F
faust
Ziyaretçi
Yunanca'da 'tümüyle' anlamına gelen 'kata' sözcüğü ile 'çözmek' anlamındaki 'lyein' sözcüklerinin birleştirilmesiyle 'katalizör' kelimesi türetilmiştir. Buna göre katalizör, çözmek, gevşetmek anlamına gelip, kimyasal reaksiyon üzerinden dünüşürsek, tepkimeyi rahat konuma getirip onu aktifleştirmesidir.Bu tür maddelere 'katalizör' tersi durumda ise yani tepkimeyi önleyici duruma ise 'inhibitör' yada 'negatif katalizör' denir. Yapılan çalışmalar katalizörlerin fiziksel aktivilerinin değiştiği halde kimyasal özelliğini değiştirmediği yönündedir. Bredig'in diğer bir ifadesiyle; [özellikle heterojen türdeki katalizörlerin reaksiyon boyunca kimyasal bozunmaya girmediği ancak fiziksel yönden değişime ya da parçalanmaya uğrayabileceği dolayısıyla katalitik aktivitesinde belli ölçülerde kayıp olabileceği gerçeğini ortaya koymuştur[SUB].[/SUB][SUP]1[/SUP]]
Kimyasal reaksiyonlarda metal, iyonlar yanında atom ve moleküllerde katalizör olarak kullanılmaktadır. [Örneğin, amonyağın elementlerinden oluşumu bir platin ağı, nişastanın şekere dönüşümü H+ iyonları, Hidrojen peroksitin parçalanması için Fe+3 iyonları gibi[SUP]2[/SUP]] burada metal-iyonları atomik yapıda ya da tek moleküler yapıda ise böyle katalizörlere homojen'' farklı yapıda ise böyle moleküllere de 'heterojen katalizörler' denir. Heterojen katalizörleriyle ilgili ilk çalışmaları tesadüfen 1836 yılında Berzelius yapmıştır. Heterojen katalizörlerle ilgili ilk tanımları ise 19.yüzyılın sonunda W.Ostwald yapmıştır. Ostwald'ın günümüzde de geçerli olan ilkelerine göre heterojen katalizörler reaksiyona giren yani reaktanlarla farklı fazdadırlar, bu yüzden [taneciklerin temas edebilmesi sıklığı ile orantılı olarak ortaya çıkan ürünün hızını arttırmaktadır.[SUP]3[/SUP]]
[Katalizörler, kimyasal reaksiyonların aktivasyon enerjisini daha düşük olan bir başka mekanizma üzerinden yürümesine yol açarak tepkime hızının yükselmesine neden olurlar] fakat her katalizör her tepkimeyi katalizleyemez. Bunun en iyi yöntemi denel olarak uygun katalizörün bulunmasıdır. Burada katalizör olası tepkimelerden yalnızca birini katalizliyorsa böyle durumlara 'katalizör seçiciliği' tepkimeyi hızlandıran ölçüsüne ise 'katalizör aktifliği' denir. Bunlarda yine denel yoldan bulunarak uygun katalizör durumuna getirilir.
İsmail Çelik
Kaynaklar:
[1]. Prof.Dr.Yüksek Sarıkaya – Fizikokimya (Gazi Kitabevi Yayınları)
[2]. Prof.Dr.Mustafa Cebe – Fizikokimya Cilt II – Dora Basım Yayınevi
Kimyasal reaksiyonlarda metal, iyonlar yanında atom ve moleküllerde katalizör olarak kullanılmaktadır. [Örneğin, amonyağın elementlerinden oluşumu bir platin ağı, nişastanın şekere dönüşümü H+ iyonları, Hidrojen peroksitin parçalanması için Fe+3 iyonları gibi[SUP]2[/SUP]] burada metal-iyonları atomik yapıda ya da tek moleküler yapıda ise böyle katalizörlere homojen'' farklı yapıda ise böyle moleküllere de 'heterojen katalizörler' denir. Heterojen katalizörleriyle ilgili ilk çalışmaları tesadüfen 1836 yılında Berzelius yapmıştır. Heterojen katalizörlerle ilgili ilk tanımları ise 19.yüzyılın sonunda W.Ostwald yapmıştır. Ostwald'ın günümüzde de geçerli olan ilkelerine göre heterojen katalizörler reaksiyona giren yani reaktanlarla farklı fazdadırlar, bu yüzden [taneciklerin temas edebilmesi sıklığı ile orantılı olarak ortaya çıkan ürünün hızını arttırmaktadır.[SUP]3[/SUP]]
[Katalizörler, kimyasal reaksiyonların aktivasyon enerjisini daha düşük olan bir başka mekanizma üzerinden yürümesine yol açarak tepkime hızının yükselmesine neden olurlar] fakat her katalizör her tepkimeyi katalizleyemez. Bunun en iyi yöntemi denel olarak uygun katalizörün bulunmasıdır. Burada katalizör olası tepkimelerden yalnızca birini katalizliyorsa böyle durumlara 'katalizör seçiciliği' tepkimeyi hızlandıran ölçüsüne ise 'katalizör aktifliği' denir. Bunlarda yine denel yoldan bulunarak uygun katalizör durumuna getirilir.
İsmail Çelik
Kaynaklar:
[1]. Prof.Dr.Yüksek Sarıkaya – Fizikokimya (Gazi Kitabevi Yayınları)
[2]. Prof.Dr.Mustafa Cebe – Fizikokimya Cilt II – Dora Basım Yayınevi