Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Tabulardan seçmeler

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 12,958

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
Tabu dediğimizde ne anlıyoruz?
Tabular nelerdir?
Tabulara karşı neler yapmaktayız?
Hep başkalarından beklemek gerçekçi midir?
Tabular nasıl yıkılır?
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
"ağaç yaş iken eğilir" bir tabu mudur? gerçekten böyle ise/değilse tartışılmaıdır?!
 
M

monaliza

Ziyaretçi
İçerik anlamı ile aldığımızda "TERBİYE" ve "EĞİTİM" tabu ise o cümle de tabudur.
Bence terbiye ve eğitim tabu olmadığı için o cümle de tabu değildir.
 

Süreyya Önal

Yeni Üye
Katılım
16 Nis 2010
Mesajlar
469
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
51
"ağaç yaş iken eğilir" !!! gözleme dayanmayan anlayış, öznesi gözetilmeyen yüklem tabudur cümle neetsin : )
 

Aksiyom

Yeni Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
569
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
34
"ağaç yaş iken eğilir" bir tabu mudur? gerçekten böyle ise/değilse tartışılmaıdır?!
Bu atasözünü veya her ne ise bize 8 yaşlarımızda öğretildi,ama en tuhafıda öğretmekle kalmayan öğretmenler bununla ilgili yapacağımız yorumu dahi kafalarımıza tek tek işlediler.
Ağaç yaşken eğilir ,bir adam yedisinde neyse yetmişinde odur ve niceleri,bu nasıl bir odaklanmadır insan durumlar ne olursa olsun yaş ne olursa olsun değişime var gücüyle hazırdır/olmalıdır.
Evrende herşey değişim dönüşüm içindeyken insanların donuk kalması ve gençliğine yanması bana çoookk anlamsız geliyor.Eee ama tabi kolay geliyor aynı kalıp aynı ölmek!..
Düşüncelerimi belkide en iyi Nazım anlatıcak buyrun;

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.


Saygılar.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
Çocuğun toplumsallaşması sürecinde hata ve yanılgılarından uzaklaştırılmaya çalışılması "terbiye" ve "eğitim" genel başlığında eğilmesini ön-görüyor ise, çocuğun tarihsel belleğini geliştirmesi istenmiyor demektir. Kişi fizik ve düşünsel olarak eğilebilir/eğriltilebilir; ağacın yaş iken eğilmesi/çocuğun küçüklükten başlayrak düşüncelerinin yasaklanması kişide bir korku yaratır ve düşünce bir tabu olarak karşısına geçer. Bu tabu içselleştirildiğinde ise kişi düşünceden bir hortlaktan kaçar gibi uzaklaşır.Ve düşünmek onun yerine düşündüklerini söyleyenlerin tekeline geçer. Tabulardan korkulur ve uzak durulmaya çalışılır. Tabu çözülürse kötücül olguların yaşanacağına dair paradigma/mistifikasyon kişiyi eğer. Eğmek boyun büktürmektir, düzeltmek ise sindirmeden gelişmesine olanak sağlamaktır.
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Eğilmekten, neden llaki eğilip bükülmeyi anlıyoruzki?
Örneğin ben "şekil vermek" anlamında alıyorum.
Tabular da aynen algılama şekli ile alakalı olsa gerek.
 

Aksiyom

Yeni Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
569
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
34
Sayın Monaliza,şekil vermek dahi olsa bunu insana mal ettiğimizde insan her evresinde gelişebilir.Tabular ve bütün diğerleri algılarımıza göre varlar ama şuanda algılamalardan öte bu cümlenin içindeki yanılsamaya bakmalıyız diye düşünüyorum.
 

Aksiyom

Yeni Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
569
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
34
Çocuğun toplumsallaşması sürecinde hata ve yanılgılarından uzaklaştırılmaya çalışılması "terbiye" ve "eğitim" genel başlığında eğilmesini ön-görüyor ise, çocuğun tarihsel belleğini geliştirmesi istenmiyor demektir. Kişi fizik ve düşünsel olarak eğilebilir/eğriltilebilir; ağacın yaş iken eğilmesi/çocuğun küçüklükten başlayrak düşüncelerinin yasaklanması kişide bir korku yaratır ve düşünce bir tabu olarak karşısına geçer. Bu tabu içselleştirildiğinde ise kişi düşünceden bir hortlaktan kaçar gibi uzaklaşır.Ve düşünmek onun yerine düşündüklerini söyleyenlerin tekeline geçer. Tabulardan korkulur ve uzak durulmaya çalışılır. Tabu çözülürse kötücül olguların yaşanacağına dair paradigma/mistifikasyon kişiyi eğer. Eğmek boyun büktürmektir, düzeltmek ise sindirmeden gelişmesine olanak sağlamaktır.
Gerçekten çok güzel açıklamada bulunmuşsunuz,teşekkür ederim kendim adına.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
Teşekkür ediyorum sevgili Aksiyom,

