E
evrensel-insan
Ziyaretçi
Dunyaya gelen ve kah verilenlerle, kah kendi kendini gelistirim ile, birey duzeyine farkindalik olarak (bilinc degil), erismis bir kisi; dogal zihniyet ve dogal egosundan "arinmis/kurtulmus", ya da bu dogalliginin kendisine verilen bir ogreti oldugunun "farkina/bilincine" varmis degildir.
Burada, emperyalist zihniyetin yapilandirdigi ve islerlige koydugu, dogal zihniyetin, tanrisal zihniyetinin iki yonu vardir. Bir bu zihniyetin, kisi dunyanin hangi cografyasinda ve toplumunda dogarsa dogsan, oyle ya da boyle dogumdan itibaren almasi; bir de kisinin kendi kendini tatmin ve rahat hissetmesi icin, bu zihniyete yonelik bir dusunce uretmesi.
Kisaca, dunyanin hangi cografyasinda ve toplumunda bir kisi dogar ve yasarsa yasasin, emperyalist zihniyetin yapilandirdigi ve islerlige koydugu dogal zihniyetin bir parcasi olan tanrisal zihniyet uzerinde, hem bir dusunce uretimi gelistirmesi, hem de kendisini egosu olarak tatmin etmesi gerekir.
Bir bireyin dogal zihniyetin ve dogal egonun tanrisal zihniyetini tasimasi, onun; olumlu ya da olumsuz bu zihniyete bir dusunce eklemesini ve kendi tanrisal ihtiyac temelinde de, kendi egosunu tatmin edici bir tanrisallik ifade edecegini ortaya koymaktir.
Yalniz bunun bilimin taninmis bir karakterinden ve bilimin bilimselligi adina gelmesi, bize; hem emperyalist zihniyetin, ve onun tanrisal zihniyetinin dusunce ve ifade olarak guncelligini korudugunu, hem de bilim ve bilimselligin; felsefe ve inancsal temelinde hala bezenip, cikar amacli kullanildigini gosterir.
Sonucta amac; insanoglu turu ve birine, kendi birsel ve tursel varligini unutturmak ve bu tursel ve birsel varligin yasamini baska kaynaklara,m degerlere harcatmak.
Iste yukaridaki amac temelinde de yapilmak istenen budur. Yani, BILIM VE BILIMSELLIGI TANRIYA ADAMAK, DOLAYISIYLE, BILIM VE BILIMSELLIK ELIYLE INSANOGLU TURU VE BIRINI TANRIYA ADAMAK.
Bilim ve bilimselligin, dogallik kisvesinde "guclu olan kazanir, gen bencildir" ile baslayan sureci, epistemolojik olarak "bilimin yasalari tanridir" a donusmustur.
Yani, bilim bundan sonraki bilimsel calismasini, yani yeni bulus, gozlem, deney, inceleme v.s. calismasinin SOYUTLAMASI formulunu, teorisini, hipotezini, tezini, antitezini v.s. artik, TANRISINI INSANOGLU TURUNE VE BIRINE; SUREKLI SUREGELEN SUREC TEMELINDE YASALARIYLA, DAHA NET TANITACAKTIR.
Gorevi de, bundan sonra; surekli suregelen bir surec temelinde tanriyi ortaya cikarmak olacaktir.
Ne dediniz, insanoglu turu ve biri mi ne olacak?, cok acik; emperyalist zihniyet tanrisini oynar ve insanoglu turu ve birini;insandisi ve insanlikdisi, ideolojik inancsal dogru temelinde, dogrular arasi "benimki dogru" savasiminda, tartismasinda tutarken ve bunu uygulayan onculeri kendine kul ve onculerin dogrusuna cekme ye calistigi ve cekebildikleri kitleleride kendisine kole yaparken, ve bu kaostan, ayni "kan emici vampir" gibi beslenir ve nemalanirken, insanoglu turu ve biri varligi tabiki rafa kalkacak.
