- 7 Ara 2013
- 6,615
- 504
- 113
"Numen (Noumenon) veya Ding an sich, yani "kendinde olan şey", Kant felsefesinde fenomenin ötesindeki bilinemez ve tanımlanamaz "gerçeklik", "gerçek bilgi" manasındadır. Bilginin imkânı ya da imkânsızlığına yönelik düşünceler çerçevesinde, özne'nin ilişki kurduğu nesnenin görüntüsünün ardındaki gerçek özünü tanımlama çabası olan numen, somutun ifade bulduğu "fenomen"'in karşıtı olup, varoluşsal özü ifade eder. Herhangi bir varlığın algımızdan bağımsız, kendi içinde oluşur.
Etimolojik olarak Yunanca "nous"dan (akıl) gelmektedir. Çoğulu Noumena`dır. Her ne kadar bazı yazarlar "noumena"yı kullanmayı daha uygun görmüş olsalar da sadece tekil veya çoğul hâlinin kullanımı bile sorun yaratmaktadır. Zira "numen", algıladığımız fenomenin ötesindeki bilinemez gerçeklik olduğu için, gerçekte "tekil" veya "çoğul" olma hâli yani ferdiyet de bir numendir. Kant felsefesinde numenin karşıtı fenomendir; çünkü fenomen algılarımızla oluşturduğumuz dünya, algılarımızla kavradığımız "gerçeklik" ve "bilgi"dir.
Alman düşünürü Kant’a göre öz, kendinde şey ve phenomenon karşıtı olarak numendir. Asla bilinemez. Bizler sadece nesnelerin görünüşlerini bilebiliriz, kendinde ne olduklarını bilemeyiz.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Numen"
-"uludagsozluk"""nesnenin veya varlığın zihnimizde işlemlerden geçmeden önceki halidir.
"
-ekşisözlük numen"immanuel kant'a göre, mutlak bilgisi, şeyin kendisi anlamındaki felsefi nosyon..
-ekşisözlük -numen""
bir "şeyin" gözlemci tamamen duygulardan arındıktan sonra duygular olmadan "aslında ne olduğunu" simgeler.
"çilek kırmızı ve tatlıdır" önermesine "peki ya görme ve tatma duyumuzu aradan çıkarırsak, çilek nedir?" diye sorar. bu, bir yandan "bize göre çilek kırmızı ve tatlıdır, peki ya çileğe göre kendisi nedir?" sorusunu anımsatır.
"hegel’în öznenin kuruculuğunu devralarak yarattığı epistemoloji ve ontoloji ortaklığının, bilme-nesnesinin kurulumunun ve fenomenlerin yalnızca bizim için değil kendileri için de fenomenler olduğu savının daha desteklenebilir ve az güçlükler yaratan bir sonuç olduğunu savlıyoruz.
...
burada tümel, tekil ve tikele yönelik devrimci bir perspektifinin yattığını düşünüyoruz. spekülatif önermenin anlamı, onun dilin bütün kavramlarına ve önermelerine gönderen döngüsel, en sonunda öz-göndergesel, yansımalı bir yapı içerisinde bulunuyor olmasındadır. hegel, felsefi hakikatin de tam da böyle bir doğada olduğuna ve ancak sistemle yerine getirilebileceğini düşünüyordu.
,,
hegel içinse çözüm yalnızca antinomilerin aklın çelişkileri olduğunu söyleyerek, numen fenomen ayrımını daha da temellendirmeye çalışan bir mantık içerisine düşmez. çözüm, çelişkinin yalnızca akla ait olmadığıdır. bizatihi konu edilen nesnenin kendisinin bu çelişki içerisinde varolduğu ve birliğe devindiği ileri sürülür. çelişki kendinde ve kendi için olan nesnededir aynı zamanda ve akıl onu bildiğinde, onu kendi düşünceleştirmesiyle kendi içine kattığına onun çelişkisini de devralır ve onu birlik içerisinde nesnenin kendisi olan duruma yükseltir:
"ekşi sözlük-georg wilhelm friedrich hegel""
sorular ve düşünmeler
-bir şey kendini sarabilir mi?
-bir şey kendini tanımlayabilir mi?- kendi kendiyle kendini sarabilir mi? ve tanımlayabilir mi
-kendi cinsinden kendi ya da (tekil bir olan kendi) kendini tanımlayabilir mi? (tekil cinsinden tekil kendiyle ve kendi tekiliyle)
-kendini kendi olarak tanımlamak-
+kendini kendiyle/kendinle kendi cinsinden ölçmek nedir?
--
vikipediÇatışkı ya da Antinomi
" (Yunanca-, karşı, ve yasa) sözcük anlamı olarak iki yasanın gerçekte ya da görünüşte birbirleriyle uyuşmazlığıdır. Mantık ve epistemoloji’de geçen ve genel olarak bir paradoksu ya da çözümsüz bir çelişkiyi tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Aynı anda ve ölçüde geçerli iki önermenin birbirinin yerine konulamazlığı durumunu ifade eder.
"
"Antinomi Nedir?
Saltığı çözümlemek için usun düşmek zorunda bulunduğu çelişki... Kant terimidir.
Alman düşünürü Kant’a göre saltığın alanındaki bütün önermeler çatışıktır. Çünkü bu önermeler üzerinde deney yapılamayacağı için karşılıkları da aynı güçle ileri sürülebilir. Sözcük oyunlarına dayanan kozmolojik tanıtlarsa her iki karşıt önerme için ileri sürülebilir. Kant nesneye olduğu gibi özneye de kesin bir bilinemezlik yakıştırır ki bu gibi kozmolojik önermelere saf usun çatışkıları adını verir ve bunları dört ana çatışkı da toplar.
1) Nicelik çatışkısı: "Evren sınırlıdır-evren sınırsızdır."
2) Nitelik çatışkısı: "Özdek bölünmez atomlardan yapılmıştır-özdek sonsuzca bölünebilir."
3) Bağıntı çatışkısı: "Her şey zorunlu olarak bağıntılıdır-hiçbir şey zorunlu olarak bağıntılı değildir."
4) Kiplik çatışkısı: "Evrenin nedeni olan zorunlu bir varlık vardır-evrenin nedeni zorunlu bir varlık değildir."
Kant’a göre anlık duyumsal deneyin sınırlarını aşamayacağından duyumsal deneyin dışında kalan bu gibi önermelerin savı kadar karşı savı da aynı kesinlikle tanıtlanabilir, bu halde hem savı hem karşı savı doğru saymak gerekir ki bu bir çatışkıdır.
http://www.felsefe.gen.tr/antinomi_nedir_ne_demektir.asp"
Son düzenleme: