Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Memé

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan alpine
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Etiketler Etiketler
    memé

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,571

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Yanilgi mi gercek mi? Dawkins'in "dusuncelerin virusler gibi yayildiklari" seklinde ozetlenebilecek bu teorisi hakkinda ne dusunuyorsunuz?
 

tmalali26

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2009
Mesajlar
6
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Ynt: Memé

virüsün etkin olabilmesi için bir organizmaya gereksinimi var. bu olgudan hareketle bir düşüncenin etkin olabileceği bir bedeni (beyni) bulması gerekiyor.(bulması gerekiyor derken bilinçli olarak bu beyni arayıp bulmuyor.) düşünce canlı bir varlık olmadığı için virüs-organizma etkileşimindeki örnekten farklı olarak düşünce-beyin etkileşiminde beyin düşünceyi buluyor. bu etkileşim beynin düşünceyi bulması şeklinde değil de beyin ve düşüncenin karşılaşması şeklinde ele alınırsa Dawkins'in "dusuncelerin virusler gibi yayildiklari" görüşü doğru gibi görünüyor.
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Memé

alpine ' Alıntı:
Yanilgi mi gercek mi? Dawkins'in "dusuncelerin virusler gibi yayildiklari" seklinde ozetlenebilecek bu teorisi hakkinda ne dusunuyorsunuz?


Keşke bu konu için biraz daha açıklama ve alıntı yapsaydın. Yeterince net bir konu değil.Umarım düzenleme yaparsın.
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Mem ya da Memê, Richard Dawkins'in ortaya attığı kültürel iletim birimidir.

Dawkins'e göre nesiller değiştikçe, kültürel ve sosyal içerik bir sonraki nesle memler tarafından aktarılmaktadır. Bu tıpkı biyolojik içeriğin DNA tarafından aktarılması gibidir. Fakat memler, DNA gibi mikroskop altında görülebilen somut bilgi kodları değil, daha çok soyuttur. Bu bakımdan sosyolojik gen denebilir.

Kelime anlamı Yunanca "mimeme"'den gelir. Ancak Richard Dawkins, Gen bencildir kitabında belirttiği üzere "gen" kelimesi gibi tek heceli bir isim istediğinden bunu "mem" olarak kısaltmıştır. Ayrıca "memê" kelimesinin Fransızca "kendi" anlamına gelen köküyle ilgili bağlantılı kurar.

Ezgiler, düşünceler, sloganlar, moda, mimari, mem örnekleridir. Genlerin sperm ya da yumurtalar yoluyla bir bedenden diğerine atlayarak gen havuzunda çoğalmaları gibi, memler de, geniş anlamda taklit(etkileşim) denebilecek bir süreç yoluyla, bir beyinden diğerine zıplayarak kendilerini çoğaltırlar. Örneklemek gerekirse; bir bilim insanı güzel bir düşünce duyduğunda ya da okuduğunda bunu arkadaşlarına ve öğrencilerine aktarır. Yazılarında ve derslerinde bundan söz eder. Bu düşünce tutulursa, beyinden beyine yayılarak kendini çoğalttığı söylenebilir. [1]

Öte yandan gelenek halindeki memler, genler gibi nesilden nesile ya da kültürden kültüre aktarılabilir. Aktarım sırasında değişime de uğrayabilir. Örneğin her kültürde farklı türleri bulunan bir mem kompleksi de düğünlerdir. İçerisinde de ritüelleriyle, yenen yemekleriyle, oynanan oyunlarla farklı memler barındırırlar. [2]

Richard Dawkins'in ortaya attığı bu düşünce pek çok bilim insanı tarafından desteklenmiş ve memetik dalının kurulmasına sebep olmuştur. Bu yüzden "memetik" dalının kurucusu Richard Dawkins sayılır.

Hayvanlarda Mem
Richard Dawkins, bu olgunun sadece insanlara özgü olmadığını belirtip P. F. Jenkins'in Yeni Zelanda'daki şarkı söyleyen Semerli Kuşlar üzerine yaptığı çalışmayı örnek gösterir. Jenkins, babalarının ve oğullarının şarkılarını kıyaslayarak bunun genetik olarak kalıtılmadığını gösterdi. Her genç erkek, insanların dili kullanmasına benzer bir yolla komşu bölgelerden şarkılar benimseyebiliyordu.[3]

