Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Ölüm Cezası

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 5,050

heval yaga

Yeni Üye
Katılım
19 Şub 2015
Mesajlar
12
Tepkime puanı
0
Puanları
0
ayrıca idam cezası şöyle bir durum yaratıyor, hangi cezalara idam hangi cezalara idam olmasın. mesela birine göre tecavüz suçluları idam edilsin, tecavüzden yargılanan birde hırsızlarda idam edilsin derse, hırsızda devlete karşı işlen suçlar dese, hain de dolandırıcılara idam cezası versin, dolandırıcıda katillere verilsin derse nerde buluşacağız acaba. benim birine idam edilsin değim bir konuda başkasıda benim idam istemediğim bir suç için isteyebilir. bu durumda idam cezası kıyıma kadar gider ki bu sağlıklı toplum olmanın alameti değildir. saygılarla.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Öncelikle hoşgeldiniz @heval yaga.

Anlamak asla affetmek anlamına gelmez. / eşeği çalanın hiç mi suçu yok !

bu iki sözü madalyonun diğer yüzü gibi yaklaşımlarınızın diğer yüzü olarak değerlendiriniz.

**

O zaman hitleride anlayalım vardır onunda eylemlerini açıklayacak şartlar(!) veya işidlileri...

örneklerim uç oldu kabul. ama sizin yaklaşımın sonu onlara kadar uzanır sonunda... muhtemelen onlara kadar uzatmayacaksınız..peki nerede keseceksiniz çelişkiye düşmeden. nerede ve neden???
 

heval yaga

Yeni Üye
Katılım
19 Şub 2015
Mesajlar
12
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Öncelikle hoşgeldiniz @heval yaga.

Anlamak asla affetmek anlamına gelmez. / eşeği çalanın hiç mi suçu yok !

bu iki sözü madalyonun diğer yüzü gibi yaklaşımlarınızın diğer yüzü olarak değerlendiriniz.

**

O zaman hitleride anlayalım vardır onunda eylemlerini açıklayacak şartlar(!) veya işidlileri...

örneklerim uç oldu kabul. ama sizin yaklaşımın sonu onlara kadar uzanır sonunda... muhtemelen onlara kadar uzatmayacaksınız..peki nerede keseceksiniz çelişkiye düşmeden. nerede ve neden???
hoşbulduk don kişot arkadaş. öncelikle suçu ortadan kaldırmak gibi bir durum olması mümkün değil. suç sosyolojik bir gerekliliktir. bu yüzden kurallar kaideler oluşturulmuştur. suç olur her daim, toplumlardan yada onun yetkilendirdiği kurumlardan beklenen, öncelikle o suçu yaratan nedenleri ıslah etmek, buna rağmen suç oluşmuşsa bireyi yeniden topluma kazandırabilmek yahut kazandırmak gibi bir gaye taşımamak. ceza hukukunun amacıda genelde bu mnval üzerinden gelişri.. olaya mağdur yahut sanık noktasından yaklaşılırsa elbetteki duygusal tatmin mümkün olmayacaktır hiç bir zaman.

ayrıca bir şeyi anlamaya çalışmak yahut anlamak o kişiye duruma hak vermek anlamına gelmemelidir. yukarda bahsettiğim ceza hukukunun amacına yönelik çok ezeli bir tartışma vardır. ceza hukuku suçluyu ıslah mı etmeli, yoksa kıssasa kıssas mı uygulamalı. idam cezası uygulandığında ıslah şansınız kalmaz. tarihte bir çok örneği var çok sonradan masum olan insanların idam edildiği durumlar. bir suçluyu yargılamayabilirsiniz ve bu rahatsız edici olabilir ama telafisi mümkünüdür, ama siz bir masumu infaz ederseniz telafisi mümkün değildir,artık siz o adaletten hiç bir şey bekleyemezsiniz toplum olarak. peki bugün kü haliyle çok mu iyi adalet, kanımca hayır. bunun nedeni ise , hukuka olan güvensizlik. bugün yaşadığımız ülkede hukuk yahut adalet hiç bir zaman bağımsız olamamış olması esas nedendir. teknik olarak cezaların etkinliği , şahsiliği tartışılabili.
suç ne kadar sosyolojik bir gereklilikse hukuta bir o kadar elzem bir gereklilik. işte bu iki gereklilik içinde suç olgusu kendini her defasında ortaya çıkarmasına rağmen hukuk yahut adalet her defasında her döneme hatta her güne göre farklı içtihatlar uygulamalar ile toplumun ona olan inancını sarsmıştır. basit bir formül, suç kendiliğinden çıkmaz onu çıkaran hukuk sistemidir. hukuk burda ya tedavi fonksiyonu görür yahut ta tedavi edeyim derken kangrenleştirme rolünü görür. hitler örneğinden gidelim, hitler dünyanın en meşru ve en demokratik anayasası ile iktidara gelmiştir. o kadar demokratik bir anayasa ki kendini korumayı yaratacak mekanizmayı yaratamamış kendini ortadan kaldıracak önlemler alamamıştır . ve denetimsiz her güç gibi almanyanın o demokratik anayasasından bir vahşi çıktı. hitleri suçlamak kolay iş , hitler çalışırken o demeokratik anayasanın kendini korumamasına sahip çıkılmamasına dikkat etmek lazım. suç işleyen işliyor, peki hukuk sistemi işini yapıyormu , hayır. çünkü iktidarlardan algılardan bağımsız olmayan her hüküm adaleti gerçekleştiremez. son söz olarak , madalyonun diğer yüzünden bakılma teklifinize binaen , hırsızın hiç mi suçu yok kısmından hareketle, hırsız işini yapıyor, hırsızın bu kadar rahat işini yapıyorsa bilinsinki hukuk işini yapmıyor. hukukta şahsı kanaatimce işini yapmak konusunda İDAM ı bir formül olarak görebilir ama bu formül hiç bir şekilde adaleti sağlayamayacaktır. ki mevzuatında 70 yıla yakın idam cezasının meri olduğunu düşündüğümüzde hiçte sağlıklı sonuçlar yaratmadığı ortadadır. saygılar
 

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Birde soyle bir soru sormak lazim;

Varsayalim ki, yasadigimiz toplumda; devlet yok, hapishaneler yok, hukuk sistemi yok,... yani bu isin sorumlulugunu yukleyecegimiz, islemediginde cemkirebilecegimiz bir sistem yok ortada. Ve bu olay vuku buldu. Bu durumda karar verecek olan merci biziz. Ve sucu bu haliyle sabit bulduk.

Pekiiiii, ne ceza verecegiz?

Bu soruyu soyle cevirebiliriz; devlet var, hapishaneler var, hukuk sistemi var.... ama islemiyor, yani yok hukmunde. Bu suclulari hapiste toplumdan tecrit halinde tutmakta basarili olamiyor, sorumlulugunu yerine getiremiyor, guvenligimizi saglayamiyor. Adamlar 3 bilemedin 5 seneye cikiyor.

Bu durumda ne yapacagiz?
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Saygılar benden yana @heval yaga. teşekkür ederim.

