F
faust
Ziyaretçi
Bu yasa ABD’de ders kitaplarının pek çoğunda evrim kuramına ilişkin bir konunun olmamasına yol açar. Yayınevleri köktendincilerin öfkesini üzerlerine çekmekten korkmuşlardı. Bu durum 35 yıl sürdü. Evrim kuramının yeniden ders kitaplarına girerek okutulması ancak 1960 yılında gerçekleşebildi. Sovyetlerin Sputnik uydusunu yapması, dünya çevresinde dönerek yere inmesi ve bilimsel üstünlüğün ele geçirmesi ile başlayan “uzay yarışı” bu konuda etkin bir rol de oynamıştı. Sonunda Butler yasası bu olaydan yedi yıl sonra da yürürlükten kaldırıldı…
Yaratılışçılar yine boş durmuyordu. Bu kez, bilimin yaratılışı desteklediğini ileri sürüyorlar ve tıpkı Butler yasasına benzer bir yasanın tüm eyaletlerin yasama meclisleri tarafından kabul edilmesini istiyorlardı. Yaptıkları pek çok girişim başarız kaldıktan sonra bu kez 1990′lı yılların sonunda Kansas eyaletinde benzer bir yasanın geçmesini sağladılar. Kansas’taki Eyalet Eğitim Kurulu, evrimin okullarda fen müfredatından kullanılması yönünde oy kullandılar. Gerekçeleri; evrim kuramının gençlere zarar verebileceği ve Kansas’ı gülünç duruma düşürebileceği…idi. Oluşan tepkiler kararın geri döndürülmesine yol açmış, yeniden yapılan oylama sonucu yaratılışçılar bu amaçlarına da ulaşamamışlardı. Yaratılışçılar hala boş durmamaktadır. Bu kez dinsel söylemlerini bilimsellik maskesi ardına gizlemekte, siyasi girişimler yoluyla ve kamuoyu baskısını da yanlarına alarak okullara, bilim derslerine sızma taktiklerine devam etmektedirler.
Bilim sadece dinsel bağnazlık tarafından değil, ideolojik bağnazlık tarafından da zaman zaman da olsa tehdit edilebilmektedir. ABD’de yaşanan durumun bir başka benzeri de SSCB’de yaşanmıştır. Doğa olaylarının nasıl gerçekleştiğinin ve mekanizmalarının anlaşılması sadece dinsel inançların dayatması yoluyla değil, ideolojik saplantılar yoluyla da engelenebilmektedir.
SSCB’de tarım uzmanı olan T.D.Lizenko, Mendel genetiğinin ( kalıtsal özellikler bireyin yaşamı sırasında edinilmezler) kendi ideolojilerine aykırı geldiğini öne sürüp Lamark tarafından dile getirilmiş kuramı ( yaşam boyunca edinilen özellikler kalıtlaşarak diğer bireylere geçer) tohum çimlenmesi ve tahıl üretimine uygulamaya kalkışmış ve hüsranla karşılaşmıştır. Lizenko bilime ( evrime ) aykırı bir şekilde, kış buğdayını bahar buğdayının yetişebileceği daha ılıman bölgelerde, bahar buğdayını da arktik bölgelerde yetiştirmeye çalışmıştır. Bu konuda önce Stalin’i, daha sonra Kruşçev’i ikna ederek, S.S.C.B.’nin tarım politakalarının alt üst olmasına yol açmışırı. Mendel düşüncesi “gerici ve gözden düşmüş” olarak niteleniyordu. Dünyanın başka yerlerindeki araştırmalar Mendel Genetiği üzerinde yapılırken SSCB’de Mendel kuramını savunanlar halk düşmanı ilan edilmişti.
Bilime böylesine ideolojik yaklaşım da Sovyetlerin özellik tarım politikalarında başarısızlığa uğramasına Sovyet Biliminin bu alanda yozlaşmasına ve gerilemesine neden olmuştu. O zamana kadar yasak olan Mendel Genetiğinin okullarda okutulma kararı,Lizenko’nun 1964 yılında Sovyetler Birliği biyoloji bölümü üzerindeki etkinliğini yitirmesiyle sona ermiştir.
