Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Fenomen/Numen Bagi/Iliskisi

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 3,900
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
E. Kant'tan sonra felsefe hem bilimsel, hem inancsal; hem gozlem, hem akilcilik temelinde bir zihinsel devrim yasamistir.

E.Kant'in dusuncesinin farklilastigi ana nokta;

Ya, sunum objeyi mumkun kilar;

Ya da obje sunumu mumkun kilar.

Farklilasmasiydi.

Burada hem idealist, hem de materyalist bir fark vardi. Yalniz, bu fark disindaki baska bir fark, gozlem veya akil farkiydi.

Once akil farkina bakalim;

Eger obje sunumu mumkun kilarsa (materyalizm), burada objeye bir akil yuklenmis olur.

Eger sunum objeyi mumkun kilarsa, burada da sunuma bir akil yuklenmis olur.

Demekki, yukarda fark gibi gorunen, materyalizm ve idealizm akilcilikta birlesmektedir.

Iste bu birliktelik, yuzyillardir, suregelen madde/dusunce tartismasini akilcilik temelinde sona erdirmistir.

Ozaman geriye, dusuncenin; bilimsel mi, inancsal mi farkini ortaya konmasi kalir.

Bu temelde de Kant, bir cesit ontolojik tabani gozlem temeline indirgeyerek, bilim ve bilimselligin alanini farkli kilmistir.
Iste bundan sonra, bilimin alani gozlem olarak saptanmistir. Yani gozlemlenenin ne oldugu konusu, bilim ve bilimsellik adina onemi yitirmis, bilim, bilimsellikte yeni bir cag acilmistir.

Gerci, fenomenin ne oldugunu kesin olarak ortaya koyma tartismasi, felsefenin metafiziginin ontolojisinde devam edegelmistir.

Iste epistemoloji de, ontolojiden tam burda farklilasir ve felsefe bilimsel ve inancsal olarak iki farkli dala ayrilir.

Ontolojik tabanda, obje ve sunum bir cesit, diyalektik materyalizm ile birlestirilmis; sunum ise idealizme kalmistir ve bilindigi gibi idealizme gore objeyi sunan tanridir, yaraticidir.

Iste Kant, bu temelde numeni gelistirememis ve numeni yaraticiya bahsetmistir.

Halbuki daha sonra bilhassa bilimin gozlem gelismesi ve konusu, numeni zihin felsefesine tasimis ve dusunce ve kavram zihin felsefesinin urunu halini almistir.

Peki, bu temelde bilime verilen fenomen tabani ile, yaraticiya verilen numen tabani nasil bir iliski icinde degerlendirilecektir.

Metafizigin, ontolojisini ve teolojisini bir tarafa birakip, sorumuza epistemolojik bir cevap ararsak; fenomen numen bagini da cok acik olarak algilamis oluruz.

Gozlem bilimin temelidir ve gozlemlenen fenomendir, peki bu gozlemin ortaya cikardigi, soyutlama, yani teori, tez v.s. nedir?

Iste burada numen devreye girer. Yani bilimin soyutu. Burada da bilindigi gibi en son bilimin soyutu olan yasalari, kanunlari Hawking, Tanriya baglamistir. Yani Kant'in obje sunumunun yaraticisini bulmustur.

Halbuki taban ister ontolojik, ister teolojik, ister epistemolojik alinsin; eger insanoglu olarak alinirsa, hem yaratici varligini kaybeder, hem fenomen gozlemleyen ve gozlemlenen olarak farklilasir, hem de numenin bir insanoglu zihin urunu oldugu ortaya cikar.

Yani fenomen gozlem verendir ve neomen gozlemi olmayandir, yani tum zihin felsefesinin kapsamina giren ogelerdir. Bunlarin basinda, dusunce, algi, bilinc, farkindalik ve buna paralel olarak kavramsal ogeler (dil, felsefe, bilimin tum soyutlari, etik kurgular, inanclar, hayal gucu, idealler v.s.) ortaya cikar.

