Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Metro Turizm’den skandal kaza açıklaması

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 735

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
5793198453f1c353_480x270.jpg


Metro Turizm'in Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen patronu galip Öztürk'ten şaka gibi kaza açıklaması...

Bayram sevincini kana bulayan Metro Turizm’in katliam gibi kazasının yankıları devam ediyor. 2 Metro otobüsü TEM otoyolunda kaza yapmış, kazada 7 kişi hayatını kaybetmişti. Metro Turizm’in Erdoğan’a destek veren sahibi Galip Öztürk twitter’dan şirket otobüslerinin yaptığı kazalarla ilgili bir açıklama yaptı.
Öztürk, Metro Turizm’in kazalarını eleştiren gazeteci Emre Uslu’nun tweetlerine cevap olarak yaptığı açıklama, twitter gündemine bomba gibi düştü. Öztürk “@EmreUslu Kaza ve Kadere inanmak imanın altıncı şartıdır. Keşke hocanız şantaj montaj yerine imanın şartlarını öğretseydi sizlere…!” şeklinde mesaj yazdı.
Öztürk’ün 7 insanın ölümüne neden olan kaza sonrasında “kader” ifadelerini kullanmasına sosyal medyadan tepki yağdı. Öztürk bir diğer mesajında da “@EmreUslu paralelci pislikler elim bir kazayı bile kendinize malzeme yapacak kadar alçaksınız…!” ifadelerini kullandı.

548c763ec99d0005_500x412.jpg


df90140de81c77f0_500x488.jpg


 

alpi

Yeni Üye
Katılım
29 May 2014
Mesajlar
416
Tepkime puanı
1
Puanları
18
Yaş
49
Müslümanlık Nerde

Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile...
Adem aldatmaksa maksad, aldanan yok, nafile!
Kaç hakiki müslüman gördümse, hep makberdedir;
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir;

İstemem, dursun o payansız mefahir bir yana...
Gösterin ecdada az çok benziyen kan bana!
İsterim sizlerde görmek ırkınızdan yadigar,
Çok değil, ancak Necip evlada layık tek şiar.
Varsa şayet, söyleyin, bir parçacık insafınız:
Böyle kansız mıydı -haşa- kahraman ecdadınız?
Böyle düşmüş müydü herkes ayrılık sevdasına?
Benzeyip şirazesiz bir mushafın eczasına,
Hiç görülmüş müydü olsun kayd-i vahdet tarumar?
Böyle olmuş muydu millet canevinden rahnedar?
Böyle açlıktan boğazlar mıydı kardeş kardeşi?
Böyle adet miydi bi-perva, yemek insan leşi?
Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan...
Hey sıkılmaz, ağlamazsan, bari gülmekten utan! ...
"His" denen devletliden olsaydı halkın behresi:
Payitahtından bugün taşmazdı sarhoş naresi!


Kurd uzaklardan bakar, dalgın görürmüş merkebi.
Saldırırmış ansızın yaydan boşanmış ok gibi.
Lakin, aşk olsun ki, aldırmaz otlarmış eşek,
Sanki tavşanmış gelen, yahut kılıksız köstebek!
Kâr sayarmış bir tutam ot fazla olsun yutmayı...
Hasmı, derken, çullanırmış yutmadan son lokmayı! ...
Bu hakikattir bu, şaşmaz, bildiğin usluba sok:
Halimiz merkeple kurdun aynı, asla farkı yok.
Burnumuzdan tuttu düşman; biz boğaz kaydındayız;
Bir bakın: hala mı hala ihtiras ardındayız!
Saygısızlık elverir... Bir parça olsun arlanın:
Vakti çoktan geldi, hem geçmektedir arlanmanın!
Davranın haykırmadan nakus-u izmihaliniz...
Öyle bir buhrana sapmıştır ki, zira, halimiz:
Zevke dalmak söyle dursun, vaktiniz yok mateme!
Davranın zira gülünç olduk bütün bir aleme,
Bekleşirken gökte yüz binlerce ervah, intikam;
Yerde kalmış, naşa benzer kavm için durmak haram! ...
Kahraman ecdadınızdan sizde bir kan yok mudur?
Yoksa, istikbalinizden korkulur, pek korkulur.

Mehmet Akif Ersoy


Şu dinsizleri başımıza güldürmeseniz olmaz mı? 😡
 

X

FAdmin
Onursal Üye
Katılım
25 Kas 2013
Mesajlar
693
Tepkime puanı
2
Puanları
18
Toplum olarak bu tip yilanlarim firmalarini protesto edebilmeyi basarabilsek keske, su var Metro Turkiye'de en cok sefer duzenleyen firma, bunun ekmegini yiyiyor maalesef.

Gercekten yazdigi gibi kadere iman eden biri olsa bu kadar sig, mahalle agziyla yazarmiydi?
 

evrensel-insan

Yeni Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
3,434
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
70
Kaza hiç de “kader ve kaza” meselesi değil...

