Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

İnsan "bilmek" için mi vardır yoksa "tanık" olmak için mi?

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 6,337

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Bir daha benim adima yorum yapmamani oneririm. Kendi yorumun varsa yaparsin. Sen once inanc ile bilinc farkini algila. Bilinc inanca dayanmaz, kavramaya algilamaya idrak etmeye dayanir. Inanc gibi verilene teslim olmak degildir. Beyni kullanmak beyni isletmek ve sorgulamaktir, arastirmaktir. Mantiksal olabilirlik olma olanagi olmayana teslim olmamaktir.

Ben yorum yapmıyorum sadece sorunu dile getiriyorum. bunu dile getirirken de bilimin bilişselliğini ve kendi geliştirmiş olduğum N.A (neutral zone) felsefesini kullanıyorum. benim squash blossoms gibi gözlem veren sorunu dile getirişimi bu şekilde algılamanız ''aklınızı inandırdığınız doğrularınızdan'' ibarettir. inanç ve bilinç farkını algılamayan, ve kendi adına karar veremeyen zihinlerin normu böyledir. ayrıca söylediklerimi anlayabilmeniz için bilgi ve nonbilgi farkını algılamanız gerekmektedir. önce bunu ögrenin.
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Ben yorum yapmıyorum sadece sorunu dile getiriyorum. bunu dile getirirken de bilimin bilişselliğini ve kendi geliştirmiş olduğum N.A (neutral zone) felsefesini kullanıyorum. benim squash blossoms gibi gözlem veren sorunu dile getirişimi bu şekilde algılamanız ''aklınızı inandırdığınız doğrularınızdan'' ibarettir. inanç ve bilinç farkını algılamayan, ve kendi adına karar veremeyen zihinlerin normu böyledir. ayrıca söylediklerimi anlayabilmeniz için bilgi ve nonbilgi farkını algılamanız gerekmektedir. önce bunu ögrenin.

Burasi kisisel sorunlarin dile getirildigi bir baslik degildir. Senin benim yazdiklarin ile sorunun varsa, ayni benim gibi bunu kisisellige yonelmeden bilgin ve dusuncen varsa yaparsin. Senin gelistirilmis bir felsefen yoktur ve olamaz. Ac bir baslikta gorelim su gelistirdigin felsefeni.

Senin zaten bilgin ve dusuncen olsa oturur yazarsin. Olmadigi kisisel satasmalarindan belli.

Evet biur dahas lakabima yonelik bu tip cumleler kullanirsan silecegim haberin olsun.

Burasi felsefe formu, karsilikli yazisma formu degil.

Bu da benim bu tip olarak son yazisim.

Bu sana son firsat bilgin ve dusuncen varsa LAKABIMA VE SAHSIMA YONELMEDEN YAZ ve beni de senin gibi yazmaya zorlama.

Bu son olsun.
 

nesimi

Yeni Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
69
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
47
bilmek ise varoluş sebebi;
Bildirici (bilmesi istenilen şeylerin, akışı ve süreci işletecek yetenek ve bilgiye sahip unsur olarak ''BİLSİN ''dediği unsura göre üstün) olmalı haliyle.bilenin neyi, ne kadar, nasıl, bilip algıladığında öte, kat kat tür ve niteliklere sahip evren canlılarının algılarını aşmayacak ölçüde bilgi sandığımız koşullu ve yönlendirmeli girdilerin reel bilgiye artı yada eksi katkısı olmayacak.dolayısıyla ne bilgi ne de bilgiyi elinde yoğurabilen açısından bilenin ne bildiğinin önemi olmayacak.aslında aynı şekilde tanık olmakta reaksiyonun işleyişini ve oluşacak sonuçları etkilemeyecek bu noktadan baktığımda ben
hep kendime de sorduğum bu sorunun cevabını şöyle buldum.ne bildirenin umrunda ne yaptığımız ne gördüğümüz ne tanık olduğumuz benim tanıklığım başkasının başrolü benim başrolüm başkasının tanıklığı halihazırda yönetmen ödülü alacak galiba....;D
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Teşekkürler. Konuyu güncel tutalım herkes görsün 🙂
 

Yeni Konular

Üst