Iste eger her turlu taban insanoglu olarak algilanirsa, hem fenomen (insanin kendisi ve algiladigi hersey), hem gozlem, hem de numen temelli bilimin her turlu soyutu (teori v.s.) ortaya cikar.

Zaten sonucta, felsefeyi de, metafizigi de, onun dallari ontoloji, teolojiyi de, etigi de, epistemolojiyi de, felsefenin diger dallarini da, bilimi ve dallarini da, inancsallari da, bilimselleri de, dili de ve akla gelen her seyi de ortaya koyan insanogludur. Insanoglu da, diger hersey gibi fenomen olarak gozlem verir. Buradaki fark; insanoglunun sadece gozlem veren fenomen degil; ayni zamanda soyutlamayi veren numen de olmasidir.

Iste o yuzden farklardan olusan insanoglu soyutlamasi(numen) ile hem kendini fenomen olarak gozleme tabi tutar,hem de algiladigi diger her turlu fenomeni.

Iste akilciligin birlestirdigi ontoloji, epistemolojinin gozleminde tam da insandisina cikar. Cunku akil, gozlemi dusunceye tasimak yerine, aklin inandigi dogrusunu dusunceye tasir ve bunu da sistem ve duzen haline getirmeye ve somutlamaya yonelir. Bu da hem metafizik, hem de etik olarak insanoglu turunun kendi bunyesindeki ayrismasi, tartismasi ve bir biriyle dogruluk mucadelesi demektir.

Iste bilimsellik, aklin bu ayrimciligini; gozlemi test edilebilir ve yine gozlem ile yanlislanabilirlige tasiyarak, hem aklin tartismasini onler, hem surekli suregelen gozlem sureci temelinde bilimselligin ufkunu ve onunu, aklin yaptigi gibi, kapatmaz, sabitlemez.

Iste bu temelde, fenomenin ne oldugunun da bir onemi kalmamaktadir. Onemli olan numenin, soyutlamanin bilimsel mi, inancsal mi; akilci mi, gozlemci mi oldugu farkidir.

Eger bu fark yeteri kadar algilanmazsa, epistemolojinin bilim ve bilimselligi inancla bezenmis olur.

Eger bilim, bilimsellik ve bilimsel metoddan yana isek; o zaman epistemolojik olarak neyin bilimsel, neyin inancsal oldugunu iyi algilamak ve bu konuda bilinclenmek ve farkina varmak gerekir.

Yoksa, epistemoloji de yuzyillardir metafizigin ve etigin inancsalligina mahkumiyeti gibi, bilimsellige degil de; inancsalliga mahkum olur. Cunku akil genelde bencildir ve her zaman merakli ve tatmin olmak pesindedir. Bu da ister istemez inancsalligin ve aklin bir dogruya kendini inandirmasinin bir kapisidir.

Oyuzden aklimizi, dusuncemizi, tum soyutlamamizi, numenal olarak insanlastirmak ve evrensellestirmek istiyorsak; bilim, bilimsellik ve bilimsel metodun disinda bir soyutlama yapmayalim. Yapilirsa bile, bunun askida olacagini ya gozlem ile olgulasacagini, ya da yanlislanabilecegini ve olgulasmadan da, bilimsel olamiyacagini bilincli olarak algilayalim. Yoksa inancsallik her an kapimizi calar.

Boyle bir inancsalligin tuzagina dussek bile, bunu bir an evvel bilimin gozlemine tasiyalim ve dogruluguna inandigimiz hipotezin, teori olarak test edimini gerceklestirelim. Yine bilelim ki bu teori yanlislanabilir. Aksi, bilimin sabitlenmesidir ve inanca mahkumiyetidir.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Fenomen/Numen Bagi, Iliski mi/Celiski midir?

Konuya aciklik getirmeden once, kullanilan kavramlarin konu ile ilgili aciklamasini yapmak gerekir.

Fenomen, goruntu veren bir yapiya sahiptir.

Numen, goruntu vermeyen (zihinsel) bir yapiya sahiptir.

Insanoglu disinda kalan ve insanogluna goruntu veren baska hic bir numenal yapiya sahip olan bir fenomenal yapi yoktur.

