merkezi sinir sistemi mi yapıyor sorgusuna götürdü. Resmen diyafram kalp gibi mi? çalışıyor dedim kendi kendime.. (EK NOT : Şimdi öyle düşünmüyorum artık bunu da gördüm. Sanırım emin değilim ama diyafram ve akciğer iki ayrı kasılma yapabiliyor. Bu böyle değilse başka ama ona benzer bir şey. Akciğerin açık kapasitesine eş solunum önemli bence)
Her neyse dediğim durumu yani solumayı diyafram otomatik yapıyor da biz soluyoruz mu zannediyoruzu test ettim..
2-3 saat nefes tutup yani ağızdan burundan nefes almamaya çalışıp durdum baktım. Diyaframın itme çekmelerini bekledim gözledim ne oluyor baktım..
Bu durumda nefes darlığının çok kolay yönetildiğini gördüm.
Diyafram ya akciğer tam boşalınca mı devreye giriyor ya da kalp durunca devreye giriyor bilmiyorum, bir sınır bir şey var, .. Bunları denerken içimde bir güvenlik butonu gibi bir an ve diyaframa tam güven duydum. Yani şuan benzer bir şey. Bir tür kas komutu bir bağlantı bir an var ve pat diye devreye giriyor. Bunu bir güvenlik manivelası gibi buldum ona güvendim.
Yani yukarıdaki olaylardan sonra diyaframa güvendim (Yanlış mı doğru mu bilmiyorum olanı söylüyorum)
Onun otomatik nefes alacağına kalbi durdurmayacağına güvendim.
Yatıp resmen solumadığım zamanlar oldu ve bu ölen insanın canlanması gibi sarsılarak nefes alarak tekrar solunumla bile vücudun nefese devam ettiğini gördüm. Bu diyaframın otomatik devreye girişimi yoksa kalp mi duruyor çalıştırıyor bilmiyorum ikisinden biri ama duruyorsa da tekrar çalıştırdığına, durmuyorsa öyle devreye girdiğine yüzlerce testle emin oldum.. Bir beş değil.
Yani bu süreçlerde kalbim durdu da diyafram mı çalıştırdı bilmiyorum ama son 4-5 gündür gün içinde ara ara ağız ve burun yoluyla solunumu kesip diyaframın emme basma tulumba gibi kendi nefes çektiği ve ittiği anı defalarca üretip yaşadım ve buna geçit verdim, neler olduğuna baktım. Yani sonuç olarak ben nefes/solunum yoluyla istesen de ölünmeyeceğine karar verdim çünkü en son diyaframı kalp gibi zamanında yerinde otomatik kasılan işini yapan bir şeye benzettim. Bu doğru ya da değil bilmiyorum. Yani solunum konusunda ben de diyaframa tam bir güven oluştu
Tıpkı nefes alma gibi vermeyi de kestim ,bu da diyafram için tam bir itme performansı gözlemem sebep oldu. Diyaframın tam sifonu gibi. Bir saniye de akciğeri iterek boşaltıyor.
Bu süreçte akciğer kapasitem aralıklarla 2 kez arttı ve açıldı ve genişledi. En son sırtıma omzuma değen içime yayılmış gepgeniş bir akciğer hissetmeye başladım
Yattığım yerde bazen ara ara kardiyo yapıyormuş bir solunum ve efor oluşuyor . Ne kadar kilo verdim bilmiyorum ama 3-5 ten az değil yediğim halde ve tamamen yattığım halde
Akciğer tam boşalarak tam temizleniyor.
Bundan emin değilim ama akciğer yüküne göre çok kısa bir sürede de olabiliyor çok çok uzun bir sürede de bence ... Yani tıkalı bir akciğer uzun diğeri kısacık olabilir emin değilim yorumlayamam. Onarım hızıyla da ilgili olabilir ama bu boşaltma bazen hızlı bazen yavaş.
