Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Evrim neden yanlış?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,551

tersinim

Yeni Üye
Katılım
25 Mar 2011
Mesajlar
87
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
79


EVRİM NİÇİN YANLIŞ

Her şeyden önce evrim pozitif bilimin gözlem ve deneylerle sınanma şartına uymaz.

Evrimcilerimiz evrimin çok uzun süreçlere ihtiyaç duyduğunu gerekçe göstererek bu yaşamsal sorunu çözmüş kabul ederler.

Gerçekte zaman içinde canlılarda gözlenen değişimler evrim değil canlı gen havuzları dahilinde oluşmuş çeşitlenmelerdir.


Evrim her şeyden öncebaşta termodinamik, maddenin korunumu kanunları olmak üzere tüm doğalkanunlara, bu kanunlara dayanan mantıksal çıkarımlara ve ilkelere terstir
.
Her şeyden önce varlığını devam ettirebilen en basit, en ilkel canlıların dahi korunma, savunma, çevreye uyum - beslenme ve üreme sistem ve mekanizmalarına en baştan eksiksiz sahip olması gerekliliğidir.


Bu özelliklerin her birinin düzen ve sistemler bütünlüğü oluşu rastlantılarla oluştu varsayımı en baştan geçersiz kılar.

Böyle bir oluşuma termodinamiğin ikinci kanunu engeldir.


Düzen ve sistem sahibi yapılar zaman içinde ve kaçınılmaz olarak tersinime uğrarlar.

Tersinimin en büyük nedenlerinden birisi (her ne kadar evrimin en önemli nedeni sayılsa da) kontrolsüz enerji girişleridir.


Enerji girişlerinden ancak yararlanma sistem ve mekanizmalarına sahip canlılar faydalanabilirler. Diğerlerine zararlıdır.

Bu nedenle evrim hipotezinin enerji girişleri gelişmeye dolaysıyla evrime neden oldu iddiası geçersizdir.


Evrimi başka cevap olmadığından mecburen kabulve savunma zorunda kalan ateistler varoluşta açıkça gözlenen düzen ve sistem sahibi yapılar için olmazları olur imkansızları imkanlı yapan uzun zaman varsayımına sığınırlar.

Fakat zaman iddia edildiği kadar uzun değildir.


Dünyamızda ilk canlılığın görüldüğü zamandan bu güne (3,5 milyar yıl) yüz katrilyon saniye,kambriyen döneminden (500 milyon yıl) on iki katrilyon saniye ancak geçmiştir.

Orta büyüklükte çok hücreli bir canlı (örneğin bir insan) kas, kan, sinir, kıkırdak, kan vb çok ve çeşitli olmaküzere ikiyüz trilyon hücreden oluştuğu gerçeği göz önüne alnırsa bu sürecin ne kadar kısa olduğu hemen anlaşılır.


Evrimin gerçek bilimle olan çelişkileri bu kadar değildir.

Burada birkaç gerçeği hatırlatalım.



a)-Canlılarda türlerden türlere geçişin önünde aşılması mümkün olmayan biyolojik engeller vardır. Türlerden türlere geçiş imkansızdır.

b)-Biyoloji kanunlarına göre kullanılmayan, işlevsiz uzuvlar zamanla körelir ve hatta yok olur. Bu bir tersinimdir. Uzuvların kademeli oluşum ve gelişimi imkansızdır.


c)-Canlılar faydalıları seçmezler. Zararlılardan korunurlar. Faydalı mutasyon yoktur.

d)-Tüm canlılar varlıklarını koruma telaş ve savaşındadır.


e)-Yaşam avantajlarını kaybeden canlılar elenirler. Bu bir doğal elenmedir. Doğal seleksiyon yanlıştır.

f)-Üreme canlı türlerinin yenilenme şeklidir. Canlılar bu yolla tersinim sonucu bozulan yapılarını yenilemeye çalışırlar.


g)-Dişiler genç ve sağlıklı olanları (yanigüzelleri) seçerek ırklarını en iyi şekilde aktarımına çabalarlar.

h)-Canlılar zaman içinde değişirler ama bu değişim gen havuzu bilgileri dahilinde genelde az ya da çok NEGATİFTİR.


ı)-Gen havuzları dahilinde zaman içindeki değişimler çeşitlenme nedenidir.

i)-Irklar dar alanda çeşitlenme ve seksüel seçilim sonucu oluşur.


j)-Aynı türden olsalar bile hiçbir canlı tıpatıp birbirlerine benzemez. Eşeyli üreme canlıların inanılmaz sayıda çeşitlenmelerine olanak sağlar.

vb......