Evrim ancak bir bilim sistematiği içinde ele alındığında anlaşılabilir. Dinsel ve ideolojik her türlü önyargı konuyu içinden çıkılmaz bir hale getirebilmektedir. Bilinmelidir ki, Lizenko ölmüş olsa da, onun önyargılı çabaları, bilimin aydınlatıcı ışığını karartmak isteyen bağnaz çevrelerde hala yaşamaya devam etmektedir.
Ömer MEREV
Yaratılışçılar yine boş durmuyordu. Bu kez, bilimin yaratılışı desteklediğini ileri sürüyorlar ve tıpkı Butler yasasına benzer bir yasanın tüm eyaletlerin yasama meclisleri tarafından kabul edilmesini istiyorlardı. Yaptıkları pek çok girişim başarız kaldıktan sonra bu kez 1990′lı yılların sonunda Kansas eyaletinde benzer bir yasanın geçmesini sağladılar. Kansas’taki Eyalet Eğitim Kurulu, evrimin okullarda fen müfredatından kullanılması yönünde oy kullandılar. Gerekçeleri; evrim kuramının gençlere zarar verebileceği ve Kansas’ı gülünç duruma düşürebileceği…idi. Oluşan tepkiler kararın geri döndürülmesine yol açmış, yeniden yapılan oylama sonucu yaratılışçılar bu amaçlarına da ulaşamamışlardı. Yaratılışçılar hala boş durmamaktadır. Bu kez dinsel söylemlerini bilimsellik maskesi ardına gizlemekte, siyasi girişimler yoluyla ve kamuoyu baskısını da yanlarına alarak okullara, bilim derslerine sızma taktiklerine devam etmektedirler.
Bilim sadece dinsel bağnazlık tarafından değil, ideolojik bağnazlık tarafından da zaman zaman da olsa tehdit edilebilmektedir. ABD’de yaşanan durumun bir başka benzeri de SSCB’de yaşanmıştır. Doğa olaylarının nasıl gerçekleştiğinin ve mekanizmalarının anlaşılması sadece dinsel inançların dayatması yoluyla değil, ideolojik saplantılar yoluyla da engelenebilmektedir.
SSCB’de tarım uzmanı olan T.D.Lizenko, Mendel genetiğinin ( kalıtsal özellikler bireyin yaşamı sırasında edinilmezler) kendi ideolojilerine aykırı geldiğini öne sürüp Lamark tarafından dile getirilmiş kuramı ( yaşam boyunca edinilen özellikler kalıtlaşarak diğer bireylere geçer) tohum çimlenmesi ve tahıl üretimine uygulamaya kalkışmış ve hüsranla karşılaşmıştır. Lizenko bilime ( evrime ) aykırı bir şekilde, kış buğdayını bahar buğdayının yetişebileceği daha ılıman bölgelerde, bahar buğdayını da arktik bölgelerde yetiştirmeye çalışmıştır. Bu konuda önce Stalin’i, daha sonra Kruşçev’i ikna ederek, S.S.C.B.’nin tarım politakalarının alt üst olmasına yol açmışırı. Mendel düşüncesi “gerici ve gözden düşmüş” olarak niteleniyordu. Dünyanın başka yerlerindeki araştırmalar Mendel Genetiği üzerinde yapılırken SSCB’de Mendel kuramını savunanlar halk düşmanı ilan edilmişti.
Bilime böylesine ideolojik yaklaşım da Sovyetlerin özellik tarım politikalarında başarısızlığa uğramasına Sovyet Biliminin bu alanda yozlaşmasına ve gerilemesine neden olmuştu. O zamana kadar yasak olan Mendel Genetiğinin okullarda okutulma kararı,Lizenko’nun 1964 yılında Sovyetler Birliği biyoloji bölümü üzerindeki etkinliğini yitirmesiyle sona ermiştir.
Evrim ancak bir bilim sistematiği içinde ele alındığında anlaşılabilir. Dinsel ve ideolojik her türlü önyargı konuyu içinden çıkılmaz bir hale getirebilmektedir. Bilinmelidir ki, Lizenko ölmüş olsa da, onun önyargılı çabaları, bilimin aydınlatıcı ışığını karartmak isteyen bağnaz çevrelerde hala yaşamaya devam etmektedir.
Ömer MEREV
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.