Ali ile masayi ele alalim.

Masa Aliye, fenomenal bir goruntu verir ve Ali, masayi fenomenonumenal yapisi ile algilar.

Ali masaya bir goruntu vermez, cunku masanin yapisi sadece fenomenal bir yapidir ve masanin numenal bir yapisi yoktur.

Simdi, masa yerine Veli'yi ele alalim.

Ali, veli'ye fenomenal bir goruntu verir, veli'yi numenal olarak algilar.

Ayni sey, veli icin de gecerlidir.

Simdi Ali ile veli arasindaki fenomenal ve numenal iliskiyi (celiski yi?) ortaya koyalim.

Ali, kendi numenal yapisi ile, velinin fenomenal yapisini gozlemler.
Veli de, kendi numenal yapisi ile Ali'nin fenomenal yapisini gozlemler.

Ylniz buradaonemli bir ayrinti mevcuttur. Bu ayrinti da, Ali ile Veli'nin numenal yapilarinin ayni degil, farkli olusudur.

Ali aslinda, kendi gozlem vermeyen, numenal yapisi ile, Veli'nin fenomenal yapisini gozlemlerken, Veli'nin fenomenal yapisini mi, yoksa numenal yapisini mi degerlendirmektedir?

Eger numenal yapisini degerlendiriyorsa, goruntu vermeyen bu yapiyi degerlendirmesi nasil mumkun olabilir?

Eger fenomenal yapisini degerlendiriyorsa, bu degerlendirme Veli'nin numenal yapisi (dile getirdikleri, davranislari) degil midir?

Peki aslinda ortada nasil bir iliski (celiski?) vardir.

Burada gozden kacan durum sudur. Ali, kendi gozlem vermeyen numenal yapisi ile, Veli'yi degerlendirirken, bu degerlendirmeyi veli'nin numenal yapisi uzerine yapmakta, ama; veli'nin fenomenal yapisina iletmektedir.

Yani Ali, hem kendisinin, hem de veli'nin goruntu vermeyen numenal yapilardan hareket etmekte, ama; bunu goruntu veren fenomene yoneltmektedir.

Yani Ali, goruntu vermeyen numenal yapisini, goruntu veren fenomenal yapisi ile birlikte, Veli'den aldigi goruntu vermeyen numenal yapiyi, velinin goruntu veren fenomenal yapisina yonlendirmektedir.

Iste aslinda, goruntu vermeyen, numenal yapilar iletisim icindeyken, goruntu veren fenomenal yapilar iliskiyi almaktadir.

Ustelik bu fenomenal iliski gibi gorunen, numenal iliski de, ne Ali kendi gozlem vermeyen numenal yapisini, ne de Veli'den aldigi numenal yapinin fenomele yonelik goruntusu ortada yoktur.

Ayni sorun ve isleyis, Veli icin de gecerlidir.

Yani her ikisi de, aslinda goruntu vermeyen numenal yapilarin iliskide oldugunu algilayamamakta, sadece goruntu veren fenomenal yapilari algilayabilmektedirler.

Cunku, her ikiside fenomenonumenal yapiyi, gozlem verirken, fenomenal yapiya ve gozlem alirken de fenomenal yapiya indirgediklerinin farkinda degildirler.

Cunku goruntu vermeyen numenal yapi, goruntu veren fenomenal yapi ile ozdeslestirilmis ve tek kilinmistir.

Bu hem Ali'nin, hem Veli'nin kendileri acisindan, hem de birbirileri ile olan iliski acisindan boyledir, ama farkinda olunmamaktadir.

Iste o yuzden Ali'nin fenomenonumenal ve numenal goruntu vermeyen numeni yerine goruntu veren fenomenal muhatabi, Veli'nin goruntu vermeyen numenalligina yonelmis olsa bile, onun fenomenal goruntu veren kismidir.

Iste, fenomen ile numen arasindaki bu kendinden icicelik iliskisi algilanmazsa ve de goruntu vermeyen numenal yapi muhatap oldugu halde, gale alinmazsa; ortada sadece fenomenal bir goruntu kalir.

