Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

İnsan Eliyle Mutasyon

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,682

telrunya

Yeni Üye
Katılım
18 Kas 2009
Mesajlar
531
Tepkime puanı
2
Puanları
18
Yaş
35
ABD'nin Tuft Üniversitesi'nden bilimadamları, hücre zarlarının elektrik akımını değiştirdi ve kurbağanın gözlerini sırtında ve kuyruğunda geliştirdi. Araştırmaya imza atanlardan Vaibhav P. Pai, vücudun her parçasında organ oluşumunu harekete geçiren belirli bir hücre akımı olduğu varsayımından yola çıktıklarını ve kurbağanın embriyo hücrelerindeki voltajı değiştirerek, gözlerin vücudun herhangi bir yerinde gelişmesinin sağlanabileceği sonucuna vardıklarını belirtti.





Önce biyoelektrik sinyallerinin kurbağa embriyosunun başının oluşumunda gerekli olduğunu gören bilimadamları, baş bölgesinde lens ve retinanın gelişimine katkıda bulunan hiperpolarize (negatif yükü daha fazla olan) hücre kümesi bulunduğunu belirledi.

Kaynak: ntvmsnbc



Daha neler olacak merakla bekliyorum.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Ben de endişeyle bekliyorum..Örümcek genleri ipekböceğine taşındı..İpekböceği artık örümcek ağı kadar sağlam iplikler üretecek..Ve koza değil ağ örerek..Bu gelişmeler -gelişme demek doğru mu bilemiyorum- beni düşündürüyor..Doğayla/doğallıkla oynamaktan yana değilim..*🙂
 

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Dogallik ne demektir? Orumceklerin ag yapmasini bugun dogallik olarak gorebilirsiniz ama bundan milyonlarca sene once boyle bir yaratik ortada bile yoktu belkide. Bizim buna hicbir sekilde mudahale etmedigimizi varsaysak dahi ne kadar sure yasayabilecegini kestirmenin imkani yok.

Dogal surec dedigimizin, insanlarin ipek bocegi ve orumcege yaptigindan pek bir farki yok. Tek farki, insanin isine yarayacak sonuclar uretmesinin tamamen rastlantisalliga bagli olusu. Sonucta ikiside mutasyondur, birinin digerinden biyolojik olarak bir farki soz konusu degildir.

Burada soru sudur, insanoglunun ortaya cikabilmesi icin uzunca bir sekillenmeye ihtiyac duymus bu gezegenin dengeleri ile oynamakta, parasal kaygilar yuzunden erken mi davraniyoruz bazen? Bu durumu mesela tarim urunlerinde gorebiliyoruz. GMO ile dunyadaki tarimcilik bir anda degisebiliyor ve bunun sonuclari konusunda pekde bilgi sahibi oldugumuzu sanmiyorum, gelistirenler dahil.

Fakat obur yandan, mesela genetigi degistirilmis pirinc tohumlari olmasa, Cin'de insanlar acliktan kirilma tehlikesi ile karsi karsiya kalabiliyorlar. Aclik kuraklik aldi basini gidiyor.

Iste doga dedigimiz boyle birsey, insan istesede bu surecin disina cikamaz. Yaptiginiz en teknolojik islemeler bile sonucta dogal surecin bir parcasi haline geliyor. Insan, dogal kaderini, dogal yollardan degistirmeye calisiyor. Bunu dogru bir sekilde yapip yapmadiginin tartsimasi ise bence ayri bir mecra.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Dogallik ne demektir? Orumceklerin ag yapmasini bugun dogallik olarak gorebilirsiniz ama bundan milyonlarca sene once boyle bir yaratik ortada bile yoktu belkide. Bizim buna hicbir sekilde mudahale etmedigimizi varsaysak dahi ne kadar sure yasayabilecegini kestirmenin imkani yok.