Şimdi akciğerim sönmüştü ve açıldı mı her ne olduysa akciğer bir çarpıntı gibi anlık tam açılıp tam kapanıp kasıldığını hissettim. Kalp atması gibi göğsümde attı. Bunu iki akciğer açılma döneminde yaşadım. Göğsünde top var gibi. Göğsünde akciğeri zaptedemiyorsun . O kadar bir ağırlık tüm gövde sarsılıyor kasılıyor. bu bende akciğer kapalı fonksiyonu geri açtığı için mi oldu bir rutin mi bilmiyorum ve bunu bir kaç kez yaşadım.
Diyaframın tam itme refleksi tam çekme refleksine eşit . Çektiği basınçla itiyor. Nefesi vermez beklersen yani boşaltmazsan hepsini birden bir an da itiyor. Doldurduğu gibi boşaltıyor. Bu da sürekli mi aralı mı bilmiyorum her neyse bu olduğunda sürece uyum sağladım. Bu sürekli değil aralı olabilir ve gece uykuda olabilir ancak ben neredeyse uyuyamıyorum o nedenle gözlemiş olabilirim.
Hızlı nefes almanın tam tersini düşünün ve tam bir hızlı nefes verme
Nefesi vermiyorsun ve diyafram bir itişte itiyor.
Bu ani diyafram itmesi ve kasılmasıyla akciğer boşalırken bazen akciğeri kalp gibi atan bir şey gibi hissetmeni ve göğüste zaptedilmez bir ağırlık gibi hissetmeni sağlıyor ya da diyafram kasıntısı karnı gövdeyi çok aşırı sarsıyor. Bu ikisinden biri oluyor.
Diyaframı tutmayarak tam sifon anını bekleyip (yani sifonu yavaşlatmayıp) birden itmeye izin verirsen apani bir sifon ve o ani nefesi verirken gövden sarsılıyor. Diyafram gücümü üç katına çıkmış hissediyorum alt gövdem diyafram dolu gibi tuhaf bir his.
Ayrıca diyaframın başka kasılma fonksiyonu var mı bilmiyorum çünkü bazen ara ara iki üç kez kasılıp kesiyor. Mesela 60 nefeste 3 defa. Bu farklı bir kasılmamı ve nefes alıp vermenin uzantısı mı emin değilim. Farklı da olabilir.
Diyaframın ara ara farklı atışları ve farklı bir kasılması var gibi,,, bir titreşim
Bunu emin değilim ya kalbe masaj ,gövdede titreşimle yapılan bir düzenleme sarsma vb olabileceğini düşündüm. Kalbe atarken aralıklarla masaj yapıyor olabilir. Bu bazen saatlerce olmuyor bazen dakika 3 kez rutin sürüyor.
Akciğer neredeyse kalp hızında kasılıyor. Kasılıp gevşiyor anlık. Bunu sadece akciğer açılırken arar ara yaşadım, sürekli değil . Çok yüksek efor.
Solumazsan kalp durmuyor
Yani ara ara çok çok güçlü bedeni sarsan/titreten diyafram kasılmaları yaşıyorum
Ara ara akciğerle göğsü sarsan akciğer çarpıntısı yaşadım...
Bilgi vermek paylaşmak istedim. Teşekkürler.
ya da
Kişisel Nefes Darlığı Yönetimi Tekniğim ve Bu Anlamda Kendini Gözlemlerim
Arkadaşlar
Gençliğimde bir dönem uzun süreli ses, nefes, meditasyon uygulamaları yapıyordum ve bu uygulamalar sırasında nefesin var mı yok mu belli olmadığı neredeyse nefes alınmıyor gibi olduğun durumlar yaşarsın. Yine böyle bir durumda ğöğüste sırtta ağırlıkların vardı ve tam onların üzerinde ısınmalar sıcaklıklar ve bir iyileşme hissi yaşadım, bu saatler süren bir meditasyonda oluşup saatlerce sürdü.
O ara tansiyon çarpıntı vs için bir beta bloker kullanıyordum ve resmen damarım açılmış gibi hissederek rahatladım göğsümdeki basınç kalktı ve ben o ilacı bu geceden sonra bıraktım.
