Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Merhaba

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,474

Epilogue

Yeni Üye
Katılım
6 Ara 2009
Mesajlar
279
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
45
Arapça kökenli bir sözcüktür. Ama Araplar bunu bugün pek kullanmamaktadır.. Anadolu'nun Türkleşmeye başlamasıyla Türkler arasında sıkça bu kelime ile selamlaşma mahiyetinde kullanılmıştır. Yani "merhaba" sözcüğünü selamlaşma olarak ilk kez Anadolulu Türkler icat etmişlerdir..Öyle ki sıcaklığı olan "merhaba" sözcüğü Anadolu insanıyla adeta özdeşleşmiştir..

Manası" Benden sana zarar gelmez" dir. Eski Anadolu Türkleri Anadolu'nun henüz güvensiz ve tam olarak Türkleşmediği zamanlarda bu sözcüğü yolda gördüğü, karşılaştığı kişilere "merhaba" diyerek "benden sana zarar gelmez" dermiş, o da ona "merhaba" diyerek "benden de sana zarar gelmez" mesajını verirmiş ve onu dost olarak görürmüş.

Özet olarak "merhaba" sözcüğü Eski Anadolu Türkleri arasında bir nevî şifre olarak kullanılmıştır..
 

endlesslive

Yeni Üye
Katılım
23 Haz 2010
Mesajlar
155
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Selam'a hastayımm

Selam, İslam dininde önemi vardır.
Kuran'ı Kerim'de;
"cennet sözü olduğu, meleklerin cennet ehlini,
"selam size" diyerek karşılayacağı.. bildirilir..
sanırım "yasin suresi"..

Peygamber SAV. de, nasıl selam alınıp verileceğini,
usul erkanını..
önemle işlemiştir..

Günümüzde pek önemi kalmadığından,
ayrıntıya girmemişimdir.

Pöh.
 

endlesslive

Yeni Üye
Katılım
23 Haz 2010
Mesajlar
155
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Selam nedir, nasıl bir şeydir, ne için verilir, kim akıl etmiştir falan..

'SELAM'ı ilk kez, kim akıl etmiş ve dillendirmiştir?
İnsanlık tarihinde ilk kez "SELAMM!.." diyen kimdir?..
Kime niye verilmiştir ilk selam, ve kimin tarafından alınmıştır..
O mübarek zat, hangi mağarada yaşadı, nerede öldü..
O bir erkekk di.. evet.. erkekti.. tabi tabbii.. bu kesin.

Buyrun:
Adam, kaşlarını düzeltti, saçlarını ensesine sıvazladı, 'köhhö.." dedi..
Dudaklarına tebessümü kondurdu veee; Bir bahaar akşamüstü;
"S E L A M !.." dedi.. İnsanlık tarihinde ilk kez..

Ben olsaydım, belki de;
En büyük avcıya koşturup;
"- Bak usta, öyyle bir kelam akıl ettim ki, bunu alıp vermesini
bilmeyene insan demeycekler insaann.. Tananaaann..."
"- Ya!.. Neymiş o?. Mangır mı yoksa? Mittüret, işim olmaz,
et istiyorsan zam geldi bak ona göre.. Geyik?.. Tavşan?.. Ne verim?.."
"- Etme usta, bunu yani SELAM"ı bütün insanlık alemi kullanacak,
kıyamete kadar adın dillerden düşmeyecek.. Gel, bi dana ver, senin olsun..
Ama bak TEBESSÜMÜ DE UNUTMAYCEN.. Yoksa KALİTESİ düşer..
Bak şöyle olacak.."
"- Yaramaaz.. Öyle bi düşürürler ki, adını da kalitesini de..
Çöplerin arasında sürüm sürüm sürünür..
Ne verim?.. Geyik kilo; 5.- tas buydey.."
...........
Ama O, öyle yapmadı işte..
Adam.. akıl etti.. Dillendirdi Selam'ı, İnsanlık tarihinde ilk kez..
Dudaklarında tebessüm.. Bir bahar akşamı..

"- SELLO!......... dedi.. kadına..
Kadın büyük bir şaşkınlıktan sonra doğaçlama,
"- MELLO?........ dedi.. adama ..................