 

ozkanates

Yeni Üye
Katılım
25 Kas 2013
Mesajlar
72
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
57
EVRİM NİÇİN YANLIŞ

Her şeyden önce evrim pozitif bilimin gözlem ve deneylerle sınanma şartına uymaz.
Evrimcilerimiz evrimin çok uzun süreçlere ihtiyaç duyduğunu gerekçe göstererek bu yaşamsal sorunu çözmüş kabul ederler.

Gerçekte zaman içinde canlılarda gözlenen değişimler evrim değil canlı gen havuzları dahilinde oluşmuş çeşitlenmelerdir.

Evrim her şeyden öncebaşta termodinamik, maddenin korunumu kanunları olmak üzere tüm doğalkanunlara, bu kanunlara dayanan mantıksal çıkarımlara ve ilkelere terstir
.
Her şeyden önce varlığını devam ettirebilen en basit, en ilkel canlıların dahi korunma, savunma, çevreye uyum - beslenme ve üreme sistem ve mekanizmalarına en baştan eksiksiz sahip olması gerekliliğidir.


Bu özelliklerin her birinin düzen ve sistemler bütünlüğü oluşu rastlantılarla oluştu varsayımı en baştan geçersiz kılar.

Böyle bir oluşuma termodinamiğin ikinci kanunu engeldir.

Düzen ve sistem sahibi yapılar zaman içinde ve kaçınılmaz olarak tersinime uğrarlar.

Tersinimin en büyük nedenlerinden birisi (her ne kadar evrimin en önemli nedeni sayılsa da) kontrolsüz enerji girişleridir.

Enerji girişlerinden ancak yararlanma sistem ve mekanizmalarına sahip canlılar faydalanabilirler. Diğerlerine zararlıdır.

Bu nedenle evrim hipotezinin enerji girişleri gelişmeye dolaysıyla evrime neden oldu iddiası geçersizdir.

Evrimin gerçek bilimle olan çelişkileri bu kadar değildir.

Burada birkaç gerçeği hatırlatalım.


a)-Canlılarda türlerden türlere geçişin önünde aşılması mümkün olmayan biyolojik engeller vardır. Türlerden türlere geçiş imkansızdır.

c)-Canlılar faydalıları seçmezler. Zararlılardan korunurlar. Faydalı mutasyon yoktur.
h)-Canlılar zaman içinde değişirler ama bu değişim gen havuzu bilgileri dahilinde genelde az ya da çok NEGATİFTİR.

h)-Canlılar zaman içinde değişirler ama bu değişim gen havuzu bilgileri dahilinde genelde az ya da çok NEGATİFTİR.

Bunları, gerekçesiz yargılar olmaları sebebiyle atlıyorum.
Gerekçelerini belirtirsen sohbet imkanımız olur.


Evrimi başka cevap olmadığından mecburen kabulve savunma zorunda kalan ateistler varoluşta açıkça gözlenen düzen ve sistem sahibi yapılar için olmazları olur imkansızları imkanlı yapan uzun zaman varsayımına sığınırlar.

Fakat zaman iddia edildiği kadar uzun değildir.

Dünyamızda ilk canlılığın görüldüğü zamandan bu güne (3,5 milyar yıl) yüz katrilyon saniye,kambriyen döneminden (500 milyon yıl) on iki katrilyon saniye ancak geçmiştir.

Orta büyüklükte çok hücreli bir canlı (örneğin bir insan) kas, kan, sinir, kıkırdak, kan vb çok ve çeşitli olmaküzere ikiyüz trilyon hücreden oluştuğu gerçeği göz önüne alnırsa bu sürecin ne kadar kısa olduğu hemen anlaşılır.

Yüz katrilyon saniyenin kısa olduğu sonucuna nasıl vardın, biriminin saniye olmasından dolayı mı.
Herhangi basit bir belgeselde görebiliriz ki fosiller, bu 3,5 milyar yılı detayla betimlemekte.
Soyağaçları (hücre sayısı ve düzeni dahil olmak üzere) ve zaman cetvelleri nizam içinde.

Zamanı yetersiz bulmanın gerekçesini söylersen sohbet imkanımız olur.



b)-Biyoloji kanunlarına göre kullanılmayan, işlevsiz uzuvlar zamanla körelir ve hatta yok olur.

Yerde yaşayan bir canlı için, gözler bir avantaj ve evrimde bir ilerlemedir. Fakat göz sahibi bir kertenkele, karanlık mağaralarda bir besin kaynağı bulursa... gözleri artık bir fayda sağlamazken enerji tüketmeye devam ederler. O halde evrimsel ilerleme, mağaranın dışındayken göz edinmekken, mağara yaşamına geçince o gözlerden kurtulmaktır.