4-5 gün kadar önce de (ara ara nefes darlıklarım olurdu) bir nefes darlığı döneminde o an göğsüme fil oturmuş gibi hissederken aynı an da kalpte bu gençlikte yaşadığıma benzer bir şey duydum hissettim ve delice nefes almak isterken durup bunu kontrol ettim ve nefes almadım. Yani tam kalbin üstünde orada çok küçük ani kasılmalar sıcaklıklar ve bu bana kalp kası tamir ediliyormuş hissi verdi, eskiyi -meditasyonlarımı- hatırlattı. Sakin kalmaya direndim, durdum, baktım, dinledim. Yani o an ki nefes alamama durumunun vücudun normal tepkisi gibi bir şey olduğu ve nefes almaya zorlamamam gerektiğine karar verip durdum. Yani zorla nefes almaya çalışmadım. Baktım diyafram üste daha da akciğeri ileri dışarı iterek boşaltıyor. Yani nefes verme sürecindeyim bunu gördüm ve durumu uzun ve çok yavaş bir nefes verme sürecinin parçası gibi hissettim.. Bunu durup dinleyip baktım. Bu bir kaç dakika sürdü. Tek bir nefesi vermek. Yani o daralmada hala akciğerin boşalması , o nefesin yani tek bir nefesin verilmesi bir kaç dakikadan daha uzun sürdü. Şöyle düşündüm koşarken bir saniyede nefes alır veririsin de demek ki kalp dinlenirken tam tersini yapıyor. Kendini dinlendiriyor dedim kendi kendime. Ağrıya beni zorlasa da aldırmamaya çalıştım. Çok uzun ve yavaş bir nefes verme . Sonra tekrar alma. Aynı o veriş gibi çok çok yavaş iğne deliğinden hava alma gibi hisettiren bir nefes alma başladı. Yine kalbin tamirine yorup derin nefes alma isteğime bir ket vurdum, direndim (şimdi düşündüm de bence bu diyaframı kasıyor yoruyor onun gibi bir şey oluyor)
Yani burada tek bir nefesi almak bir kaç dakika sürdü ve bu arada içimden diyafram bunu koordine ediyor vücut bunu koordine ediyor, sinir sistemim iyi ,akciğerim tam açık gibi bir şeyleri kendime telkin ederek nefes almaya çabalamadan göğsüm dapdarda hissetsem ,ağrılı da olsa sabrettim , o diyaframın açıklığına ve akciğerin enfes alma hızına uydum. (diyaframı kasmadım) Nefes almaya zorlamadım yani çünkü vücudun bunu koordine ettiği ve kalbin kendini tamir ettiği ya da dinlendirdiği izleniminden emindim.
Yani ben de algısal olarak şu oluştu. Kalp solunumu yavaşlatarak kendini dinlendiriyor, onarıyor gibi bir algı. Yani ben meditasyon durumlarından kalbin kendini solunumu neredeyse belki de tamamen durdurmaya çok yakın bir durumda dinlediği gibi bir izlenimine daha önceden sahiptim. Burada tek fark şu. Meditasyon döneminde göğüste bu kadar ve böyle bir ağırlık yok. Yukarıdaki durumda aynı gibi ama göğsün çok ağır hissediyorsun ve solumak istiyorsun. Yine de sakin kalıp iki durumu birbirine benzetip solumadım.
Bu yavaş nefesler 3-5 dakikadan başlayarak her defasında kısalarak sürdü. 10-15 saniyeye indi. Bu arada akciğerin ağzına kadar boşaltıldığını , tam olarak büzüştüğünü hissettim. Akciğer tamamen büzülüyor kupkuru kalıyor hissi.. Bu boşaltma dediğim o gece ilk reflekste 4-5 dakika sürüyordu. Öyle başladı ve sonraki gecelerde de bunu dinledim baktım ve 15 saniyeye inmişti. Ertesi günde bu bir kaç saniyeye indi yani anlık gibi oldu. (Sifon çekme sifon itme gibi, akciğer dışa sifonlanıyor gibi hissediyorsun. Tam bir sifonlanma hissi. Akciğer neredeyse gırtlağa çıkmış gibi oluyor )
Yani şunu yaşadım
Nefes darlığına hiç karışma vücut işini yapıyor çünkü senin akciğer kapasiten 10 dakika önce tam nefes alıyordu ve o halde bu olan diyafram kalp akciğer üçlüsünün doğal bir refleksi uyumu olmalı ,vücudun bir bildiği vardır dedim. Darlıkta solumadım ,solumaya zorlamadım. Solumak istesem de direndim
Yani sonuç olarak nefes darlığının diyaframın akciğerin nefesini boşaltma yani dışa sifonlama itme işine karışıp onu durdurma ve bu durumda nefes almaya yani nefes boşalırken nefes almaya çabalama ve bu anlamda diyaframı zorlama olduğu sonucuna vardım.. Bunu tabi yukarıda dediğim gibi çok yavaş yapabildiği durumlarda sanırım hissediyoruz. Yine benim anladığım akciğer kalp diyafram tam o süreçte üçünden biri ya yorgun ve dinlendiriliyor ya tamir ediliyor ya sinir sistemi tarafından bakım yapılıyor onun gibi bir şey oluyor ..
