Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Şahrud ve Seyduna

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 4,249

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
tarihten iki ayrı coğrafyaya damlayan
iki yürekte durmadan kanayan
seydunayla sahrut.
yüreklerinin akarken bıraktığı izi birbirlerinin gözlerinde aradılar yoktu.
iki iklim farkıydılar
ne zaman göz göze değseler yangın çıkmayacak denli uzaktılar.
yalnızca aynaların dökülen sırrına yansırdı
üçüncü bir kente düşmüş suretleri.
ŞAHRUT; gökyüzü geliniydi,
yüzüne bulut inse dolardı masal gözleri.
bir solukluk rüzgarda bile,
usul usul kanardı gelincik bedeni.
seyduna; yeryüzü cehennemi
ölüm çağırır uçurumlarda sınardı sevdasını.
..
yalnız ufuk çizgisinde buluşurlardı
onu da güneş günde iki kez ateşe verirdi.

iki iklim ayrıldılar
'ya şahrud' dedi seyduna
'gözlerime mermi diye sevdanı sürdüm,
ardına bakma,gözyaşınla vurulursun,su gibi git'
şahrudun yüzüne keder mayın gibi durdu,
ve zaman gözlerinin su yeşiline kuruldu,
hüzün bir buda heykeli gibi çıpılçıplak yüzlerine oturdu.

ve hayat o dur ki;
şahrut vardığı denizlerde hala seyduna türküleriyle uyanmakta,
seyduna; şahrudun yüzünden kalan masalla yaşlanmakta ...


blackrose.jpg
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
İki ayrı baharın dalıydılar
Biri ilk diğeri sondu
Kanter içinde bir yaz aralarında duruyordu
Ve bahara yenildiler
Şahrut taptazeydi, filizdi
Yüreği güneşi içecek denli kar yangınıydı
Her ucu ayrı bir yeşile sevdalı
Cemreler yaşamla arasında ana sütüydü
Toprak var gücüyle ayakta tutuyor
Kendini ve doğurganlığını ona sunuyordu
Şahrut ise;
Her dalı yeşile bir tomurcukla karşılık veriyordu
İçtiği her damla güneş ile çiçekleri çıtlatıyordu
Sanırsın rengarenk gülümseyen yeryüzüydü
Şeyduna ölüme, ölümüne yakındı, çınardı
Şahrutun giyindiğini soyunuyordu
Ve gelinsi donları soyunduğunda çıplaklığından utanıyordu
Solan yüreğiyle her seher biraz daha sarı duruyor ve biliyordu
Ten soğuması çoğu kez elinde ak kefeniyle vaktinden önce geliyordu
Ölümle yakın dostluğuna biraz da bu yüzden minnet duyuyordu
Şeyduna ile şahrutun tek ve bütün bağları
Ayrılıklarıda olan mevsimin en uzak uçlarına tutunmalarıydı
Mevsim haziran sonunda kendini yakınca
Koptular
Ve artık birbirlerinin kışında bile yoktular.

harunaydin07_1sessizgemi3_dmn1.jpg
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Sen Hiç mi Bahar Görmedin...?

Yangın Yangın bakışların
Saçların rüzgar rüzgar
Savur alevini yansın
Gözlerime konan turnalar

Sen hiç mi bahar görmedin
Yüreği aşka boyun eğmedin
Beni kovsan gitmem derdin
Yavan; kokusuz yalancı !
Şehirde ezgimiz yandı gittin
Deva bulmam, gözlerime değdin
Şimdi kupkuru bir çöl gibi sözlerin
Yaban, Kokusuz yalancı!

Sana geldim Sona
Sen de yeryüzüdür gökte bulan
Ey Suların sonsuzluğu
Bakışlarım demir atsın gözlerinin limanına
Fırtınalara yorgun yüreğim ; Sana
Bütün Sabahlarım sesinde ağarsin
Keder tırmanmasın yüzüme bir daha;Sarmaşık gibi;
Öpüşlerin damlasın çöl dudaklarıma
Biliyorum; Yüreğim durgun sudur; dindiğim
Korku kıyılarımı sildiğim
Sana geldim
Sustum ve yumdum
İki damla ateş düşürdün gözlerime
Al uslandır korsan bedenimi
Gece kanat çırpsın parmaklarımda
Birbirimizden kaçıracak yerimiz kalmasın
Birleşsin yağmur soylu ellerimiz
Bırak öpüşlerim ağzını kapatsın
Uzun uzadıya susarak kalalım birbirimizde
Sabaha söyleceyek Söz bırakmayalım
Köpekler gibi havlayan acılarımız sussun
Sevda çözmesin kendini bizden
Sularca gülüşelim
Yüreğim alıkoysun gitmelerimi
Sona geldim Sana !!