Deniz hayvanları karaya geçince bacaklar oluşturmak gerekti. Bunlardan bir kısmı (balina, yunus, fok, deniz ayısı vb.) yeni kaynaklarla karşılaşınca deniz yaşamına döndüler. Evrimleri de bacaklardan yüzgeçlere dönmeleri oldu. Uçan kuşların, denizdeki yeni besin kaynaklarına yönelince artık kanatta değil yüzgeçte evrimleşmeleri gibi (penguen vb.).



b)Bu bir tersinimdir.

Yeni koşullara uyacak yeni evrimdir.


b)Bu bir tersinimdir. Uzuvların kademeli oluşum ve gelişimi imkansızdır.

Bu iki cümlenin birbiriyle ilgisi yok. İlkini açıkladım, ikincisi için gerekçe belirtirsen sohbet imkanımız olur.


c)-Canlılar faydalıları seçmezler. Zararlılardan korunurlar.

Faydalıyı seçmek ve zararlıdan korunmak aynı yetenek. Fark varsa belirt.


c)-Canlılar faydalıları seçmezler. Zararlılardan korunurlar. Faydalı mutasyon yoktur.

Üçüncü cümlenin ilk ikisiyle alakası yok. Varsa belirt.


d)-Tüm canlılar varlıklarını koruma telaş ve savaşındadır.

Evet, bu bir evrim cümlesi/ifadesi.


e)-Yaşam avantajlarını kaybeden canlılar elenirler. Bu bir doğal elenmedir. Doğal seleksiyon yanlıştır.

Seleksiyon Türkçe'de seçim demek. Elenme ise seçimin sonunda gerçekleşen durum.
Yani doğal seçim, en başarılıları seçer, geri kalanlar (doğal) elenmiş olur.
O halde, seleksiyon ve elenme iki zıt değil, neden-sonuç ilişkisi.


f)-Üreme canlı türlerinin yenilenme şeklidir. Canlılar bu yolla tersinim sonucu bozulan yapılarını yenilemeye çalışırlar.

Hayır, sadece vakti gelince ölürler. Eğer bir türde bu vakit gereğinden fazlaysa, türün mutasyon hızı düştüğünden, doğal seçimle elenirler.


g)-Dişiler genç ve sağlıklı olanları (yanigüzelleri) seçerek ırklarını en iyi şekilde aktarımına çabalarlar.

Hem dişiler hem erkekler, evrime en uygun eşleri seçecek şekilde programlı.
Çünkü eş seçimine aldırmayan türlerde evrim hızı düşer ve doğal seçimle elenirler.

Ayrıca bu da bir evrim ifadesi ve konunla ilgisi yok. Varsa belirt.


ı)-Gen havuzları dahilinde zaman içindeki değişimler çeşitlenme nedenidir.
i)-Irklar dar alanda çeşitlenme ve seksüel seçilim sonucu oluşur.
j)-Aynı türden olsalar bile hiçbir canlı tıpatıp birbirlerine benzemez. Eşeyli üreme canlıların inanılmaz sayıda çeşitlenmelerine olanak sağlar.

Bunlar da evrim ifadeleri, senin konunla ilgisi yok. Varsa belirt.


Belirt.
 

tersinim

Yeni Üye
Katılım
25 Mar 2011
Mesajlar
87
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
79
Bunları, gerekçesiz yargılar olmaları sebebiyle atlıyorum.
Gerekçelerini belirtirsen sohbet imkanımız olur.

Yüz katrilyon saniyenin kısa olduğu sonucuna nasıl vardın, biriminin saniye olmasından dolayı mı.
Herhangi basit bir belgeselde görebiliriz ki fosiller, bu 3,5 milyar yılı detayla betimlemekte.
Soyağaçları (hücre sayısı ve düzeni dahil olmak üzere) ve zaman cetvelleri nizam içinde.

Zamanı yetersiz bulmanın gerekçesini söylersen sohbet imkanımız olur.




Yerde yaşayan bir canlı için, gözler bir avantaj ve evrimde bir ilerlemedir. Fakat göz sahibi bir kertenkele, karanlık mağaralarda bir besin kaynağı bulursa... gözleri artık bir fayda sağlamazken enerji tüketmeye devam ederler. O halde evrimsel ilerleme, mağaranın dışındayken göz edinmekken, mağara yaşamına geçince o gözlerden kurtulmaktır.

Deniz hayvanları karaya geçince bacaklar oluşturmak gerekti. Bunlardan bir kısmı (balina, yunus, fok, deniz ayısı vb.) yeni kaynaklarla karşılaşınca deniz yaşamına döndüler. Evrimleri de bacaklardan yüzgeçlere dönmeleri oldu. Uçan kuşların, denizdeki yeni besin kaynaklarına yönelince artık kanatta değil yüzgeçte evrimleşmeleri gibi (penguen vb.).




Yeni koşullara uyacak yeni evrimdir.



Bu iki cümlenin birbiriyle ilgisi yok. İlkini açıkladım, ikincisi için gerekçe belirtirsen sohbet imkanımız olur.



Faydalıyı seçmek ve zararlıdan korunmak aynı yetenek. Fark varsa belirt.



Üçüncü cümlenin ilk ikisiyle alakası yok. Varsa belirt.



Evet, bu bir evrim cümlesi/ifadesi.



Seleksiyon Türkçe'de seçim demek. Elenme ise seçimin sonunda gerçekleşen durum.
Yani doğal seçim, en başarılıları seçer, geri kalanlar (doğal) elenmiş olur.
O halde, seleksiyon ve elenme iki zıt değil, neden-sonuç ilişkisi.



Hayır, sadece vakti gelince ölürler. Eğer bir türde bu vakit gereğinden fazlaysa, türün mutasyon hızı düştüğünden, doğal seçimle elenirler.



Hem dişiler hem erkekler, evrime en uygun eşleri seçecek şekilde programlı.
Çünkü eş seçimine aldırmayan türlerde evrim hızı düşer ve doğal seçimle elenirler.

Ayrıca bu da bir evrim ifadesi ve konunla ilgisi yok. Varsa belirt.



Bunlar da evrim ifadeleri, senin konunla ilgisi yok. Varsa belirt.



Belirt.

Yazılarının büyük bölümünü bende atlıyorum. Çünkü bilimsel bir değeri yok

Bir kaç cevap yeter.

1)-Evrim gözlenmez tersinim ise BİREBİR gözlenir ve yaşanır.

2)-Faydalı mutasyon yoktur. Tüm mutasyonlar az ya da çok zararlıdır.Bu konuda yüzlerde anıt vardır.

3)-Evrim başta maddenin korunumu ve termodinamik kanunları olmak üzere tüm doğal kanun kural ve ilke ile çelişir.Tersinim ise hiç biriyle çelişmez ve tam bir uyumluluk gösterir.

4)-Canlıların özelliklerini azaltan yok eden işlevsiz kılan tüm değişimler evrim değil tersinimdir. Evrimi doğru tarif ediniz.

5)-Canlılar faydalıları seçmezler zararlılardan korunurlar. Bu gerçek bile evrimi yıkmayan yeter.

6)-Yapılarını yaşam avantajları zayıflayan yok olan canlılar elenir. Buna doğal elenme denir. Doğal elenme doğal seleksiyonun tam karşıtıdır.

7)- Canlılığın ilkeli, azı çoğu yarımı çeyreği olmaz. Tüm canlılar korunmalı, savunmalı, bağışıklık göstermeli, çevreye uyum sağlamalı beslenmeli ve üremelidir.

Aksi halde yaşamlarını ve türlerini devam ettiremezler.

Yani tam, bütün, eksiksiz var olmak zorundadırlar. Bun tüm canlı türleri için geçerlidir.

8)-Tersinim bazı konularda evrimle aynı görüştedir.

9)-Tersinim sadece bilimsel kanıtlara ve bunlara dayanan mantıksal çıkarımlara değer verir. Kanıtlara dayanmayan hayal ürünü çizimlere şöyle oluverdi böyle oluverdi edebiyatına bilimsel değer vermez.

10)-Tersinim ÖNCE KANIT SONRA SONUÇ ilkesini kendine temel alır. Hiç bir öngörüyü, felsefe temelini, inancı ... inkarı mümkün olmayan gerçek kabul etmez.

herhalde bu kadar yeter.
 

ozkanates

Yeni Üye
Katılım
25 Kas 2013
Mesajlar
72
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
57
Yazılarının büyük bölümünü bende atlıyorum. Çünkü bilimsel bir değeri yok

Kısaca belirteyim, ben "bilimsel değeri yok" demedim, "gerekçe belirtmeden yaptığın yargılar"ı bir araya topladım. Sen o gerekçeleri belirtirsen, onlar "gerekçeli" olacak. Konu budur.

1)-Evrim gözlenmez tersinim ise BİREBİR gözlenir ve yaşanır.