Iste goruntu vermeyen ve fenomenal yapi ile ic ice ayrilmaz bir butun olan numenal yapi, gale alinmadigi gibi, ayri bir katagoriymis gibi, fenomenal yapinin karsisina konur.

Kisaca goruntu veren, fenomenal yapi olsa bile, alinan goruntu numenaldir. Numenal goruntu vermedigi icin de, alinan goruntu fenomenal olarak indirgenmistir.

Soyle ozetlersek; insanoglu turu birlerinin birbirleri ile olan iletisimlerinde, fenomenal yapi, numenal bir algi, fenomenal bir goruntu verir.

Oyuzden, goruntu fenomenal, algi numenaldir.

Goruntu ve algi, birbirinden ayrilmaz bir butun oldugundan da, ortada yalnizca, ne fenomenal bir goruntu, ne de numenal bir algi vardir.

Ortada olan fenomenonumenal birlikteliktir.

Yani oz ve gorunus, icicedir. gorunusu veren goruntu, gorunusu alan ozdur.

Diger bir deyimle, gorunusu veren, fenomen; gorunusu alan numendir.

Ustelik burada, numen de fenomende insanoglu birlerinin iletisimi acisindan ikilidir. Yani insanoglu turu birinin ikiligi (fenomenonumenal yapi ve isleyisi)dir.

Iste bu ikili birlik, birer birler olarak, iletisimdedir.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Kendisi Nedir ve Kendisince Kendisi Nasil Gozlemlenir/Algilanir?

Konuya girmeden once, N. Hoca'nin bilinen bir fikrasini anlatmak istiyorum.

Nasrettin Hoca bir gun eseklerini saymaya karar vermis. Kendi eseginin uzerine binerek, baslamis esekleri saymaya. Saymis tam dokuz esek cikmis. Sonra da "benim 10 tane esegim olacakti", diye kendi kendine soylenmis ve bu arada esekten inmis oldugu vaziyette, eseklerini tekrar saymis ve 10 tane cikinca da, "derin bir nefes" almis.

Simdi yukaridaki fikrada, bakildiginda, N. Hoca'nin neden ilk basta, 9 ve daha sonra 10 esek saydigi anlasilmayabilir. Aslinda durum cok basittir. N. Hoca, ilk saydiginda kendi esegini, uzerinde oldugu icin saymamistir. Ikinci saydiginda da, kendi esegini, uzerinde olmadigi icin, sayabilmistir.

Yani ikinci sayimda, eseklerin toplamina disaridan bakabilmistir.

Ilkinde ise, esegin birinin ustunde oldugundan, eseklere disaridan degil; iceriden bakmistir.

Simdi Ali ve veli adinda iki kisiyi ele alalim.

Ali, Veliye goruntu verir ve Velinin goruntusunu alir.

Ayni sey, Veli icinde gecerlidir. Yani Aliye goruntu verir ve Ali'nin goruntusunu alir.

Peki Ali ve/veya Veli acisindan bu goruntu verip/alma da; kendileri, kendileri icin devrede midir? , yoksa, yukaridaki fikra gibi, bu goruntu alis verisinin icinde mi yer almaktadirlar?

Ali, veliye goruntu verir ve Velinin goruntusunu alirken, kendine de kendi goruntusunu vermekte ve kendi goruntusunu kendine almakta midir?

Ve de ayni soru, Veli icinde gecerlidir.

Iste insanoglunun aklinin inandigi dogru siniri, maalesef buna musade etmez. Yani, dusunce olarak Ali ve Veli, kendilerine kendilerinin verdikleri goruntuyu vermemekte ve almamaktadirlar.

Bunun en mantiksal cevabi neden olarak, Ali ve Velinin kendi goruntulerini kendilerinin gormemesidir, dolayisiyle, kendi goruntuleri kendilerine gozlem vermemektedir.

