Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Tabulardan seçmeler

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 12,958

safir

Yeni Üye
Katılım
30 Eki 2010
Mesajlar
12
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
42
önyarqınla sana öqretilen iyi kötü aşılması qüç kurallarla varacaqın tek yer kendındır
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
bu ön-yargılar salt kişiyi mi ilgilendiriyorlar; toplumsal hiç mi sonuçları olmuyor? eğer toplumsal bir takım sonuçlar doğuruyorlarsa, o zaman salt kendine vardığını söylemek bir o kadar zor olsa gerek.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
Wittgenstein'in bir sözü var; temellendirilmiş inanışın temelinde, temellendirilmemiş inanış yatar..

tabuların çoğunun temelini irdelediğimizde yıkabiliyoruz.. peki tabuları yıktığımız düşüncenin/inanışın temeli ne ? o temelide sorgularsak onunda yıkmamız gerekecek belkide. veya bunu biz yapamasakta zaman yapacak ve bizden sonrakilerde bizim düşüncelerimize tabu diyecek. poff sonunda durum anlamsızlığa çıkıyor. geçici ve sonlu şeylerin anlamsızlığı. bir mükemmel varsa ve biz oraya doğru ilerliyorsak birşeyler anlamlı olabilir. ancak başka türlüsü anlamsız geliyor bana. tabuları devirerek ilerlemiyor belkide bir kısır döngü içinde dolanıp duruyoruz. yeni tabular yaratıyoruz belkide. insan sonuçta herşeye alışabilen bir canlı.. tabular bu tabulara alışamayan(dogru bulmayan) insanların bunları yenileme/değiştirme isteği/arzusu/düşüncesi/mücadelesinden başka birşey değil belkide.. görüldüğü gibi kafam karışık biraz bu konuda🙂

Birde her ilerme olarak görülen durumda kendi içinde başka sorunlar yaratıyor. en basitinden köleliği kaldırdık hak ,hukuk ,insani değerler gelişti diyoruz ya.. gerçekte öyle mi para ile ekonomi ile gene köle değil miyiz? bu bir ilerleme mi yani, kısır döngüden kastım bu ve benzerleridir..
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
haklısın arkadaş,
ancak kısır bir döngü değildir yaşanılanlar; biçim değiştirse de öz-de kölelik hala devam etmektedir. ve lakin yıkılan tabular kadar değişen "üretim ilişkileri" kendilerine uygun yeni yapıları yaratırlar. hiç biri yek-diğeri ile özdeş değildir. kuşaklar-arası tabu olgusunun değişmesinde rahatsız edici bir durum olduğunu sanmam. ki, kuşak-çatışması aslında ilerlemenin/değişip-dönüşmenin/sağlıklı olmanın bir işareti sayılmalıdır. ancak her zaman dediğim gibi "mükemmel", "mutlak" yoktur.
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
haklısın arkadaş,
ancak kısır bir döngü değildir yaşanılanlar; biçim değiştirse de öz-de kölelik hala devam etmektedir. ve lakin yıkılan tabular kadar değişen "üretim ilişkileri" kendilerine uygun yeni yapıları yaratırlar. hiç biri yek-diğeri ile özdeş değildir. kuşaklar-arası tabu olgusunun değişmesinde rahatsız edici bir durum olduğunu sanmam. ki, kuşak-çatışması aslında ilerlemenin/değişip-dönüşmenin/sağlıklı olmanın bir işareti sayılmalıdır. ancak her zaman dediğim gibi "mükemmel", "mutlak" yoktur.