Roma tarihini baştan var edip gözlemleyememek, Roma tarihini bilimsel şekilde inceleyemeyiz demek değil. Bilim bir metodoji ve her bilimin kendi metodojisi var. Tarih biliminin de. Matematik bilimi, manyetik dalga diye bir şey olması gerektiğini gösterdiği için, radyo, televizyon, telsiz, radar vs. keşfedildi. Einstain ömründe bir kere labouratuara girmedi, matematik bilimi öyle gösterdiği için izafiyet deneyleri yapıldı. Özetle her bilim gibi evrim ancak kendi metodojisi içinde sorgulanır ve gelişir. Ve evrimin pek çok metodojisi vardır. Fosil kayıtları bunlardan biri.

2)-Faydalı mutasyon yoktur. Tüm mutasyonlar az ya da çok zararlıdır.Bu konuda yüzlerde anıt vardır.

Canlı bedenleri son derece karmaşıktır. Bu kadar karmaşık bir sisteme rastgele müdahaleler yapıldığında, pozitif bir sonuç çıkması, olasılık olarak azdır. Ancak diyelim ki 100 mutasyondan 99'u zararlı ve sadece 1'i yararlı. Bu 99 mutasyon (diyelim ki 100 kuşak sonra) elenerek kaybolur gider. O 1 mutasyon ise artık (diyelim ki 100 kuşak sonra 100 bireye) yayılmıştır.

Sonuç olarak mutasyonların ekseriyatla zararlı olduğu kesindir, bunlar için kanıt göstermeye gerek yok. Fakat "faydalı mutasyon yok, tüm mutasyonlar zararlı" tespiti için nasıl bir kanıt var?

3)-Evrim başta maddenin korunumu ve termodinamik kanunları olmak üzere tüm doğal kanun kural ve ilke ile çelişir.

Mesela?

Tersinim ise hiç biriyle çelişmez ve tam bir uyumluluk gösterir.

Belli koşullar altında ve belli konular için söylenmiş sözleri, olduğu yerden cımbızlayarak çıkarmak ve sanki tüm evrenin açıklamasıymış gibi göstermek gibi geldi bana daha çok. Ama açıklarsan dinlerim.

4)-Canlıların özelliklerini azaltan yok eden işlevsiz kılan tüm değişimler evrim değil tersinimdir. Evrimi doğru tarif ediniz.

Göz ve kanat örneğinden bunu açıkladım. Gerekçesiz yargıyı tekrarlamak yerine örneğim üzerinden açıklama yapabilirsin.

5)-Canlılar faydalıları seçmezler zararlılardan korunurlar. Bu gerçek bile evrimi yıkmayan yeter.

6)-Yapılarını yaşam avantajları zayıflayan yok olan canlılar elenir. Buna doğal elenme denir. Doğal elenme doğal seleksiyonun tam karşıtıdır.

7)- Canlılığın ilkeli, azı çoğu yarımı çeyreği olmaz. Tüm canlılar korunmalı, savunmalı, bağışıklık göstermeli, çevreye uyum sağlamalı beslenmeli ve üremelidir.

Aksi halde yaşamlarını ve türlerini devam ettiremezler.

Yani tam, bütün, eksiksiz var olmak zorundadırlar. Bun tüm canlı türleri için geçerlidir.

Bunlar da aynı. Yargılarını anladım, gerekçesini soruyorum.

8)-Tersinim bazı konularda evrimle aynı görüştedir.

O halde bunları evrimi çürütme listenizde ayrı bir maddeymiş gibi belirtmeyim.
Ve bunlardan bahsetmenizin gerekçesini belirtin ki konu takip edilebilir olsun.

9)-Tersinim sadece bilimsel kanıtlara ve bunlara dayanan mantıksal çıkarımlara değer verir. Kanıtlara dayanmayan hayal ürünü çizimlere şöyle oluverdi böyle oluverdi edebiyatına bilimsel değer vermez.

10)-Tersinim ÖNCE KANIT SONRA SONUÇ ilkesini kendine temel alır. Hiç bir öngörüyü, felsefe temelini, inancı ... inkarı mümkün olmayan gerçek kabul etmez.

Zaten ben de bahsettiğiniz bilimsel kanıtları ve bunlara dayanan mantıksal çıkarımları soruyorum.
Eğer paylaşırsanız sohbet imkanımız olacak.

herhalde bu kadar yeter.

?
 

tersinim

Yeni Üye
Katılım
25 Mar 2011
Mesajlar
87
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
79
Kısaca belirteyim, ben "bilimsel değeri yok" demedim, "gerekçe belirtmeden yaptığın yargılar"ı bir araya topladım. Sen o gerekçeleri belirtirsen, onlar "gerekçeli" olacak. Konu budur.



Roma tarihini baştan var edip gözlemleyememek, Roma tarihini bilimsel şekilde inceleyemeyiz demek değil. Bilim bir metodoji ve her bilimin kendi metodojisi var. Tarih biliminin de. Matematik bilimi, manyetik dalga diye bir şey olması gerektiğini gösterdiği için, radyo, televizyon, telsiz, radar vs. keşfedildi. Einstain ömründe bir kere labouratuara girmedi, matematik bilimi öyle gösterdiği için izafiyet deneyleri yapıldı. Özetle her bilim gibi evrim ancak kendi metodojisi içinde sorgulanır ve gelişir. Ve evrimin pek çok metodojisi vardır. Fosil kayıtları bunlardan biri.



Canlı bedenleri son derece karmaşıktır. Bu kadar karmaşık bir sisteme rastgele müdahaleler yapıldığında, pozitif bir sonuç çıkması, olasılık olarak azdır. Ancak diyelim ki 100 mutasyondan 99'u zararlı ve sadece 1'i yararlı. Bu 99 mutasyon (diyelim ki 100 kuşak sonra) elenerek kaybolur gider. O 1 mutasyon ise artık (diyelim ki 100 kuşak sonra 100 bireye) yayılmıştır.

Sonuç olarak mutasyonların ekseriyatla zararlı olduğu kesindir, bunlar için kanıt göstermeye gerek yok. Fakat "faydalı mutasyon yok, tüm mutasyonlar zararlı" tespiti için nasıl bir kanıt var?



Mesela?



Belli koşullar altında ve belli konular için söylenmiş sözleri, olduğu yerden cımbızlayarak çıkarmak ve sanki tüm evrenin açıklamasıymış gibi göstermek gibi geldi bana daha çok. Ama açıklarsan dinlerim.



Göz ve kanat örneğinden bunu açıkladım. Gerekçesiz yargıyı tekrarlamak yerine örneğim üzerinden açıklama yapabilirsin.



Bunlar da aynı. Yargılarını anladım, gerekçesini soruyorum.



O halde bunları evrimi çürütme listenizde ayrı bir maddeymiş gibi belirtmeyim.
Ve bunlardan bahsetmenizin gerekçesini belirtin ki konu takip edilebilir olsun.



Zaten ben de bahsettiğiniz bilimsel kanıtları ve bunlara dayanan mantıksal çıkarımları soruyorum.
Eğer paylaşırsanız sohbet imkanımız olacak.



?

Roma tarihinden bahsetmişsiniz de Romalıların tersinime uğradıklarını yani o dönemin muhteşem uygarlığından günümüze sadece YIKINTILARIN kaldığını niçin göremiyorsunuz? Evrimleşen tek şeyin bilim olduğunu nasıl anlayamıyorsunuz?

Yapılar ne kadar karmaşıklaştıkça tersinim olasılığı o kadar çoğalır ve güçlenir.

Canlı bedenleri inanılmaz derecede kompleks yapılardır.

Eğer korunma savunma bağışıklık çevreye uyum sistem düzen ve mekanizmaları en baştan sahip olmasalardı yaşamaları ve üremeleri imkansız olurdu.

Anlayacağınız tüm canlılar en baştan eksiksiz var olmak zorundadırlar. Buda evrimin yanlış olduğunu gösterir.

Mutasyonların TÜMÜ AZ YADA ÇOK zararlıdır.

Örneğin mutasyon nedenlerinden en bilineni radyasyonlardır.

Zararları saymakla bitmez. Bir tane faydasını yazar mısınız?

Termodinamik yasaları hakkında çok güzel yazılar var. Bu yazıları tarafsız gözlerle yorumlarsanız ufkunuz bir parça daha açılacaktır.

Evrimle tersinimi karıştırmamanızı öneririm.
 

ozkanates

Yeni Üye
Katılım
25 Kas 2013
Mesajlar
72
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
57
Roma tarihinden bahsetmişsiniz de Romalıların tersinime uğradıklarını yani o dönemin muhteşem uygarlığından günümüze sadece YIKINTILARIN kaldığını niçin göremiyorsunuz? Evrimleşen tek şeyin bilim olduğunu nasıl anlayamıyorsunuz?

Roma evrimleşti ve bugünkü Avrupa'nın bir parçası oldu.
Roma > Avrupa denklemi değil Eski Roma < Yeni Avrupa.
Anafikir türlerin yok olmayacağı değil, daha gelişkin türlere dönüşeceği.