Iste onemli olan; ne duzeyde ve icerikte olursa olsun, insanoglu turunun, insansal zihniyet ve tursel selfi, bilinc ve farkindalik olarak one cikarmis ve cikaracak olan bireyleri; hem bilimin, inancla bezenmesine, hem de insan temelli yasam ve iliskilerin hic bir insandisi ve insanlik disi metafizik ve etik ideolojik inancsal dogru deger, tabu ve verilerine degismeyecegini, kendi turleri ve birlerinden baska da, bir guc olmadiginin algi, bilgi, birikim, bilinc ve farkindaligini dusunce ve davranis olarak dile getirmeye devam edecek.
Sonucta; konu bilim, felsefe, dil v.s. temelli hangi soyutlama olursa olsun, kisinin dogal zihniyeti ve dogal egosu ona, bilinc alti olarak, tanrisa zihniyete yonelik bir dusunce urettirecek ve ona tanri ile ilgili bir ego tatmini ifade ettirecektir.
Iste bu temelde, taninmis bilim adami Hawking; kendisine ait olan tanrisal zihniyetin, dusuncesini ve ego tatminini yine kendince aciklamistir.
Asıl soru; evrenin başlayış şeklinin, bizim anlayamadığımız sebeplerden ötürü Tanrı tarafından seçilen mi yoksa bilimsel yasaların gerektirdiği bir yol mu olduğu. Ben cevabın ikincisi olduğuna inanıyorum. Eğer isterseniz bilimin yasalarına 'Tanrı' diyebilirsiniz ancak bu kişisel olarak tanışabileceğiniz, sorular sorabileceğiniz ve dua edebileceğiniz, olaylara müdahale eden kişisel bir Tanrı olmayacaktır.”-Alinti-
Yukaridaki koyulastirdigim, "bilimsel deklerasyon" ile, BILIMSELTEIZM, nihayet insanoglunun literaturune "kazandirilmistir."
Bilimin yasalarinin "tanri olarak adlandirilmasi" Bilimin, KURGUSALTEIZMini;
Cern deneyinde bulunacak olan "tanri parcacigi", bilimin, BULGUSALTEIZMini
Bilimin, bulunan "tanri parcacigi" uzerinde yapilacak olan, deney, gozlem, arastirma, inceleme v.s. de OLGUSALTEIZMini "olusturacak.
Boylece insanoglu, "bilimsel olarak" gereken her turlu TANRILASTIRMA islemini "tamamlamis olacak"
Insanogluda, bilimsel her turlu calismasini, boylece "Tanri uzerinde gerceklestirecek" ve bilim, surekli suregelen bir surec olarak, TANRISINA ve TANRISINI ALGILAMAYA" "kendini adayacak.
Eeee, ne diyelim, bilimi de felsefenin bir parcasi "yapmak isteyenler" de muratlarina "ermis olacak."
Emperyalist zihniyetin, bu AKILCI UYANIKLIGINI" dogal zihniyet ve dogal ego, dogallik ve bilimsellik kisvesi altinda "yer/yutar" ama; insansal zihniyet ve insan temelli insanoglu turu ve birinin tursel selfi, bu "oyuna gelmeyecek"
Hem bilimi, felsefenin inancsal temelli iceriginden arindiracak ve kurtaracak, hem de felsefenin her turlu etik ve metafizik insandisi ve insanlikdisi ideolojik inancsal dogrularina "prim vermeyecek" onlarin kendi aralarindaki dogru savaslarina, tartismasina katilmayacak, aksine insanoglu turunun birligi, butunlugu ve beraberligi icin, bu bilincteki bireyi; basta kendinden baslamak uzere, ZIHINSEL ve TURSEL DEVRIMINI gerceklestirecek.
S. Hawking'in yaptigi aciklama, aslinda anlam olarak yeni bir aciklama degildir. E. Kant'in, fenomen'e karsit olarak yaptigi neomena aciklamasi (thing in itself), bu konuyu gundeme getirmis, ve o tarihlerde, nesnenin oznel ozelligi, algi olarak yaratici olarak algilanmistir.