Dün toprağa verilen Sütçü’nün ailesinin anlattıkları, kazanın hiç de “kader ve kaza” meselesi olmadığını, adeta taammüden cinayet işlendiğini gösteriyor. Müyesser Yıldız yazdı...

Bayram öncesi yollar yine kan gölüne döndü. En feci kaza önceki gün TEM Otoyolu’nda meydana geldi. Bolu Dağı Tüneli çıkışında aynı firmaya ait iki yolcu otobüsünün karıştığı kazada 7 kişi öldü, 40 kişi de yaralandı.

Ama kaza ve kazanın nedenlerinden çok işin Cemaat-İktidar savaşına dönmesi konuşuldu.

Cemaatçiler, geçmişte kendisini “paralel yapının” hapse koydurduğunu öne süren Metro Turizm’in sahibi Galip Öztürk’e karşı bu kaza üzerinden kampanya başlatırken, Galip Öztürk de “Kaza ve kadere inanmak imanın altıncı şartıdır. Keşke hocanız şantaj montaj yerine imanın şartlarını öğretseydi sizlere” şeklinde cevap verdi.

Onlar bu vahim olay üzerinden siyasi hesaplaşmalarını yapa dursun, biz kazayla ilgili dehşet iddiaları tartışmaya açalım.

Bilindiği gibi, kazada otobüsün sürücüsü Tuncay Sütçü de hayatını kaybetti. Dün toprağa verilen Sütçü’nün ailesinin anlattıkları, kazanın hiç de “kader ve kaza” meselesi olmadığını, adeta taammüden cinayet işlendiğini gösteriyor.

Şöyle ki;

Tuncay Sütçü kaza sırasında Metro Turizmin sigortalı şoförü değilmiş.

Öncesinde Ankara Metro Turizm’de çalışıyormuş. Ancak o zaman verdikleri otobüs arızalı olduğu için, “Ya yeni otobüs verin, ya da bunu tamir ettirin. Ben can taşıyorum” diye tartışmış. Firma, otobüsü değiştirme veya tamir ettirme yerine, Sütçü’ye 15 gün kesintisiz sefer yazmış.

Bunun üzerine Metro Turizmi bırakan Sütçü, bir başka otobüs firmasına geçmiş. Kazadan bir gün önce o firmanın seferinden gelmiş. Ailesine, buradan ayrıldığını, bayramdan sonra yeniden Metro Turizm ile sözleşme imzalayacağını anlatıp, “Bir ihtimal yarın akşam Elazığ seferi varmış, gidebilirim” demiş.

Ancak birkaç saat sonra Sütçü’ye Metro Turizm’den telefon gelmiş ve gece 01.30 ek seferi için İstanbul’a gidecek otobüsü kullanması istenmiş.

O da gitmiş. Gece 03.30’da Dörtdivan’da mola verdiklerinde de eşini aramış. Daha önceki seferlerinde hiç aramazken, eşi gelen bu telefona şaşırmış, “Hiç aramazdın, hayırdır?” diye sormuş. Sütçü, şunları söylemiş:

“Öyle kötü bir otobüs ki, bu araba başıma bela olur. Bununla gidilmez. Şu seferi tamamlayayım, dönüşte bir daha buna binmeyeceğim.”

Eşi Fatma Sütçü de “dikkat et” demiş. 20 dakika sonra da o kaza yaşanmış.

Bin lira emekli maaşı olan şoför Tuncay Sütçü, 1 yıl önce nişanladığı, 15 gün sonra evlendireceği kızının düğün masrafları için çalışıyormuş.

Ailenin şöyle bir iddiası daha var:

Otobüsteki takograf cihazında Sütçü değil, başka bir şoförün ehliyet bilgileri yer alıyormuş.

Aile öncelikle o cihazın yok edilmesinden korkuyor. Firma yetkililerinin “uyarı” imalı telefonlarından bu sonucu çıkarmışlar.

Çünkü yetkililer bir yandan aileye sahip çıkacakları mesajını verirken, öte yandan, “Adli tıp kayıtlarına sürücü değil, yolcu olarak yazdırın. Biz onu yolcu listesinde göstereceğiz” gibi tekliflerde bulunmuşlar. Aile de, “Bizim canımız gitmiş, siz neyin peşindesiniz… Üzerinde Metro turizmin üniforması vardı, bu nasıl olur?” diye tepki göstermiş.

Bir dokunup, bin ah işittiğimiz aile işin peşini bırakmamaya kararlı. Ama başkalarının da bırakmaması gerekiyor. Zira görünen o ki, bazı otobüs firmalarında şoför değil, adeta “köle” çalıştırma mekanizması işliyor ve bu şartlar daha çok faciaya yol açacağa benziyor.

Müyesser Yıldız

Odatv.com
 

Yeni Konular

Üst