isyanın temel belirleyenleri olaydan olaya,kişiden kişiye,mekandan mekana kültürel farklılıkların beraberinde getirdiği sonuçalara göre değişkenlik göstersede hepsinin altında aynı belirleyen yatar;haksızlığın getirdiği çaresizlik ve engellenmişlik duygusu.Bu iki duygu bireyin içinde önce yorgunluk ve umutsuzluk belirtileri uyandırır.Sonra hayatın kaçınılmaz gidişatında yer edinme çabası -ki insan için çok doğal bir süreçtir bu-insanı direnişe,''engellenmişliği engellemeye'' doğru götürür ve isyan ''gerçekleşme'' sürecine gider.Bu sürecin başlangıç aşamasında şiddet/zor kullanma yoktur,bilhassa bireyin kendine ve insana duyduğu merhametin ürünüdür fakat edime dönüşme sürecinde kullanılacak araç isyan edilen olguya göre değişkenlik gösterir nitekim isyanın ortaya çıkışının asıl sebebi olan dışsal belirleyenler kişiyi şiddetin kullanımına doğru iter.Bu kaçınılmaz bir kullanımdır çünkü engellenmişliğe dur demenin tek yolu engellemektir ve aslında bilinçli yapılan her direniş neye karşı yapılırsa yapılsın şiddet barındırır.İsyan bu bağlamda çıkış noktası itibariyle doğal ve insani,süreçleri noktasında ise tartışma götürecek hal alır,yani sonuçları ve gidişata bakarak bir değerlenidrme yapılacak olursa orada istekli/planlı bir edimden söz etmek gerekir ki bu da oldukça manidardır.