E
evrensel-insan
Ziyaretçi
Bu basliktaki ilk mesajda, konu ile ilgili algilarimi ve dusuncelerimi dile getirecegim. Amacim, konudaki "uzman" ya da pratikte meditasyon deneyimi yasamis ve yasamakta olan yazar arkadaslardan, bu konu basliginda bizlerle, neden meditasyon yaptiklari, meditasyondan ne algiladiklari, meditasyon sonunda ne elde ettikleri ve bu elde edilenlerin, kendilerinin yasam ve iliskilerinde nasil bir katki, yarar v.s. sagladigi, meditasyon yapmadiklari anda, nasil bir zihniyet ve dusunce ile yasam ve iliski surdukleri, meditasyonun belirli bir suresi olup olmadigi v.s. gibi sorularda da bizleri "aydinlatacaklarini" dusunuyorum.
Benim algimda, meditasyon, bir cesit zihinden "arinma" ve zihin "bosaltma" eksersizidir. Yani bir cesit transa gecmektir ve dunya ile o an "iliskiyi" kesmek ve kendini tamamen konsantre olarak kendinden "koparmaktir"
Bu temelde baktigimizda, dogal zihniyetin dogal egosunun; bir cesit yasam ve iliskilerden ve de yasamin gerceklerinden "arinarak" kendisini "bosluga" vermesidir.
Meditasyon kisisel yapilan ve sadece kisinin kendi istemi temelinde yapilan bir egsersiz olma vasfiyla ve sadece yapildigi surecte gecerli olma vasfiyla, bir cesit yasam ve iliskinin surekliligine "ara vermektir"
Bu temeldede bakildiginda, meditasyonu yararinin sadece yapildigi sure ile sinirli oldugu algilanir. Halbuki yasam ve iliski, belki uyku disinda devam etmektedir.
Ben bu temelde meditasyonu, gecici mutluluk ve huzur veren bir uyusturucu olarak algiliyorum.
Iste bu temelde de, tibbi haplar, uyusturucular, her turlu tasavvuf ve hareketleri de ayni sonucu vermektedir.
Bu temelde de, insanoglu dogumundan olumune kadar olan yasam ve iliski surecinde, insanoglu gibi yasama adina ve hayattan hic bir an kopmama adina, dusunce ve davranisini devamli diri tutmak zorundadir.
Oyuzden eger bir kisi, icinde bulundugu zihniyetten "rahatsiz olup" ve belkide "zarar gorup" onu gecici "uyusturmak" yerine; bir kisi olarak, neden zihnini bosaltmak ve zihinde yasamamak istedigini sorgulamali ve cozumu gecici ve meditasyon surecinde degilde, kalici ve yasam surecinde cozmelidir.
Iste bu da her zaman vurguladigim gibi, kisinin kendi kendisini, kendisini rahatsiz eden, her konu da sorgulamasi ve rahatsizligi ne ise, onu beynini uyutarak ve/veya uyusturarak degil; aksine daha cok calistirarak ve rahatsizligini irdeleyerek cozmelidir. En azindan bu tip bir cozum, kisinin bilinclenmesini ve rahatsizliginin farkindaligiyla ona yanastiginin bir gostergesi olur.
Sonucta insanoglu turu ve biri, diger canlilardan farkjli olarak soyutlama ozelligine ve deneme&yanilma tecrubesine sahip olarak, dusunce ve davranis disi yasayamaz. Bu dusuncenin, otomatik, alisilagelmis, yerlesmis ve hafiza temelli olmasi veya o an ortaya cikmasi v.s. dusuncenin, uykuda bile, surekli suregelen bir surec olarak hareketi demektir.
Oyuzden dusunce ve zihniyet sifirlanarak ya da uyutularak/uyusturularak hem de gecici bir sure gelen mutluluk ve rahatlik, hayatin yasaminin gerceklerinden kopuk bir mutluluktur. Cunku yasam ve iliski devam etmekte ve rahatsizliklar her konuda insanoglu birini beklemektedir.
Sonucta, mutluluk/mutsuzluk ta mut kokeninin karsitligi ve bir duygu, his urunudur. Ustelik yasam ve iliskilerin devamli degisen ve goreceli bir kurgusudur. Bir an mutlu oldugunuzu dusunurken, alacaginiz bir haber veya vuku bulan bir olay, sizi mutsuzluga yonlendirebilir.
Iste burada onemli olan ve basarilabilmesi gereken, mutluluk/mutsuzluk karsitliginin hayatin bir duyumu oldugunu algilayip, olaylara notr ve mantikli yanasabilmek.
Iste dogal zihniyetin dogal egosunun bu ben icerikli pasif ve de belirli bir sure getirdigi mutlulugun, insanoglu birine ne sagladigi, benim acimdan bir merak konusudur.
Ayica isteyen yazar arkadaslar, bu baslik altinda, diger zihin bosaltici uygulamalari "tasavvuf, yoga v.s.) bu baslikta dile getirebilirler.
Bir konuda meditasyon disinda kalan yasam ve iliskilerin, meditasyon surecinde verdigi zihin bosaltimiyla nasil bir paralel ideolojik inancsal bir dogru turettigi ve bu dogrunun nasil meditasyon yapmadan, meditasyon yapiyortmus gibi bir his verip/vermedigi de merak ettigim bir konudur. Yani meditasyon yapilmadigi surecte, kisi yasam ve iliskilerinde zihnini nasil bosaltabilir ve nasil zihnini uyutabilir. Cunku sonucta bir canlidir ve kendine has bir toplum isi yasam ve iliskileri vardir. Bu meditasyonsuz yasam ve iliski surecinde kisi, nasil pasif olarak zihnini bosaltabilir ve tum dunyada ve cevresinde olanlara seyirci kalabilir? Burada, vicdan ve akil nerededir? duygu ve dusunce nerededir?, duyum ve inanc nerededir?
