Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Iktidar Bunyesindeki Iktidarlik Savasi

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,400

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
AKP bunyesindeki A.Gul-F.Gulen ve evengalizm ile Erbakan/RTE/dinci kesim farki ilk once RTE'nin "Dindar nesiller yetistirecegiz" ve A.Gul tarafinin Y.Buyukanit'in Kizi olaylariyla kendini gostermeye basladi ve son olan Mit Mustesari olayi ile gun yuzune cikti.

Burada RTE'nin A.Gul kesimine "baskaldirisi" ndaki "cesareti" nerden aldigi ise, yakin tarihlerde ortaya cikacak. Mit'in A.Gul'un hakimiyetinde oldugu gozukuyor. RTE ise kendi polis devleti'ni kurma yolunda.

Iste bu celiski de, genelde ulusalcilarca "libos" olarak degerlendirilen kesim ve "2.Cumhuriyetciler" RTE'nin tarafinda olarak gozukuyor. Tabi bu durum basina da yansiyacak. Basin su an uce bolunmus durumda, RTE ciler, Gulculer ve kararsizlar, ya da ne oldugunu algilayamamislar ya da kimin tarafinda olduguna henuz karar verememis olanlar.

AKP'nin bu cekismesi ve parti devleti bugun gorunurde herkesi "terorist" yapmis durumda. RTE'nin acisindan Ataturkculer, ulusalcilar ve 1923 devrimini ve getirdiklerini savunan herkes "terorist" ulusalcilara gore RTE ve ekibi "terorist" Gul ekibi de su son gelismelerden sonra RTE ekibini "terorist" ilan etmek uzere.

Iceride yatan PKK Teroristi A.Ocalan'in daha onceki aciklamalarda 1980 lerde mit eliyle Kurd hareketinin basina getirildigi soyleniyordu.

Ulkemiz ve toplumumuz su anda iktidar ic celismesini yasamaya basladi. Bu savasimda iktidarin ne yone gidecegi, RTE'nin kendi basina ne kadar iktidar gucune guvendigine ve nerede nasil ve neden Emperyalist Zihniyet destekli ve yonlendirimli A. Gul ekibinin dediklerine uyup uymasyacagina ve kendi basinas hareket ettiginde de bunun A. Gul kesimince nasil degerlendirilecegine bagli.

Mesela su anda iktidar, Suriye konusunda ve olasi bir saldiri da hem fikir gozukuyor.

Burada ortaya cikan olaylarla kendini aydin, ilerici, devrimci elit v.s olarak tanitanlarin ve basinin iktidar bunyesindeki ayrimda ne tarafta yer alacagina da bagli.

Gelecekte AKP disinda kendini gorenlerin, AKP'nin bu iktidar savasiminda bir tarafa destek verip vermemesi de baska bir merak konusu.

Yasayarak bunu gorecegiz.

O yuzden toplumumuzun bu iktidar savasimindaki oyunlari ve her iki iktidar kanadinin da toplum ve farkli halklari icin hic bir yarar getiremeyecegi ve aksine hangi kanat olursa olsun, bu kanadin bir emperyalist zihniyet usagi ve emir eri oldugunu algilamasi gerekiyor. Sonucta iktidar bunyesindeki politik cikar savasimi onlari bir yere getirecektir, ama ulke ve toplumunu nereye getirmek istedikleri ise gayet aciktir. Buradaki aciklik ta Esbaskanligin sadakati ve emperyalist zihniyetin her turlu kendi cikari dogrultusundadir.

TC tarihi bu iktidar savasinin gun yuzune cikmasi ile yeni bir tarihi doneme girmistir, duyurulur.

Basta gezi direnisi olmak uzere, ABD/ISRAIL politikalarinda da diktator ile cemaat arasindaki farkli yanasimlar goze carpmaktadir.

Bu konuda cemaat kanadi, ABD/Israil politikalarinda diktator kadar falso yapmadigini gostermistir.
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Gecmisten ornekler;

Avcı: '1 Ocak 2014'te Dershane Ruhsatları İptal Edilecek'

Dershaneler artık yasal olarak da Milli Eğitim sistemi içerisinde yer almayacak...Uzun bir süredir kapanıp kapanmayacağı tartışma konusu olan dershanelerin durumuyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı net tarih verdi. '1 Ocak 2014'te Dershane Ruhsatları iptal edilecek'

Dershaneler artık yasal olarak da Milli Eğitim sistemi içerisinde yer almayacak...Uzun bir süredir kapanıp kapanmayacağı tartışma konusu olan dershanelerin durumuyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı net tarih verdi.