Yukarıdaki iletiyi biraz açıklar mısınız?Örümceğin mutant olduğunu mu, müdahale edilmezse yaşayamayacağını mı ima ettiniz?Metnin genelinden, müdahalenin doğallığın bir parçası olduğunu savunduğunuzu çıkardım.Ama emin olamadım..
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Dogallik ne demektir? Orumceklerin ag yapmasini bugun dogallik olarak gorebilirsiniz ama bundan milyonlarca sene once boyle bir yaratik ortada bile yoktu belkide. Bizim buna hicbir sekilde mudahale etmedigimizi varsaysak dahi ne kadar sure yasayabilecegini kestirmenin imkani yok.

Dogal surec dedigimizin, insanlarin ipek bocegi ve orumcege yaptigindan pek bir farki yok. Tek farki, insanin isine yarayacak sonuclar uretmesinin tamamen rastlantisalliga bagli olusu. Sonucta ikiside mutasyondur, birinin digerinden biyolojik olarak bir farki soz konusu degildir.

Burada soru sudur, insanoglunun ortaya cikabilmesi icin uzunca bir sekillenmeye ihtiyac duymus bu gezegenin dengeleri ile oynamakta, parasal kaygilar yuzunden erken mi davraniyoruz bazen? Bu durumu mesela tarim urunlerinde gorebiliyoruz. GMO ile dunyadaki tarimcilik bir anda degisebiliyor ve bunun sonuclari konusunda pekde bilgi sahibi oldugumuzu sanmiyorum, gelistirenler dahil.

Fakat obur yandan, mesela genetigi degistirilmis pirinc tohumlari olmasa, Cin'de insanlar acliktan kirilma tehlikesi ile karsi karsiya kalabiliyorlar. Aclik kuraklik aldi basini gidiyor.

Iste doga dedigimiz boyle birsey, insan istesede bu surecin disina cikamaz. Yaptiginiz en teknolojik islemeler bile sonucta dogal surecin bir parcasi haline geliyor. Insan, dogal kaderini, dogal yollardan degistirmeye calisiyor. Bunu dogru bir sekilde yapip yapmadiginin tartsimasi ise bence ayri bir mecra.

Sizce insanoglunun dogayi islemesi ve kendi akli dogrultusunda teknik olarak sekillendirmesi ve bu degisimin kendisi, dusunselligin mi, yoksa dogalligin mi bir sonucudur?

Sizce dogal olan, dogallik nedir ve kime/neye gore odur? "doganin/dunyanin dengesi" derken, neyi kast ediyorsun?
 

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Orumcek bir mutanttir, evet, aynen bizler gibi. Sonucta turlesmeyi saglayan mutasyonlar olduguna gore, butun turler birer mutant oluyor, ilk canli hucrenin bir kopyasi olmadigi taktirde.

Dogalligin ne oldugunu kendi perspektifimden aciklayabilirim zira net bir tanimi oldugunu sanmiyorum. Dogallik bence bir olasilik bulutudur. Bu kume icerisindeki her evren parcasi dogaldir, insan eliyle mutasyonda buna dahil. Zaten insanin dogal olmayani yapabilmesi mumkun degildir. Mumkun olsaydi, bu dogal olmazdi. Eger insan doga ustu olsaydi, zaten bunlari konusmamiza gerek kalmazdi.

Yani eger biz dogalligi tartisiyor isek, daha doga ustu hale gelememisiz demektir. Eger doga ustu hale gelemediysek, dogaya aykiri herhangi bir girisimden musbet sonuc cikarmamiz zaten mumkun degildir.

Eger burada kasit, su uzerinde kendisiyle beraber boslukta donup durdugumuz kaya parcasinin bizi var eden dengesi ise, bunun korunmasi ve kollanmasinin gerekliligi suphe goturmez.

Insanin kaderi, su vecizede gizlidir, "Ya olumsuz olurum, yada buna cabalarken olurum". Kacinilmaz ve dogal misyonumuzun kacinilmaz ve dogal sonucu dogal sureci kendi cikarlarimiza kullanmaktir. Bunu yaparken ne derece dikkatliyiz, bunu tartismak en faydalisidir bence.
 

Yeni Konular

Üst