Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Sisteme Veriştiriş

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,806

HoŞÇa

Yeni Üye
Katılım
14 Haz 2009
Mesajlar
227
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Merhabalar arkadaşlar..
Umarım aklıma gelenleri geldiği gibi yazdığım için beni yanlış anlamazsınız.. Bu önceden hazırlanmış bir yazı değildir..
Düzeltmelerden, düşünüş organizasyonundan yoksun olabilir.. Olacaktır 🙂

Neden yazıyorum peki.. Çünkü birilerine bişeyler söylemek istiiyorum.. Belki okuyanlar arasında da kulağına çalınması gereken şeyler bulanlar olur.. Sinirimi paylaşan, aynı şeyleri düşünen, yada sinirimin yersizliğini bana söyleyecek birileri..

Yani galiba kısaca maksat muhabbet 🙂

Bakınız içinde yaşadğımız dünyanın insanları nasıl salak yerine koyduğuna.. Al şu sigarayı bağımlı ol, ver bana paraları, bide üstüne geber oldu mu?..


Sigara içmek böyle bişeydir aslında.. Sizi aynen bu konuma sokarlar.. Cebinizdeki parayı da alırlar, sağlığınızı da alırlar.. Fakat bununla da kalmaz bu .... şirketler, sistem yöneticileri.. Üstüne bide özel hastaneler kurarlar, sigara etkisini azaltacak ilaçlar bulurlar vs bunlarla da ömür boyu söğüşlerler sizi..

Sistemin Baş P.....i hatta O....su olmuş ABD bu planların yaratıcısı olmuştur..

Ortadoğu gibi tarihin en çatışmalı bölgesi onlar için ekmek kapısıdır.. Kaynaklarını sömürmek de yetmez ..... Gİder kendi eliyle bir yasadışı örgüt kurar, olmadı kurulan bir örgütün gözünü boyar, sonra karşısında onu bastırmak isteyen devlete de bu örgüte de silah satar.. Milyonlar ölmüştür umurunda mı.. Savaş çıksın diye ölür bu adiler.. Sonra da gelip ortadoğuya abilik yapmaya kalkarlar.. Barış Barış Barış diye konuşurlar..


Suçlu ABD midir? ABD yi yaratan kapitalist sistem midir? yada şöyle sormak lazım, sistem mi ABDyi doğurmuştur, ABD mi sistemi yaratmıştır..???


bugün ikisinin de sürekli birbirini belsediği ve ayrılamadıkları ortada.. Fakat başlangıç nasıl.. ABD mi sisteme yatkınlığından dolayı bu felsefeyi sistemi yaratmıştır, yoksa sistem zaten vardı da ABD kendine uygun bulup BAŞP....LİĞİni mi yapıyor sistemin..?

Aslında bunun pek bi önemi de yok.. Sistem de sistem uygulayıcıları da benim için düşmandır..




Durun durun, sisteme örnek vereceğim daha..

Şimdi düşünelim.. Bugün dünyada ABD sinden tut Türkiyesine kadar hemen her yerde suç oranları niye bu kadar yüksek...?????
Kapitalizmin adaletsiz gelir dağılımı, kendini yenilemek için belli aralıklarla çıkarmak zorunda olduğu krizler, ve -hepsinin temelinde yer alan sorun budur aslında- para denilen şeyin tüm insanların TANRISI olmuş olması....

Yani şöyle demek lazım: Bugün benim evime giren hırsızdan da, yolda gasp edilmemden de, din sömürüsü yapıp dolandıran başbakanından tut dilencisine kadar tüm bu pisliklerin sorumlusu sistemdir..

Fakat şu işe bakın ki sistem bundan da memnun.. niye???
çünkü sistem bide sigorta şirketlerine sahip..

Anadolu Sigorta.... reklamında diyor ki: TÜrkiyede her 6 dakikada bir eve hırsız giriyor.. Gelin sigortalayalım...

Ne oldu..? Yarattığı pis ortamdan bile sistemin şirketleri kazanç sağlıyor.. Hırsız da gelip çalıyor, Şirket de gelip çalıyor.. ne oluyor? Olan yine şirkti olmayan, sadece karnını doyurmak zorunda olduğu için gece gündüz çalışan işçiye memura oluyor...


Geçen bir konuda Özgür arkadaşımız sormuştu, devletin her dediğine inanmalı mıyım bilemiyorum diye...
yahu bu sistemin devleti dünyanın gelmiş geçmiş en büyük üçkağıtlarına, hırsızlıklarına, cinayetlerine sebep oluyor..

