Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

"Kavram" kavramı üzerine...

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 8,857

iuflsfozkn

Yeni Üye
Katılım
8 Ocak 2011
Mesajlar
641
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
40
İlk küfrü eden kişi, henüz küfür kültürü ortalıkta yok iken bu kavramı kullanmış va zamanla yaygınlaşmış...Tarihini bilemem ama yerleşik düzene geçilip, anaerkil kültürün bittiği ve kadının pasifize edildiği dönemlerde ortaya çıkmış olmalı..Genellikle kadınların cinselliği üzerine kurgulanmış saldırganlık ve hakareti içeren, eyleme dönüşmemekle birlikte niyeti tehdit olarak ifade eden sözel dizidir.Yani soyuttur." Nesne" ise somut.Her ikisinin de ayrı ele alınıp cevaplanması gerekiyor.Kavram yaratmakla var olan bir nesneye adlandırmak farklı şeylerdir.Filozofları filozof yapan en ayırt edici özellik, kavram yaratabilmeleridir.(logos, numen,aprori....)Soyut kavramlardan sözediyorum tabii.Türkiye' de olmayan (ama var olan ve bilinen)nesneye verilmiş bir isim mutlaka vardır.Herkesin bunu bilmememsi veya kabul etmemesi (isimler neden kabul edilmiyor anlamış değilim?) realiteyi değiştirmez.Türkiye de ornitorenk yoktur, bu ismi insanların çoğu bilmiyor diye yok mu olacak ornitorenk?
eğer ben ornitorenk e türkçe başka isim verirsem .. kavramın hangi nesneyi gösterdiği değişmeyecek değil mi?aşk kavramı bir sürü dilde vardır ve farklı isimler aynı kavramı anlatır. sanırım evet diyeceğiz..bu durumda ilk kavramlar ve kavramlaştırma yeteneği aristo daki hareket etmeyen bir ilk hareket ettiricide olduğu gibi olmak zorundadır..ilk kavramlar ve kavram üretebilme bir ilk öğretmene muhtaçtır..biz bunu tarihsel süreç şöyle gelişmiş böyle gelişmiş diye nasıl ispatlayabiliriz.cehaletime verin ama cok rastlantısal bir açıklama tarzı gibi durmuyor mu? bu konuda prof cengiz beye sorduğum soru: hocam nesnelere ilk isimlendirme nasıl gerçekleşmiştir..evrimsel süreçte açıklandığı gibi bir süreç ve tedricilik mi var ?yani yavaş yavaş ses çıkarmaya başlayan insan sonra harfleri ve heceleri çıkarmayı başarmış ve de işte bu tekerlek olsun ilk söyleyebildiği kelime tekerlek ise ateşe tekerlek demesi kaçınılmaz olmalı?!..sonraki süreçte (kastım şu insan belli bir temel sermayeyi kullanarak kendine verilen akılla yeni kavramlar üretmeyi başarmıştır bu sürec ifade etmek istediğim) kavramların oluşumu konusunda descartes ve leibnz a katılıyorum onlar gayet güzel açıklamada bulunmuşlar
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
kavramlar üzerinde uzlaşmaktan çok bir ortaklaşmaya varılması olanaklıdır. zira, kavramlar ayrıştıran belirlemeler oldukları gibi ortaklaştıran belirlemelerdir. öyle olmasaydı anlaşmak/anlamak olanaksız olurdu. uzlaşmaz yapan durum ise kullanıldığı yer/zaman göre yüklenimi ve anlam içermesinden başka bir durum değildir.

Haklısınız.Kavram pazarlığı olmaz.Ortak akılla fikirbirliğine varmamız gerek...Uzlaşmazlığın nedeni yer/zamana göre yüklenimi ve anlam içermesi olduğu kadar, öznenin algısına da bağlı...
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Kendi yazdıklarıma göz atarken vahim bir hata yakaladım.Soyut kavram ifadesini kullanmışım.Kavram zaten somut olamaz, kavramın işaret ettiği varlık somut /soyut olabilir.O zaman ya uzun uzun soyutu betimleyen kavram/somutu betimleyen kavram ayrımını kullanmalıyım, ya da?Bunların yerine geçecek daha kısa ifadeler biliyorsanız lütfen paylaşalım ve ya biz üretelim.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
Kavram, çığlıklarla başlayıp çizgilerde somutlaşarak insanlaşma sürecindeki sosyal canlı olan insanın hem çevresindeki dış dünyayı, hem içinde bulunduğu kendini anlama, anlamlandırma ve aktarma istenci ile düşün-selinde sınırlandırdığı ve çevresindekilerce benimsenen nesnelin uzantısı ve bir yönü ile onu biçimlendirmeye yönelik düşüncedeki iz-düşümlerdir.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Kavram, çığlıklarla başlayıp çizgilerde somutlaşarak insanlaşma sürecindeki sosyal canlı olan insanın hem çevresindeki dış dünyayı, hem içinde bulunduğu kendini anlama, anlamlandırma ve aktarma istenci ile düşün-selinde sınırlandırdığı ve çevresindekilerce benimsenen nesnelin uzantısı ve bir yönü ile onu biçimlendirmeye yönelik düşüncedeki iz-düşümlerdir.