***

şimdi uygulamalardan,istatistiklerden,yanlışlardan,doğrulardan,sosyolojik gerçeklerden bahsetmişsiniz. güzel amenna.

bunlar oturup konuşulur,tartışılır,değişir,gelişir su akar yatağını bulur..

Kavramları,düşünceleri,sistemleri,sosyolojiyi falan unutun... olan ne?

bir insan öldürüldü. (kötülük sıradanlaşmasın. öldürüldü. bunu sade olarak idrak edelim)

Cani; tüm kavramları,felsefeleri,hukuku,vicdani,değerleri ezdi geçti.

empati bile yapmadı. acımadı. düşünmedi.hissetmedi.

bu caniyi; yukarda saydıklarımız kurtarmamalı. bu bana göre saçmalık !

bunların ıslah olabileceğini,eğitilebileceni söylüyorlar. bu bence hayali bir fikir. gerçekleşen acı tabloyu olduğu gibi göremememize sebep olan fikirsel bir sapma.. ben anlamıyorum. anlatsınlarda anlayalım..
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Birde soyle bir soru sormak lazim;

Varsayalim ki, yasadigimiz toplumda; devlet yok, hapishaneler yok, hukuk sistemi yok,... yani bu isin sorumlulugunu yukleyecegimiz, islemediginde cemkirebilecegimiz bir sistem yok ortada. Ve bu olay vuku buldu. Bu durumda karar verecek olan merci biziz. Ve sucu bu haliyle sabit bulduk.

Pekiiiii, ne ceza verecegiz?

-kendimizi suçsuz buluyorsak eğer- burada iyilik için kötüye dönüşmemiz meşrudur. kötüye dönüşüp onu yeryüzünden def edeceğiz. (camus'dan esinlendim aslında benzettim onun böyle bir düşüncesi yoktur)

Bu soruyu soyle cevirebiliriz; devlet var, hapishaneler var, hukuk sistemi var.... ama islemiyor, yani yok hukmunde. Bu suclulari hapiste toplumdan tecrit halinde tutmakta basarili olamiyor, sorumlulugunu yerine getiremiyor, guvenligimizi saglayamiyor. Adamlar 3 bilemedin 5 seneye cikiyor.

Bu durumda ne yapacagiz?

İktidar sahipleri erklerine ortak istemez. hükümetler değişir,hatta devletler değişir.iktidar sahipleri değişmez. İsyan etmedikçe onların istediği kadar özgür,onların verdiği kadar hakka sahibiz. hepsi o kadar.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Aslında düşüncelerini iddialı bir biçimde savunan biri değilimdir. bunu zaten benimsemiyorum. ama içimden bu konuyu iddialı bir biçimde savunmak geliyor. ne kadar rasyonel ve gerçeğe dayalı çıkarımlar sunmaya çalışsam da bu konuya duygusal yaklaştığımda bir gerçek.
 

heval yaga

Yeni Üye
Katılım
19 Şub 2015
Mesajlar
12
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Saygılar benden yana @heval yaga. teşekkür ederim.

***

şimdi uygulamalardan,istatistiklerden,yanlışlardan,doğrulardan,sosyolojik gerçeklerden bahsetmişsiniz. güzel amenna.

bunlar oturup konuşulur,tartışılır,değişir,gelişir su akar yatağını bulur..

Kavramları,düşünceleri,sistemleri,sosyolojiyi falan unutun... olan ne?

bir insan öldürüldü. (kötülük sıradanlaşmasın. öldürüldü. bunu sade olarak idrak edelim)

Cani; tüm kavramları,felsefeleri,hukuku,vicdani,değerleri ezdi geçti.

empati bile yapmadı. acımadı. düşünmedi.hissetmedi.

bu caniyi; yukarda saydıklarımız kurtarmamalı. bu bana göre saçmalık !

bunların ıslah olabileceğini,eğitilebileceni söylüyorlar. bu bence hayali bir fikir. gerçekleşen acı tabloyu olduğu gibi göremememize sebep olan fikirsel bir sapma.. ben anlamıyorum. anlatsınlarda anlayalım..



arkadaşım donkişot paylaşımın için teşekkürler. öncelikle senin cephenden bakmak çok zor değil. zira bir an için kıyas u nefs (empati) yaptığımda( kızın abisi annesi bababsı olsaydım) böylesi bir vahşetin faili için hiç bir anlama hiç bir ıslah etme çabası beni tatmin etmez. bu vahşet her şeyiyle nettir. bu bakış açısından hareketle cezası da nettir. elektrikli olur, dar ağacı olur cezası idamdır. peki idam bu suçların önüne geçebiliyor mu? bunun için de uygulayan ülkelere bakılır ha keza kendi ülkemizde bakalım. biz deki idam daha çok siyasal bir özellik taşıdığı için devre dışı bırakalım. idamın uygulandığı suud, iran , mısır ve ortadoğu ülkelerine bakalım. eğer bugün idamın caydırıcılığı olmuş olsaydı adalet bu tarz ülkelerde tesis ettmiş olacaktı. idamın hiç caydırıcılığı yok demek akılcı değil elbet ama aranılan ilaç ta değil maalesef. sadece tarihte yaşanan o kadar dramatik durumlar biliyorum ki idam cezasının nasıl kahramanlar yarattığını da biliyoruz nasıl vahşetlere de sebep olduğunu da . idam konusunda mesela abd de uygulanan eyaletler hala ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. çünkü suç oranı hala yüksek. (bununla ilgili bulacağım kaynağı paylaşırım umarım. ) bana kalırsa idam yerine böylesi vahşetin faili için, hiç bir şartlı tahliyeden yararlanmayacak şekilde cezaevlerinde kalmalı. itiraf etti diye ceza indirimi olmayacak mesela. kravat taktı diye iyi hal indirimi olmayacak. zaten sıkıntımız biraz da bu , bu indrimleri zorunlu olmamasına rağmen uygulayan hakimlerimiz. işte burada bir üst akıl devreye giriyor, iktidarların politikaları.
daha fazla başını ağrıtmadan söyleyeceğim şudur ki, şimdiki ızdırabı dindirebilir idam bir morfin gibi, ama uzun zaman da bu suç hastalıklarımıza tedavi olduğunu düşünmüyorum. ve samimiyetimle söylüyoum ki, bizim ülkelerde idam aracının kime ne şekilde döneceğini kestirmek çok güç. bugün şunun için istiyoruz dieriz ama bu konjoktürel olarak yarın bize o aracın dönmeyeceğinden emin değilim. saygılarımla...
 

heval yaga

Yeni Üye
Katılım
19 Şub 2015
Mesajlar
12
Tepkime puanı
0
Puanları
0
-kendimizi suçsuz buluyorsak eğer- burada iyilik için kötüye dönüşmemiz meşrudur. kötüye dönüşüp onu yeryüzünden def edeceğiz. (camus'dan esinlendim aslında benzettim onun böyle bir düşüncesi yoktur)



İktidar sahipleri erklerine ortak istemez. hükümetler değişir,hatta devletler değişir.iktidar sahipleri değişmez. İsyan etmedikçe onların istediği kadar özgür,onların verdiği kadar hakka sahibiz. hepsi o kadar.


alpine ve donkişot arkadaşlar
her iki durumda da yahut varsayımda da yapılacak tek şey var. kişinin yahut ailesinin mağdurun intikamını almak. zaten intikamını alan kişi devletin olmadığı bir ortamda onu tevkif edecek bir sisitem olmayacağı için, öldürdüğü kişinin ailesi de kendi ölülelerinin intikamını alacak. bu sistem böyle devam edermi bilinmez, belki acılar insanları yoracak ve daha aklı selim bir yol bulacaklar. daha adil bir hayat sürmek isteyecekler. olabilir denenebilir.

ancak devletin olduğu yerde işte, çalışmayan adalet mekanizmasında yahut şiddet tekelini elinde bulunduran bir sistemde aynı şeyi yapmak biraz zor görünüyor.. zira intikamını alırsın, tevkif edilirsin, hoş içeri atılmak intikam döngüsüne engel değil elbet, sonra bu intikam döngüsü bir gün gelir şiddet tekelini elinde bulunduran sisteme döner. o zaman da iktidar olan aygıt ne ise ya bu şiddete şiddetle cevap veriri yahut ortadan kalkar. bu da insanın elinde ki bir durum. misal şimdi herkes kalksa intikam savaşını başlatsa ortada ne devlet kalır ne sistem. bu bir çözüm müdür bilinmez ama toplumlar bunuda deneyebilirler elbet. ama dediğim gibi zor..
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
teşekkürler [MENTION=4939]heval yaga[/MENTION]. yaklaşımlarınıza ve çıkarımlarınıza nerdeyse hiç katılmıyorum diyebilirim.ancak şimdilik fazla uzatmak istemiyorum. yeri geldiginde gene tartışılır herkes kendi görüşlerini değişik biçimlerde yine ifade etmeye çalışır. tekrar teşekkürler.
 

heval yaga

Yeni Üye
Katılım
19 Şub 2015
Mesajlar
12
Tepkime puanı
0
Puanları
0
o teşekkür bana ait [MENTION=4198]donkişot[/MENTION] arkadaş..
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
düşünme üzerine düşünme

--
bir soru sordum-belki de kendime; belki de sizlere-bizlere
bizi ne rahatlatırdı gerçekten? Bu toplumu? toplum vicdanını ne hafifletirdi gerçekten-ya da ne adalalet sağlardı, ne vicdan;
ya da tam bir eşitlik ve unutulmuşluk affetmişlik- ve bu değilse bile bi çözüm ve gelişme önerisi
bunları da sordum ve buradan düşündüm;

anneler-babalar ve belki de kızları için bunun tekrarlanmaması yada tekrarlanmayacağı bi dünya inancı/umudu ya da gelişmesi sanırım ama olgu için ne? tam bir affetmeyi doğuracak;

belki bizim içinde-gelişmiş-refahlı-uzlaşmış belki debilgileşmiş bi toplum arayışı ve gelişim dinamiği

ve biz ne yapmalıydık?-yapmalıyız?

bence sonuç, her neyse;
benim gözümde suçlu ile konuşulduğu ve gönüllü-alternatif işbirlikli ceza önerileri ve kadılık gelişmişi bi kurum gibi şeyler hatta toplum direktörlüğü ve batı psişesindeki rahiplik gibi şeyler de geldi/oluştu bi an;
yani şunu düşündüm ve canlandı bi imgede; suçlunun karşısına çıkılıyor ve açık-dürüstçe konuşuluyor ve topluma yaşattığı travma gözlemletiliyor ve anlatılıyor (ve belki de tüm topluma bu geri de yansıtılabilir) gönüllü olduğu tam işbirlikli bi ceza yöntemi bulunuyor seçiliyor ve sonuç olarak- sonuçta suçlu bunu kabul ediyor- gerçekten isteyerek ve bi şeyler anlayarak -hissederek; ve bu toplumda karışılı kve vicdan (affetme) buuyor ve doğruyor gibi bi sonuç;

Bunun dışında şunu düşündüm, Alternatif cezalar verilebiliyor örneğin batı da, Daha çok bunun gibi bir ceza sistemi; Tabi ki bu suç için alternatif ceza düşünmek güç ve de zor ama ben buraya şuradan da geldim; Bu konu bir yerde, kadına şiddet, idam-kısas ve din gibi olgularla birleştirilmişti, Bu bende kadına şiddetin kısasını düşünme-canlandırma çağrıştırdı bi anda, Ve bunu düşünürken ve bunun alternatif bir cezaya çevrilip çevrilemeyeceğini de ve adalet sisteminin esnetilip esnetilemeyeceğini de düşünmüş bulundum; Tabi ki hakimler bir kadı olamazdı ama bir toplumsal kurul ya da vicdan birleşebilirdi ya da başka şeyler, Toplumu etkileme çemberine göre adalet teknikleri ve alternatif gelişimler sunulabilirdi; Yani topluma mal olmuş olgularda- olgular için;

(Ben bunu şöyle düşündüm-Açıkça; Pişman ama kendi –geçmiş- istismar edilmişliğinden ya da aile kültüründen ve şiddet görmüşlüğünden ve türlü ekonomik-sosyal sebepten kendini kontrol edemeyen ve –yarı-bilinçsize kızgınlıkla-öfkeyle-kendini kaybetmeyle bunu yapan gerçek pişman öznenin bundan kurtulma/arınma ve aklanma isteği olarak –karısına kendini dövmesi –karşı şiddete- izin vermesi yada toplumun tanıklığına gönüllülük üzerine bi senaryo-düş olarak)
(Bunu bir aile terapiyi dönüştürdüm kendi içimde-benzeri yada)

(Başka bi şey daha geldi aklıma-Gerçekten kadınlar tarafından incitilme ve cezalandırılma-
Her neyse bu olur şey değil de; Ben bunu etkisi üzerine düşselledim, Yani bir erkek özne, toplum tarafından, kadınların önünde kadınlar tarafından toplumun benimsedği ve açık olduğu bi biçimde cezalandırılırsa etkisi ne olurdu;?) –düş bunlar tabi masal- )
---

bak bu yaptığından toplum rahatsız? ne yaptığını biliyorsun değil mi? genç bir kızı öldürdün ve zorla onunla birlikte olmak istedin- şimdi anneler ve babalar rahatsız ve toplum ayakta, huzursuz ve ne düşünüyorlar sence ve bu ülkede genç kızlar nasıl yalnız başlarına gezecekler ya da dolmuşa binecekler
ve toplum vicdanı rahatlamak istiyor –bi çok kişi öldüğünü görmek istiyor


her neyse bunun bir kişiyi ilgilendirmediğini görüyor gibiyiz;
--

bir kabilede yasa koyucu ve önder olsam örneğin-ya da bir toplumda-grupta; bi daha tekrarlanmaması için ne yapardım- sordum? (ya da kendi fikrim ve çözümüm ne olurdu😉
sanırım cinsel eğitim verirdim ve özgürleştirirdim ya da toplumu yakınlaştırmayı denerdim bilmiyorum ama
kendimi cezacı yerine koyduğumda ya da bunun gibi –incinen tarafı hafifletmeliyim/sakinleştirmeliyim ve tarafları barıştırmak değilse bile yüzleştirmeli miyim?

Örneğin;
yüzyüze getirsem annenin her istediğini söylemesine ve suçlunun yüzleşmesine göz yumsam
sonra bunu tüm-toplum bireyleri için yapsam örneğin; bi kapalı ve korunaklı cam ya da tel arkasında (yine tanığın-sanığın-herkesin gönüllüğü ile) herkesin istediğini söylemesine ve yüzleşmesine –rahatlamasına izin versem;

sona bunu masal yapsam-belgesel yapsam; (hatta yüksek ses dinamiği geldi bi an aklıma-yani teknolojik yöntemlerle suçlunun duyduğu sesin biraz daha yükseltielcebileceği)

bilmiyorum ben olsam acı bırakamazdım orta da-çözümlerdim gibi geldi sadece çözümlerdim
ben taraflarla sonsuz uzlaşı arar ve konuşurdum bilmiyorum

herneyse ben düşünüyorum ve düşünmeye devam da edeceğim bunun da üzerine tabi;
 

heval yaga

Yeni Üye
Katılım
19 Şub 2015
Mesajlar
12
Tepkime puanı
0
Puanları
0
düşünme üzerine düşünme

--
bir soru sordum-belki de kendime; belki de sizlere-bizlere
bizi ne rahatlatırdı gerçekten? Bu toplumu? toplum vicdanını ne hafifletirdi gerçekten-ya da ne adalalet sağlardı, ne vicdan;
ya da tam bir eşitlik ve unutulmuşluk affetmişlik- ve bu değilse bile bi çözüm ve gelişme önerisi
bunları da sordum ve buradan düşündüm;

anneler-babalar ve belki de kızları için bunun tekrarlanmaması yada tekrarlanmayacağı bi dünya inancı/umudu ya da gelişmesi sanırım ama olgu için ne? tam bir affetmeyi doğuracak;

belki bizim içinde-gelişmiş-refahlı-uzlaşmış belki debilgileşmiş bi toplum arayışı ve gelişim dinamiği

ve biz ne yapmalıydık?-yapmalıyız?

bence sonuç, her neyse;
benim gözümde suçlu ile konuşulduğu ve gönüllü-alternatif işbirlikli ceza önerileri ve kadılık gelişmişi bi kurum gibi şeyler hatta toplum direktörlüğü ve batı psişesindeki rahiplik gibi şeyler de geldi/oluştu bi an;
yani şunu düşündüm ve canlandı bi imgede; suçlunun karşısına çıkılıyor ve açık-dürüstçe konuşuluyor ve topluma yaşattığı travma gözlemletiliyor ve anlatılıyor (ve belki de tüm topluma bu geri de yansıtılabilir) gönüllü olduğu tam işbirlikli bi ceza yöntemi bulunuyor seçiliyor ve sonuç olarak- sonuçta suçlu bunu kabul ediyor- gerçekten isteyerek ve bi şeyler anlayarak -hissederek; ve bu toplumda karışılı kve vicdan (affetme) buuyor ve doğruyor gibi bi sonuç;

Bunun dışında şunu düşündüm, Alternatif cezalar verilebiliyor örneğin batı da, Daha çok bunun gibi bir ceza sistemi; Tabi ki bu suç için alternatif ceza düşünmek güç ve de zor ama ben buraya şuradan da geldim; Bu konu bir yerde, kadına şiddet, idam-kısas ve din gibi olgularla birleştirilmişti, Bu bende kadına şiddetin kısasını düşünme-canlandırma çağrıştırdı bi anda, Ve bunu düşünürken ve bunun alternatif bir cezaya çevrilip çevrilemeyeceğini de ve adalet sisteminin esnetilip esnetilemeyeceğini de düşünmüş bulundum; Tabi ki hakimler bir kadı olamazdı ama bir toplumsal kurul ya da vicdan birleşebilirdi ya da başka şeyler, Toplumu etkileme çemberine göre adalet teknikleri ve alternatif gelişimler sunulabilirdi; Yani topluma mal olmuş olgularda- olgular için;

(Ben bunu şöyle düşündüm-Açıkça; Pişman ama kendi –geçmiş- istismar edilmişliğinden ya da aile kültüründen ve şiddet görmüşlüğünden ve türlü ekonomik-sosyal sebepten kendini kontrol edemeyen ve –yarı-bilinçsize kızgınlıkla-öfkeyle-kendini kaybetmeyle bunu yapan gerçek pişman öznenin bundan kurtulma/arınma ve aklanma isteği olarak –karısına kendini dövmesi –karşı şiddete- izin vermesi yada toplumun tanıklığına gönüllülük üzerine bi senaryo-düş olarak)
(Bunu bir aile terapiyi dönüştürdüm kendi içimde-benzeri yada)

(Başka bi şey daha geldi aklıma-Gerçekten kadınlar tarafından incitilme ve cezalandırılma-
Her neyse bu olur şey değil de; Ben bunu etkisi üzerine düşselledim, Yani bir erkek özne, toplum tarafından, kadınların önünde kadınlar tarafından toplumun benimsedği ve açık olduğu bi biçimde cezalandırılırsa etkisi ne olurdu;?) –düş bunlar tabi masal- )
---

bak bu yaptığından toplum rahatsız? ne yaptığını biliyorsun değil mi? genç bir kızı öldürdün ve zorla onunla birlikte olmak istedin- şimdi anneler ve babalar rahatsız ve toplum ayakta, huzursuz ve ne düşünüyorlar sence ve bu ülkede genç kızlar nasıl yalnız başlarına gezecekler ya da dolmuşa binecekler
ve toplum vicdanı rahatlamak istiyor –bi çok kişi öldüğünü görmek istiyor


her neyse bunun bir kişiyi ilgilendirmediğini görüyor gibiyiz;
--

bir kabilede yasa koyucu ve önder olsam örneğin-ya da bir toplumda-grupta; bi daha tekrarlanmaması için ne yapardım- sordum? (ya da kendi fikrim ve çözümüm ne olurdu😉
sanırım cinsel eğitim verirdim ve özgürleştirirdim ya da toplumu yakınlaştırmayı denerdim bilmiyorum ama
kendimi cezacı yerine koyduğumda ya da bunun gibi –incinen tarafı hafifletmeliyim/sakinleştirmeliyim ve tarafları barıştırmak değilse bile yüzleştirmeli miyim?

Örneğin;
yüzyüze getirsem annenin her istediğini söylemesine ve suçlunun yüzleşmesine göz yumsam
sonra bunu tüm-toplum bireyleri için yapsam örneğin; bi kapalı ve korunaklı cam ya da tel arkasında (yine tanığın-sanığın-herkesin gönüllüğü ile) herkesin istediğini söylemesine ve yüzleşmesine –rahatlamasına izin versem;

sona bunu masal yapsam-belgesel yapsam; (hatta yüksek ses dinamiği geldi bi an aklıma-yani teknolojik yöntemlerle suçlunun duyduğu sesin biraz daha yükseltielcebileceği)

bilmiyorum ben olsam acı bırakamazdım orta da-çözümlerdim gibi geldi sadece çözümlerdim
ben taraflarla sonsuz uzlaşı arar ve konuşurdum bilmiyorum

herneyse ben düşünüyorum ve düşünmeye devam da edeceğim bunun da üzerine tabi;


güzel düşlemişsin, neticede suç unsurunun azalaması için etkin bir infaz yöntemi bulununcaya kadar sistemde düşünecek düşleyecek. Yüzleştirme önemli bir tali infaz yöntemide olabilir pekala. zira utanma , arınma, aklanma için bir fırsatta olabilir sanık açısından. ama dedğim gibi asli değilde tali bir yöntem olabilir bu..emeğin için teşekkürler bu arada...
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
ben teşekkür ederim


şimdi soruyorum; kendim adına/toplum adına ya da idamcı ve idam isteyen adına da;

kaçımız yüzleşebilirdik? tanıkla-sanıkla-herkesle ve diğerleriyle _(birebir yüzleşme)
kaçımız ipini çekebilirdik; ve siz çeker miydiniz? gönüllü olur muydunuz?
gönüllüler, ve isteyenler
örneğin siz donkişot ipini çekebilir miydiniz? çeker miydiniz?

ikinci bir durumda ise;
arkanızda bir halk güruhu ve kalabalığı olmadan birebir yüzleşebilir ve konuşabilir ya da konuşmayabilir ama öldürebilir miydiniz ve öldürür müydünüZ?
ve ipini bu durumda tanıklıkta-(yalnız ve salt tek başınıza) çekebelir miydiniZ? ve çeker miydiniz? onu yine de öldürür müydünüZ?

üçüncü bir durumda ise; (-birebir-yakın kısas) ;(toplum adına) -suçlu size sizde daha az güçlü ya da karşı konulmaz olarak sunulsa ; örneğin
onu ellerinizle ya da bir levyeyle öldürür müysünüz?
bunu hangi soğukkanlılıkla ya da bilinçle yapardınız?

başka bir durumda ise;
tanıkla birebir (savunmasız)tanıklıkta durumunuz-tutumunuz ne olurdu?
avukatı-doktoru-annesi ya da babası- ya da bi yakını-arkadaşı ya da bi toplum üyesi; gazeteci; izleyici
birebir yalnızsınız;

bir konuşma yapma şansınız olsa-iletişim;

bir toplum üyesi o!

eğer idam demek tüm bunları çözüyorsa ve çözecekse; bir toplumu eniyileştimek içinde bugün de olsa bu sorunu çözecekse ve giderecekse ve azaltacaksa da bunu biliyorsak hadi biz de idam diyelim

tek görmek istediğimiz;
toplumun bundan bi şeyler anlaması-ders çıkarması-ilerlemesi-iyileşmesi ve dönüşmesi-hızlanması olurdu

ikincisi tanığın bunu-yaptıklarını ve belki de etkisini sonucunu olabildiğince anlamasını ve gözlemlemesini/hissetemsini sağlamak olurdu ki bu da çözüm değil;
diğer toplum üyelerinin ve potansiyel benzer toplum üyelerinin bir ders alması gerekiyor ve bu ders bak bu toplum seni öldürebilir mi?
ama tüm toplumun ders alması gerekiyor

bizce, toplumun bundan ekonomik gelişme-refah ve iyi eğitim-cinsel eğitim ve gelişme- kadın erkek yakınlıkları ve iletişimi gibi yeni dersler çıkarması gerekirdi oysa herkes idam-ı konuşuyor
ve toplum çocukluk istismarları-aile içi şiddet -çocuk şiddeti ve cinsel eğitimi -aile içi eğitimi vb. ni de ve benzerlerini de konuşuyor olabilirdi ki kısas'a ek ki kısas iyidir-candır; Kısas eşitliktir ve kimse eşiit değil-denge de değil ve sonuç kısası bu;
dediğim şu; toplumsal özneler eşitsilizği; Kısassa toplumu kısaslayın ve eşitleyin-benzeştirin/benzerleştirin-eşit eiğitin yaşatın ve yakınlaştırın, Sonra kısaslayın onalr ıkendi arasında, ölüm hiçbişeyi kısaslamayacak

bir başka durum daha yaratalım idamcı için son; o halde; bunu verelim;
tanık/sanık,geçmişte şiddet (aile içi şiddet tanıklığı ve bireysel olarak ta anne babadan şiddet) ve istismar görmüş olsun ve belki yanlış cinsel eğitimle birlikte belki de çocukluk tacizleri de ekleyelim; tutumunuz ne olurdu?
yine de çeker miydiniz? ne yapardınız?

toplumun hissettiği tepki yapay görünüyor ve verdiği tepki de buna yakın
kimse bir suçlu görmüyor? gerçekte sorun bu? kisme suç görmüyor; herkes rahat ve kolay yaşamına ulaşmış bir dalga görüyor ve belki de o rahat ortamı bozan/sarsan dışsal unsurlar
kimsenin vicdanı rahat etmeyecek idamla-bu toplumda ise hiç değil!

şimdi soruyorum;
bir suçlu görüyor musunuz? gerçekten (ve 12 angry man ve not gulity değil tabi bu ama bi akıl oyunu yine de)
herkes bir mağdur görüyor; suçluya bakınca da; evet bence toplum suçluya bakınca da ikinci bir mağdur görüyor ve ama yine de nasıl çıkacağını bilemiyor işin içinden de
duygularına ya da koşullara yenik düşmüş-bilgisizliğin-ilgisiziğin ve toplumun-eğitimin mağdur ettiği bi adam
gerçekten öfke mi hissediyorsunuz ve nefret yoksa sorumluluk mu ve sorunluluk?
ve bu yükünüzü hafifiletecek mi? gerçekten

sonuç olarak benzer bireylerle toplum da sonsuz yaşanacağıdır-koşullar değişmedikçe
 

alpine

Yeni Üye
Katılım
11 Nis 2009
Mesajlar
480
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
alpine ve donkişot arkadaşlar
her iki durumda da yahut varsayımda da yapılacak tek şey var. kişinin yahut ailesinin mağdurun intikamını almak. zaten intikamını alan kişi devletin olmadığı bir ortamda onu tevkif edecek bir sisitem olmayacağı için, öldürdüğü kişinin ailesi de kendi ölülelerinin intikamını alacak. bu sistem böyle devam edermi bilinmez, belki acılar insanları yoracak ve daha aklı selim bir yol bulacaklar. daha adil bir hayat sürmek isteyecekler. olabilir denenebilir.

ancak devletin olduğu yerde işte, çalışmayan adalet mekanizmasında yahut şiddet tekelini elinde bulunduran bir sistemde aynı şeyi yapmak biraz zor görünüyor.. zira intikamını alırsın, tevkif edilirsin, hoş içeri atılmak intikam döngüsüne engel değil elbet, sonra bu intikam döngüsü bir gün gelir şiddet tekelini elinde bulunduran sisteme döner. o zaman da iktidar olan aygıt ne ise ya bu şiddete şiddetle cevap veriri yahut ortadan kalkar. bu da insanın elinde ki bir durum. misal şimdi herkes kalksa intikam savaşını başlatsa ortada ne devlet kalır ne sistem. bu bir çözüm müdür bilinmez ama toplumlar bunuda deneyebilirler elbet. ama dediğim gibi zor..

Kan davasi icin degil, toplumun bekasi icin.

Insanoglunun bu tur olaylar karsisinda ofke, daha sonra kin, daha sonrada intikam hissi ile yanip tutusmasi cok dogal, insani ve kimi zaman gereklidir. Bize bir faydasi olmasaydi, bunca zamandir beynimizin icinde tasiyor olmazdik.

Bir seyin ayirdina varalim; burada failler bu sucu ozel bir hedef gozetmeden islemistir, oldurdukleri kisinin sadece kadin olmasi yetmistir. Bu suc bir kisiye karsi degil, toplumun yarisini temsil eden kadinlara karsi islenmistir. Bu tur genis hedefi olan suclara, nefret suclari deniyor. Nefret suclari arasinda en agirlarinin alayi vardir burada; taciz, tecavuz, canice hislerle iskence, oldurme....

Bu sebeplerden dolayi, bu ve benzer topluma karsi islenmis suclar ozelinde; eger yetkisini toplumdan alan kurumlar toplumun bekasini gozetmekte zaafa ugraralar ise, topluma nefsi mudafa hakki dogar.

Yani: Bu adamin 3-5 seneye ceza evinden saliverilmesi halinde; katli vaciptir...........
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,763
Tepkime puanı
319
Puanları
83
Bu ve benzeri olayların hiçbir mazereti olamaz fakat yine de görüldüğü üzere geçmişi şiddetle dolu bir insan ancak şiddet dili ile yaşamını sürdürebiliyor. Bu durumda anne ve babanın da idam edilmesi gerekir ki babanın vahim tavrı ortada, oğluna engel olabilme fırsatı varken kızcağız daha hayatta iken tüm olana bitene sessiz kalan ve pasif de olsa yardım eden bir baba var. Bu babanın yetiştiriceği çocuktan hayır gelmesi mucize olurdu.

İdam çözüm değil giden geri gelmiyor bu olayların yaşanmaması için ne yapılabilir buna çözüm bulmak gerekiyor. Bence öncelikle evlenecek kişilerin ruh sağlığı kontrol edilmeli, bir aile kurabilecek ve çocuk yetiştirebilecek potansiyele sahipler mi diye kontrol edilmeli fakat tabi ki bu mümkün değil. İmam nikahı adı altında bir çok evlilik ve bu evlilikten doğan bir sürü çocuk ortalıkta geziyor ve her biri potansiyel bir suçlu adayı olma yönünde adım adım ilerliyorlar. Çocuk oyuncak değildir, sağlıklı bir ortamda anne ve babanın huzurlu birlikteliği içinde büyümelidir. Kavga, şiddet, dayak v.b. ortamlarda büyüyen her çocuk şiddet eğilimlidir.

Eğitimsiz ve asla ebeveyn olamayacak insanların yaptıkları evliliklerin sonucu olarak sağlıksız nesiller yetişiyor. Herkes anne ve baba olmak zorunda olmadığını şayet evlilik kurumunu ciddiyetle yürütemeyecekse asla çocuk sahibi olmaması gerektiğini anlamalıdır. Kız çocukları meslek sahibi olmalıdır, eşi ile anlaşamadığı durumda babasının evine sığınmak yerine kendi ayakları üstünde durabileceği bir mesleği olmalı ki çocuğuna da rahatlıkla bakabilsin. Çocuklar anne baba ayrı büyümesin fakat geçimsizlik ve huzursuzluk varsa başka seçenek yoktur artık insanlar bunu idrak etmelidir.

Bu cani babasından şiddet görmüş, annesinin dayak yediğine yıllarca şahit olmuş şimdi ise evli olduğu karısını dövmekten başka yol bilmiyor acaba neden? Karısı ondan nefret ediyor o da karısından fakat boşanmak yakışık olmaz diye ayrılamıyorlar çünkü ailelerinde böyle görmüşler. Dayak yiyen kadınlar ailelerine sığındığında eşine dön diye baskı yapılmıyor mu? Döndüğünde dayak yemeye devam etmiyor mu? Bu ortamda yetişen çocuktan hayır mı gelir?

İdam edileceklese ailelerin de idam edilmesi gerekiyor. Bu cani ruhlu insanlara hem acıyorum hem de öldürdükleri insanlar ve aileleri için çok üzülüyorum fakat yine de idama karşıyım, ömür boyu hapis cezası almaları ve asla ceza indirimi almamaları en doğru seçenek gibi görünüyor. 39 yıl yatmadan ceza indirimi alamaz diye bir haber okudum, şayet iyi hal gösterse bile 39 yılı doldurmadan çıkamayacak şekilde cezaya çarptırılacakmış. Bir canın bedeli olamasa da bence gayet iyi bir süre, umarım her üçü de bu cezayı alır. Akıl hocası olan o arkadaşı ve babası da en az onun kadar suçlular.

Bu arada el kesme mevzusu da bu cinayetten 2 hafta önce Kocaeli'nde Kesik El Cinayeti diye bir haber günlerce basında duyuruldu ve el kesmenin DNA izi bırakmamak için yapılmış olduğu tekrarlandı. Görüldüğü gibi sonrasında cinayet işleyenlere de ışık tutmuş oldular. Basın bence cinayet detaylarına fazla girmemeli çünkü bu hasta ruhlu kişiler bu detayları örnek alıyorlar. Şöyle yapmış böyle yapmış diye anlatmalarını hiç doğru bulmuyorum ve basın bas bas bağırdıkça sanki sayı daha da artıyor gibi geliyor, bilemiyorum hiç haber yapmamak da olmaz fakat yanlış giden birşeyler var.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Yazdıklarınız etkileyici Sanalmanik. teşekkür ederim. bu konuyla ilgili düşüncelerimi sarstınız açıkçası. ancak ikna olmadım. olmadığım içinde hem sorgulamaya,hem düşüncelerimi daha iyi ifade etmeye hemde savunmaya devam edeceğim;

Genel bir değerlendirme yapınca ölüm cezasına karşı olanların temel dayanağı şu; toplum ve toplumsal bilinç. (Toplumsal şartlar,toplumsal hatalar,toplumsal çözümler,toplumsal fayda vb)

Nedir toplum; kısaca; SOMUT OLMAYAN BİR ÇOKLUK. devasa bir SOYUTLAMA. aslında hiçbir şey olamayan bir şey! bir hayalet!!

evet yukarda yazdıklarım yanlışsa bana toplumu gösterin???

bana toplumsal bilincide gösterin..o da bir hayalet ..

Şimdi öldürülen insan gayet kanlı canlı ve somuttu. onu öldüren canide öyle.

sizler bir hayaletten,onun yapısından,sorunlarından,çözümlerinden bahsediyorsunuz. şöyle yapalım böyle yapalımda hayaletimiz ilerde daha iyi olsun,bak başka toplumların hayaletleri şöyle böyle,idam var ama işe yaramamış falam filam.

Tarih gösteriyor ki bu hayalet yönetilemez..o sadece yerel değil küresel bir çok faktöre göre değişiyor,dönüşüyor..

Olan ne; Bir cani bir insanı öldürdü.. olay bire bir gerçekleşti..

sizlerin devasa soyutlamaları olanı saptırıyor..

bu caninin sizlerin hayaletince bile mazur görülecek tek bir sebebi bile yok ama nasıl oluyorsa o hayaletin hataları,suçları,sorumlulukları,sorunları,çözümleri vs yüzünden bu caniyi öldürmemek gerekiriyor.. hayır ölmeli. adalet bunu gerektirir..fayda,zarar,çözüm,sonuç vs bunlar hayaletin hesapları. ve bunlar boş hesaplar. boş.. bomboş...asla hesaplamayacağınız ve yönetemeyeceğiniz soyut/hayali bir temel üzerinden fikirler inşa ediyorsunuz..
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
ölüm cezasına karşı değilim-ben hiç bi şeye karşı değilim
aksine fazla ve gereksiz merhamete de karşıyım ben; ama tepkilerin ve çözümlerin gerçek-(çi) olması gerekir
ve bizim çok yönlü düşünmemiz ve sorgulamamız ve ders almamız/çıkarmamız-sorgulamamız da gerekir

ben kendimi koydum yerime; yani birini öldürecek olsam (bu olayın dışında tabi) göze alır yada almaz öldürür müydüm diye?
öldürmeyecek olsam da koydum yine de,
yani sonu mu düşünmezdim galiba açıkçası ve benim için ceza olur muydu bu; bi karşılık sadece ve sonuç olurdu galiba

ben idamda bi sorun görmüyorum
ve toplum aşırı ve fazlacı merhametli de olmamalı ve bunun aksini de söylemiyoruz
eğer bu çözecekse-çözümse neden olmasın?

ve ölüm benimi için tabi ki katlanılabilir bi sonuç;
ve tabi ki ben de savunmasız yada güçsüz/karşılıksız birini özellikle bana karşı tehdidi olmadan ve benim ona karşı savunmam ve hayat kurtarmam ve kendimi ya da başkasını korumam olmadan öldürecek olsam bu sonucu en çok ben göze alır ve isterdim; ve en ağır şekilde cezalanmak ve toplumun tam görmek istediği gibi hatta dolaylı cezalanmak isterdim ki ben de kurtulayım, suçlu yükünü atsın ve güçsüzleşsin-özgürleşsin ve suç affedilsin ceza ile ve günah -helalleşsin
ki ben de kendimi affedeyim değil mi ve özgürleşeyim- benim günahımı kim alacak;
Ben hala günahlıysam ceza ne? ve suç ne? Toplum bunu yaptığında o zaman ben de hala günah görmesin- (ödeşme görsün-) görmemeli- (suç kalksın ortadan artık ceza sonucu-fail için😉 (Onu hala tanrıya havale edeceksek ve diriltip tekrar tekrar aynı öfke ve hınçla yeniden cezalandıracak kadar biz gözü dönmüşsek kimiz? affetmeyenler mi? affetmeyi bilmeyenler mi? hemen ödeşelim-şimdi tam nasıl olacaksa-kimse de kin kalmadan- en ağırı; bu sonucu doğuracak bi ceza var mı?

(günah kavramlarını suç/ eşitlenmesi/ olarakta yorumlayabiliriz-din'e ilişkin değil ille de ki biz din temsil etmiyoruz)
(Ama tanrının adaletine güvenenlerin cezası ceza olmamalı-toplumu koruma güdüsüne yönelimli -yargısız- karşılık verme örneğin sadece-kinsiz ve hınçsız olmalı değil mi? Tanrının yargıladıklarını bi de biz yargılıyor ve yargılayacaksak😉
(Hem din diyenler ve idam kavramını dine dayandırarak bahsedenler affetmekten ve diyetleşmeden daha büyük bir adalet olarak sözedildiğini görmüyor mu?)


öfke devam edecekse cezanın an-lamı ne? o suçun karşılığı mı? hafiflemeyecekse- işte tam buralardan düşündüm
"intikam ve öç'e yönelmiş nefret"

ve bilinçli bi toplumda öfkesizce verilen bir karşılık olarak ölüm ya da başkası ben o cezayı çekerdim
ve aynı biçimde bu durumda ben o ipi de çekerdim
ve suçluyu kısasla da ben öldürebilirdim de bu durumda- bunlardan korkmuyorum her iki tarafta da anlıyor musunuz?

ölüm bi travma mı o? hadi bi travma olsun-anlık ve geçer-biter
toplum beni yoketti ve benden kurtulacak mı?
benim yaşattıklarımdan ve acılardan kurtulacak mı?

burada toplum vicdanının hafifilemesi
toplumun bu suçun ceza görmüş ve tekrarlanmayacağı yönünde topluma bi şeyler ifade etmesi;
-
suçlu cezalı ve pişman yada affolunmuş hissetmediği sürece suçludur-toplum vicdanında- ve suç hafiflemeyecektir ve bu bin yıl sürse bile cezası ve bin kez ölse bile sürecektir ve bu durumda (gerçek) ceza ve kısas gerçekleşmeyecektir,
Eğer toplum suçluyu mağdur ederek huzur bulmak istiyorsa da belki başka yollar da aramalı
bu hangi ceza olursa olsun; ceza (suçu) affetme/giderme/doğurmama sonucuna ve sonuçlarına odaklanmalı ve bunları hedeflemeli ve bunlara yönelik uygulanmalıdır

eğer öldürmek bizde bu sonuçları uyarıyorsa hemen öldürelim-en başta da ben;

suçun temeli eğer caydırıcılıksa ben en yüksek caydırıcılığı arardım ki korkunun doğurduğu ve doğuracağı caydırıcılık sadece eylemi hapsedecektir, düşünceyi ve kişiyi değil, Toplum içinde dolaşan bi suç öznesi korkudan suç işlemeyecektir sadece
,
 

Objectivity

Kahin
Onursal Üye
Katılım
23 Ara 2012
Mesajlar
4,763
Tepkime puanı
319
Puanları
83
[MENTION=4198]donkişot[/MENTION]

Tecavüz ve şiddet dünyanın tüm ülkelerinde var. Kadına yönelik şiddet değil sadece şiddetin her türü için önlem alınması gerekiyor. Mesela kadın sünneti gibi bir vahşet bu dünyanın bazı bölgelerinde halen yaşanmaya devam ediyor. Bu duruma mağruz kalan kadınlar için kimi idam edeceksin? Canlı canlı sağlıksız koşulllarda uğradıkları zulüm tecavüz kadar korkunç değil mi? İdam etsen o çektikleri acı ve ömür boyu ruhunda ve bedeninde kalan izleri silebilecek misin? Küçücük bir çocuğa taciz uygulayan bir adamı idam etsen o çocuk ne kazanacak? Mehmet'i idam etsen Ahmet çıkacak onu idam edeceksin ardından başkası çıkacak ve X,Y,Z v.s. asla sonu gelmeyecek.