Bu beni insan nefese hiç mi karışmamalı yani ağızdan burundan hiç mi solumamalı mı? Solunum tamamen diyaframın işi mi ve bu otomatik mi oluyor yani merkezi sinir sistemi mi yapıyor sorgusuna götürdü. Resmen diyafram kalp gibi mi? çalışıyor dedim kendi kendime.. (EK NOT : Şimdi öyle düşünmüyorum artık bunu da gördüm. Sanırım emin değilim ama diyafram ve akciğer iki ayrı kasılma yapabiliyor. Bu böyle değilse başka ama ona benzer bir şey. Akciğerin açık kapasitesine eş solunum önemli bence)
Her neyse dediğim durumu yani solumayı diyafram otomatik yapıyor da biz soluyoruz mu zannediyoruzu test ettim..
2-3 saat nefes tutup yani ağızdan burundan nefes almamaya çalışıp durdum baktım. Diyaframın itme çekmelerini bekledim gözledim ne oluyor baktım..
Bu durumda nefes darlığının çok kolay yönetildiğini gördüm.
Diyafram ya akciğer tam boşalınca mı devreye giriyor ya da kalp durunca devreye giriyor bilmiyorum, bir sınır bir şey var, .. Bunları denerken içimde bir güvenlik butonu gibi bir an ve diyaframa tam güven duydum. Yani şuan benzer bir şey. Bir tür kas komutu bir bağlantı bir an var ve pat diye devreye giriyor. Bunu bir güvenlik manivelası gibi buldum ona güvendim.
Yani yukarıdaki olaylardan sonra diyaframa güvendim (Yanlış mı doğru mu bilmiyorum olanı söylüyorum)
Onun otomatik nefes alacağına kalbi durdurmayacağına güvendim.
Yatıp resmen solumadığım zamanlar oldu ve bu ölen insanın canlanması gibi sarsılarak nefes alarak tekrar solunumla bile vücudun nefese devam ettiğini gördüm. Bu diyaframın otomatik devreye girişimi yoksa kalp mi duruyor çalıştırıyor bilmiyorum ikisinden biri ama duruyorsa da tekrar çalıştırdığına, durmuyorsa öyle devreye girdiğine yüzlerce testle emin oldum.. Bir beş değil.
Yani bu süreçlerde kalbim durdu da diyafram mı çalıştırdı bilmiyorum ama son 4-5 gündür gün içinde ara ara ağız ve burun yoluyla solunumu kesip diyaframın emme basma tulumba gibi kendi nefes çektiği ve ittiği anı defalarca üretip yaşadım ve buna geçit verdim, neler olduğuna baktım. Yani sonuç olarak ben nefes/solunum yoluyla istesen de ölünmeyeceğine karar verdim çünkü en son diyaframı kalp gibi zamanında yerinde otomatik kasılan işini yapan bir şeye benzettim. Bu doğru ya da değil bilmiyorum. Yani solunum konusunda ben de diyaframa tam bir güven oluştu
Tıpkı nefes alma gibi vermeyi de kestim ,bu da diyafram için tam bir itme performansı gözlemem sebep oldu. Diyaframın tam sifonu gibi. Bir saniye de akciğeri iterek boşaltıyor.