Sistemi reddetmeyen her insan bunun bi parçası..

Sonra da bunu reddeden örgütlere TERÖRİST diyorlar..

TERÖR yaratanlar, insanı mal gibi görenler, bu sistemi reddetmeyen tüm insanlar, tüm DEVLETLERdir..



Arkadaşlar.. Her tarafımız yalanlarla sarılı.. Yaşadığımız aşklar bile yalanlarla dolu.. Kadın cinsel obje, erkek abaza... Bu sistemde böyle olmak zorudnasınız.. Çünkü töreler, yasalar, herşey sizin özgür yaşamınıza aşkınıza müdahele eder..


Böyle kültüre de, böyle yasaya da, böyle devlete de O.... O... S.....YIM.... !!!!!
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Sisteme Veriştiriş

Hoşça, sistemi eleştirirken sistemi eleştirenlerin tutumunu/mücadelelerini eleştirmek gerekmez mi?
 

HoŞÇa

Yeni Üye
Katılım
14 Haz 2009
Mesajlar
227
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Ynt: Sisteme Veriştiriş

elbette eleştirmek gerekir.. neden gerekmesin?

buyrun eleştirin.. kimlerden bahsediyorsunuz???
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Sisteme Veriştiriş

Sistemi lafta eleştirenleri, Mahir, Hüseyin, Ulaş okul bitene kadar savaş diyenleri,12Eylül dönemindeki anne ve babaları, (böyle apolitik,cahil nesiller yetiştirdikleri için) sol içindeki uyuşmazlık kavgalarını vs. vs. vs...
 

HoŞÇa

Yeni Üye
Katılım
14 Haz 2009
Mesajlar
227
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Ynt: Sisteme Veriştiriş

Sistemi lafla eleştirenleri evet eleştirmeli..
işi okulla sınırlayanlar da zira bu sınıfa girerler bunları da eleştirmeli..

12 eylül anne ve babalarını eleştirmek zordur..
çünkü onların psikolojilerini o olayları yaşamadan anlamak da zordur..
onlara bişey diyemeyiz.. hak vermek gereklidir.. yani doğru değil elbette ama anlaşılabilir..

sol içindeki uyuşmazlıklarsa çook büyük bir ayrı tartışma konusudur.. gerçi burda da tartışılabilir 🙂 bunu solun aktif siyasi örgütlerinin içine girmeden anlamak mümkün değil..
dışardan bakınca şöyle görünüyor: hepsinin amacı aynı, niye bu kadar birbirlerine düşüyorlar neden bi çatıda birleşemiyorlar..?
bu kadar basit olsa keşke.. Evet gidilecek yer aynı.. Ama yöntemlerde algılayışta büyük farklılılar var.. Siyaset farklılıkları bunlar.. Birisi antifaşizmi temel alır, diğeri kapitalizmi.. Biri Lenin der biri güüncel siyset der.. Birleştirmek kolay değil..
Ayrıca bana sorarsanız gerekli de değil..
Çünkü solun(sol derken sosyal demokratlardan bahsetmiyorum, zira o grup da yine sistemin parçası olmakla birlikte karşıtı olduğum bir gruptur) niteliğinde parti kurmak sistem elemanı olmak belli bir noktaya kadar uygulanabilir.. Asli mücadele sokaktaki mücadeledir.. Bu sebeple de Tek bir çatıda birleşmek ve SANDIKTA OY TOPLAMAK gibi bir kaygı olamaz.. Bu saçmalıktır.. Kendi içindeki anlaşmazlıklar da her zaman olacaktır.. Çünkü sol eleştiricidir.. Eleştirir.. Kendini de eleştirir herkesi de eleştirir.. Ve her amacın bir çok yolu vardır..
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Sisteme Veriştiriş

Hoşça, bu ülke 68 gibi ateşli kuşağa sahipti ve 78 kuşağı da bu ateşli meşaleyi onlardan aldılar.68ler bedeller ödedi fazlasıyla ki 78lerde bu meşale için bedeller ödemeye hazırdı. 68lerde 78lerde biliyordu ki bedel ödemeden bu meşale yerine varmayacaktı.Bile bile devrim aşkıyla yola koyuldular.78kuşağı 68lerin başına neler geldi bilmiyor muydu?Bunları kimin yaptırdığını şimdiki
12 Eylül annelerini babaları çocuklarına anlatmadığı için rapperozgur bilmiyor.
Sanıyolar ki dizilerdeki gibi romantiklerdi. (Hatırla sevgili) Böyle karakterlerin yetiştiği nesili biliyorlar mı gerçekten şimdiki nesil?
12 Eylül annelerini babalarını(78 kuşağındaki anne ve babalar) eleştirmeliyiz. Yahu bir nesili apolitik yaptınız okutmadınız. Bırak siyasi kitabı bir edebi kitap bile vermediniz eline.Elindeki kitapları da yaktınız.Kendisine ait olan cümleler kuramıyorlar artık.Özenti, karakteri oturmamış,kendi ayakları üzerinde duramayan,kendisini savunamayan,pasif nesiller yetişti.