.............................................



Cemaatin buyuk bir gelir kaynagi olan dersanelerinin ruhsatlarinin iptal edilmesinin aciklanmasi; bu savasimi daha da "kizistiracak"

Oyle gorunuyorki, diktator yeni getirecegi "polis paketi" temelinde; ulke bunyesindeki gucunu ve otoritesini her bir fark uzerinde acimasizca kullanacak.

Sonucta diktatorun her turlu beyin yapisi kendini iyice sadece kendi ile basbasa birakmaya dogru gidiyor.

Cemaat’ten serzeniş: AKP’nin yeni Türkiye’si tehdit ediyor

21 Ekim 2013


Today’s Zaman’ın editörü Keneş AKP’yi göz kapalı alkışlayan bir çizgi izlemedikleri için büyük baskı altında olduklarını yazdı. Keneş, Hakan Fidan’la ilgili haberleri nedeniyle tehdit edildiklerini belirtti

AKP ile Fethullah Gülen Hareketi arasındaki iktidar kavgası giderek tırmanıyor. Özellikle ucu Tayyip Erdoğan’a giden operasyonlara hedef olan MİT müsteşarı Hakan Fidan etrafında dönen tartışma nedeniyle, iki tarafa yakın yayın organlarında artık “dostluk” sınırlarını geride bırakan sert yazılar yayımlanıyor.

.................................................. ........

Bülent Keneş’in yazısı:

Yeni Türkiye bu mu?

................................................



Cemaat açıkladı: AKP'ye oy yok

Cemaatle AKP arasındaki ittifak 2002 yılından bu yana sürmekteydi. Her ne kadar dönem dönem tartışmalar yaşanmışsa da cemaat seçim dönemlerinde hep oyunu AKP’den yana kullandı. Ancak cemaat ile AKP arasında, 2011 seçimleri döneminde başlayan kavga büyüdü büyüdü ve yaklaşık 10 yıldır süren ittifak bozuldu.

AKP'ye oy yok

Zaman gazetesi yazarı Mehmet Kamış bugünkü yazısına önce demokrasi tanımlamasıyla başladı. Kamış yazısının devamında “seçimle gelen hiç kimse devletin sahibi olmaz.” diyerek, kanunsuz işler yapan iktidarlardan daha sonra hesap sorulacağını belirterek AKP’ye göndermelerde bulundu.

.................................................. ..........



AKP'de cemaat depremi
Başbakan Erdoğan’la Fethullah Gülen sürtüşmesi ilçelere sıçradı

26-10-2013 18:12:03

Gülen cemaatine yakın Fethiye ilçe yönetimi, Erdoğan’a yakın Milletvekili Ali Boğa’ya kazan kaldırdı ve toplu istifa furyası başladı.

Sabah saatlerinde başlayan toplu istifalarda AKP’den 30 kişi istifa etti.

Başbakan ile Fethullah Gülen arasındaki restleşme teşkilatlara sıçradı.

.................................................. ..........



AKP-Cemaat birbirine girdi
Zaman gazetesinde kavga

31-10-2013 13:09:09

Zaman gazetesinin AKP'ye yakın köşeyazarı Mümtazer Türköne bugünkü yazısında aynı gazetenin cemaate yakın köşeyazarı İhsan Dağı’yı sert bir dille uyardı. M.Türköne’nin “pervasız” dediği İhsan Dağı’ya yönelik ifadeleri şöyle:

..................................................

 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Dersanelerin kapanmasi ve MGK kararlari ile alevlenen ve bu kararlarin uygulanmasi ile yeni boyut kazxanan, cemaat diktator kavgasi; baska bir iddia ile gundemde.


Asıl AKP ve Cemaat kavgası yolda!

AKP, cemaate dershanelerden daha büyük bir darbenin altyapısını hazırlıyor.

