Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
(resim kierkegaard ile ilgili bir belgeselden canlandırmadır) (ama çok benziyorlar 🙂 )
Regine'm
Şu anda da seni düşünüyorum ve eğer bazen sana, gizleniyormuşum gibi geliyorsa, bu, seni az seviyor olmamdan değil de artık bazı anlarda yalnız kalmam gerektiğinden böyle. ama sen, hiç de bu yüzden düşüncelerimin dışında kalmış, unutulmuş değilsin; tam tersine senin o capcanlı varlığınla doluyum ben. senin o sadık yüreğini ne zaman düşünsem yeniden neşeleniyorum, sen çevremde gezinip duruyorsun, geri kalan her şey de silinip gidiyor ufkumdan, sonsuza doğru uzanan ve artık bir tek sınırı olan ufkumdan. işte o zaman ben sana kavuşuyorum ve dalgalanmakta olan düşüncem huzuru sende buluyor..
O'nu (regineyi kasdettiği varsayılır) aşkın ne olduğunu ve beni sevmeyi öğreneceği noktaya getirdiğimde nişan hatalı bir kalıp gibi kırılacak.. ve o benim olacak... başkaları bu noktaya geldiğinde nişanlanır ve yaşam boyu sıkıcı bir evliliğe büyük umutla bakar... bu onların sorunu..
***
aşk , kayıtsız -şartsız teslimiyet olmasaydı onun ne zevki olabilirdi ?
***
aşkın ardında aşk sürüp boy vereceği, derin ve korkunç bir gece kuluçkaya yatmalıdır. korku olmadan aşk olmaz, aşkı ilginç kılan birazda korkudur.
***
aşkın bir çok gizi vardır, ilk vurulmada ufakta olsa bir gizdir.
***
aşk konusunda romanlardan ne öğrenilebilir ki, su katılmamış yalanlardan başka.
Hayatın hiçbir zamanı kişinin her buluşmada, her bakışta, üzerinde sonradan düşündükçe yeniden mutlu olacağı birşeyler bulduğu aşkın ilk günleri kadar güzel değildir.
Sev..herşey oradadır.eğer yaşamını aşka göre yaşamaya hazır değilse, felsefeyle uğraşmaya kalkmasın kimse.
**
Kierkegaard Regineyi çok ama çok sevmişti. bu sevgisinin en büyük kanıtı, hayatı boyunca başka bir kadını değil sevmeyi denemeyi , bunu düşünmemiş bile olmasıdır. O Regineye hep sadakatla bağlı kaldı ve hayatı boyunca onun aşkının acısını çekti. bu durum yazılarında hissedilebilir. çok sevdiği için nişanı attı belkide. çünkü malesef kendini seven bir adam değildi. hep karamsar ve bunalımdı. Regine ile evlenip onun ömür boyu kendisine maruz kalmaması için yaptı bunu diyor bazı yorumcular.Regine ile evlenmeyerek doğru yaptığını savunmuştur çogunlukla. ancak ara ara büyük pişmanlığınıda dile getirdiği sözleride var. ölmeden önceki son 2-3 yılında yaşama arzusunu iyice yitirdiği görülür. hastalıkları vardı ama 42 yaşında ani bir biçimde öldü. sokak ortasında düştü ve bu sefil dünyadan göçtü..
Kierkegaard aşkın doğasını çözdüğünü iddia ediyordu ama 25 yıl aşk acısı çekti 🙂 yok üstadım sen çözememişin ,ben şimdi aşığım ve senin bıraktığın yerden görevi devralıyorum, aşkın doğasını ben çözeceğim😎
Kierkegaard aşkın doğasında korku öğesine çok yer verir, bu konuda ona katılıyorum. korku yoksa aşkta yoktur bence de. öyleyse korkunun üzerine gideyim biraz bakayım çözebilecek miyim bu işi 😀
Kierkegaard aşkın doğasını çözdüğünü iddia ediyordu ama 25 yıl aşk acısı çekti 🙂 yok üstadım sen çözememişin ,ben şimdi aşığım ve senin bıraktığın yerden görevi devralıyorum, aşkın doğasını ben çözeceğim😎
Tek bir sitede vardı o da bir süre sonra kaldırdı maalesef. Aslında belgesel değilde 8-9 dakikalık kısa film (canlandırma) gibi bir şeydi. fazla bir şey kaybetmediniz yani🙂 beğenmenize sevindim. teşekkürler.