../.
Eğmeyi ağaç ile düşünmek ve ilişkilndirmek gerekir. Ağaçların dik duruşları eğmek olgusu ile birlikte değerlendirildiğinde boyun bükülmesini çağrıştırmaktadır. İnsanın diğer türlerden farklılaşması dik durmayı başarması ile gerçekleşmiştir; tıpkı ağaçlar gibi.. Bu nedenle bu söylemdeki "eğmek" ifadesini "biçimlendirmek" olarak dğerlendirmiyorum. Diğer yönden kişi tam ve canlı doğmak ile oluşur ve hatta haklar yönünden ana-karnından itibaren hakların sahibidir. Neredeyse tüm memeli canlılarda yavrular çok önemsenir ve korunurlar, bu özellik insan türü için de geçerlidir. Ve fakat üzerine bu kadar titrenilen yavrunun ayrı bir kişi olduğu göz ardı edilerek "biçimlendirilmek" istendiğinde onun kendini sosyalleştirmesinin, kimlik edinmesinin önü ona önceden bir don biçmek suretiyle kesilmiş olacaktır. Bu olgu/sosyal yaklaşım sürüleşmek//sürüleştirilmek ile sonuçlanacaktır.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
"Sürüden kopanı/ayrılanı kurt kapar" ana-ata sözünde bir tabu var mıdır?
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Algılama sonradan kazanılan bir edinim olduğuna göre;bireyin eğitildiği ortam,yaşadığı deneyimler vs.gibi önemli etkenler de duyumlarını etkilediğine göre,söyleyişlerden çıkartılan anlamlar da farklı olacaktır,hatta kaçınılmaz olsa gerek.
Cümlenin düz anlamı ile yaşanılan deneyimler ve bilgi birikimleri toplam değerlendirildiğinde gerçek anlam anlaşılabilecektir. Bu bağlamda

Kültürümüzde önemli yer edinen Nasrettin Hoca'nın pek çok ironileri vardır örneğin,hem güldürür,hem düşündürür. Bazen tabuları destekler,bazen baş kaldırır. Desteğinde de,isyanında da derin anlamlar yatar. Anlayışa göre değişir mi bilinmez. Atasözü diye nitelendirdiklerimizde böyle kanımca. Gününde kalması,günümüze taşınması gerekenler diye de ayırabiliriz.
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Algılama sonradan kazanılan bir edinim olduğuna göre;bireyin eğitildiği ortam,yaşadığı deneyimler vs.gibi önemli etkenler de duyumlarını etkilediğine göre,söyleyişlerden çıkartılan anlamlar da farklı olacaktır,hatta kaçınılmaz olsa gerek.
Cümlenin düz anlamı ile yaşanılan deneyimler ve bilgi birikimleri toplam değerlendirildiğinde gerçek anlam anlaşılabilecektir. Bu bağlamda "AĞAÇ YAŞ İKEN EĞİLİR" sözü; temel eğitimin ne denli önemli olduğunu anlatmaktadır ki,bugün bilim dünyası çocukluk devresinin özellikle ilk yedi yılın kişilik üzerinde ne denli önemli olduğunu anlatmaktadır.

Kültürümüzde önemli yer edinen Nasrettin Hoca'nın pek çok ironileri vardır örneğin,hem güldürür,hem düşündürür. Bazen tabuları destekler,bazen baş kaldırır. Desteğinde de,isyanında da derin anlamlar yatar. Anlayışa göre değişir mi bilinmez. Atasözü diye nitelendirdiklerimizde böyle kanımca. Gününde kalması,günümüze taşınması gerekenler diye de ayırabiliriz. "Sürüden ayrılanı kurt kapar"deyişi de böyle sayılabilir bence. "Birlikten kuvvet doğar" ı desteklercesine.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
"Gününde kalması,günümüze taşınması gerekenler diye de ayırabiliriz." monaliza yazdı,

Söylediğiniz bu ayrım bir tercih/değerlendirmeye dayalı olarak yapılmak durumundadır. Ancak sözü edilen değerler düşüncelere işlenmiş ve beyinlere kazınmış olduğunda onları nasıl ayıklayıp sizler kendi tarihinizde kalınız denecektir. Her tercih/değerlendirme bir ölçme demektir ve her ölçünün de kendince nicel ve nitel birimleri vardır; skalası vardır. Böyle olunca yukarıda örneklemeye çalıştığım/irdelemek istediğim anasözler biliniyor olduklrına göre sizin ölçülerinize göre de olsa hala güncelliklerini koruyorlar demektir. O zaman size sormak isterim yukarıdaki anasözlerden hangisini hangi çağa/zaman eğrisine göndermeliyiz?
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
"Ata-sözü" bir tabu taşıyor olbilir mi? Neyi çağrıştırıyor?
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Beni,bana,kişiliğime uygun düşen ilkelerim ilgilendiriyor.
Tabuları fazla önemsemiyorum.
Kendi adıma,tabu konusuna bunu söylemekle yetineceğim.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
teşekkür ediyorum sayın Monaliza,

../.
baba ocağı bir tabudur, oysa ana ocağı bir tabu değildir; çünkü ana-ların ocağı hiç düşünülmez ki -olmayanın- tabusu nasıl olsun değil midir?
 

telrunya

Yeni Üye
Katılım
18 Kas 2009
Mesajlar
531
Tepkime puanı
2
Puanları
18
Yaş
35
"Ata-sözü" bir tabu taşıyor olbilir mi? Neyi çağrıştırıyor?

Sanirim cagristiriyor. Atanin soyledigi dogrudur o atadir buyuktur eskidir yasamis gormustur dolayisiyla yeniyetmeden tecrubelidir gibi bir anlam var ortada. Buyuklerimiz de bunu her firsatta soylerler kullanirlar ama atasozlerinin dogrulugu ve mantigi tartisilir derim bi tabuyu daha yikalim
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
Sevgili Telrunya,

.Çok yerinde bir noktaya temas etmişsin; tartışılmazlık tabusu, evet bunu yıkmalyız. Tüm ana-ata sözlerini tartışmaya açarak yapabiliriz bunu. Ayrıca bu söylemde ata-sözü erk olanı çağrıştırmaktadır. Bununun da bir tabu olduğunu düşünmekteyim. Ne desiniz?
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Ata sözleri neden tabu olsun ki Nejdet?
Hiç biri dayatma içermez,
hepsi önerme içeriklidir vede yaşanmışlıklara dayalı.
 

Yeni Konular

Üst