İdam caydırıcı bir uygulama olmuş olsaydı uygulanan ülkelerde suç oranında ciddi oranda azalma olması gerekiyordu. İstatistiklere baktığın zaman idam uygulanan ülkelerde suç oranında çok büyük miktarda azalma olmadığı görülüyor, neden peki? Çünkü; suçun niteliğine göre o suçu işleyen kişilerin profili de değişiyor. Hırsızlık yapan birisi için ağır bir ceza caydırıcı olabilecekken tecavüz, cinayet, sadistlik v.s. gibi durumlarda cezanın ağırlığı hiç bir şey ifade etmiyor çünkü zaten bu eylemi gerçekleştiren kişiler o an için veya öncesinde sağlıklı düşünebilen bireyler değildir. Yakalanmak istemezler fakat yakalandıklarında alacakları cezanın ne olduğu hiç de umurlarında değildir. Sadece ve sadece yakalanmamaya odaklanmışlardır. Bu niyetteki bireyleri idam etmen geride kalanların intikam duygusunu tatmin etmekten başka bir işe yaramayacaktır çünkü başka hasta ruhlu bireyler aynı şekilde davranmaya devam edecektir.

Bireyleri sağlıklı bir ortamda yetiştirmezsen suç oranını azaltamazsın. Kötü ortamda yetişen ruh sağlığı bozuk çocuklar er geç bir gün şiddete başvuracak ve sonunu da asla düşünmeyeceklerdir. Bu durumda idam ettiğin kişilerin kimseye bir faydası yoktur. Yapılan araştırmalar çocuklarda ağır ceza, şiddet v.s. gibi durumların kötü etki yaptığını ve suç işlemeye yöneldiklerini gösteriyor.

Hapishane koşulları daha iyi hale getirilip, kişiyi yeniden topluma kazandırmaya çalışılmazsa hapisten çıkan kişinin yeniden suç işleme olasılığı da çok yüksektir. Bu durum suçluya verilen bir ödül olarak kabul edilmemelidir. Her suçlu (basit suç işleyen)cezaevine de gönderilmemelidir ki ağır suçlular ile gereken şekilde ilgilenebilinsin.

Çok çocuk yapmak marifet değil doğru düzgün eğitim verebileceğin tek bir çocuk yeterlidir. Nüfus artışı sağlamak için eğitimsiz bireylerden oluşan toplumlar inşa edersen suç oranındaki artışı da ağır cezalar ile önlemeye çalışırsın ve en başa dönersin, elde var sıfır...
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
@donkişot

Tecavüz ve şiddet dünyanın tüm ülkelerinde var. Kadına yönelik şiddet değil sadece şiddetin her türü için önlem alınması gerekiyor. Mesela kadın sünneti gibi bir vahşet bu dünyanın bazı bölgelerinde halen yaşanmaya devam ediyor. Bu duruma mağruz kalan kadınlar için kimi idam edeceksin? Canlı canlı sağlıksız koşulllarda uğradıkları zulüm tecavüz kadar korkunç değil mi? İdam etsen o çektikleri acı ve ömür boyu ruhunda ve bedeninde kalan izleri silebilecek misin? Küçücük bir çocuğa taciz uygulayan bir adamı idam etsen o çocuk ne kazanacak? Mehmet'i idam etsen Ahmet çıkacak onu idam edeceksin ardından başkası çıkacak ve X,Y,Z v.s. asla sonu gelmeyecek.

İdam caydırıcı bir uygulama olmuş olsaydı uygulanan ülkelerde suç oranında ciddi oranda azalma olması gerekiyordu. İstatistiklere baktığın zaman idam uygulanan ülkelerde suç oranında çok büyük miktarda azalma olmadığı görülüyor, neden peki? Çünkü; suçun niteliğine göre o suçu işleyen kişilerin profili de değişiyor. Hırsızlık yapan birisi için ağır bir ceza caydırıcı olabilecekken tecavüz, cinayet, sadistlik v.s. gibi durumlarda cezanın ağırlığı hiç bir şey ifade etmiyor çünkü zaten bu eylemi gerçekleştiren kişiler o an için veya öncesinde sağlıklı düşünebilen bireyler değildir. Yakalanmak istemezler fakat yakalandıklarında alacakları cezanın ne olduğu hiç de umurlarında değildir. Sadece ve sadece yakalanmamaya odaklanmışlardır. Bu niyetteki bireyleri idam etmen geride kalanların intikam duygusunu tatmin etmekten başka bir işe yaramayacaktır çünkü başka hasta ruhlu bireyler aynı şekilde davranmaya devam edecektir.

Bireyleri sağlıklı bir ortamda yetiştirmezsen suç oranını azaltamazsın. Kötü ortamda yetişen ruh sağlığı bozuk çocuklar er geç bir gün şiddete başvuracak ve sonunu da asla düşünmeyeceklerdir. Bu durumda idam ettiğin kişilerin kimseye bir faydası yoktur. Yapılan araştırmalar çocuklarda ağır ceza, şiddet v.s. gibi durumların kötü etki yaptığını ve suç işlemeye yöneldiklerini gösteriyor.

Hapishane koşulları daha iyi hale getirilip, kişiyi yeniden topluma kazandırmaya çalışılmazsa hapisten çıkan kişinin yeniden suç işleme olasılığı da çok yüksektir. Bu durum suçluya verilen bir ödül olarak kabul edilmemelidir. Her suçlu (basit suç işleyen)cezaevine de gönderilmemelidir ki ağır suçlular ile gereken şekilde ilgilenebilinsin.

Çok çocuk yapmak marifet değil doğru düzgün eğitim verebileceğin tek bir çocuk yeterlidir. Nüfus artışı sağlamak için eğitimsiz bireylerden oluşan toplumlar inşa edersen suç oranındaki artışı da ağır cezalar ile önlemeye çalışırsın ve en başa dönersin, elde var sıfır...


Ben iyi ifade edemişim Dijital. bakın gene toplumla geldiniz konuya..açıkça demek istediğim şudur; bunların hepsini reddediyorum. bunlar olan şeyle doğrudan bağlantılı değil. olan şudur; bir insan azmanı bir insanı öldürdü !!!

hayaletin hesapları. ve bunlar boş hesaplar. boş.. bomboş...asla hesaplamayacağınız ve yönetemeyeceğiniz soyut/hayali bir temel üzerinden fikirler inşa ediyorsunuz..

demiştim.. böyle kahpece bir insanı öldürenin cezası ölümdür. adalet bunu gerektirir. doğrudan düşünün. sorunlarla sonuçlarla,istatistiklerle veya çözümle ilgilenmiyorum.toplum denen hayaletle düşünmüyorum. bunlar olanı saptırmıştır diyorum. öldürürsek ne olur öldürmezsek ne olur hesaplarını bırakın. hepsi hayali diyorum bunlar dayanak olamaz. bunlar hayal. yarın ülke savaşa girse,iç savaş çıksa veya çok büyük ekonomik kriz veya doğal felaket vb olsa sizin şimdi bu vahşete dayanak yaptığınız toplum denen hayalet ve onun hayali bilinci büyük bir değişime uğrayacaktır. yani demem o ki; yönetemeyeceğiniz ve hesaplayamayacağınız bir hayalet üzerinden bu vahşeti değerlendirmeleriniz boştur.
 

Yeni Konular

Üst