Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Gen Mühendisliği

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,463

HoŞÇa

Yeni Üye
Katılım
14 Haz 2009
Mesajlar
227
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Gen mühendisliği, biliminsanlarının doğadaki varlıkların genleriyle oynayarak doğada olmayan bitkiler, hayvanlar ve mikro-organizmalar üretmesine izin veriyor.

Genetiği değiştirilmiş bu organizmalar (GDO), doğal organizmalarla temasa geçerek üreyebiliyor ve çoğalabiliyor, ve bu suretle, yeni ortamlara ve gelecek kuşaklara, önceden tahmin edilemeyecek ve kontrol edilmesi olanaksız bir biçimde hızla yayılıyorlar.

Genleriyle oynanmış organizmaların üretim ve dolaşımının serbest bırakılması, 'genetik kirlilik' anlamına gelir ve bu çok büyük bir tehdit oluşturur. Bu organizmalar bir kez çevreye bırakıldığında, bırakıldıkları çevrelerden tekrar geri toplanmaları olanaksızdır.

Sırf ticari çıkarlar yüzünden, kamuoyu, besin zincirinin içindeki genleriyle oynanmış maddeler hakkında bilgilendirilme hakkından mahrum bırakılıyor ve de dolayısıyla, sözkonusu yiyeceklere karşı önlem alıp, bunlardan sakınma hakkını yitiriyor.

Moleküler biyoloji alanındaki bilimsel ilerlemeler, bir yandan doğayı kavramamızı hızla genişletme ve yeni tıbbi araçlar sağlama doğrultusunda büyük bir potansiyele sahipken, diğer yandan, sözkonusu ilerleme, doğal çevremizin dev bir 'genetik deneyi'ne çevrilmesini haklı çıkarmak için kullanılmamalıdır.

Yaşamın sürdürülebilmesi için dünyamızın en önemli anahtarlarından biri olması açısından biyolojik farklılığa ve çeşitililiğe saygı duyulması gerekiyor.
Genetiği değiştirilmiş organizmalar, insan sağlığına ve doğaya etkileri konusunda elimizde yeterli bilgi olmaması nedeniyle, doğal çevrelerde serbest bırakılmamalıdır.

Bizler, Genetik değişime uğramış ürünlerin etiketlenmesi ve doğal ürünlerden ayrı tutulması gibi acil ara önlemlerin alınmasını savunuyoruz.

Bizler, genler üzerinde patentlendirilme yapılmasına karşı olduğumuz kadar, hayvanlar, bitkiler ve insanlar üzerindeki patentlendirmeye de karşıyız. Yaşam ticari bir mal değildir. Yaşam biçimlerini ve dünyamızın yiyecek kaynaklarını kendi doğal yollarından çıkararak ekonomik modellerimize uymaya zorlarsak, bunun getireceği büyük tehlikeyi de gözönüne almamız gerekecek.

 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
"Yaşam ticari bir mal değildir"

bu, temenni olmaktan çıkartılıp pratik yaşama dönüştürülmesi gereken bir olgu/yargı/gerekliliktir. bunu insan türü gerçekten duyumsuyor mu? yoksa öylesine gele-geçer bir şekilde dillendirip pas mı geçiyor? bu sorulara yanıt vermek oldukça anlamlı olsa gerek. metalaştırılan toplumsal dokular çürümeye mahkumdurlar; bu çürüme kanserleştiğinde ise iyileştirilmesi çok-çok güçleşecektir. gen-bilim canlı türlerin genetik yapılarını keşfederek varlık nedenini/oluşumu/açıklamaya çalışırken zincirin halkalarını gözlemleyip canlı-doğanın sürdürülebilir yaşamsal halkalarını ortaya çıkarmayı hedef olarak belirlemelidir. bunu yapmıyorsa diğer bilimlerde olduğu gibi neye hizmet ettiğini bilmiyor ya da biliyor da önemsemiyor demektir. ilki çok vahim/sefalat, sonraki durum ise, canlı-doğaya karşı olmayı ifade ediyor. genlere müdahale edilmesinin bir gereklilik olduğu nokta/eşik değer nasıl belirlenecektir? bu belirleme yapılmadan müdahale ne kadar etik/bilimsel olacaktır? sanırsam bu konuda tüm insan türü aydınlatılıp hepsinin katılımının sağlanacağı bir tartışma olramı yaratılmalı ve değerlendirmelerden sonra çözümler üretilerek toplumsal doku ona göre belirlenmelidir. insanlar cahildir/bilmezler felsefesinden, tepeden inmeci yaklaşımlardan/entel beğenmişliklerden de kurtulunmalıdır artık.
paylaşım için teşekkür ediyorum
 

HoŞÇa

Yeni Üye
Katılım
14 Haz 2009
Mesajlar
227
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
ilgin ve yorumun için ben de teşekkür ediyorum..
'Bilimin etiği' mevzusu çok az tartışılıyor gibi geliyor bana..
yeni bulunan ve uygukanan herşey elbette iyi değildir..
bilimin insanlığa, tüm canlı ekolojiye zararı her zaman tartışılmaya açık tutulmalıdır.
Burdaki hassas nokta bunu bir firma tekeline verirseniz siz reklama döner..
yine her zamanki gibi sistem yalanlar satmaya devam eder..

GDO yla ilgili tartışmalar da bu zeminde devam ediyor.. tekelleştirilen bir piyasa insanlara yalanlar satarak para kazanma hırsıyla yanıp tutuşuyor.. ve çıkar çevreleri de (bilim dünyasından da oluyorlar maalesef) yalanlar üretip satmaya katkıda bulunuyor..
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
düalizm/ikicilik belki de pozitivizm ile giderilmiş sanılacaktır; oysa ki hiç de öyle olmamıştır. olgu yer değiştirmiş ve fakat düalist yaklaşım varlığını korumayı sürdürmüştür. bilimsel çalışmalar ve bulguların bunun etkisinde kalması kaçınılmaz görünmektedir. tarihin nesnesi olmayıp özne olmaya yönelik bireysel/toplumsal tüm uğraşılar, bilim kisvesi altındaki bu ikirciliği ortaya koyarak bilmin insanın/canlının/doğanın hizmetine koşulması için etkin bir araç olması için mücadele etmişlerdir. bilmin/etiği söylediğin gibi tartışılmaya/eleştirilmeye/değerlendirilmeye değer görülmelidir. ezber bozulmadıkça bilimsel kazanımların yalnızca belirli alanlara hizmet eden bilgi birikimi olmasının önüne geçilmesi olanaksız görülmelidir.
evet ezber bozulmalıdır. aydınlanma yeniden aydınlanmalıdır.
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
Doğa ne ki insan kendi bedeniyle oynayacak
 

Yeni Konular

Üst