Erdem Gül / Cumhuriyet - Emniyette, dershaneler üzerinden yürüyen ve geriye doğru MGK kararlarının ortaya çıkarılmasıyla yeni boyutlar kazanan AKP-cemaat kavgasının daha da sertleşeceğini ortaya koydu. Cemaatin polis içindeki en güçlü kadrolaşmaya sahip olduğu belirtilen Polis Akademisi'ne kaynak sağlayan Polis Koleji'ne öğrenci alımlarının birkaç yıl dondurulması da gündeme geldi. Daha önce Emniyet İstihbarat'ta yapılan operasyonların ardından polis şefi yetiştiren Polis Koleji'ne de el atılmasının Başbakan Tayyip Erdoğan'a sunulan ve AKP içinde "Emniyet'te cemaati bitirme raporu" diye adlandırılan bir rapor çerçevesinde yürütüldüğü belirtiliyor.

AKP-cemaat kavgasının dershane tartışmasının altında daha da sert bir şekilde emniyet-poliste yaşandığı ortaya çıktı. 2004 yılındaki MGK toplantısında Gülen cemaatine yönelik alınan kararın yayınlanması üzerine AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, "Doğru cemaati bitirme kararı 2004'te alındı; sonra emniyet cemaate bağlandı, dershane ve okul sayısı patladı, AKP'ye kapatma davası açıldı. Fitneye destek verenleri görünce sorunun fitneciyle sınırlı olmadığı anlaşılıyor" açıklamasıyla dikkati emniyetteki cemaatçileri suçlamıştı. AKP kulislerinde, emniyette cemaate yönelik "kaynak kurutma operasyonu" olarak adlandırılabilecek bir plan konuşulmaya başlandı. AKP'de plan ve ayrıntıları şöyle ifade ediliyor:

Dondurulsun: Geçen yıl Bursa Polis Koleji kapatıldı ve emniyete polis şefi kaynağı sağlayan tek kolej olarak Ankara Polis Koleji kaldı. Ancak Bursa Koleji'nin öğrencilerinin Ankara'ya aktarıldığı gerekçe gösterilerek 2013-2014 eğitim öğretim döneminde Ankara Polis Koleji'ne öğrenci alınmadı. Bu nedenle bu yıl Polis Koleji'ne yeni öğrenci alınmamış oldu. Polis Koleji, ileride polis şefi olabilecek emniyet kadroları için öğrenci kaynağı sağlayan en önemli okul konumunda. Koleje öğrenci alımının bu yılla sınırlı olmayacağı, sürekli hale getirilebileceği belirtiliyor. Partide kaynak akışının durdurulması için en azından belli bir süre 3-5 yıl Polis Koleji'ne öğrenci alımının durdurulmasının gündemde olduğu ifade ediliyor.

Kaynak kuruyana kadar: Polis Koleji'ne öğrenci alımlarının dondurulacağı sürenin, "cemaatin bu okullardaki kaynağı" duracağı için polis içindeki kadrolaşmasının da etkin olmaktan çıkıp, daha sınırlı hale gelmesine kadar uygulanması gerektiği de ifade ediliyor.

Liseden ve imam hatipten: AKP'de Polis Koleji'ne öğrenci alımının durdurulacağı süre içinde kaynağın liselerden ve imam hatip liselerinden sağlanması yoluna gidileceği belirtiliyor. Böylece polis şefi adayı öğrenciler doğrudan yine dershanede olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığı'nın kontrolüyle bu okullara girmiş olacaklar.

Akademi de kapatılsın: Polis kolejlerine yönelik cemaat operasyonunun Gezi eylemleri öncesinde ve eylemler daha sıcaklığını korurken Başbakan Erdoğan'a verilen bir rapor çerçevesinde yürütüldüğü de belirtiliyor. Parti içinde ayrıca Polis Koleji'ne öğrenci alımının durdurulmasının yeterli olmayacağı, asıl kadrolaşmanın Polis Akademisi'nde yaşandığına da vurgu yapılıyor. Polis Akademisi'ne yönelik operasyonun, Emniyet İstihbarat'taki gibi üst düzey görevlilerin atama ve tayinleriyle geçici olarak çözülebileceği ifade ediliyor. Ancak AKP'nin cemaate karşı daha da şiddetli mücadele yürütülmesini savunan isimleri arasında, "Dershaneler yetmez, Polis Akademisi de kapatılsın" görüşünü savunanlar olduğu da biliniyor.

 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
AKP-cemaat cekismesinde, "ABD'nin kimin tarafinda yer alacak?" sorusuna yanit olabilecek sekilde, dun yurt gazetesinde bir haber yayinlandi. Habere gore ABD cemaatin okullarinda "baskin" duzenlemis.