Bu sözleriniz içinden itiraz edebileceğim nokta; "mükemmel", "mutlak" yoktur. görüşünüzdür. peki şöyle yapsak, mükemmel ve mutlak yerine; sonsuz ve değişmez bir Yaratıcı/Tanrı veya varlık yasaları olabilir. desek bu durumda görüşünüz ne olur? (böylece sonsuz bir varoluş amacı akla yatkın / mantıklı kılınabilir ) çünkü ; değişmeyen tek şey değişimdir sözü belkide tabusu 🙂 madde alanı için geçerli olsada ,sürekli değişen madde alanının sonuçta kısmi de olsa belirli bir düzene girerek bu evreni oluşturması ve bizlerin varoluşa çıkması çok mantıklı durmuyor. değişim /dönüşüm dediğimiz şey tüm varlık için geçerli ise ve hiçbir değişmez unsur yok ise kısa sürelide olsa biz bu evren içinde nasıl var olabiliriz ki?
 

ls2

Kahin
Onursal Üye
Katılım
1 Kas 2012
Mesajlar
2,737
Tepkime puanı
180
Puanları
63
http://www.felsefe.net/felsefe/3233-hareketin-nedeni-durgun-devinim.html
../
http://www.felsefe.net/bilimsel-makaleler/1513-bitmeyen-sorular-oz-bicim.html
../
sorunuza yanıt olabileceğini düşündüğüm makalelerime gönderme yaptım. yetersiz kalırsa geri-bildiriminize göre değerlendirmelerimi ileteceğim.

makalelerinizi 2 güne yayarak okudum. okurken yoruldum onuda söyleyim 🙂 görüş ve düşüncelerinizin güçlü ve ayrıntılı ifadesine hayran kaldım. kendi aklımın erdiğince bilimsel dayanaklar üzerinden yaptığınız yorumlarıda oldukça tutarlı buldum. bir emeğin ve birikimin ürünü olduğu besbelli makalelerin teşekkürler.

sonsuzluk ve değişmezlik konusunda ne anladığım konusuna geldiğimde ise açıkçası bir faydası olmadı bu yazıların. Öz ve sonsuzluk tanımı konusunda ki açıklamalar anlaşılabilir gelmedi bana. hatta bu konularda Tanrı'ya atıf yapan teologlarınkiyle örtüştü.

Bir belgesel izlemiştim bir bilim adamı şöyle diyordu; evren yeterince karmaşık onu anlamaya çalışıyorum, Tanrıya inanmıyorum. çünkü görülebilir olduğu halde zaten yeterince karmaşık olan bu evrenden daha karmaşık olan ve görünmeyen bir Tanrıyı anlama şansım yok.

bu sözü paylaşma sebebim; öz-sonsuzluk-devinim kavramları ile anlattığınız şeyleri anlamamış olmamdır. anlamamış olmama sebepte bunların tanımlanabilir şeyler olmamasından kaynaklı. (''şey'' ve ''hiç''in tanımlarınızı çok beğendim orası ayrı🙂 )

öz-sonsuzluk-devinim konusunda anlamadığım şey sizin tanımlamanız değil,onu anladım. ama tanımların içeriğini/ögelerini anlamadım. ki zaten bu kimse içinde mümkün değil gibi zaten..

şimdi ; temel ve en önemli noktasını anlamadığım tanımlarınız üzerinden sonsuzluk ve değişmezlik konusunda yeni bir şeyde demek istemiyorum. sizin bu konudaki görüşleriniz makaleleriniz de çok iyi ifade edilmiş zaten. teşekkür ederim.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
teşekkür ediyorum, sizin de emeğinize sağlık;
sözünü ettiğiniz konular oldukça karmaşık zaten ve ben yeterince anlatamamış sayıyorum kendimi...düşünürün dediği bir sözü hatırladım; olmayan şeyin yokluğunu kanıtlamaya çalışmak onu tersinden kanıtlamaktan başka bir şey değildir. ve fakat şunu söyleyebilirim ki, tüm karmaşıklık kendi içinde tutarlı bir ilişki içerisindedir ve en önemlisi de onu olduğu gibi benimsemek ve durgun devinimin küçük dalga-boylarında yaşamın büyük sevincini bulabilmek önemlidir.
 

"ictenlik"

Kahin
Onursal Üye
Özel Üye
Katılım
7 Ara 2013
Mesajlar
6,615
Tepkime puanı
504
Puanları
113
parçalanmış kağıtlar, ben yırttıysam zamana bıraktım selini!
 

Yeni Konular

Üst