Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Septikler

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 10,163

mavimor

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,456
Tepkime puanı
3
Puanları
38
Yaş
46
Septikler


PİRRON

Elealı Pirrhon (M.Ö 365-275) kuşkuculuğun kurucusudur. Sokrates gibi oda hiç yazmamıştır. Düşüncelerini öğrencileri aracılığı ile tanıyoruz. Hekim Sextus Empiricus, Pirrhoncu betimlemelerde kuşkucu öğretileri özetlemiştir.(M.Ö 3. Yy)

Pirrhon’a göre evrendeki her şey aynıdır. Değişik bir şey yoktur. Evren ne düşünce ile kavranabilir ne de üstüne bir yargıya varılabilir. Hiçbir tutanağımız yoktur, hiçbir tarafa yönelemeyiz. Gerçeği doğrudan doğruya bilemediğimize göre, gerçek üstüne yargılardan sakınmalıyız.

Kuşkuculuğun ahlaksal sonuçları da vardır: madem dünya da değişik bir şey yoktur, duygu ve isteklerimizi de yok etmeliyiz. Ölümdeki duygusuzluğa isteksizliğe ulaşmalıyız. Kurgusal düşünceyi ve sonuçlar çıkarma eylemini de ortadan kaldırmalıyız. Bundan dolayı Pirrhon hiç yazmamıştır.


TİMON

Pirrhon’un ardılı Timon, bununla birlikte grek mantığının görüş noktasından, karşılık vermenin çok güç olduğu ve zekayla ilgili kimi kanıtlar ileri sürdü. Gerkler yönünden tek kabul edilmiş mantık, tümdengelimseldi. Bütün tümdengelimse Eukleides gibi, apaçık sayılan genel ilkelerden başlamak zorunda idi. Timon bu tür ilkeler bulma olanağını kabul etmeli. Böylece her şey başka bir şeyin yardımıyla belgelenebilecek. Ve bütün kanıt ya dönel (circular), ya da bir hiçten sarkan bitimsiz bir zincir olacaktır. Her iki durumda da hiçbir şey saptanamaz. Görebildiğimiz denli, bu kanıt, orta-çağlara egemen olan Aristoteles felsefesini kökünden koparmıştır. Günümüzde bütünüyle kuşkucu olmayan kişilerce savunulan kimi kuşkuculuk biçimlerini, eski çağın kuşkucuları görememişlerdi. Onlar, görüntülerden kuşkulanmamışlar ya da kendi kanılarınca, yalnızca görüntülerle ilgili dolaysız bilgimizi dile getiren önermeleri kuşkulu bulmamışlardır. Timon’nun yapıtlarından çoğu yok olmuştur. Elimizde bulunan iki parça bu noktayı açıklayacaktır. Bunlardan biri “görüntünün tümüyle geçerli” olduğunu söyler, öbüründeyse şunlar okunmaktadır: “bal tatlıdır” demem, “bal tatlı görünür”. “balın tatlı olduğunu ileri sürmeyi hayırlıyorum. Onun tatlı göründüğünü bütünüyle evetlerim” derim.

Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" Dersi Ders Notları.
 

oguz8891

Yeni Üye
Katılım
7 Ocak 2009
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Ynt: Septikler

Kuşkuculuk inanmayı kendisine sığdıramayan insanların sığındığı limandır.. ben de kendimi bir kuşkucu olarak görüyorum.. kaldı ki bundan bile kuşku ediyorum, kuşku etmemden bile. çünkü aklım beni yanıltabilir, psikolojim beni yanıltabilir güvenemem, bu güvenmeme duygum bile beni yanıltabilirken.. Yaşamak zor.. bazı dayanaklar(bilmeden safça inanmak) gerekiyor insana, ya da kabullenmek.. Ne yazık ki evren denen muhtesem ve bir o kadar saçma barınağımızda bilginin ve aklın sınırlı olmasından dolayı zorluklar cekiyorum..
 

est

Yeni Üye
Katılım
30 Kas 2008
Mesajlar
47
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
Ynt: Septikler

kuskucularin felsefe tarihi icerisinde bir yeri yoktur. felsefe yapamaz onlar. once yasadigimiz dunya gercek mi ona karar versinler.. ulasacaklari yanit,
gercekse, kuskucu olmalarina gerek yok.
degilse, felsefeye gerek yok onlar icin.

kuskuculuk ara-gecis donemlerinde kendini ortaya cikartir ve bir tur pasif direnis gosterir statukoyu korumak adina. yaptiklari sey asil felsefeyi baltalamaktir..
 