Eeee ABD hakli, su an BOP projesini ilgilendiren cografya da, ABD'nin emirlerini harfiyen yerine getirebilecek tek emir eri hala diktator konumunda.

Cemaate FBI baskını

14 Aralık 2013 Cumartesi 11:06

FBI, ABD'de Fethullah Gülen Cemaati'yle bağlantılı bir okulu bastı. Baskının ardından ABD'deki The Clarion Project adlı vakfın sitesinde yayımlanan yazıda, Cemaat'in çok yönlü bir FBI soruşturması altında olduğu belirtildi

HABER MERKEZİ- FBI, ABD'nin Louisiana Eyaleti'nin Baton Rouge şehrinde, Fethullah Gülen Cemaati'ne ait bir okulu bastı. FBI baskınla ilgili “kamu güvenliğine yönelik bir tehdit yok” açıklamasının dışında bilgi vermedi.

Ancak The Clarion Project adlı vakfın web sitesinde, baskından yola çıkılarak Gülen Cemaati'nin ABD'deki faaliyetlerine ilişkin geniş bir haber-analiz yayımlandı. Ryan Mauro imzalı yazı özetle şöyle:

İKİ OKUL SORUŞTURULUYOR: FBI baskını, 11 Aralık gecesi Kenilworth Bilim ve Teknoloji Sözleşmeli Okulu'na (devlet tarafından sübvanse edilen özel okul) yapıldı. Bu okul ve aynı eyaletteki bir başka Gülen Okulu hakkında, 2011'den bu yana soruşturma sürüyordu. Her iki okul da Cemaat'e yakın Pelican Eğitim Vakfı'na bağlı.

SÖZLEŞME İPTAL: Soruşturulan diğer okul olan Abramson Bilim ve Teknoloji Merkezi'yle ilgili tecavüz ve cinsel istismar iddiaları da dahil olmak üzere epey vahim iddialar bulunuyor. Soruşturma sonucunda, Abramson Merkezi'nin sözleşmesi iptal edilmişti. Eyaletin Eğitim İşleri Denetçisi Ollie Tyler, “Çocuklarımızı riske sokabilecek bir okulu destekleyemeyiz” diyor.

RÜŞVET İDDİASI: Abramson Merkezi'nin iş ortaklarından İnci Akpınar'ın Louisiana Eyaleti Eğitim Departmanı'ndan bir görevliye soruşturma sürerken rüşvet vermeye çalıştığı da iddia ediliyor. Rüşvet teklif edilen görevlinin ifadesine göre, Akpınar görevliye “Bu işi çözmek için 25 bin dolar bütçem ver 20 bini senin 5 bini benim” demiş.

İKİ DAVA: Abramson Merkezi'nden ortaya çıkan bulgular, soruşturmanın Kenilworth Okulu'na uzanmasına neden oldu. Kenilworth hakkında açılan iki dava var. Birisi bir velinin diğeri de okuldaki sözleşmesi iptal edilen iki öğretmenin suç duyurusuyla başlamış.

TÜRKİYE'DE PARALEL DEVLET: Gülen, Türkiye'de bir paralel devlet yapılanması kurdu ve İslamcıların ülkeyi ele geçirmesinde önemli roller üstlendi. Ancak yakın zamanda Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'la anlaşmazlığa düşerek, Erdoğan Hükümeti'nin “Gülen Cemaati'ne karşı harekete geçme planını” sızdırdı.

135 OKULU VAR: Gülen Cemaati, ABD'deki ilk sözleşmeli okulunu (charter school) 1999'da açtı. Şu anda 135 okuldan oluşan ağı var. Bu ağ onu ABD'deki en geniş sözleşmeli okul ağının sahibi yapıyor. Gülen şebekesini yakından izleyen bir araştırmacı olan Sharon Higgins, Mart 2012'de Washington Post'ta yayımlanan makalesinde, “Gülen Hareketi'nin okullarını tamamen kamuya finanse ettirmeyi başardığı tek ülke ABD” diye yazmıştı.

CEMAAT'E PARA AKTARILIYOR MU?: FBI, bu devlet destekli bu okullardan Gülen Hareketi'ne para aktarılıp aktarılmadığını da araştırıyor. Abramson Merkezi'nden öğretmenlerin Türkiye'ye gönderilerek Gülen Hareketi hakkında eğitim verildiği biliniyor. Ne var ki, öğrencilere ideolojik bir yönlendirme yapıldığına dair kanıt yok.