Bir kisi, kendisini ne zaman gorur/gozlemler?, ancak aynaya baktiginda yani kendi goruntusunu gordugunde ve gozlemlediginde. Cunku, normal algida, kisinin kendi goruntusu, gozlem olarak kendisine yansimaz. Bu gorevi ayna gorur.

Yalniz burada aynanin gordugu gorev, bir yerde kisinin "goruntusune ceki-duzen vermesi" adinadir. Yani fenomenaldir.

Dolayisi ile, Ali veliyi, Veli aliyi gozlemlerken, numenal taralarinifini kendileri icin degil, digeri (gozlemledigi ) icin kullanir. Yani, Ali Veli icin, Veli'de Ali icin, dusunce ve davranis uygular, belirtir.

Peki Ali, kendi icin, ya da Veli kendi icin, dusunce ve davranis uygular mi? Bu genelde, ayna temelli fenomenal bir uygulamadir. Yani, gorunusune ceki duzen verme, ya da otomatiklesmis kendi organlarini kendi icin kullanim adinadir. Yemek yeme, su icme, ihtiyac giderme, yikanma, tabi bu arada, kisinin kendi iradesi disinda kalan harekete deginmedim, yani kalp atisi, kan dolasimi, nabz atisi v.s.

Simdi bu temelde bakalim. Ali veye Velinin,kendilerine kendilerinin gozlem verdigi ve aldigi algisini saglayacak olan nedir?

Yani Ali'nin "Ben veli'yi gozlemledigim ve ona gozlem verdigim kadar, kendimi de gozlemleyebilir ve kendime de gozlem verebilirim"

Iste Ali, ya da Veli; ancak yukaridaki cumleyi kurabilirse, kendisini, kendisince kendisinin ne oldugunu algilayabilir, sorgulayabilir, nedensellige tasiyabilir, degerlendirebilir v.s. kisaca, kendisini kendi algisiyla gorebilir ve gosterebilir.

Iste birey bilinc ve farkindaligi denilen sey; bireyin kendisini disaridan gozlemleyebilmesi ve bu gozlem temelinde, kendi kendi ile kendini degerlendirebilmesi, sorgulayabilmesi v.s. dir.

Iste bir bireyin bu bilincinin insansal yonu de ancak boyle baslar. Cunku, gozlemledigi ve kendisine gozlem veren Veli yerine, onu sorgulamasi, degerlendirmesi v.s. yerine; gozlemledigi ve kendisine gozlem veren kendisini sorgulamasi, degerlendirmesi ve insanlik adina, Veliye verdigi ogutleri, onerileri v.s. kendine vermesi; hem Veli'yi kendinde gormesini saglayacak, hem kendini Veli de gormesini saglayacak hem de tum degerlendirmesi, sorgulamasi ne sadece kendi adina, ne de sadece Veli adina degil; kendi ve veli birlikteligi olan insanoglu adina tursel bir bilinc ve farkindaliga yukselecektir.

Oyuzden unutmamak gerekirki;

Birincisi insanoglu da her fenomen gibi gozlem veren bir fenomendir.

Ikincisi, bu gozlemi alan ve degerlendiren tek bir fenomen vardir, o da insanoglu turudur.

Ucuncusu, insanoglu turu biri, sadece diger bire gozlem verip, diger birin gozlemini almaz; ayni zamanda, kendibirinin gozlemini kendisi kendisine verebilir.kendisinin kendisine verdigi gozlemi, yine kendisi kendisine alabilir.

Cunku, insanoglunun kendisi dahil; gozlem veren her turlu fenomenin gozlemini alan, in sanoglunun fenomenal yonu degil; numenal, yani zihinsel yonudur.

Iste insanoglu bu numenal yonunu, kendi turunun kendi disindaki birine ve her turlu fenomene yoneltirken; yonelten insanoglu turu biri olarak, bu numenal yonunu kendisi kendi birine de yoneltmelidir.

Iste ancak o zaman, disaridan bakis acisi ve notr algi ile, sadece goruntu vereni degil; kendisine goruntu vermeyen kendisini de gozleme kendi adina tasiyabilir.