Benim algimda, meditasyon, bir cesit zihinden "arinma" ve zihin "bosaltma" eksersizidir. Yani bir cesit transa gecmektir ve dunya ile o an "iliskiyi" kesmek ve kendini tamamen konsantre olarak kendinden "koparmaktir"
Bu temelde baktigimizda, dogal zihniyetin dogal egosunun; bir cesit yasam ve iliskilerden ve de yasamin gerceklerinden "arinarak" kendisini "bosluga" vermesidir.
Meditasyon kisisel yapilan ve sadece kisinin kendi istemi temelinde yapilan bir egsersiz olma vasfiyla ve sadece yapildigi surecte gecerli olma vasfiyla, bir cesit yasam ve iliskinin surekliligine "ara vermektir"
Bu temeldede bakildiginda, meditasyonu yararinin sadece yapildigi sure ile sinirli oldugu algilanir. Halbuki yasam ve iliski, belki uyku disinda devam etmektedir.
Ben bu temelde meditasyonu, gecici mutluluk ve huzur veren bir uyusturucu olarak algiliyorum.
Iste bu temelde de, tibbi haplar, uyusturucular, her turlu tasavvuf ve hareketleri de ayni sonucu vermektedir.
Bu temelde de, insanoglu dogumundan olumune kadar olan yasam ve iliski surecinde, insanoglu gibi yasama adina ve hayattan hic bir an kopmama adina, dusunce ve davranisini devamli diri tutmak zorundadir.
Oyuzden eger bir kisi, icinde bulundugu zihniyetten "rahatsiz olup" ve belkide "zarar gorup" onu gecici "uyusturmak" yerine; bir kisi olarak, neden zihnini bosaltmak ve zihinde yasamamak istedigini sorgulamali ve cozumu gecici ve meditasyon surecinde degilde, kalici ve yasam surecinde cozmelidir.
Iste bu da her zaman vurguladigim gibi, kisinin kendi kendisini, kendisini rahatsiz eden, her konu da sorgulamasi ve rahatsizligi ne ise, onu beynini uyutarak ve/veya uyusturarak degil; aksine daha cok calistirarak ve rahatsizligini irdeleyerek cozmelidir. En azindan bu tip bir cozum, kisinin bilinclenmesini ve rahatsizliginin farkindaligiyla ona yanastiginin bir gostergesi olur.
Sonucta insanoglu turu ve biri, diger canlilardan farkjli olarak soyutlama ozelligine ve deneme&yanilma tecrubesine sahip olarak, dusunce ve davranis disi yasayamaz. Bu dusuncenin, otomatik, alisilagelmis, yerlesmis ve hafiza temelli olmasi veya o an ortaya cikmasi v.s. dusuncenin, uykuda bile, surekli suregelen bir surec olarak hareketi demektir.
Oyuzden dusunce ve zihniyet sifirlanarak ya da uyutularak/uyusturularak hem de gecici bir sure gelen mutluluk ve rahatlik, hayatin yasaminin gerceklerinden kopuk bir mutluluktur. Cunku yasam ve iliski devam etmekte ve rahatsizliklar her konuda insanoglu birini beklemektedir.
Sonucta, mutluluk/mutsuzluk ta mut kokeninin karsitligi ve bir duygu, his urunudur. Ustelik yasam ve iliskilerin devamli degisen ve goreceli bir kurgusudur. Bir an mutlu oldugunuzu dusunurken, alacaginiz bir haber veya vuku bulan bir olay, sizi mutsuzluga yonlendirebilir.
Iste burada onemli olan ve basarilabilmesi gereken, mutluluk/mutsuzluk karsitliginin hayatin bir duyumu oldugunu algilayip, olaylara notr ve mantikli yanasabilmek.
Iste dogal zihniyetin dogal egosunun bu ben icerikli pasif ve de belirli bir sure getirdigi mutlulugun, insanoglu birine ne sagladigi, benim acimdan bir merak konusudur.
Ayica isteyen yazar arkadaslar, bu baslik altinda, diger zihin bosaltici uygulamalari "tasavvuf, yoga v.s.) bu baslikta dile getirebilirler.
Bir konuda meditasyon disinda kalan yasam ve iliskilerin, meditasyon surecinde verdigi zihin bosaltimiyla nasil bir paralel ideolojik inancsal bir dogru turettigi ve bu dogrunun nasil meditasyon yapmadan, meditasyon yapiyortmus gibi bir his verip/vermedigi de merak ettigim bir konudur. Yani meditasyon yapilmadigi surecte, kisi yasam ve iliskilerinde zihnini nasil bosaltabilir ve nasil zihnini uyutabilir. Cunku sonucta bir canlidir ve kendine has bir toplum isi yasam ve iliskileri vardir. Bu meditasyonsuz yasam ve iliski surecinde kisi, nasil pasif olarak zihnini bosaltabilir ve tum dunyada ve cevresinde olanlara seyirci kalabilir? Burada, vicdan ve akil nerededir? duygu ve dusunce nerededir?, duyum ve inanc nerededir?