ŞEFFAF DEĞİL: Gülen şebekesi, Mayıs 2012'de '60 dakika' adlı TV programına konu olmuştu. Muhabir Leslie Stahl, Gülen'e büyük sempati göstermesine rağmen grubun “finansmanı, hiyerarşisi ve amaçlarının şeffaflıktan uzak olduğunu bu yüzden ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Gülen'in 'gizli bir ajandası' olup olmadığı konusunda şüphelerinin bulunduğunu” belirtmişti.

 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Diktatorun, "Kendi basina buyruk" luguna ornek verelim.

ABD'nin istemleri;

Irak tezkeresi GECMEDI.

Libya saldirisina ONCE KARSI CIKILDI

Sona eren, Suriye ile savas cigirtkanligina DEVAM EDILDI

Misir'de desteklenen askeri cuntaya KARSI CIKILDI.

Mursi'nin asker tarafindan devrilmesine KARSI CIKILDI

Gezi direnisindeki 18 uyariya KULAK ASILDI

Gezi ile ilgili herturlu ABD dahil yapilan diplomatik elestiri ALAYA ALINDI/KUCUMSENDI

Iste buradaki buyuk harfle yazilmis olanlar diktatorun CIKAR FARKIDIR.

Zaten ayni konular ve ulke ici orgutlenmedeki alinan tavir DIKTATORU DIGER IKTIDAR KANADI CEMAAT ILE DE CIKAR FARKINA SOKTU.

Bunlar ister bilincli ister bilincsizyapilsin; sonucta ABD/ISRAIL cikarinin istemleri degildi.

Iste Suriye su an kilit nokta. Buradaki bir onemlidiktator hatasi, onun iktidar sonu olabilir.

T.C. tarihinde Menderesler, Demireller, Ozallar, v.s. hep boyle el degistirmistir.
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Turkiye cografyasinda, 1980'ler ile pratikte baslayan bir cemaat orgutlenmesi gerceklesmistir.

Bunun o zamanlar uc ayagi vardir.

T.Ozal-hukumet ve devlet cephesi
F.Gulen-Din ve dini uiygulama orgutlenmesi cephesi
A.Ocalan-Kurdculuk cephesi.

AKP iktidara geldikten sonra, Basta cemaati destekleyen ve kendisini ilerici, sosyalist, 2. Cumhuriyetci ve liberal olarak tanimlayan, turk milliligini savunmayan, Askeri darbeyi savunmayan kurdculuge sicak bakan ve hatta PKK'yi destekleyen bir anlayis; AKP bunyesinde birlesmistir.

AKP ile cemaatin ayrisma ve iktidar cekismesi ise, gun be gun; AKP'nin hukumeti, devleti tamamen ele gecirme girisimleri ve kendi polis teskilatini devlet ve hukumet adina kurmasi temelinde guc kazanmistir.

Bugun AKP cemaatten yazar atilmasini isteyebilecek kadar onun ile ayrismistir.

Cemaat basta Suriye ve Misir olmak uzere, tamamen Emperyalizmin ABD politikasini izlerken, AKP; Misir'da devrilen seriatci Mursi'yi ve Esad'in devrilmesaini savunmaktadir.

AKP'nin onumuzdeki secimlerde devlet ve hukumet kadrolarindan cemaati cikarmak girisimi de artik bugunden gorulmekte ve bilinmektedir.

Gezi olaylarinda, cemaatin A.Gul kanadi "sakinligini, sabrini, kendince 'tarafsizligini' bir ABD politikasi olarak korurken; AKP diktatoru eliyle gezi direnisinde tamamen devlet/hukumet eliyle bir polis teroru estirmektedir.

AKP'ye o gunlerde destek veren, ilericiler, sosyalistler, 2. Cumhuriyetciler, liberaller ve kurdculer; bugun AKP'den bir bir kopsa da, hala cemaati savunmaktadirlar.

Cemaatin, dini temeli evengalizm "dinler arasi dialog" ideolojisi sorostur.

Bugun CHP'nin basindaki K.Kilictaraglu da soroscu olarak bir cemaat yanlisidir.

MHP'nin de cemaat ile hic bir sorunu yoktur.

BDP'te ABD takipcisi olarak cemaatcidir.