En Kaynar su bile olsan
Ateşimi söndürürdün
Yüreğine bir sorabilseydin
Bu zulümü bitirirdin!

Yangına el olalın
Umutları ot olur
Bir ömür yangınsız sevda
Yanar yanar kül olur

Sen hiç mi bahar görmedin
Yüreği aşka boyun eğmedin
Beni kovsan gitmem derdin
Yaban; kokusuz yalancı

bahar-son.jpg
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Acıya Gülmek

Öpüyorsam ayrılığı gözünden
Söküyorsam yüreğimi göğsümden
Geciyorsam gözlerinin içinden
Sana olan sevdamdandır bilesin
Geçiyorsam bir çiçeğin özünden
Sana olan sevdamdandır bilesin.

Meğer ne yanlızız insan olmuşsak
Yaprak gibi dalda sesziz solmuşsak
Yeri gelmiş acıyda gülmüşsek
Sana olan sevdamdandır bilesin
Yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek
Sana olan sevdamdandır bilesin

Biliyorum sen yine parmak uclarında üşüyorsun....
Aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat
Ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını
Ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun...
Sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta
Ve cırılcıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatağımızda..
Apansız pencerende gülümsüyor güneş ne güzel.....
Bütün parmakların tıkır tıkır işliyor
İştahla gülüyorsun yaşamaktır aşk
Geceyle gündüzün sesziz gecişimidir bir uyku boyunda....
Delice bir yangın parmaklarının buzulunda
Ah şahrut her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli....

Karşılıksız sevebilmekse sevda
Gercek seven küle dönmüş her cağda
Elim kolum bağlanmışsa kıyında
Sana olan sevdamdandır bilesin
Sevdunayım gebermişsem kıyında
Sana olan sevdamdandır bilesin...


pranga.png
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Seyduna

Bozkır suları gibi yoksul :
ancak bahtlı dogdum.
Özge sulara karıştım,
araz oldum,
vermenin yurduydum,
yeşildim, Igdır'dım...
Karışan yanlarımı gurbet yüzlerde
çiçeğe durmuş buldum,
koklaştık : elverdik, türkülendik,
yola çıktık.
Meğer nede güzel insanlardık.
Yaşamları türkülerimize öyküleyip kardık
ve hep güzeli aradık.
Yinede herbirimiz acılar,
ayrılıklar önünde sınana sabırdık.
Bu hayat yolunda yola çıktığımız
yoldaşlardan kimilerini yolumuzdan ayırdık
meğer içi çürük cevizlermiş,
su yüzüne sonrada kıyıya vurdular,
türkülerce arındık.
Çünkü artık sarihtik:
parmak uçlarımızda hayatı görecek kadar denli mahir....
Su damlası sesleriyle yürekleri getiren
yeni nefes ustaları katıldılar kervanımıza.
Bir olduk!
Harlı türkülerimizi üfleyerek söyledik.
Yolundan şaşmayan bir karınca ordusu gibi...



elsrc4.jpg
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Acı Su

Acı Su

gözlerinden kapı açtın
buyur ettin bakışımı
yüreğim ağzımda geldim
inkar etmek yakıştı mı

gözlerinden kapı açtın
buyur ettin bakışımı
davete icabet ettik
kırıp gitmek yakıştı mı

kolay mı kırmak
bir dal gibi bırakmak
bu kadar kolay mı kırmak
kırık dal gibi bırakmak

vakti gelmeyince ömrüm
gördün mü sararan yaprak?
(gördün mü ayrılan yaprak?)

acı su gibi durulmaz
acıdan medet umulmaz
gözleri hançer olanın
dili ağudan kurtulmaz
(yüreği dertten kurtulmaz)

Seslendiren: Hakan Yeşilyurt


su-damlasi-3.JPG
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Gözlerinin İçi

Gözlerinin İçi


söğüt olsam eğilirim
nazlı dal veren toprağa
çiçek olsam meylederim
dağ başlarında kokmaya

güneş olsam tez doğarım
gökyüzüne çıkmaya
aras olsam yol bulurum
yattığın yere akmaya
aras olsam yol bulurum
yatağına akmaya

gözlerinin içini öpeyim
yüreğim serinlesin
şiirler yetmez sevdama
öylesi derinimsin
şiirler yetmez sevdama
türkünün demindesin.

damla olsam dökülürüm
ak ellerini yuğmaya
gözyaşıysam sabrederim
kirpiklerinde kalmaya
gel gör ki sevdakârım
aşk oduyla yanarım
bu hallere düşmemi gözlerine sayarım.

gözlerinin içini öpeyim
yüreğim serinlesin
şiirler yetmez sevdama
öylesi derinimsin
şiirler yetmez sevdama
türkünün demindesin