Bu süreçte akciğer kapasitem aralıklarla 2 kez arttı ve açıldı ve genişledi. En son sırtıma omzuma değen içime yayılmış gepgeniş bir akciğer hissetmeye başladım
Yattığım yerde bazen ara ara kardiyo yapıyormuş bir solunum ve efor oluşuyor . Ne kadar kilo verdim bilmiyorum ama 3-5 ten az değil yediğim halde ve tamamen yattığım halde
Akciğer tam boşalarak tam temizleniyor.
Bundan emin değilim ama akciğer yüküne göre çok kısa bir sürede de olabiliyor çok çok uzun bir sürede de bence ... Yani tıkalı bir akciğer uzun diğeri kısacık olabilir emin değilim yorumlayamam. Onarım hızıyla da ilgili olabilir ama bu boşaltma bazen hızlı bazen yavaş.
Şimdi akciğerim sönmüştü ve açıldı mı her ne olduysa akciğer bir çarpıntı gibi anlık tam açılıp tam kapanıp kasıldığını hissettim. Kalp atması gibi göğsümde attı. Bunu iki akciğer açılma döneminde yaşadım. Göğsünde top var gibi. Göğsünde akciğeri zaptedemiyorsun . O kadar bir ağırlık tüm gövde sarsılıyor kasılıyor. bu bende akciğer kapalı fonksiyonu geri açtığı için mi oldu bir rutin mi bilmiyorum ve bunu bir kaç kez yaşadım.
Diyaframın tam itme refleksi tam çekme refleksine eşit . Çektiği basınçla itiyor. Nefesi vermez beklersen yani boşaltmazsan hepsini birden bir an da itiyor. Doldurduğu gibi boşaltıyor. Bu da sürekli mi aralı mı bilmiyorum her neyse bu olduğunda sürece uyum sağladım. Bu sürekli değil aralı olabilir ve gece uykuda olabilir ancak ben neredeyse uyuyamıyorum o nedenle gözlemiş olabilirim.
Hızlı nefes almanın tam tersini düşünün ve tam bir hızlı nefes verme
Nefesi vermiyorsun ve diyafram bir itişte itiyor.
Bu ani diyafram itmesi ve kasılmasıyla akciğer boşalırken bazen akciğeri kalp gibi atan bir şey gibi hissetmeni ve göğüste zaptedilmez bir ağırlık gibi hissetmeni sağlıyor ya da diyafram kasıntısı karnı gövdeyi çok aşırı sarsıyor. Bu ikisinden biri oluyor.
Diyaframı tutmayarak tam sifon anını bekleyip (yani sifonu yavaşlatmayıp) birden itmeye izin verirsen apani bir sifon ve o ani nefesi verirken gövden sarsılıyor. Diyafram gücümü üç katına çıkmış hissediyorum alt gövdem diyafram dolu gibi tuhaf bir his.
Ayrıca diyaframın başka kasılma fonksiyonu var mı bilmiyorum çünkü bazen ara ara iki üç kez kasılıp kesiyor. Mesela 60 nefeste 3 defa. Bu farklı bir kasılmamı ve nefes alıp vermenin uzantısı mı emin değilim. Farklı da olabilir.
Diyaframın ara ara farklı atışları ve farklı bir kasılması var gibi,,, bir titreşim
Bunu emin değilim ya kalbe masaj ,gövdede titreşimle yapılan bir düzenleme sarsma vb olabileceğini düşündüm. Kalbe atarken aralıklarla masaj yapıyor olabilir. Bu bazen saatlerce olmuyor bazen dakika 3 kez rutin sürüyor.
Akciğer neredeyse kalp hızında kasılıyor. Kasılıp gevşiyor anlık. Bunu sadece akciğer açılırken arar ara yaşadım, sürekli değil . Çok yüksek efor.
Solumazsan kalp durmuyor
Yani ara ara çok çok güçlü bedeni sarsan/titreten diyafram kasılmaları yaşıyorum
Ara ara akciğerle göğsü sarsan akciğer çarpıntısı yaşadım...
Bilgi vermek paylaşmak istedim. Teşekkürler.
Son düzenleme: