Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

İşte 'Güvenli Bölge'

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 965

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Türkiye ile Amerika’nın mutabık kaldığı Suriye içindeki ‘güvenli bölge’ Türkiye – Halep kara bağlantısını teminat altına alıyor. PKK/PYD çizgisinin ‘kantonları birleştirme’ projesinin de önüne geçiyor. Al Jazeera, çeşitli kaynaklardan bu ‘fiili’ bölgenin sınırlarını araştırdı.

resim.jpg


Halen Muhaliflerin kontrolünde bulunan Azez ve Mare ilçe sınırlarının, bu alanın içinde yer alacağı anlaşılıyor. IŞİD’in kontrolünde olan Türkiye sınırına sıfır noktada yer alan Çobanbey ve Cerablus ilçeleri ise koridorun örgütten temizlenmesine bağlı olarak şekillenecek diğer iki kanadını teşkil ediyor.
Planın tatbik edilmesi halinde Halep ve Türkiye arasında var olan bağlantı da güvenlik altına alınmış olacak. IŞİD, Mayıs ayı sonlarında Savran yönünde gerçekleştirdiği saldırı ile Azez ilçesi ve Öncüpınar sınır kapısına 10-12 kilometre kadar yaklaşmıştı.
İstenilen güvenli bölgenin doğudaki başlangıç noktası Cerablus bölgesinde yer alan İsbaha, Arap Azze, Aynel Beyda köyleri. Buradan başlayarak Azez bölgesine doğru Kara Mezra, Delha, Kara köprü, Havar Kilis ve Şemarin köylerini de içerisine alan güvenli hat Suriye içlerine doğru Yeni Yapan, Rail, İhtimlat, Savran, Tel Alyan, Mare yönünde şekilleniyor. Mare’den sonra doğu yönünde genişleyen güvenli bölgenin sınırları Tel Melid, Seyyid Ali, Sed Şehba ve Guz köyleri ile birlikte Ahtarin kasabası, Çobanbey ve Gandura’da sona eriyor.
Güvenli bölgenin güney sınırı rejimin elinde olan Handarat, Mellah, Sifat, Başköy ile Zehra ve Nubbul bölgelerinin menziline düşmemesi açısından Um Huş köyüyle sınırlanacak gibi görünüyor.
Böylelikle güvenli bölgenin sınırları doğudaki Cerablus’tan batı yönündeki Azez’e kuş uçuşu 90 km, kuzeyde Harcele’den güneydeki Um Huş köyüne kadar uzanıyor.
Bu alanın içerisinde hâlihazırda IŞİD’in denetimindeki bölgenin uzunluğu ise Kara Köprü köyünden Cerablus’a kadar 70 kilometre.
Güvenli bölge uygulamasıyla, son dönemde PKK’nın Suriye’deki silahlı örgütü YPG’nin Kobani ve Tel Abyad’dan sonra Cerablus sınırına kadar Tel Abyad gibi Arap nüfusun çoğunlukta olduğu bölgeleri de alarak ilerlettiği kuşağı Cerablus’ta durduruyor. Buradan öteye Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı Afrin’e doğru ilerleyiş kesilmiş olacak. YPG güçlerinin Amerikan uçaklarının da desteğini alarak birleştirdikleri kantonlarla (Cezire-Kobani) en batıdaki kanton olan Afrin arasında 120 kilometreli bir alan var.
Yer yer yaklaşık 30 kilometre derinliğe ve 90 kilometre uzunluğa ulaşan fiili güvenli bölge büyük oranda IŞİD’in bölgeden çıkartılmasıyla oluşturulabilecek.
Güvenli bölge olması planlanan alandaki köy ve kasabaların halen yüzde 65’i IŞİD’in kontrolünde.
Suriyeli birçok muhalif grup bu projeye destek açıkladı ancak Nusra Cephesi’nin durumu belirsiz.
ABD ve Türkiye’nin terör listesine aldığı El Kaide bağlantılı Nusra Cephesinin güvenli bölge projesine göstereceği tepki önemli.
Nusra Cephesi, Tel Rıfat, Kefergan, İgde, Havar Kilis, Barak Atı ve Şemarin gibi projenin kapsama alanında yer alan bölgeleri kontrol altında tutuyor.
Güvenli bölge uygulamasına geçilmesi ile birlikte Nusra Cephesi’nin etkin olduğu ve ilan edilen alana dâhil olan köy ve kasabalardan çekilip çekilmeyeceğine dair herhangi bir açıklama yapılmadı. Koalisyon güçlerinin Nusra Cephesi’ni hedef alan saldırıları ise sürüyor.
Güvenli bölge sınırları içerisinde yer alan bazı önemli köy ve kasabalar şöyle:
Rail, Şuveyrin, Ceke, Samandere, Bahvarto, Kara köprü, Yeni Yapan, Kara Mezra, Ahtarin, Türkmen Bareh, Irşaf, Dabık, İhtimlat, Savran, Mare, Tel Rifat, Çobanbey, Hava Höyük, Taşlı Höyük, Sandi, Tel Ayşe, Ayyaşe, Buzluca, Tel Şeir, Tat Humus, Karagöz, Gidriş, Ziyadiye, Gurur, Kuptan, Keibe, Gandura, Kadılar, Kalkım, Bab Leymon, Zülüf, Taşkapı, Hilvaniye, Aynul Beyda, Bozhöyük, Isbaha, Arap Azze, Haydar Paşa, Korucu Höyük, Hacıveli, İgde, Kefergan, Dudyan, Kızıl Mezra, Tugli, Mireygil, Adiye, Tel Alyan , Havar Nehir, Salihiyye, Büyun, Hamidiyye, Sed Şehba, Kefre, Cariz, Nedde, Şemarin ve Feyruziye.

