- 19 Ağu 2008
- 3,589
- 179
- 63
- 62
- Konbuyu başlatan
- #41
”Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen”
N.Hikmet Ran
Neolitik dönemde öküzün sabana koşulması ile kadın üretim halkasında ikincil bir duruma düşmüştür. Oysa ki kadın, tarımın temel üreteni ve taneli bitkilerin yaratıcısıdır. Yeri öküzden sonra gelen kadınlar beş-bin yıllık bir yükü tekerlekleri yek-pare meşe olan kağnılar eşliğinde yürütürlerken “ana” kavramı ve olgusu kadından ayrıştırılarak tabulaştırılmaktaydı; ana ve kadın Nazım’ın dizelerinde eş zamanlı kullanılmış ise de o, aradaki çelişkiye vurgu yapmaktadır ve temel tabuyu kırmak istemektedir. “anamız, avradımız, yarimiz” dizeleri çelişkiye temas eden bir anlatım taşır.
Kadın hem tabulaştırılan -ana olarak- hem de küçümsenen/sömürülen –kadın olarak- aynı kefede bulunabilir mi?
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen”
N.Hikmet Ran
Neolitik dönemde öküzün sabana koşulması ile kadın üretim halkasında ikincil bir duruma düşmüştür. Oysa ki kadın, tarımın temel üreteni ve taneli bitkilerin yaratıcısıdır. Yeri öküzden sonra gelen kadınlar beş-bin yıllık bir yükü tekerlekleri yek-pare meşe olan kağnılar eşliğinde yürütürlerken “ana” kavramı ve olgusu kadından ayrıştırılarak tabulaştırılmaktaydı; ana ve kadın Nazım’ın dizelerinde eş zamanlı kullanılmış ise de o, aradaki çelişkiye vurgu yapmaktadır ve temel tabuyu kırmak istemektedir. “anamız, avradımız, yarimiz” dizeleri çelişkiye temas eden bir anlatım taşır.
Kadın hem tabulaştırılan -ana olarak- hem de küçümsenen/sömürülen –kadın olarak- aynı kefede bulunabilir mi?