Sola gelince, hani derler ya : "Dervişin fikri ne ise zikri de o olmalı."
 

HoŞÇa

Yeni Üye
Katılım
14 Haz 2009
Mesajlar
227
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Ynt: Sisteme Veriştiriş

ne 68 kuşağının yaşadıklarıyla 80 de yaşananlar aynı değildir fides..

68 kuşağı bir dünya hareketinin içinde bu yola çıkmıştır..

Evet bedeller ağırdır ama 80 darbesinin etkilerini göstermemiştir.. işkenceler 80deki kadar şaşalı değildir..

80 darbesi devletin binlerce kişiyi işkenceyle akıl hastası yapmasının ötesinde, darbe öncesi yine devlet eliyle oluşturulmuş olan ortam(yani darbeye zemin hazırlayacak ortam) darbe sonrası kadar olmasa da berbattır..

Sokakta herkesin eline birer silah verilmiş, her daim çatışmalar, vurulanlar, ölenler vs....

Bir savaş ortamında olmaktan bile kötüdür..

Ayrıca 68 kuşağının geldiği ortam 60 darbesinin (Uğur Mumcu'nun ifadesiyle DEVRİMİNİN) sonrasındaki aydınlık, ilerici bir dönemi kapsar.. ve 70lerde yaşayanlar da bu insanlardır.. tepkilerini koymaktan çekinmemeleri elbette normaldir..

Ama 80 kuşağı 60 sonrası aydınlıkçı dönemden haberdar bile değildir.. 70lerin sıkıyönetimini yaşamış, ve üstüne 80 darbesinin yaşattığı işkencelere boyun eğdirilmiştir..

Tekrar söylüyorum, apolitik gençlik yetiştirdikleri için elbette eleştirilmeliler.. Fakat anlayış gösterilmelidir.. Hiçbirşeyin sebebi tek başına bir insan değildir...




Sola gelince, hani derler ya : "Dervişin fikri ne ise zikri de o olmalı."

burda ne demek istediğini tam anlamadım ama,

bu kadar ayrılık, ufak gibi görünen ama temelde yer alan görüş ayrılıkları tamamıyle düşünüşlerini eyleme geçirdikleri için vardır... Yani fikirleri neyse zikirleri de odur..
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Sisteme Veriştiriş

27 Mayıs 1960 Devrim miydi ihtilal miydi hep polemik konusu olmuştur. Merak ettim devrim diyenler devrimi askerin mi yapacağına inanıyorlar yoksa halkın mı?
68 ve 78 kuşağının yaşadıkları elbette aynı değildi. 68 kuşağı dünyadaki bir oluşum da olsa bu süreçten etkilenilse de her şeyi ilk defa görüyorlardı ve oldukça acemiydi. 78ler, 68lere göre daha avantajlıydı bilgi / tecrübe/eylemlik konusunda. Ayrıca 78ler 68lere göre ideolojik olarak daha oturmuştu.Mücadele etmesini 68lerden öğrenmişti.Elbette 12Eylül anne ve babalarının psikolojilerini anlamak gerekir ama bu onları affedilir bir konuma düşürmez. Diyorum ya siyasi kitapları aldılar bari edebi kitapları bıraksaydılar. Belki de onların içinde geçen "İki kardeş ekmeği bölüşüp yedi." cümlesi korkuttu onları ama bu onları her yönüyle masum kılmaz.Şimdiki nesilden kaç kişiyle şiir kitap muhabbeti yapabilirsin?!

Sola gelince, hani derler ya : "Dervişin fikri ne ise zikri de o olmalı."