Ssssst!.. Dinleyin..
Bu iki nefess, o iki temiz dilin kaydırağından Afyon kaymağı gibi kayıp,
havada sarmaş dolaş olup, meltem ruzigarı gibi yayıldı....
Ovalaraa.. dağğlaraa.. denizzleree... ormanlaraa...
Çiçek dedi ki; "-Ay kızlaar duydunuz muu? Nedir bu geçen böyle..
Vallahi kokum tavan yaptı, polenlerim dansediyoor.."
Tavşan dedi ki; "- Len, şu sırtlan yanıma bu sözle gelsin, kaçarsam namerdim.."
Kartal dedi ki; "Kraak.. ciii.. biri bana seslendii.. süzüldü yeryüzüne.."
vs. vb....
(Ahh.. hislendim.. sisler içindeyim.. bu yazı fon müziksiz okunmaaz..)
...........
Aslında kadın; "Mel, loo?.." dedi.. Yani; "NEDİYON LAA?" dedi..
Aklından da; ("- Ugh, ben şordan kenardan kıvırayım yolu..
Bu hıyar bana asılcek.. baksana başı kıçı oyneyip duru..")
diye düşünerekten, başını öne eğip adımlarını çabuklaştırıp yollandı..
Diye yazsaydım, belki gülecektiniz ama,
Dünya'nın en güzel sözünün tarihçesine
'Kadın'ı ortak etmemiş olacaktım. Ayıp olacaktı tabi.
Kadınsız erkek, demokrasi ve hükümet kadar işe yaramazz..

Malum, kız kısmı lafı pek tutamaz, geldi ailesine anlattı..
"- Sözü duyunca önce tırstım ama, , tebessüm edince gevşedim, ,
Ay vallahi içim bir hoş oldu.." Dedi.
Kızın ağabeyi, "- Ulen, ben şimdi Tello'sunu giydiririm ona.."
'Geleneksel Abi Agresifliği' ile davrandı ise de, babası; "- Hoyt!.. du bakalım,
Bi annayalım, ne iş.." deyu Büyük Salon'a yollandı..
Bu sıradışı olay üzerine aynı gece, 'MİH' yani Mağara İhtiyar Heyeti toplandı.
Adam da Kadın da derdest edülüp huzura getirildi, işin aslı astarı anlaşıldı,
"- Lan oğlum, kuru kuru selam mı olurmuş.. Yanında boonus, boynuz,
gergedan testisi.. Ne bilim, iki deri neyim olmazsa bi halta yaramaz bu.."
"- Yuu!. Ula Dericii, bakayrum cözün doymamuş daa,
bizim emekleru zıkkumlanmayunan.."
"- Yaa bi durun ne dicem, vatandaş selamı verir gelir birinin yanına,
artık gerisini aralarında hallederler.. He?"
"- Dooru valla len aakideşlee.. gooverin ne halt edeeleese edeelee..
Veemeyen veemez, yimeyen doymez.. uykum daştı, yatcen ben"

Hararetli tartışmalar oldu..
Mağaranın ileri gelenleri; "-Valla, bu iş bizi ayak takımına indirgemezse iyi.."
diye homurdandılarsa da..) sabaha karşı;
'Selam- selamlaşma' benimsendi, 'adabı, usül erkanı' belirlendi...
Ertesi gece şölen tertip edildi, 'hem mağaramıza hem marabamıza
hayırlar uğurlar getiree' deyu dualar eşliğinde kutlandı.. Zılgıtlar çekildi.

Selam veren, 'Sello!..' diyecek.. Yani 'ESENLİK DİLİYORUM SANA'..
Selamı alan da, 'Mello diyecek.. Yani 'BEN DE SENİN' mealinde.
Adam'ın adı 'SELLO' olarak, Kadın da 'MELLO' olarak kütüğe tescil edildi.

Oybirliği ile alınan 'MİH' kararı ile de;.
"Bundan gayrı, selam vermeyen ne olsun, almayan da bilmem ne olsun.."
maddesi ki; 'tarihin ilk kanun maddesidir' kütüğe yani mağara duvarına kazıldı..
Yani 'selam vermeyen-almayan ne olsun' un açılımı, halen o duvarlarda mevcuttur.
Oralara da gitmeye gerek bile yoktur, ilgili kitaplarda görülür.
Ben uzamasın diye şeyetmedim..

İmdii;
'SELLO' kim? Selamı dillendiren ilk adam..
'MELLO' kim? 'SELAM'a ilk muhatap olan, alan ve karşılık veren kadın..

Selam, böyle üreyee türeyee.. yayılmıştır yer küreye.
Sello ile Mello evlendiler.. Kral ve Kraliçe oldular.. Çocukları oldu;
İlk çocuk Selami'den - Ortadoğu halkı, ikinci çocuk Heylo'dan - Avropa ırkı,
üçüncü çocuk Si Yo'dan - Kızılderililer, Dördüncü çocuk Lay Ho'dan - Çinliler..
Dokuzuncu çocuk El Turko'dan - Türkler...
Tekne kazıntısı dediğimiz son çocuk olan Hevoi'den (anlamı: 'havanı alırsın sen')
Afrikalı'lar........ Sonra onların çocukları falan filan işte, soylar boylar oluştu..
Her biri bir yana savuştu, zamanla nerden geldiklerini unutup, vuruştu kırıştı tatlı tatlı sevişmek yerine savaştılar maaleseff..

Bu milletler, 'selam' sözcüğünü rahmetli dedelerinin isimleriyle söyleye gelmişlerdir.
(sözlüklere bakabilirsiniz, inanmıyorum.. hala mizah yazısı diye okuyanlar var)
'Ne bakıyon' isimli torundan da bir kol türediyse de, pek bir tarihi değeri yoktur.

Keşke 'selamın ilk kez dillendirilip, verilip-alındığı coğrafya noktasını bulabilseydim de;
Oraya bir anıt dikilip, turizme açılsaydı..
Ve bu yer mutlaka Nevşehir veya Çorum taraflarında bir yerdedir.. Araştırmam sürüyor.

"SELAM OLSUN.. SELAM VADİSİNE HOŞGELDİNİZ.. BİLETSİZ GİRİLMEZ, , ..
'SELAM' İNSANLIK TARİHİNDE İLK KEZ, BURADA VERİLİP ALINMIŞTIR.
'SELLO' NUN MEZARI NAHA ŞU ÇINAR AĞACININ ALTINDAKİ,
RENGAARENK ÇAPUTLARIN BAĞLI OLDUĞU KABİRDİR..
"MELLO' NUN MEZARI İSE MAALESEF KAYIPTIR..
BİR RİVAYETE GÖRE, İKİSİ DE BURADA YATMAKTADIR.
İKİNCİ BİR RİVAYETE GÖRE İSE, BURADA YATAN,
KÖYÜMÜZÜN ESKİ MUHTARI SANSAR SELİM'İN EŞEĞİDİR.."

Anıtın tabelasını bile hazırlamışım kafamda.

1. bölüm sonu...
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Okuduğumda ne güldüm,ne güldüm))))))))))
Yüreğiniz,kaleminiz dert görmesin...
Hangi güç yazdırmış bunu size,
Sello'musunuz, Mello' musunuz?
bilemedim...
İkinci bölümü merakla bekliyorum efendim.
 

endlesslive

Yeni Üye
Katılım
23 Haz 2010
Mesajlar
155
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
64
Selam... 2.

... Konuşmayı söktürüp, başına alabileceği en püsküllü
belayı sarmış olan insanoğlu, konuşmazken işaret dili ile
yine selamlaşıyordu tabii.
Buyurunuz; (İşaretleri mecburen tane tane simültane tercüme edeceğim,
aksi halde resimle anlatmam gerekecek.)