Bu da bize otomatikman, fenomenal goruntunun, goruntu vermeyen numenal bir yeti ile algilanabildigini gosterir. Ama, burada onemli olan bu goruntu vermeyen numenal yetinin, kendi disina degil; ayni zamanda kendine de yonlendirilebilmesidir.

Yani, kendi goruntu veren fenomenal yapiyi, kendi goruntu vermeyen numenal yapi ile insanoglu turu birinin, kendi biri adina gozlemlemesi.

Insanoglu turunun biri eger, bu kendini kendi adina bir bir olarak gozlemi disaridan bakis acisi ve notr algi ile gozlemleme bilincx ve farkindaligina erdigi zaman; celiski gibi gorunen, cevapsiz kalan, netlik kazanmayan v.s. bir suru konu aciga kavusacaktir.

O yuzden,insanoglu turunun biri olarak, herf turlu konuyu, once kendi kendisini degerlendirerek kendi biri adina gozlemlemelidir. Yoksa, baskasinin verdigi goruntuyu gozlemlemek, zaten klasik, ctetolojik, alisilagelmis ve yerlesmis dogal zihniyetin her turlu insandisi ve insanlikdisi, yani kendi goruntusu disi sinirlamasidir.

Cunku, kendinin bir disi, bir de kendisi vardir. Iste kendinin, disini degil de; kendisini gozlemleyebilmesi, numenal olarak insanoglundan, insanliga bir gecis kapisidir.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Kendi düşüncelerini gözden geçiren birey için fenomenden söz edilebilir mi?Eylemin fenomenal bir yanı/yönü var mı? .Fenomen, sadece algılanabilir olarak tanımlanırsa, 5 duyu algısıyla , numenal algı birbirine karıştırılmış olur.Fenomenin, görünür kılınma, görülebilir olma kısaca somut olma niteliği öne çıkar.Oysa düşünce üzerine düşünürken ortada fenomen var mı? Sadece numenal yeti var..Numenal yeti, üretim için somut bir olgu/nesne gerektirmez.Ama fenomenden söz ediyorsak 5 duyu ile algılanan uyarıcılara özetle somut bir "şey" e ihtiyacımız var.Dışarıdan kendine bakan insan, (aynada saçını taramak için bedenine bakmıyorsa) kendini tanımak için içsel bir gözlem yapıyorsa, kendisinin hem öznesi hem nesnesi oluyorsa, fenomenden kopuktur.Aynı gözlemi Ali nin davranışları için yapıyorsa, fenomenle ilişkilidir.Ali nin görüşleri üzerine düşünüyorsa, fenomenden yine kopuktur.MU?
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Kendi düşüncelerini gözden geçiren birey için fenomenden söz edilebilir mi?Eylemin fenomenal bir yanı/yönü var mı? .Fenomen, sadece algılanabilir olarak tanımlanırsa, 5 duyu algısıyla , numenal algı birbirine karıştırılmış olur.Fenomenin, görünür kılınma, görülebilir olma kısaca somut olma niteliği öne çıkar.Oysa düşünce üzerine düşünürken ortada fenomen var mı? Sadece numenal yeti var..Numenal yeti, üretim için somut bir olgu/nesne gerektirmez.Ama fenomenden söz ediyorsak 5 duyu ile algılanan uyarıcılara özetle somut bir "şey" e ihtiyacımız var.Dışarıdan kendine bakan insan, (aynada saçını taramak için bedenine bakmıyorsa) kendini tanımak için içsel bir gözlem yapıyorsa, kendisinin hem öznesi hem nesnesi oluyorsa, fenomenden kopuktur.Aynı gözlemi Ali nin davranışları için yapıyorsa, fenomenle ilişkilidir.Ali nin görüşleri üzerine düşünüyorsa, fenomenden yine kopuktur.MU?

Edilebilir, eger birey kendi dusuncelerini kendi fenomeni uzerinde gozden geciriyorsa, edilir. Mesela sac rengi, yasi, bedensel gorunusu v.s. Eylemin yani ve yonu zaten fenomenaldir. Cunku eylem davranis ve vucut hareketi ile yapilir. Numenal olan ne eyleminin yapilacagina karar verendir. Mesela, sacindaki beyazlar gozlemlendi. Numenal algi "boya" dir, fenomenal eylem boyamanin yerine getirilmesidir. Dusunce uzerine dusunurken de ortada bir fenomen vardir, o da beyindir.

Daha once de dedigim gibi, noktasal ve kesismesel dusunme, sekilsel ve yanlamasal dusun. O zaman zaten fenomen ile numen arasinda bir teke indirgeme dusuncesi uretmeyecek, aksine birinin digerini tamamladigini gorecek ve algilayacaksin.

Iste bu algi, sana tum noktalanan ve kesisen ogelerin sekilsel olarak yanlamasi ile herbirinin birbirinden farki ve herbiri ortaya cikacak.

Oyuzden kavramlar, ya fenomenomumenal (goruntuden baslayan), ya da numenofenomenaldir(akildan baslayan). Bunlarin farki, bunlarin biribirinden ayrimina degil, biribirini tamamlamasina isaret eder.

"kendisinin hem oznesi, hem nesnesi oluyorsa, fenomenden kopuktur" cumlesine hangi algi ile vardigini aciklarsan, yanit verebilirim. Ne dediginin tahminini yurutmek ve yorum yapmak yerine, ne dedigini algilamam gerekir.

Bir Ali var, alinin kendi icin kendi var, ali'nin fenomeni var, ali'nin numeni var, alinin kendi numenini ve de fenomenini algisi var. Ayni seyler veli icinde gecerli. Ali veli birlikteliginde ise;

Ali icin veli var, Ali icin veli nin fenomeni var, Ali icin veli'nin numeni var, Alinin veliyi fenomenal gozlemi, numenal algisi var. Veli icin de Ali var ve diger varlari.

Burada onemli olan Ali ve/veya Veli'nin birbirlerini degil; kendilerini fenomen ve olarak gozlemlemeleri, numenal olarak algilamalari.

Yani Ali, Ali'yi ayni veli gibi fenomenal olarak gozlemleyecek ve numenal olarak algilayacak. Tabi bunun icinde kerndi gozlemini kendi uzerine cevirecek ve kendi numenal yetisini kendi numenini algilamak icin kullanacak.

Hni bir deyim vardir "agzindan cikani, kulagi duyacak" Yani Ali'nin kulagi sadece Veli'yi duymayacak, kendini de duyacak, gozu sadece veliyi gormeyecek, kendini de gorecek, numenal yetisi sadece veliyi algilamayacak, kendisini de algilayacak.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
"kendisinin hem oznesi, hem nesnesi oluyorsa, fenomenden kopuktur" cumlesine hangi algi ile vardigini aciklarsan, yanit verebilirim. Ne dediginin tahminini yurutmek ve yorum yapmak yerine, ne dedigini algilamam gerekir.

Ali icin veli var, Ali icin veli nin fenomeni var, Ali icin veli'nin numeni var, Alinin veliyi fenomenal gozlemi, numenal algisi var. Veli icin de Ali var ve diger varlari.

Burada onemli olan Ali ve/veya Veli'nin birbirlerini degil; kendilerini fenomen ve olarak gozlemlemeleri, numenal olarak algilamalari.

Yani Ali, Ali'yi ayni veli gibi fenomenal olarak gozlemleyecek ve numenal olarak algilayacak. Tabi bunun icinde kerndi gozlemini kendi uzerine cevirecek ve kendi numenal yetisini kendi numenini algilamak icin kullanacak.

