Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Tabulardan seçmeler

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 12,958

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
Sevgili monaliza,

Ansözlerin bir dayatma içermedikleri ve önermelerden oluştuğu onun görünen yüzünü oluşturmaktadır kanısındayım. Önemli olan, içselleştirildiklerinde oluşturdukları yargılar değil midir? Çoğu yargılar kuşaklar-arasında aktarılırken birer dayatma olarak zaten aktarılamaz; insandırılmadan benimsemek olur mu hiç?! Neden hep "atasözü" diyoruz da "anasözü" demiyoruz? Bu soru gerçekten çok mu anlamsız ve gereksiz dersiniz? Sanmıyorum/kanım bu değil. Tabuların bir kısmı korkular ile yaratılırlarken bir kısmıda inandırılarak yaratılırlar. İkincisi daha gizlidir ve keşfedilmesi, aşılması o kadar zordur; çünkü kişi kendine ilişkin bir yargı olarak ondan kopmak istemez. Ana/ata sözlerinden ayrımlar da yapmak olanaklıdır derim. Örneğin -çok kaba bir örnek olsa da uyuyor- "Karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin" şeklindeki sözün tam bir atasözü olduğundan eminim; oldukça erk-egemen duruyor. Anasözü olamaz. Bu sözü söylediğiniz gibi hangi zaman dilimie atarsak atalım pozitif cinsiyet ayrımcılığı ve aşağılam ile karşılaşmaktayız. Bu nedenle onu zaman ötesine atamıyor ve eleştirerek yok sayıyoruz.Bu ve benzeri yok saymaları yaratabilmek için her şeyden önce erk-egemen olan gizli tabuyu mühründen sökerek kırmak gerekir; o mühür beyin dokularımızdadır....
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Örnek verdiğiniz söz sanırım daha önce de tartışılmıştı,o sözü hiç bir zaman atasözü bağlamında duymadım.Yöresel bir deyim sadece.
Ayrıca analar da ata sayılmaz mı? Bunda da cinsiyet ayrımı sezmiyorum.
İçinizdeki başkaldırıyı seziyorum fakat anlamlandıramıyorum.
Psikoloji alanına giriyor kanımca.
Sevgi ve saygılar...
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
ekşisözlük atasözü, itü sözlük ise deyim olarak tanımlamışlar ve tartışmalarında ise "saçı uzun aklı kısa" yakıştırmasının da benzer aşağılayıcı bir söz olduğuna dğinilmiş. Bu sözlükler yöresel sözlükler midir? Öyle iseler açıklarsanız sevineceğim. Kadının ikinciliği kadınlar tarafından içselleştirilmeseydi erkek egemen olamazdı.
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Değerli arkadaşım,demek oluyor ki;İTÜ sözlük doğrusunu yazmış.
Hem erkeklerin de saçı uzun olanı,kadınların da kısa olanı var.
Demek ki akıl saça gidiyor🙂)

Şaka bir yana;bir kaç atasözü birşeyler ifade ediyor diye erkek egemen olmadık.
Hatta keşke onca saygı duyup,değer verdiğimiz erkekler egemen olabilselerdi de,
biz bayanlar bu denli yorulmasaydık.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
yöresel olmadıkları konusunda hemfikiriz demektir. erk-egemen sorun salt kadınlara ilişkin değil, bu şekilde düşünmedim. teşekkür ediyorum
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
İnsan bedeni/insan kutsanmış bir tabuya konu olabilir mi?
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Evet tabii.İnsan bedeni kutsanmış bir tabuya konudur. Ancak tabu olmasa idi bile şahsım tarafından tabulaştırılırdı eminim.Zira tabu olduğunu önemsemeksizin bedenimi-ruhumun bir parçası olarak-önemser ve sakınırım. Zira kişiliğim gereği,gel-geç ve sıradan ilişkilere yatkın değilim. Seçiciyim belki.

Kimbilir belki de tabu dediğimiz bazı kurallar(yasaklar)benim gibi sıradışı(tuhaf/garip vs.)insanlarca konulmuş olabilir. O yüzden "tabu mudur?"diye düşünmeksizin yada tabu olup olmadığını önemsemeksizin kendi ilkelerim doğrultusunda hareket ederim.

Bu bağlamda ilkelerimi nasıl oluşturduğum sorusu akla gelebilir. Kendi tercihlerimle tabii. Zira özgür irademe ve tercihlerime düşkün ve saygılıyım. Kendimi de önemsiyorum.Bu yüzden tabu falan beni ilgilendirmiyor.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
kişinin kendini önemsemesi, değer vermesi, sevmesi ve korumasının bir tabu olmadığını açıklamış bulunuyorsunuz. insan tür olarak üst-ün sayılmakta mıdır?
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Bana göre can sahibi her can-lıdeğerli ve üstün.Bir kedim var,onu çok seviyorum,bir insandan farkı yok benim için.
Ve çiçeklerim renk renk.Sulamayı unutacağım diye korktuğum.
Fakat insan üstün tabii yine de.
Çünkü düşünmeyi ve akletmeyi başarıyor.
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
İmgeleri yaratan inan bir tür olarak diğerledinden farklılaşmıştır. Bu durum onu hem yapıcı hem de yıkıcı yapan bir durumdur aynı zamanda. Her ne şekilde olursa olsun tabulaştırılmış/tartışılmaz/kıyaslanmaz bir üstünlük içerisinde olmaması gerekir; bunu söyleyen ve yaratanın da insn olduğu göz-ardı edilmemelidir; üstünlük fenomenine verilecek anlam, farklı olmak ile üstün olmak arasındaki ayrışımı netleştirecektir. O zaman şu söylenebilir mi? İnsan üstün bir canlı değildir !
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
İnsan kendini tabulaştırma gereksinimini neden duyar? Persona sözcüğü Latincede mask/maske anlamına gelmektedir. İnsan ne zaman mask-elenmeyi öğrendi ve bunun ile tabulaştırılması arasında bir bağ olabilir mi?
 
M

monaliza

Ziyaretçi
İnsanın kendisini tabulaştırma gereksinimi'ni biraz açar mısınız lütfen?
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
İnsan kendini her yer/zamanda diğer canlılardan daha -üstün- görme eğilimi taşımaktadır! Tüm canlılara dokunan bu tür kendini dokunulmazlık zırhı ile koruma altına almaya çalışmaktadır. Bunu yaparken geçen zemen sürecinin binlerle katlanması üzerine kendi türüne de aynı muameleyi yapma eğilimine girmektedir. Aslında insanın kendini tabulaştırma eğilimi kendini yer-yüzünün/kainatın merkezine koyma ve böylece doğa güçleri karşısında güçlü olma istencinin bir sonucunda ortaya çıkmıştır. Daha sonraki süreçte bu durum onun egemen olma istenci ile örtüşünce de maskelenmiş ve mitsel bir değere bürünerek onu tabulaştırmıştır.
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Katılmıyorum.İnsan doğası,yaratılışı ve yaratılış amacı gereği de zaten üstün ve ayrıcalıklıdır.Zira aklı ve sorumluluğu olan tek canlı türüdür.
 

Aksiyom

Yeni Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
569
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
34
İnsan kendini her yer/zamanda diğer canlılardan daha -üstün- görme eğilimi taşımaktadır! Tüm canlılara dokunan bu tür kendini dokunulmazlık zırhı ile koruma altına almaya çalışmaktadır. Bunu yaparken geçen zemen sürecinin binlerle katlanması üzerine kendi türüne de aynı muameleyi yapma eğilimine girmektedir. Aslında insanın kendini tabulaştırma eğilimi kendini yer-yüzünün/kainatın merkezine koyma ve böylece doğa güçleri karşısında güçlü olma istencinin bir sonucunda ortaya çıkmıştır. Daha sonraki süreçte bu durum onun egemen olma istenci ile örtüşünce de maskelenmiş ve mitsel bir değere bürünerek onu tabulaştırmıştır.
Hayvanların insandan çok üst olarak kendilerini koruma gizleme yetileri var.Yağmur ormanlarında yaşıyan yılan türleri uçabiliyor bir ağaçta diğerini ya da bir böceğin göz yaşlarını zehire dönüştürebilme özelliği var ve nice dudak uçuklatan şeyler...İnsan evet geleceğe dair düşünceler oluşturup onda yaşayabilme özelliğine sahip ama çoğu insan bırakın böyle birşey yapmayı bu düşüncenin önünden bile geçmiyor.Uygarlığın getirdiği düzene uyum sağlamak yetiyor belkide..vs...
Bu yüzdendir ki ben bir canlının diğerinden üstün olduğunu kabul etmiyorum ve bunu uyduran dinin tamamen safsata ve tabu yığını olduğunu düşünüyorum.Saygılar
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
İnanç sistemleri ve tüm inanışlar gerçek yaşamdan kaynaklı ve önemli olgulardır. İnançların dayatılması/baskı aracı olarak kullanılmaları o inancın kendisi ile ilgili olmayan sosyal realitelerdirler. Bunun gerçekleşebilmesi –dayatma/baskı aracı olmaktan çıkarılmaları- ise, inançların öznelliğinin korunması ile olanaklı olacaktır.