"- Hayatım biri geliyor.. Canıım!.. Huu, aşkııım!.."
(Bu ilk cümle işaret olmayıp, gırtlaktan çıkan seslerin çevirisi)
.....Fiiyuuuww!.. (bu da ıslık)
"- Ya aşkım o kadar geride kalmasanaa, aç ayaklarını biraz, hadii.."
"- Aç ayaklarını demesi kolaay, sırtımda koca keçi var yani..
'biri geliyor' diyorum.."
"- Hani, nerede?"
"- İştee, yamaçtan inip gelir, bakbak!. ağaçların arasında.."
"- Gördüm, 5 numara sopamı verirmisin.."
"- Ne sopası?.."
"- Golf sopası değil herhalde.. Aşkım hadi ya, savunma durumuna geçeceğim,
adam yaklaşıyor.."
"- Ayy! bütün sopalar keçiyi avladığın yerde kaldıııı!.."
"- Aşkolsun bebeğim yaa! ne unutkan şeysin sen yaa.."
"- Ayol görüyorsun halimi herhalde, sırtımda keçi, iki bacağı da
iki elimde, ne yapabilirdim yani, ağzımda da su torbası vardı,
onu da sana ıslık çalmak için koyuverdim elli metre geride..
hem biliyorsun 6 aylık da hamileyim.."
"- Daş yokmu la daaş?.. ( yok, ot diz boyu)
sen keçiyi bırakma sakın.."

(..tepeden inen adam, gel.. geli.. geel diii..)
Adet şöyleydi; Açık arazide biriyle karşılaşırsanız, hemen sokulmak yok,
Tak! yerdiniz kafanıza odunu..
20 metre kala duracaksınız.. boş elinizi kaldıracaksınız..

TİA.- (tepeden inen adam) Selam beyefendi, iyi günler hanımefendi..
A. - Selam, iyigünler?!..
TİA.- Şeyy.. dağın ardından geliyorum, kadınımı kaybettim de..
rastladınız mı acaba diyecektim.
A - Maalesef beyefendi.. Hayatım sen 200 metre geriden geliyordun..
gördün mü beyefendinin katırını?
TİA - Öyle değil efendim, kadınımı arıyorum diyorum..
K - Yoo, rastlamadım kimseye. Nasıl kaybettiniz kadıncağızı beyefendi? Ormana mı girdiniz?..
TİA - Ormana girmedik hanımefendi yaa.. Kestirme olsun diye,
yamacından geçtik dağı.. Daha doğrusu ben geçmişim.. Susayınca
döndüm bir baktım, kadınım yok..
K - Tüüü!.. Uçuruma düştüü kadıncağız..
A - Başınız sağolsun beyefendi.. üzüldüm.. hadi gidelim aşkım..
K - Sizin ömrünüz uzun olsun kardeş, iyi günler..
TİA - Oh, ne güzel.. İyi günler miş..Burda hem üzgün hem de uzun ömürlü
ama yalnız bir beyefendi.. Orda maşşallahh, balık gibi bir hatun, üstelik
sırtında birikmiş boonusu da var.. Durun bakalımm!.. Nereyee?..
Sahi beyefendiciğim, sizde sopa, alet, edevat, takım taklavat da
göremiyorum ben?.. Hee?.. Heheheee..
.................

İlk insanlar, konuşmayı sökmeden önce - sonra,
birbirlerine yaklaşırken 'elini havaya kaldırdı' ki, şöyle anlaşıla;
"Birader!.. bak elim boş, silahım yok, iyi niyetliyim..
yanına geleyim de, az dedikodu gıybet neyim edelim..
Canım sıkıldı danasını satayım.."

Adolf Hitler fırıncısı da gerçi, 'havaya kalkmış boş elle' geldi ya..
Zat-ı Pimpirikli'm de, özellikle ellerini arka tarafında
totosunun üstünde bağlayıp gelenlerden çekinir.

Sonra efendime söyleyeyim,
Ve insan, bir başka insanın yanına gelince de elinin yine
boş olduğunu tescil etmek üzere muhatabının ELİNİ SIKTI..
(sallama işi de herhalde, bizim Kayserili'nin alışveriş pazarlığında oluşa gelişegeldi)
'EL SIKIŞMA, TOKALAŞMA' da böylece oluştuu.

Emperyalizm ve Kapitalizm Manituları bunu ekonomik 'TOKATLAŞMA' ya çevirmiştir.
Ve ilk insanların 'boş el - emin ol' mesajı, zamanla gerçekten boş ele,
vermeyen - alan, götüren - getirmeyen, ele dönüşmüştür.
Karşılaşmalar yukarıda 'tepeden inen adamınkine' benziyor artık.