Kisaca cemaat, bugun ulkenin her turlu yetkisinin asker dahil bunyesinde kilit noktadadir.

Cemaati savunmamak ve karsi olabilmenin temelleri nedir?

Basta emperyalizmin her turlu cikar politikalarina karsi olmak.

Ulke ve toplumunun her turlu teokratiklestiren her daldaki soylem ve uygulamalara karsi olmak.

Cemaatin demokrasi algisini cok iyi kavramak ve bu demokrasinin bitr ABD cikari oldugunu algilamak

Her turlu kaset, AKP'yi ifsa etme v.s. konularinda basi cektigini algilamak

Diktator ile olan her turlu iliskisinde, ona nasil kendi cikari icin yanastigini algilamak.

Politik olarak ve kendi cikari temelinde cemaate tek karsi gurup, T.C.Kurulus degerlerine iman ile sarilan ve sahip cikan; ulusalci kanattir.

Burada algilanmasi gereken en onemli nokta, kim hangi ideolojiye inanirsa inansin; CEMAAT KANADININ, ABD EMPERYALIZMI CIKARININ BIR USAGI OLDUGUNU UNUTMAMASI, CEMAATIN HIC BIR ZAMAN ULKENIN FARKLI HALKLARINDAN YANA OLMADIGINI BILMESI VE SADECE KENDI CIKARI UGRUNA HER TURLU ANTI HAKCI, HUKUKCU, OZGURLUKCU GIRISIMI DESTEKLEDIGINI UNUTMAMAK GEREKIR.

Cunku yarin cemaat AKP olarak degil de, baska bir gorunus ve isimde toplumun ve farkli halklarinin her turlu ABD emperyalizmi yanli cikari icin toplumun karsisina "yeni/kurtarici" v.s. bir guc olarak cikabilir.

Cemaatin, her turlu soylem ve uygulamasinin sadece ve sadece ABD emperyalizmi cikarina oldugunu ve olacagini unutmayalim.



Burada en temel nokta, cemaatin "dinler arasi dialog/dinde reform" konularindaki yanasimdir.

Buradaki "dialog" ana temelde islamin ve daha sonra hristiyanligin elimine ve asimiliyesi ve dini tek guc olarak siyonist/Musevi temelde toplamaktir.

Bu acidan cemaatin ana gorevi, ulkemizde sunnilige yonelik diger her farkli merzhebi "dialog/reform" temelinde elimine ve asimiliyedir.

Buna son ornek cami/cemevi projesidir.

Oyuzden toplumun her turlu farkli halklari ve kesimleri ile "iyi gecinmek" durumunda ve de ellerindeki her turlu yonetim/yonlendirim yetkisini de kaybetmemek durumundadirlar.

Bunlarin basinda ogrenci yurt ve dersaneleri ve de askeri devlet kurumlarinda orgutlenme gelmektedir.

Bu temelde kendisine ilerici, devrimci, liberal, sosyalist v.s. diyenlerin; savundugu politikasnin, CEMAATIN VE DOLAYISI ILE ABD EMPERYALIZMIN CIKARINA MI, YOKSA ULKE TOPLUM VE FARKLI HALKLARININ CIKARINA MI oldugunu iyi etud etmeleri gerekir.

Cunku evrensel hukuk insan haklari hak ve ozgurlukler, CEMAATIN ELINDE SADECE BIR DEMOKRATIK KULLANIM ARACIDIR. BU KULLANIM DA ABD CIKARININ TEOKRATIK TEMELDE VE SUNNI ICERIKTE HER TURLU SALDIRI/MIKROAYRIMCILIK POLITIKASININ KENDINCE BUNU MESRU VE MUBAH KILMASI ILE PARALELDIR.

Yani cikar, HAK VE OZGURLUKLERIN SAVUNUSUNDA DEGIL; POLITIK CIKAR TEMELINDE IHLALINDE YATAR.



AKP ile ana celiskisi, diktatorun "raydan cikarak" palazlanmasi ve otokratikleserek tek adami getirmeye calismasidir.

Bu hem ABD hem de cemaatin cikarina terstir.

Bir terslikte, diktatorun toplumu ve farkli halk ve kesimlerini aleni karsisina almasi ve gecinememesidir.

Bunun nereye varacaginin en belirgin tarihi ornegi Misir'dir.
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Konu kaldığı yerden devam edebilir.
 

Yeni Konular

Üst