"Adalet" kavramı örneğin, bir hukukçu için farklı, bir market sahibi için farklı sınırlara sahiptir (sınırı çizen düşünsel birikim)...o zaman kavramlarda uzlaşabilmek, az çok benzeşen düşünsel birikimlere (benzer düşüncelere demiyorum) sahip olmayı gerektiriyor. -soyutu betimleyen kavramlardan sözediyorum tabii, "elma" da her iki taraf da hemfikir olacaktır şüphesiz-Platon'un neden demokrasiden hoşlanmadığını anlıyorum!Ya da halkın söylemlerini sıkça kullanan siyasetçilerin neden daha çok oy aldığını...Kavramda uzlaşmak , yaşamda, yaşama bakışta uzlaşmak demek.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
kavram ile temsil edilene yüklenen anlam öznel yapısı ile sınırlılığı/çerçeveyi belirleyecektir. ancak, karşılıklı anlama/anlaşılabilme açısından içeriğin yükleniminde özen gösterildiğinde ortaklaşılabilinecektir. örneğin,

"elektrik kontağından çıkan yangında BİNA kül oldu" şeklindeki anlatımda ahşap binayı hiç bilmeyen bir okuyucu "bu nasıl olur?" diye hayret edecektir/anlamayacaktır.

oysa ki, ifade eden kişi "elektrik kontağından çıkan yangında AHŞAP BİNA kül oldu" şeklinde bir açıklama yaptığında bu anlatım kolayca anlaşılacaktır.

ortaklaşmanın temel amacı anlama/anlaşılmayı sağlamaktır.

../
ayrıca, uzlaşma ile ortaklaşma kavramları aynı mıdır? irdelemekte yarar var diye düşünüyorum.
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
../
ayrıca, uzlaşma ile ortaklaşma kavramları aynı mıdır? irdelemekte yarar var diye düşünüyorum.

Farklı kavramlar bunlar.Ortaklıktan söz ediliyorsa, bunu isteyerek gerçekleştiren ve her türlü kazanımı/riski paylaşmaya gönüllü katılımcılar sözkonusudur.Uzlaşma ise daha önceden var olan fikir ayrılığı/farklılık vb. ları ortadan kaldırmak için çözüme yönelik çabayı ifade eder.Burada katılımcı yerine"taraf" kavramını kullanabiliriz.Kavramlarda ortaklaşalık/ortaklaşma olmadır.Size katılmakla birlikteş bunun kolay olmayacağını düşünüyorum hala.
 

Feylesof TeCe

Yeni Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
926
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
32
Herakleitos "Değişimin kendisi dışında herşey değişir." Bunu kavramlara uygulasam -Kavram kendisi dışında herşeyi kavrar.- oldu mu?
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Kavram, kavrama yetisi olanın üretimidir ve soyuttur.Kavram kavrayamaz yani.Üstelik kavram ve kavrama(k) farklıdırlar.yazılışlarındaki benzerliğe takılmamak lazım.Kavramlar (zihinsel izdüşümü olarak)değişmezler.Sadece zaman içinde içerikleri değişime uğrayabilir, gelişip zenginleşebilir veya kısırlaşabilir.Karadelik kavramı, astronomideki gelişime paralel olarak ortaya çıkmıştır(üretilmiştir)Bunun farklı dillerde yazılışı/söylenişi farklı olacaktır elbet ama bu kavramın işaret ettiği nesne aynıdır.Karadeliklerle ilgili bilgimiz arttıkça, bu kavramın içeriği de zenginleşip gelişecektir.
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Teşekkürler konu güncel
 

Yeni Konular

Üst