Bu cümleme gelince; solum/sosyalistim/devrimciyim demekle peynir gemisi yürümüyor!!!!!!! Eylemlik/icraat önemli. Sol yapılar kendi prensiplerinden kurallarından yaşayış tarzlarından fazlasıyla taviz veriyor.Kendi düşüncelerini yaşam tarzı haline getirmiyorlar.Karşı oldukları şeyi kendileri yapıyorlar.(Hepsi değil tabi )
Yani bir gün bir cümle kullanırsın işine gelmedi mi "oportünist" der ertesi gün kendisi o düşünceyi benimser.
Yani hoşça, şöyle diyeyim sosyalizmi benimsemiş adam eve gelince karısını döverse ne anlarsın sen onun solculuğundan/sosyalistliğinden?
 

HoŞÇa

Yeni Üye
Katılım
14 Haz 2009
Mesajlar
227
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
60 darbesine devrim diyen solcu aydınlar; bu darbeyle birlikte faşist bir iktidarın yönetimden uzaklaştırılmasından dolayı diyorlar.. ayrıca da o darbenin sonucunda Türkiyenin, özellikle de üniversitelerin, durumuna bakarsan gerçekten bir devrim niteliği taşıdığını görürsün..

ve bugün bile tüm hukukçuların söylediği gibi Türkiyenin en demokratik anayasası 60 la birlikte gelmiştir..

İşte bu yüzden Uğur Mumcu gibi aydınlar bu darbeyi devrim olarak nitelendirir...


80 kuşağının doğru yaptığını söyleyen yok zaten, olamaz; fakat bu onları mazur görmemizi de engellemez..
Korktular çünkü işkence gördüler, çünkü yüzlerce insan sorgulanırken kayboldu diye onlara yutturulmaya çalışıldı..

Siyasete bulaşma diyen anne babalar bu acılardan yıldılar.. Fides bu kadar acımasız bakma bu olaylara.. Bu kadar basit değil..

Ama tabi sen dediklerini yapmayacaksın, apolitik olmayacaksın; sen savaşacaksın, örgütleneceksin, sesini çıkaracak, eyleme geçeceksin... 80 kuşağına değil, o kuşağı "kayıp gençlik" yapan şerefsizlere yükleneceksin...




Sol kesimlerle ilgili yaptığın yorumlarda çok havada be fides.. Hangi görüş tamamiyle görüşün temellerini sindirmiş insanları barındırıyor içinde.. İslamcılar İslam'ın temellerini mi savunuyor, Faşistler teorisini ne kadar biliyor?? Elbette bilenler de var, yozlaşmış, özenmiş, çevreden dolayı içine girmişler de var.. bu her kesimde var...

Ben sana çevremden bir sürü örnek verebilirim.. Örgütlenmeler arasında, eylemlere en önde katılan, örgütün beyni olabilecek düzeyde olan bir insan bile, kız meselesinde samimi olmadığı dejenere olmuş oldması sebebilyle örgütten atılıyor.. Herşey "DEVRİMCİ AHLAK"a uygun, kültürel yozlaşmaya karşı bir duruş sergilemelidir diyorlar...

Böyle insanlar çoğunlukta olmasa da temelini oluşturanlar bunlar...



Üç beş zibidi kendine solcuyum dedi diye solu karalamak elbette saçmalık olur, değil mi?
 

fides

Yeni Üye
Katılım
15 Şub 2008
Mesajlar
1,694
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Ynt: Sisteme Veriştiriş