Yine boş el, nanik, yumruk, başparmakdilli salllanan yumruk, babayı alın mı,
nah sana, bizde pek bilinmeyen 'orta parmak dikine havaya' pandik durumu vb.
formlarında geliştirilmiştir.

Boş el, ancak kaz gelecekse, tavukla civcivle falan doldurulmalıdır.

(İş bu yazı, yıllaar önce bir kitapta okuduğum,
"İlk insanlar, silahsız olduğunu göstermek ve karşıdakine güven vermek amacıyla,
boş elini havaya kaldırdı, bu eylem zamanla selam'a dönüştü.." mealindeki
hatırda kalan satırlardan hareketle yazıldı. Kitabın adını unutmuşum.)

Allah, insana "kendi ruhundan üfürdüğünde", Selam'ı da üfürdü..
Belki de..

EsSelamm...
Merhabaa....
Rüşvet değüldür haa...
 

Süreyya Önal

Yeni Üye
Katılım
16 Nis 2010
Mesajlar
469
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
51
Selam

merhaba demekte de selam da da esas önemli olan niyetdir: )

ancak
Selam, Allahın güzel isimlerinden olup, herhangi bir mecliste; Mülkün sahibini tanıyan,iman sahibi olanın, benden size zarar gelmez-güvende/emin olun beyanı ve yine katılış ve ayrılışta; barış,esenlik,selameti dilemesidir.İnsana yakışan bir duadır.

Kur'an da çok defa geçen (din de zorlama yoksa da) Selam'ı (düşünceme göre), sırf kendimizin ibadeti olsun diye değil - toplumsal yönden faziletini iyice anlayıp- Allah'ın selamı İnsanlığın, bekası-selameti için alıp-vermeyi kendimize farz bilmeliyiz.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
ozan diyor ki;

"merhaba dostlar size
ta yürekten merhaba
selam olsun hepinize
dost merhaba, merhaba"
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Dudaklarını yarımyamalak ve kıpkırmızı boyamış
ayağında tayt, altında yüüüksek mantar terlik
sosyetik mi sosyetik
rüküş mü rüküş,
ama haftanın en iyi giyineni seçilmiş
zavallı kadın "CAFEBAR" a yaklaştı
yoldaşı olan dört kadına selam çaktı:

HÜÜÜÜ, MERABA NERABA...
NASIL GİDİYOR ARABA...

Ağzına vurasım geldi...
O canıım merhaba' yı böyleleri katletti(((((((
 

Feylesof TeCe

Yeni Üye
Katılım
31 Ara 2010
Mesajlar
926
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
32
'MERHABA!
Merhaba!
Doğan gün
Dal uçları, tomurcuklar
Dağların esen rüzgârı
Sığırcık kuşlarının sevinci bahar
Güneşe koşan çocuklar
Merhaba!
Merhaba!
Sevgi düşüm
Utangaç gülüşüm
İlk yaşam çığlığım
Gelin duvağım
Türkü tadındaki yaşam
Yürekteki sevda, gözlerdeki ışıltı
Dudaktaki şarkı,
Özlemi çekilen yarınlar
İçerdekiler, dışardakiler
Hasreti kanayan dostlar
Merhaba!
Merhaba!
Ağaçta göveren dal
Güllerin güne gülüşü
Yerdeki çiy, gökteki ay
Yağmurun çimlere dökülüşü
Yedi iklim, dört mevsim
Evrenin renk renk cümbüşü
Salkım saçak umut
Merhaba!
Merhaba!
Güneşle beslediğim
Sevgiyle süslediğim
Dostluk diyarı ülkem
Hasretim, Asyam, Anadolum
Yüreğim, sevdam, yeni gelinim
Merhaba! hayırlı sabahlar günaydınn'


sayfasından alıntıdır!!!
( Kendi özgün düşüncelerimi her zaman olduğu gibi paylaşmak istedim ama bunu da paylaşmadan edemedim. :S )
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Yeni düşüncelere açığız
 

Yeni Konular

Üst