.........................................................................................

Azez-Cerablus hattına Türkmenler yerleştirilecek

Türkiye ve ABD'nin, Suriye’nin kuzeybatısını IŞİD'den temizlemek üzere anlaşmasının ardından şimdi de bölgede oluşacak boşluğu kimin dolduracağı masada. Al Jazeera'nin ulaştığı kaynaklara göre, bölgeye, ağırlığı Türkmenler olmak üzere ılımlı muhalifler yerleştirilecek.

Suriye%20haritas%C4%B1%2025.06.2015.jpg


Türkiye ve ABD, Suriye’nin kuzeybatısındaki Azez-Cerablus arası bölgeyi IŞİD’den temizlemek üzere anlaştı. İncirlik Üssü ABD ve koalisyon ülkelerine açılıyor. Şimdi, bölgedeki boşluğu kimin dolduracağı görüşülüyor.
Al Jazeera’nin üst düzey kaynaklardan aldığı bilgiye göre, ABD ile varılan mutabakat çerçevesinde bölgede oluşacak boşluğu Suriye’deki ılımlı muhalefet dolduracak, bu muhalif güçler ağırlıklı olarak Türkmenlerden oluşacak.
Aynı kaynaklar, Ankara’nın ABD’nin bugüne kadar verdiği hava desteği sayesinde Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye sınırının yarısından fazlasını ele geçiren PYD’nin bu bölgede de etkili olmasını istemediğini belirtti. PYD’nin ‘Esed rejimiyle işbirliği yapması’ ve ‘Suriye’nin bütünlüğünü tehdit edecek nitelikte ayrı bir gündeminin olması’ bunun sebeplerinden…
Suriyenin kuzeydoğusunda Irak sınırından Cerablus’a kadar olan bölge, kuzeybatısında ise Afrin bölgesi PYD kontrolü altında.
PYD kontrolü altındaki iki bölgenin arasında yaklaşık 120 kilometrelik Azaz-Cerablus hattı bulunuyor. Cerablus’un güneyindeki Sarrin kasabasını da ele geçiren YPG, Al Jazeera’ye konuşan PYD yöneticisi İdris Nahsan’a göre, Cerablus’a doğru ilerlemeyi planlıyor.
ABD ile varılan anlaşmanın ardından Türkmenler, bu doğrultuda Türk yetkililerle yaptığı görüşmeleri de hızlandırdı ve işbirliğini güçlendirme kararı aldı. Sahadaki Türkmen güçleri de yeniden yapılandırılıyor.
‘Boşluğu Türkmen gruplar doldurmalı’
Çalışmalarını Türkiye’de sürdüren Suriyeli muhalif oluşum Suriye Ulusal Konseyi’nin çatısı altında bulunan Suriye Türkmen Meclisi’nin başkanı Abdurrahman Mustafa, Al Jazeera’ye konuyla ilgili bilgi verdi. Bölgedeki en yoğun nüfusu Türkmenlerin oluşturduğu, halihazırda kendi yaşadıkları bölgeleri koruduğunu söyledi:
“Türkmenler, Suriye’deki çatışmaların yaşandığı en stratejik bölgelerde yaşıyor. Örneğin Tel Abyad’da IŞİD ile YPG arasında süren savaş, Türkmen bölgesinde cereyan etti. Oradan IŞİD çıkarıldıktan sonra PYD’nin Araplar ve Kürtler aleyhine bir etnik temizlik yapmaya çalıştığını gördükten sonra, aynı şeyi Cerablus ve Azez’de yapacağını düşünüyoruz. Bir yandan IŞİD’e karşı savaşırken, bir yandan da YPG’ye karşı savaşıyoruz, tek düşmanımız IŞİD değil.”
Mustafa, ABD ile Türkiye’nin vardığı anlaşmadan sonra bu bölgenin daha da fazla önem kazandığı söylüyor:
“Bu bölgeyi IŞİD’den temizlemek gündemde. Tel Abyad’ı temizledikten sonra oradaki boşluğu PYD doldurdu. Azez-Cerablus arasında oluşacak boşluğu ise Türkmen gruplar ve hem bu gruplara hem Türkiye’ye dost olan muhalif gruplar doldurmalı.
“Zaten bölgede 150 bin Türkmen yaşıyor. Topraklarımızı bırakmamak için IŞİD kontrolü ele geçirdikten sonra bile, çok zor şartlar altında da olsa Türkmenler orada yaşamaya devam etti. IŞİD gittikten sonra da doğal olarak ılımlı muhalefetin oradaki güçlerinin başında Türkmenler olacak.”
Mustafa, Suriye’deki iç savaşta son dört yıldır hiçbir radikal gruba katılmayan Türkmenlerin, bu anlamda Amerikalıların da ilgisini çektiğini ifade ediyor.
Eğit-donat programında 54 kişi var
Amerika ve Türkiye’nin ortaklığında gerçekleştirilen eğit-donat programı çerçevesinde eğitilecek olan muhaliflerin bu bölgeye yerleştirilmesi planlanıyordu. Ancak Washington, eğitim almak için Türkiye’ye gelen muhalifleri çok katı bir eleme sürecinden geçirdi ve 13 Temmuz’da Suriye’ye giren eğitilmiş muhalif savaşçı sayısı 54’te kaldı. Programda hedeflenen şimdilik gerçekleşmedi.
‘YPG’ye hava desteğinin sürmesini bekliyorum’
Bölgedeki Türkmen gruplar ve ılımlı muhalefete destek konusunda mutabakata varılmış olsa da, hangi ılımlı grupların ne şekilde boşluğu dolduracağına ilişkin detaylar henüz görüşme aşamasında. ABD, bölgede etkili olan El Kaide bağlantılı Nusra örgütüyle sahada işbirliği halinde olan gruplarla çalışmayı reddediyor. Koalisyon uçakları bölgedeki Nusra hedeflerini de vuruyor. Bu aşamada YPG’ye verilen destek konusunda da iki başkentten farklı açıklamalar geldi.