Yapılar ne kadar karmaşıklaştıkça tersinim olasılığı o kadar çoğalır ve güçlenir. Canlı bedenleri inanılmaz derecede kompleks yapılardır.

Bu kısmın herhangi bir şey ile ilgisi yok.

Eğer korunma savunma bağışıklık çevreye uyum sistem düzen ve mekanizmaları en baştan sahip olmasalardı yaşamaları ve üremeleri imkansız olurdu. Anlayacağınız tüm canlılar en baştan eksiksiz var olmak zorundadırlar. Buda evrimin yanlış olduğunu gösterir. Mutasyonların TÜMÜ AZ YADA ÇOK zararlıdır.
Bunlar belirtildi. İlk sözü tekrar yerine cevaba cevap verirseniz sohbet imkanımız olur.

Örneğin mutasyon nedenlerinden en bilineni radyasyonlardır. Zararları saymakla bitmez. Bir tane faydasını yazar mısınız?
Yüksek miktarda alındığında radyasyon ölümcüldür. Çünkü DNA zincirlerinde değişikliklere sebep olarak, vücut düzeninden farklı hücreler oluşturur. Bunlar üreyince "kanser oldu" deriz. Düşük dozlarda alındığındaki süreç yine aynıdır ancak ölümcül sonuçlar nadiren oluşur. Ve bizler, hepimiz zaten radyasyon alıyoruz çünkü yerküre radyasyon yayar. Ancak dozaj düşük olduğundan, onu kanserin pek çok sebebinden biri olarak hafifçe hissedilir.

Mutasyonların iki kaynağı var. Birincisi, hücrenin kendini çoğaltması sırasında, kopyalama prosesindeki aksamaların, gen dizilimlerinde minik değişiklikler yapması. İkincisi de doğadaki radyasyonun gen zincirindeki atomik bağları kopartarak minik değişikliklere sebep olması.

Bahsedildiği üzere, her ikisi de çoğunlukla zararlıdır. Diyelim ki 99 zararlı mutasyona karşı ancak 1 faydalı mutasyon olsun (bir milyona bir de diyebiliriz, farketmez). Zararlı mutasyonlar, doğal seleksiyonda elenerek ortadan kaybolur. O halde sonraki kuşakların olduğu yerden bakarsak, 100 adet mutasyon değil sadece 1 mutasyon vardır. Çünkü sadece o 1 tanesi gelecek kuşaklarda var olur. Bu işlemin milyonlarca kere tekrarlanmasıyla, türler yavaş yavaş değişir ve, ortama daha başarılı adapte olmuş daha karmaşık yeni türler ortaya çıkar.

Termodinamik yasaları hakkında çok güzel yazılar var. Bu yazıları tarafsız gözlerle yorumlarsanız ufkunuz bir parça daha açılacaktır.

Evrimle tersinimi karıştırmamanızı öneririm.
Karışan bir yer varsa belirtin.
 

tersinim

Yeni Üye
Katılım
25 Mar 2011
Mesajlar
87
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
79
Roma evrimleşti ve bugünkü Avrupa'nın bir parçası oldu.
Roma > Avrupa denklemi değil Eski Roma < Yeni Avrupa.
Anafikir türlerin yok olmayacağı değil, daha gelişkin türlere dönüşeceği.

Bu kısmın herhangi bir şey ile ilgisi yok.

Bunlar belirtildi. İlk sözü tekrar yerine cevaba cevap verirseniz sohbet imkanımız olur.

Yüksek miktarda alındığında radyasyon ölümcüldür. Çünkü DNA zincirlerinde değişikliklere sebep olarak, vücut düzeninden farklı hücreler oluşturur. Bunlar üreyince "kanser oldu" deriz. Düşük dozlarda alındığındaki süreç yine aynıdır ancak ölümcül sonuçlar nadiren oluşur. Ve bizler, hepimiz zaten radyasyon alıyoruz çünkü yerküre radyasyon yayar. Ancak dozaj düşük olduğundan, onu kanserin pek çok sebebinden biri olarak hafifçe hissedilir.

Mutasyonların iki kaynağı var. Birincisi, hücrenin kendini çoğaltması sırasında, kopyalama prosesindeki aksamaların, gen dizilimlerinde minik değişiklikler yapması. İkincisi de doğadaki radyasyonun gen zincirindeki atomik bağları kopartarak minik değişikliklere sebep olması.