Taklit çocuğun, başka diğer dilleri değil de kendi ana dilini öğrenme yöntemidir. Kişinin başka insanların ebeveynleri gibi değil de kendi ebeveynleri gibi konuşmasının sebebidir. Bölgesel şivelerin ve uzun zaman dilimlerinde ayrı dillerin ortaya çıkmasının nedenidir. Dinlerin her nesilde yeni baştan seçilmek yerine aile soyları boyunca sürdürülmesinin sebebidir. Burada, genlerin nesiller içinde boylamasına aktarılmasına ve virüslerdeki genlerin yatay aktarılmasına en azından yüzeysel bir benzerlik vardır. Bu benzetmenin yararlı olup olmadığını yargılamaya geçmeden önce, kelimelerin, fikirlerin, inançların, üslupların ve modanın iletilmesinde bir gen rolü oynuyor olabilecek bu varlık üzerine konuşabilmek için ona bir isim vermemiz yerinde olacaktır. Kelime ilk ortaya atıldığı 1976’dan bu yana artan sayılarda insanlar ‘mem’ ismini gen benzeri bu varlık için benimsemiştir.

Richard Dawkins - Bir Şeytan'ın Papazı

Şimdi memler dünya etrafında ışık hızında yayılıyorlar ve o kadar hızlı kendilerini ikileştiriyorlar ki meyve sinekleri ve maya hücreleri karşılaştırmada buzul çağdan kalmış gibi kalıyor. Araçtan araca, ortamdan ortama kontrolsüzce atlıyorlar ve karantinaya alınmalarının neredeyse imkânsızlığını kanıtlıyorlar.

wiki

Mem ile ilgili bir kac sorun var.

Birincisi hic bir bebek soyut ile dogmaz, sadece soyutlama yetisi ile dogar ve soyutlamayi soyut degerleri ve soyut degerlendirmeyi yasam ve iliskiden ogrenir.

Ikincisi gen biyolojik bir olgudur. Hic bir biyolojik olgunun kendine ait bir soyutu yoktur.

Bencillik, bir seye verilen bencil niteligidir.

Buradaki ana sorun, bu aciklamanin; ayni Darwin'in "guclu olan kazanir" aciklamassinin sosyal darwinizme tasindigi gibi, insanoglunun buradaki bencilligi de zihniyet degisimi ile ortadan kaldirilabilecek olan, dogalligin bir teslimiyeti ve bahanesi haline getirebilir.

Ayrica genler bolunur ve cogalir ve genelde tek degillerdir. Dolayisi ile bencillik bu anlamda sorun yaratir.

Ayrica bir anne dogurdugu bebegini hic bir karsilik beklemeden emzirir ve ona bakar.

Bu da bencillige terstir.

Ayrica insanoglu sosyal bir fenomen olarak ta bencil olamaz, cunku bir arada yasayabilmesi icin baskalari ile ortak degerler paylasmak durumundadir.

Yine bu temelde sevgi, saygi, vicdan v.s. tamamen sosyal yani paylasilan olgulardir.

Bu acidan "gen bencildir" soylemi ayni Darwin'in "guclu olan kazanir" soylemi gibi, su istismar edilmeye cikara uygulanmaya musaittir.

Zaten guc ile bencilligin birlesmesi tam da bugunun emperyalist zihniyetinin kendi cikar bencilligi icin, her turlu insanlikdisi dusunce ve davranisi mubah ve mesru kilmasinin ve bunu dogallik ile kalitikm ile gostermesinin de bir tezahurudur.
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Eger burada konu soyutlarin nesilden nesile aktarilmasi ise, zaten tarih budur.

Eger bu aktarim olmasa, tarih olmazdi, ideolojiler inanclar izmler ve etik her turlu deger kitlesellesemez ve nesilden nesile aktarilamazdi.

Bunu soyle de aciklayabiliriz.

Soyut her turlu deger;

Birincisi zamansizdir

Ikincisi nesnesizdir.

Acikliyalim.

Bir soyut deger ortaya atildiginda bu tarihler boyu nesilden nesile aktarilir.

Nesnelsizligi de iki turludur.

Bugun bir suru anonim degerler vardir ve bunlarin insanoglu nesnesi bilinmez.

Diger acidan da bir insanoglu bir soyutu ortaya attiginda o artik sosyal bir kullanim ve paylasimdir, isteyen insanoglu nesnesi onu alir ve kendi sahiplenir ve de kullanir.

Kisaca soyutlar dile gelmek icin somutlari kullanirlar.

Ayrica bu soyutlar, insanoglunun deger verme degerlendirme acisindan ayni bunyede degisime de ugrar.

Meselaideoloji inanc izm ve etik her turlu degeri kisi kendine verilenden kendi istedigine degistirebilir.

Oyuzden "dusuncenin virusler gibi yayildigi" bu temeldedir.

Yalniz burda "virus" zararli ve olumsuz yonde kullanildi ise, hatadir. Belki bakteri demek daha uygun olur.
 

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
vay be, 6 sene olmus, dile kolay...
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
D ama bana göre Dawkins virüs...
 

Yeni Konular

Üst