oguz8891

Yeni Üye
Katılım
7 Ocak 2009
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Ynt: Septikler

Felsefeye gerek olmaması bile bir insan için felsefik bir olgudur.. Felsefe belirli kalıplara sığmaz, her insana göre değişir.. Kimin tekelinde bu felsefe anlamak zor.. Dedikleriniz genel olarak, belirli bir mantığa göre doğru aslında, ama bir kuşkucuya göre yanlış.. Farklı boyutlarda tartışma yanlış sonuc doğurur ne yazık ki..
 

est

Yeni Üye
Katılım
30 Kas 2008
Mesajlar
47
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
Ynt: Septikler

oguz8891 ' Alıntı:
Felsefeye gerek olmaması bile bir insan için felsefik bir olgudur.. Felsefe belirli kalıplara sığmaz, her insana göre değişir.. Kimin tekelinde bu felsefe anlamak zor.. Dedikleriniz genel olarak, belirli bir mantığa göre doğru aslında, ama bir kuşkucuya göre yanlış.. Farklı boyutlarda tartışma yanlış sonuc doğurur ne yazık ki..

Bir kuskucuya gore dogru yoktur, ehh sadece benim sozlerim degil herhangi birseyin dogru olmasi imkansiz zaten.

ilk cag donemi kuskucularinin temel sorunu..sacma yikici bir kuskuculukla yaklastilar herseye ve kendilerinin de bir anlam veremedikleri noktaya getirdiler soylemlerini ve bu yuzden felsefe yapmaya devam edebilmeleri icin bir takim cevaplari pragmatizmin doruguna cikarak verdiler.. kendi iclerinde tutarli degiller, ki zaten olsalardi bile fark etmezdi cunku kuskuculukla hic bir noktaya varamazsin.. Herseyden kuskulan dur.. Descartes amcanin dedigi gibi, kuskucular sadece kuskulanmak icin kuskulanmislardir.. =)


yada,
kuskucu oldugunu soyluyorsun, senin yonteminle bir cevap vereyim;
burada ne yapiyorsun ki, kuskucularin ulastigi sonuca ulasamadin mi hala.. kendini tum yargilama,degerlendirme ve arastirma cabalarindan arindir ve bu cabalarina kaynaklik eden tutku ve isteklerinden de arindir ve dogadaki diger canlilar gibi yasa. iste sana mutluluk. ulasabilecegin en ust duzey cevap bu olacaktir kuskuculuk icerisinde.
 

oguz8891

Yeni Üye
Katılım
7 Ocak 2009
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Ynt: Septikler

öcelikle cok yanlıs bir sey yazmısım özür dilerim.. "...kusukuculara göre yanlıştır..." mantık hatası resmen..

Kuskuculugu pratik olarak tam uygulamak her yönden imkansız duruyor..

Hic bir yazın kuskuculuğu haksız cıkarmamakta, çürütmemekte.. Kuskuculuğun zaten bugune kadar neden yanlıs oldugu söylenmemistir pek, ama cokca elestirilmiştir..Çünkü gerçekten hayatı ciddi şekilde baltalıyor.. Fakat bu kuskuculuğun yanlıs oldugunu göstermez...

Kuskucular kendi icinde de kuskuya düser çünkü; hiç bir seye inanmak istemezler, ama bu sürede dolaylı olara cok seye inanırlar, bilirler ki aklımız bize oyun oynuyor olabilir, isteklerimiz bizi yönlendirebilir..


Gel gelelim benim icin de en acı noktaya. Kuskucuysan bu dunyada kuskucu olarak yasayamazsın... O yüzden nasıl yasaman gerektiğini seçmen lazım.. Ben de bunu seçmek icin su sıralar ugras veriyorum.. İntihar diğer yöntem.. Bunu da cok iyi niyetli bir şekilde düsünmüyorum nedense
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Septikler

Öncelikle septisizm bir amaç değil doğru bilgiye gitmek için bir araç olmalı. Yani bir geçiş aşaması, bir süreç olmalı. (Kişisel kanaatim.)