ABD Dışişleri Bakanlık Sözcüsü John Kirby, 27 Temmuz’da düzenlediği basın toplantısında, Amerika ile Türkiye’nin İncirlik Üssü’nün kullanımı konusunda anlaşmasının ardından, Amerikan savaş uçaklarının YPG’ye verdiği desteğin süreceğini söyledi:
“YPG zaten koalisyonun hava desteğinden yararlanıyordu. Şimdi Türkiye’deki üslere erişimimiz olması, bu desteğin daha zamanlı ve belki de daha etkili olmasına yol açabilir. Yani bu hava desteğinin sürmesini bekliyorum.”
Bu açıklamanın ardından Türk Dışişleri Bakanlı Sözcüsü Tanju Bilgiç de konuyla ilgili şunları söyledi:
“Kirby'nin ifade ettiği bu hususlar bizim ABD ile mutabakatımızı tam olarak yansıtmamaktadır. Mutabakatımızda PYD gibi kendi gündemi olan gruplara destek söz konusu değildir. Bu hususlar aslında ABD makamlarının da dikkatine getirilmiştir.”

Kaynak: Al Jazeera

---------- Mesajlar Birleştirildi at 22:30 ---------- ilk Atılan Mesaj Zamani at 22:13 ----------

Türkiye'nin 'müthiş' planı: Tampona ÖSO yerleşecek, ama onları biz koruyacağız
Türkiye, Azez-Cerablus arasına kurulacak "IŞİD'den arındırılmış bölge"ye ÖSO'nun yerleştirileceğini, ancak bu grubun kendini savunmasının mümkün olmadığı için "topçu desteği" ile korunacağını söyledi.

Türkiyei ile ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde "IŞİD'den arındırılmış bölge" konusunda anlaştıklarının duyurulmasının ardından, bu planın fiili olarak nasıl işleyeceğine dair belirsizlikler sürüyor.

McClatchy DC'den Roy Gutman ve Duygu Güvenç'in haberine göre, Türk yetkililer Azez-Cerablus arasının Irak-Şam İslam Devleti'nden (IŞİD) arındırılmasının ardından, bölgeye Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bileşenlerinin yerleştirileceğini söylüyor.

Haberde, ÖSO'nun finans ve öteki kaynaklarının yetersiz, komuta kademesinin sıfıra yakın ve kendi emrindeki "ılımlı" gruplar üzerindeki kontrolünün bile olmadığı vurgulanıyor.

İsmini açıklamayan Türk yetkili, buna buldukları "çözüm"ü de aktarıyor: "Azez ile Cerablus arasında sivillere saldırı olduğunda biz de saldıracağız."

Yetkili, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ortadan kaldırmayı değil, sivilleri korumayı hedeflediklerini savunuyor.

Türk yetkili, Türk askerlerinin güvenliği sağlamak için Suriye topraklarına girebileceğini, ancak güvenliğin sağlanmasının ardından hızlıca geri çekileceğini de sözlerine ekliyor.

Haberde, Suriye ordusunun Halep'e yönelik bir operasyon yapması durumunda Türkiye'nin ve ABD'nin tepkisinin ne olacağının hala belirsiz olduğuna dikkat çekiliyor.

 

Yeni Konular

Üst