- 19 Ağu 2008
- 3,589
- 179
- 63
- 62
- Konbuyu başlatan
- #21
Sevgili monaliza,
Ansözlerin bir dayatma içermedikleri ve önermelerden oluştuğu onun görünen yüzünü oluşturmaktadır kanısındayım. Önemli olan, içselleştirildiklerinde oluşturdukları yargılar değil midir? Çoğu yargılar kuşaklar-arasında aktarılırken birer dayatma olarak zaten aktarılamaz; insandırılmadan benimsemek olur mu hiç?! Neden hep "atasözü" diyoruz da "anasözü" demiyoruz? Bu soru gerçekten çok mu anlamsız ve gereksiz dersiniz? Sanmıyorum/kanım bu değil. Tabuların bir kısmı korkular ile yaratılırlarken bir kısmıda inandırılarak yaratılırlar. İkincisi daha gizlidir ve keşfedilmesi, aşılması o kadar zordur; çünkü kişi kendine ilişkin bir yargı olarak ondan kopmak istemez. Ana/ata sözlerinden ayrımlar da yapmak olanaklıdır derim. Örneğin -çok kaba bir örnek olsa da uyuyor- "Karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin" şeklindeki sözün tam bir atasözü olduğundan eminim; oldukça erk-egemen duruyor. Anasözü olamaz. Bu sözü söylediğiniz gibi hangi zaman dilimie atarsak atalım pozitif cinsiyet ayrımcılığı ve aşağılam ile karşılaşmaktayız. Bu nedenle onu zaman ötesine atamıyor ve eleştirerek yok sayıyoruz.Bu ve benzeri yok saymaları yaratabilmek için her şeyden önce erk-egemen olan gizli tabuyu mühründen sökerek kırmak gerekir; o mühür beyin dokularımızdadır....
Ansözlerin bir dayatma içermedikleri ve önermelerden oluştuğu onun görünen yüzünü oluşturmaktadır kanısındayım. Önemli olan, içselleştirildiklerinde oluşturdukları yargılar değil midir? Çoğu yargılar kuşaklar-arasında aktarılırken birer dayatma olarak zaten aktarılamaz; insandırılmadan benimsemek olur mu hiç?! Neden hep "atasözü" diyoruz da "anasözü" demiyoruz? Bu soru gerçekten çok mu anlamsız ve gereksiz dersiniz? Sanmıyorum/kanım bu değil. Tabuların bir kısmı korkular ile yaratılırlarken bir kısmıda inandırılarak yaratılırlar. İkincisi daha gizlidir ve keşfedilmesi, aşılması o kadar zordur; çünkü kişi kendine ilişkin bir yargı olarak ondan kopmak istemez. Ana/ata sözlerinden ayrımlar da yapmak olanaklıdır derim. Örneğin -çok kaba bir örnek olsa da uyuyor- "Karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin" şeklindeki sözün tam bir atasözü olduğundan eminim; oldukça erk-egemen duruyor. Anasözü olamaz. Bu sözü söylediğiniz gibi hangi zaman dilimie atarsak atalım pozitif cinsiyet ayrımcılığı ve aşağılam ile karşılaşmaktayız. Bu nedenle onu zaman ötesine atamıyor ve eleştirerek yok sayıyoruz.Bu ve benzeri yok saymaları yaratabilmek için her şeyden önce erk-egemen olan gizli tabuyu mühründen sökerek kırmak gerekir; o mühür beyin dokularımızdadır....