Hni bir deyim vardir "agzindan cikani, kulagi duyacak" Yani Ali'nin kulagi sadece Veli'yi duymayacak, kendini de duyacak, gozu sadece veliyi gormeyecek, kendini de gorecek, numenal yetisi sadece veliyi algilamayacak, kendisini de algilayacak.
Soyutlama ilgili yazınız sorularımın çoğunu yanıtladı zaten..Hem nesne hem özneden kastım, kişi ilgisini/algısını kendine çevirmiş ise hem algılayan, hem algılanan olarak karşılıklı ilişki kurmakta.(Ortaya fenomen olarak beyni yani somutu koydunuz soyutun üreticisi olarak)Ozaman 2 ayrı beyin mi var?.Hayır, algılayan nonA,(fenomen) algısını A'ya geri taşıyacak bilgi(numen) olarak, doğru anladıysam..Fenomene dayalı olmayan bir numen de olmaz diyorsunuz anladığım kadarıyla..
Peki Alinin kulağı hem Aliyi hem Veliyi duyacaksa, Bu iki yönlü duyumun gerçekleştiğine Ali mi karar verecek..Veli nin de onaylaması gerekiyor mu?
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Soyutlama ilgili yazınız sorularımın çoğunu yanıtladı zaten..Hem nesne hem özneden kastım, kişi ilgisini/algısını kendine çevirmiş ise hem algılayan, hem algılanan olarak karşılıklı ilişki kurmakta.(Ortaya fenomen olarak beyni yani somutu koydunuz soyutun üreticisi olarak)Ozaman 2 ayrı beyin mi var?.Hayır, algılayan nonA,(fenomen) algısını A'ya geri taşıyacak bilgi(numen) olarak, doğru anladıysam..Fenomene dayalı olmayan bir numen de olmaz diyorsunuz anladığım kadarıyla..
Peki Alinin kulağı hem Aliyi hem Veliyi duyacaksa, Bu iki yönlü duyumun gerçekleştiğine Ali mi karar verecek..Veli nin de onaylaması gerekiyor mu?

Hayir beyin iki tane degil, sadece beynin numenal yeti kullanimlari ve evrensel kavramlara verdigi anlam, icerik ve kurdugu bag ve bunun temelindeki algi ve bilgi farkli.

Sorun da son cumle. Ali ali'ye gore veli de veliye gore karar verecek. Her ikisinin karari da, kendi numenal yeti kullanim duzey ve acilarina bagli.

Ama, burada asil vurgulanan ali ya da velinin kendi fenomenumenal yapilarinin degil; birinin fenomen digerinin numen isleyisinin sorun oldugu.

Yani Alinin, veli'yi ve veli'nin aliyi kendi numenasl degerleriyle degerlendirdigi. Sorun burda. Cunku ne ali velinin, ne de veli alinin numenal goruntusunu alamiyor, sadece fenomenal goruntusunu aliyor ve ustelik biribirlerini kendilerine ait ve gozlem vermeyen (hem kendilerine hem de birbirlerine) numenal yeti degerleriyle degerlendiriyorlar, sorun burda.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Hayir beyin iki tane degil, sadece beynin numenal yeti kullanimlari ve evrensel kavramlara verdigi anlam, icerik ve kurdugu bag ve bunun temelindeki algi ve bilgi farkli.
İki beyin var demedim.Var mı sorusunu kendime sorup hayır dedim.Olaydı ne iyi olurdu?Risk altındaki her organımızın yedeği var..İki göz, iki kulak..vs..Demek ki beyin fazla risk taşımıyor..(aman beyin lobumuz 2 tane....demeyin espriydi.)
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
İki beyin var demedim.Var mı sorusunu kendime sorup hayır dedim.Olaydı ne iyi olurdu?Risk altındaki her organımızın yedeği var..İki göz, iki kulak..vs..Demek ki beyin fazla risk taşımıyor..(aman beyin lobumuz 2 tane....demeyin espriydi.)

Aslinda iki beyin var. Yani Ali ve veli'nin beyinleri. Ama, sorun beyinlerde degil, fenomen ile numenin ayni beryinde degil de, farkli iki fenomende (Ali ve veli) karismasinda. Yani Ali ve/veya veli'nin fenomeni/numeni kendi icinde ve butunlugunde degil, veli ile karismakta. Yani Ali veli'ye,m veli aliye birbirlerinden farkli numenal yeti degerleri ile yanasmakta, sorun da burda.
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Çok güzel açıklamışsınız. Teşekkürler
 

Yeni Konular

Üst