Peşin/ön-kabule dayalı bir amaç öznenin yok sayılmasını ifade eder. Düşünmek ve konuşmak sadece insan türüne ilişkin değildir. Orangutanlar meta-alış-verişi yaparak ticaret ile ilgilendikleri gibi, çok tür hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalardan yaklaşmakta olan tehlikenin türü, şekli, ebatları ve şiddeti konusunda çıkardıkları ses türlerine göre konuştukları, yunusların kıtalar arası iletişim sağladıkları, fillerin insanın duyamayacağı düşük frekans ile doğum anını, tehlike anını ve yerini bildirerek iletişim kurdukları bilinmektedir. Böyle olunca Akıl denilen düşünce yalnız insan türünün kullandığı, geliştirebildiği bir yeti değildir.

Maymunlar üzerinde bir deney yapılır. Belki çoğunlukça bilinen bir olaydır ve fakat vurgulayıcı olması ve tabular ile yakından ilgili olması nedeniyle yeniden aktarmak isterim. Bir kafese 5 maymun konuluyor. Kafesin tavanına bir muz bağlanıyor ve elektrik akımı veriliyor. Bir maymun sıçrayıp almaya çalıştığında çarpılıyor ve düşüyor, ikinci maymunda aynı şekilde çarpılınca diğer üçü muza uzanmak istemiyorlar. Çarpılan maymunlardan biri kafes dışına alınıp bir yenisi konduğunda yeni gelen maymun muza hamle yapmak isterken içerideki ilk çarpılanlardan diğeri hemen engel oluyor. Daha sonra akıma çarpılan diğer maymun çıkarılıp yenisi kafese konulduğunda bu kere yeni maymunun hamlesine diğer hapsi birlikte engel oluyorlar. Kafesteki ilk beşin içinde bulunan 3 maymun çıkartılıp 3 yeni maymun konulduğunda ise bu üç maymunun hamlesine diğer ikisi engel oluyor. Ancak dikkat edilirse bu iki maymun engel olmaları gerektiğini bildikleri halde nedeni konusunda hiçbir bilgiye sahip değiller. Bilginin türün bireyleri arasında aktarıldığı ve nedensiz de olsa bir yargıya dönüşebildiğine dair önemli bir gözlemdir.
 

Turgut Saka

Yeni Üye
Katılım
13 Eki 2009
Mesajlar
498
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
43
hayvanlar da üstün olmak ister, bu şekilde soylarını devam ettirebilirler. ne olacak bırakın insan da üstün olmak istesin... üstün olmak üstte olmayı istemek değildir ki, üstün olmak güçlü olmaya çalışmaktır ve güçlü olmak diğerinin zayıf bir noktasına göre olan üstünlüktür. tümüyle bir üstünlükten bahsetmiyoruz ki böyle bir şey olamaz. insanlık düşünceden başlıyor ve düşünce olarak da üstündür, çünkü diğer türler düşünce olarak zayıftır... ben de bunu inkar eden bir düşünceyi ya da düşünce sistemini saçma buluyorum...
nejdet, sizin görüşünüze göre sadece "ağaç yaşken eğilir", "sürüden ayrılanı kurt kapar" gibi atasözleri değil tüm atasözleri-deyimler tabudur ya da ben böyle anlıyorum yazdıklarınızdan...
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
teşekkürler enkaz,

yok dediğin gibi değil, örneğin her zaman bıktırana kadar yinelediğim bir ana/ata sözünden söz edeyim "ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" isterseniz çoğaltabilirim de...
 

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
"Üstünlük" tanımladığınız gibi görecelidir; buradan şu sonucu çıkartabilir miyiz? "mükemmel yoktur", mükemmel olmadığı konusunda hem-fikir isek şu da hemen söylenebilir; her olgu tartışılabilir, ön-kabule bağlı tüm olgular tartışma dışında bırakıldıklarında artık o olgunun varlığı/yokluğundan ziyade bir üst değer olarak korunması/tabulaştırılmasıdır söz konusu olan. Böyle olunca tartışmaya kapalı tüm olguların gerçekliği tartışılır durumda olacaktır. O zaman gerçeği bulmak nasıl olanaklı olacak dersiniz?
 
M

monaliza

Ziyaretçi
Bence tüm olguların tartışılması tabii ki mümkün,ancak gereksizdir. Ya da en azından çok fazla irdelenerek,zihnin bunaltılması anlamsızdır. Her insanın huyu,tabiatı,zevkleri,kişiliği farklı olduğundan, normal kabulü hoş olduğu,aşırı irdelemelerin psikolojik açıdan da pek yarar getirmeyeceği düşüncesindeyim.
 

Yeni Konular

Üst