Bahsedildiği üzere, her ikisi de çoğunlukla zararlıdır. Diyelim ki 99 zararlı mutasyona karşı ancak 1 faydalı mutasyon olsun (bir milyona bir de diyebiliriz, farketmez). Zararlı mutasyonlar, doğal seleksiyonda elenerek ortadan kaybolur. O halde sonraki kuşakların olduğu yerden bakarsak, 100 adet mutasyon değil sadece 1 mutasyon vardır. Çünkü sadece o 1 tanesi gelecek kuşaklarda var olur. Bu işlemin milyonlarca kere tekrarlanmasıyla, türler yavaş yavaş değişir ve, ortama daha başarılı adapte olmuş daha karmaşık yeni türler ortaya çıkar.

Karışan bir yer varsa belirtin.


99 zararlının içinden bir faydalının (o da varsa) olumlu etkisini görüp de 99 zararlının olumsuz etkisini görmemek evrimcilere özel bir mantık hastalığı olmalı

Kaldı ki o da yok.

Yazdıklarınız kanıtlara dayanmayan evrimcilere özel şöyle oldu böyle oldu edebiyatı.

Doğal seleksiyon diye bir şey yok doğal elenme var. İkisini aynı şey zannediyorsunuz ama birbirlerinin tam karşıtlarıdır.

O kadar yazının içinde bir tane kanıt gösterse idiniz daha makbule geçerdi.

Canlılardaki tüm değişimleri evrim zannetmeniz en büyük karıştırmanızdır.
 

ozkanates

Yeni Üye
Katılım
25 Kas 2013
Mesajlar
72
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
57
99 zararlının içinden bir faydalının (o da varsa) olumlu etkisini görüp de 99 zararlının olumsuz etkisini görmemek evrimcilere özel bir mantık hastalığı olmalı

Niye görmeyeyim ki, anlatıyorum işte.
Görmeyen ben değil, doğal seleksiyon sebebiyle sonraki kuşaklar.

Kaldı ki o da yok.

Yazdıklarınız kanıtlara dayanmayan evrimcilere özel şöyle oldu böyle oldu edebiyatı.

Yargı cümleleri.

O kadar yazının içinde bir tane kanıt gösterse idiniz daha makbule geçerdi.

Bahsetmiştim, genel görüşe karşı duran sizsiniz.
Bir fikriniz olduğuna göre, o fikrin nereden geldiğini bilmek de size düşer.

Doğal seleksiyon diye bir şey yok doğal elenme var. İkisini aynı şey zannediyorsunuz ama birbirlerinin tam karşıtlarıdır.

Canlılardaki tüm değişimleri evrim zannetmeniz en büyük karıştırmanızdır.

Tartışıldı. İlk cümleyi tekrarlamak yerine, cevaba cevap verirseniz sohbet imkanımız olur.
 

tersinim

Yeni Üye
Katılım
25 Mar 2011
Mesajlar
87
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
79
Niye görmeyeyim ki, anlatıyorum işte.
Görmeyen ben değil, doğal seleksiyon sebebiyle sonraki kuşaklar.



Yargı cümleleri.



Bahsetmiştim, genel görüşe karşı duran sizsiniz.
Bir fikriniz olduğuna göre, o fikrin nereden geldiğini bilmek de size düşer.



Tartışıldı. İlk cümleyi tekrarlamak yerine, cevaba cevap verirseniz sohbet imkanımız olur.

Yeni şeyler daima eskilere karşıdır.Eskiler yenilere daima şüphe gözüyle bakıp genelde ret ederler.

Çoğunluğun her zaman doğru düşündüğünü gerçeklere ulaştığını zannetmek en büyük yanılgıdır.

Tersinim güdümlü bilim mantığına ve öngörülerine karşı çıktığı için tersinimdir.

Unutmayın.

Galileo dünyayı tepsi gibi düz zanneden çoğunluğa karşı gerçeği savunduğu için GALİLEO oldu.
 

ozkanates

Yeni Üye
Katılım
25 Kas 2013
Mesajlar
72
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
57
Yeni şeyler daima eskilere karşıdır.Eskiler yenilere daima şüphe gözüyle bakıp genelde ret ederler.

Çoğunluğun her zaman doğru düşündüğünü gerçeklere ulaştığını zannetmek en büyük yanılgıdır.

Tersinim güdümlü bilim mantığına ve öngörülerine karşı çıktığı için tersinimdir.

Unutmayın.

Galileo dünyayı tepsi gibi düz zanneden çoğunluğa karşı gerçeği savunduğu için GALİLEO oldu.

Galileo, gelişmiş teleskopları keşfetti ve bunların verilerini sundu.
"Siz bana karşısınız demek ki yanlışsınız" ile durumu idare etmedi.
 

Yeni Konular

Üst