Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Ömer Bedrettin Uşaklı

kalliope

Yeni Üye
23 Ara 2008
727
1
0
55
sair92.JPG


Son Dilek

Aşıkım, dağlara kurulu tahtım,
Çobanlar bağrımı dağlarda geçer,
Günümü yıl eden şu kara bahtım,
Engin gurbetlerden çağlarda geçer

Hasretle doldurur geçtiğim yeri,
Vahşi kuş sesleri, yaban gülleri
Bazen Akpınar'a giden bir peri,
İnce yollarımı bağlarda geçer

Örtse gözlerimi sonsuz bir diyar
Mezarım kalsa dağlara yadigar,
Gönlümü çiğneyip geçen nazlı yar,
Belki mezarımdan ağlar da geçer.


KİM BİLİR ?

Güneşle beraber söndüğüm akşam,
Ağlayacak hangi rüzgâr, kim bilir?
Mermer bir heykele döndüğüm akşam,
Başucumda kimler yanar, kim bilir?

Her yanında yanık bülbüller öten,
Bahçelerden bir gün sessiz geçerken,
Tabutumu yeşil dallar içinden,
Seyredecek hangi bahar, kim bilir?

"Nerde bizi candan seven o yolcu?"
"Niçin türküleri aksetmez oldu?"
Diyerek ruhuma çam kokusunu
Yollayacak hangi dağlar, kim bilir?

O yıl güllerimi kimler derecek?
Bağımda üzümler nasıl erecek?
Bana en son yudum suyu verecek
Hangi pınar, hangi pınar, kim bilir?


VEDA

Arı nasıl ayrılır,
Altın rengi balından..
Gül nasıl koparılır
Mor dikenli dalından?

Bıraktın ellerimi,
İşte bindiğim gemi
Ayrıldı sandalından..

Son bir defacık görün;
Denizde güzel yüzün
Batan bir güneş gibi.

Değil belki çok uzak
Bir gün yine doğacak
Bu şen güneş denize..

Ruhumuza işleyen
O tatlı yedi günden
Bir rüya kaldı bize..

Elveda ey sevgili!
Salladığın mendili
Bırak, rüzgar uçursun..

Güç olacak bu hasret,
Bir mabut gibi emret!
Bindiğim gemi dursun...
 

Yeni Konular

Üst