Uğur Mumcu'nun aydın kişiliğine bir şey demiyeceğim ama sen sosyal demokratlara karşıyım demişsin 😀
Zaten 61 Anayasası oldukça geniş/ileri olduğu için sevgili "Süleyman, Hep Başbakan"ımız da "1961 anayasası bize bol geldi" dedi.
Ayrıca 1960 darbesinin ileri olması onun devrimci bir anlayışa sahip olduğunu göstermez.Yani ona bakarsan eskiden monarşi vardı.Monarşi ile kıyasladığın zaman diğer rejimleri bütün rejimler devrimci bir niteliğe mi sahip? "Devrim" kelimesinin içini boşaltmayalım lütfen!
Ben 80 anne ve babalarının psikolojilerini anlayalım ama onları da affetmeyelim diyorum.Masumda değiller de hani...
Sol kesime yaptığım eleştirilerin havada kalması yapı ismi vermediğimden kaynaklı. Burası yeri değil!Ayrıca etik olarak hoş bulmuyorum.
"Devrimci Ahlak" konusu ayrı bir vaka zaten bu konu yazmakla anlatmakla bitmez.Bu konuya da girmiyorum.
Ama öncelikle "Devrimci saygı" önemli. Solda birlik olmalı! Sana ideolojik olarak bir olsunlar demedim.Olmazlar da zaten. Ama okul ortamını bilirsin. Görmüşsündür bazı şeyleri göreceksindir de... Hepsi de "gerçek solcu benim"," devrimciyim" der. Her yapı diğer yapının arkasından atıp tutarsa... Sen bir yapı için goşist/oportünist/tırşekçi/kürt faşisti diyorsan arkasından atıp tutuyorsan sonra bir şey geldi mi başına pragmatist değerlerle destek bekliyorsan yazık çıktığın yola.O yolun yolcusuyum deme bari!!!!!! Bu ne kadar samimi bir durum? Herkes kendince bir şeyler yapıyor...
Eğer sola;devrime inanan biri varsa bilir ki bir şeyler örgütlenerek gerçekleşir. Bunlarla mı(çarpık anlayışı kastediyorum) örgütlenecek millet? Örgütsüzlük, ideolojiler bir yana yapıların bu tavırlarından kaynaklanıyor.
"Hangi görüş tamamiyle görüşün temellerini sindirmiş insanları barındırıyor içinde.. " buna gelince, devrimciyim diyen böyle yola çıkmamalı bozuk düzeni savunmamalı.Onlar yola düşerken çarkın bozuk olduğunu bilmiyorlar mıydı? Bunu kabul etmek için mi yola çıktılar yoksa "böyle gelmiş böyle gitmeyecek" diye mi yola çıkmışlar?
Bir kaç dengesiz böyle yapıyorsa yapıların suçu ne demiyeceksin!Bunları böyle yapan "insiyatiflerse" vay cemaatin haline...
 

HoŞÇa

Yeni Üye
Katılım
14 Haz 2009
Mesajlar
227
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Ynt: Sisteme Veriştiriş

Sosyal demokratlara karşıyım evet, bu demek değildir ki söyledikleri herşey yaptıkları her yorum yalandır.. 🙂
60 darbesi ilerici bir adımdır ve bu yüzden de devrim niteliği taşır..

Devrim tanımında ise içini boşaltmak olarak görmek çok yanlış; devrim eskinin yıkılıp yeninin gelmesidir.. Devrim diyince yalnızca Marxist devrim anlaşılamaz.. Atatürk de bir devrim gerçekleştirdi.. Cumhuriyet meşrutiyeti devirip geldi, meşrutiyet monarşiyi devirip geldi.. Yıkılan ve yerine yenisi getirilen bir kurum varsa ortada bu devrimdir... İslam devrimi de olur, burjuva devrimi de, marxist devrim de..

80 mevzusunda farklı şeyler söylemiyoruz aslında🙂 farklı olarak söylediğimiz şey yalnızca biraz daha anlayışlı olunabileceği kanaatinde olmamdır..

Bu tip oluşumların tam ortasındayım fides.. Nasıl işlediğini biliyorum.. Ve bu sebeple de rahatça söyleyebilirim ki hiçbir marxist örgüt, tüm farklı yönelimlerine rağmen, saygısızca tavırlar sergilemiyor.. sergileyenler de anında afişe ediliyorlar.. geçtiğimiz 3 4 ay içerisined tam buna örnek olacak bir olay yaşadık.. bir örgüt uzun zamandır diğerlerini ağır itamlarala suçluyor. bu suçlamalar kendileri dışındaki tüm örgütleri CIA ajanı olmakla suçlamaya kadar gidiyor ve bu bahsin geçtiği yerdeki diğer yaklaşık 12-13 örgüt birleşerek bu örgütü afişe ediyorlar.. yani saygısızlık hoşgörülmüyor.. yani örgütler saygıyı elden bırakmıyorlar..

ÖRgütlerin örgütlenme anlamında bir eksikleri yok mu elbette var.. örgütlü olmamamın başlıca sebepleri olan sebepler var hem de🙂 bu da sonda bahsettiğin içerisinde çook eksik insanların fazlaca barınmasından kaynaklı olan eksiklikler.. 🙂
Fakat bunu bozuk düzeni savunmak olarak anlama.. herkes iyi niyetli bir şekilde sindirmemiş olsa da örgütlü olmasını istiyor çevresindekilerin.. örgüt içersinde pişmek amaçlı katmak istiyorlar.. buradaki iyi niyettir esas olan..
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
baştan hemen bir umut/köpürme ve heyecan sarıyor (kaplıyor içimi) be! başlığı okuyunca da
gerisini hiç okumadım bu bana yeterde artar bile böyle ağzımın tadı bozulmasın dı
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Konu kaldığı yerden devam edebilir.
 

Yeni Konular

Üst