Seslendiren: Arzu Görücü


EyesClipartforPhotoshop1.jpg
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Şahrud ve Seyduna

Ebruli

Ebrular acar apansız
Yüreğimin kuytusunda
Hasretin Kirili kalır
Gözlerimin buğusunda

Ellerimden günler geçer
Kanatsız kuşlarım uçar
Bir an soludum kesilir
Ayrılık hasreti içer

Uçurumlar habersiz sessiz
Açılırken soluğumda
Sensizlik asılı kalır
Anlımın çizgilerinde
Sensizlik asılı kalır
Gözlerimin çizgilerinde

Halit Göksu`ya

Söz - Müzik: Tunay Bozyiğit
Solist. Yasemin Göksu


ebruli1.jpg
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Şahrud ve Seyduna

Aldı Gitti

Baskın yemiş bir evsem dağılmışsam
Tutuklanmış kitapsam yakılmışsam
Bir çift turnaya benzerdi gözleri
Göğüm öksüz kaldı bakar ağlarım

Aldı gitti neyim var neyim yoksa
Kalanlarsa yalım yalım yangınsa
Bu can bu bedenden ayrılmıyorsa
Daha çok, hasrete yanacak ömrüm
Bu can bu bedenden ayrılmıyorsa
Daha çok acıyla yanacak gönlüm

Yaktım koca ömrü zaaflı bir anda
Yarla baharımı kışlara gömdüm
Eğdim dağ basımı onun önünde
Yetmedi ardından bakar ağlarım

Söz - Müzik: Tuncay Bozyiğit
Solist: Yasemin Göksu


gitti4ua.png
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Şahrud ve Seyduna

Şahrud (Seyduna Ağıt)

Ey Sahrud ey hayat veren ırmak
Sen ki bir mene akmayı bitmedin
Ey yarı ömrümde açan ilkbahar
Sen ki bir gülümü mene dermedin
Ölümüm olur salınıp da gidişin
Kirpiğin gazar kabrimi ay Sahrud
Ellerin diker ellerin son söküğüm
Susuşum olursun susarım da ay Şahrud
Kederim Şahrud Hederim Şahrud Doymadan sene Giderim Şahrud
Kederim Sahrud
Hederim Şahrud
Doymadan acına
Giderim Şahrud
Ey dağa taşa ses veren ya Şahrud Bir men miyim yadlara düşmeyen can
Hani sendin aşklara nefes Şahrud Men değil sen ol odlara düşmeyen can
Avuç avuç bakışlarınla ya Şahrud
Kapanır ömrüm üzeri kapanır
Gözlerin gömer sesimi nefesimi
Susuşum olursun susarım da ay Şahrud

Söz - Müzik: Tunay Bozyiğit
Solist: Brilliant
Şiir: Kazım Koyuncu



aglamak.jpg
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Şahrud ve Seyduna

Nefesimi

Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi.
Cehennem yangınlarından
Ölmeden çıktıysa bedenim; artık
Benim olmalıyım, benim.
Yeter yüreğimi bir çift gözün
Ateşine rehin verdiğim. Ateş artıyı
Değildir karşılığımız. Pusatını dağ
Sisinden alan, firarını mermisine
Emanet eden bir namludur bu
Eşkıya sevda ki; zulasında asılı
Durur kefenlediği ölümü.
Ellerinin çeliğine su verilmiştir ta
Adem`den beri. Bilir ve intihar
Cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini.
Güneşin kızılca kıyametine çatar
Kuruyan umut dallarını. Yanacaksa
Cehennemden beter yanmalı!
Kim anlar ki eşkıyanın sağlamlığını;
Özleminin çiseyle yıkanmış şafak
Değerini kim? Hani ellerine kuşlar
İnerdi, kardan üşüyen kuşlar...
Bahçen kuş sevinçleriyle inlerdi ay
Şahrud.
Eşkıya yüreğime çığ düştü
Üşüyorum ha...
Aç ellerini.

Geldim mutsuzluğumla
Yürek susuzluğumla
Koynuna al demiyom
Şikte koyma beni
Koynunda yatır demem
Yeter bağışla beni
Aç ellerin gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim
Dağlara küs olur mu
Banara yas olur mu
İki can bir bedenken
Ayrı yatmak olur mu
İki yürek bir canken
Ayrı düşmek olur mu
Biliyorum suçluyum
Kentin kirli suyuyum
Sevmesini bilmiyorsam
Geçmişin sonucuyum
Aç kapıyı gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim

Söz - Müzik: Tuncay Bozyiğit
Solist: Emrah Altınok



7899_20089_17_23_22_35_809882.jpg
 

Yeni Konular

Üst