Septisizmi incelediğin zaman Pyrrhon, mutluluğu felsefede görüyor.Felsefenin ödevinin, doğru bilgiyi görmek olduğunu belirtir.Şüphecilik, insana gerçek varlığın bilgisinin olamayacağını gösterir ve ,her çeşit bilgiyi anlamsız bir şey haline getirir. Bu da insanı, boş kuruntulardan; ölüm ve ölümden sonraki yaşamla ilgili kaygılardan kurtarır.

est ' Alıntı:
kuskucularin felsefe tarihi icerisinde bir yeri yoktur. felsefe yapamaz onlar.
Yani est, felsefe yapabiliyorlar.Sadece felsefi bir sistemleri yoktur.Felsefe tarihi içinde yeri olduğunu da biraz daha açıklayacağım.Şüpheciler, bilginin ne olduğunu bunu görebilir miyiz, neye göre görebiliriz diye yola çıkmışlardır.Bilgiyi bulmaya çalışırken de zıtlıkların olduğunu görürler.Bu yüzden doğru bilgi üzeinde karar kılamazlar. Her tezin aynı güçlükte antitezini çıkardığını görüp öyleyse her türlü yargıda bulunmamalıyız, duyularımız ve aklımız bize oldukları gibi değil göründükleri gibi gösterirler derler.Kesin bilgiyi ret edip her türlü yargıdan da kaçınırlar.
Şöyle bir söz var : “Felsefeye en uygun şekilde başlayanlar septiklerdir; ama tersinden bakıldığında, her septik, septik kaldığı sürece, felsefenin başlangıcında kalan kişidir.” Herbart
Septikler felsefe yoluna başlamışlar, doğru yoldalarmış ama yürüyebildiklerinden bile şüphe ettikleri için başladığı yolda kalmışlar.Felsefede bazı filozoflardan örnek verirsek :
Gorgias: “
Hiçbir şey yoktur,
olsaydı da bilemezdik,
bilseydik de başkalarına iletemezdik.”
Burada Gorgias varolup olmadığından şüphe ettiği belirtiliyor.
Şüpheciler Tanrı konusunda da şüpheci olmuşlardır.Protagoras’: “Tanrılar üzerine bilgi edinmede çaresizim, ne var oldukları, ne de var-olmadıkları, ne de ne şekilde oldukları üzerine; çünkü bilgi edinmeyi engelleyen çok şey vardır: duyularla algılanamamaları, insan hayatının kısa oluşu.”

Kısaca şüphecilik, doğru bilgiye giderken sadece araç olmalı.Aksi taktirde olduğun yerde sayıklamaktır şüphecilik.Kişiyi bir yere götürmez, noktası olmayan cümleye benzer. (Bana göre tabi...)
 

Nelchael

Yeni Üye
Katılım
24 Ocak 2009
Mesajlar
18
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Ynt: Septikler

Skeptik ile septik aynı mı?
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Septikler

Nelchael ' Alıntı:
Skeptik ile septik aynı mı?

Nelchael sen nasıl bir soru sormuşsun biliyor musun: "Black siyah mıdır?" gibi... İstersen sorduğun sorunun cevabını buraya yazmadan önce arama motorlarından baksaydın...
 

SatanicMajesty

Yeni Üye
Katılım
6 Eki 2010
Mesajlar
65
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
Bir septik olarak;doğru bilginin ulaşılabilecek birşey olduğu kanısındayım.Yani Russell ve Descartes gibi bir septiğim.Lakin birçok konuda bilgiye ulaşmadan önce edeceğin şüphenin sınırı yoktur bana göre,evrende birçok şey sürekli değişim halindedir dolayısıyla gelecekte değişmeyeceğinden emin olunacak şey sayısı diğerlerinin yanında çok az kalmaktadır.
Antik yunan septikleri bir bakıma kendi içlerinde paradoks yaratmışlardır evet ama onları felsefeden çıkartamazsın.O septikler olmasa şuan felsefenin en önemli şeyleri varolamazdı.Onlar öncülerdir,biraz abartmışlardır ve o derece abarttıkları için ellerinde birşey yoktur ama kesinlikle öncülerdir.
İnsan algısal bir varlıktır,dolayısıyla edinebileceği bilgiler yalnızca fiziksel olmalıdır.Dolayısıyla algılarından yani kendilerinden veya algıladıkları dünyadan şüphe eden insanlar bilgi edinilemeyeceği olasılığını da göz önünde bulundururlar.Bu durum herşeyi anlamsız kılacaktır.Buyüzden şüphe bilgi ile ilgili bir doktrin olmalıdır.Algılarımıza güvenmeliyiz ama algılarımız ile nesneler arasındaki etkilelimden elde ettiğimiz bilgilerden şüphe etmeliyiz.Daha yararlı olacağı açıktır ki olmuştur da.
 

Yeni Konular

Üst