Hawking'in gundeme getirdigi icerik, anlam olarak, noumen'i yaraticidan alip, nesneye monte etmektir.
Iste bu Hawking' in aciklamasi, bir "yaratim" icerigi olarak;
Kim/ne yaratmistir? Sorusuna yeni bir karsitlik getirmistir. Yani, "yaratici yaratti" yerine, "sey kendiliginden yaratildi" icerigi eklenmistir.
Yani, TANRI SOYUT OZNELLIKTEN, SOMUT OZNELLIGE TASINMIS olmaktadir.
Bu aslinda diyalektik monizm tartismasinin da bir ayrimi durumuna gelmistir.
Idealistler "yaratici" oznelliginden, dem vururken;
Hawking'in aciklamasindan sonra, materyalistler, maddenin/nesnenin yaratici oldugunu soyleyeceklerdir.
Bu da aslinda, panenteizmin, tanri=evren iciceliginin dualizmini, yeni bir yaratilis tartismasi boyutunda, yaratici ve madde MONIZMine indirgeyecektir.
Daha oncei mesajlarimda da belirttigim gibi, bir dusunce yaraticisini ararsa bulmak zorundadir. Hawkihg'de aradigi yaraticisini, madde ile ozdeslestirmekle bulmustur.
Yaratilis konusunda son durak ise, henuz pek dini ve de bilim eliyle dile gelmeyen, INSANOGLUNUN KENDISINI YARATTIGI konusudur.
Iste, ozneli, nesneli tanrilastirmanin son duragi da, nesneyi ortaya koyan ve nesneye oznellik icerigi ve anlami veren insanoglunun kendisini tanrilastirmasidir.
Aslinda, bilince cikmayan, farkina varilmayan ve algilanamayan konu ise "insanoglunun neden bu yaratilis konusunda, hem bilim hem de inanc olarak israr etmesi ve illa bir yaratilis temelli yaratici aramasidir.
Iste dogal zihniyetin, dogal egosunun; insanoglu turu ve birini hala "ortaya cikarmamak, onemsememek, gale almamak" "inadi" ve insanoglu turu ve birini, baska bir guce teslim etme, mahkum etme, caresiz birakma v.s. bilincalti yonlendirimi aynen devam etmektedir.
Onemli olan bilimin, neden hala bu "oyuna geldigi/getirildigi" bilimin ve bilimselliginin onunun bir insandisi guc ile sinirlanmaya ve bunun da dogallik kisvesi altinda insanoglu turu ve birine empoze edilmeye calisildigidir.
Bu da bize emperyalist zihniyetin ve onun insanoglunu kendi bunyesinde her turlu ayristirarak, bundan nemalanmasinin amac oldugunun ve bu amac icin, bilim ve bilimselligi de alet etmesinin ve arac olarak kullanmasinin bir gostergesidir.
Soru sudur. Neden insanoglu, kendi disinda bir yaratici aramakta ve yaratilis uzerinde illa bir aciklama, ustelik bilim adi altinda bir aciklama yapma geregi duymaktadir?
Konu ne bilimin konusudur, ne de bilimseldir. Boyle oldugu halde, bu Hawking'in aciklamasinin anlam ve icerigi nedir?
Neden bir bilim adami, o kadar felsefe adami dururken, boyle bir aciklama yapmistir?
Bilim ve bilimselligi neden INANCSAL bir konuya alet edilmektedir?
Insanoglunun epistemolojik olarak tek soyutlama yetisi olan tur olmasi ve KAVRAM YARATICILIGI, YAPAY OLARAK AKILLI TASARIMCILIGI algilanmamakta diretilmektedir?
Soru neden bir insanoglu turu ve biri disi, yaratici arandigi, ustelik bunun neden bilimin yaptigidir?
Unutmayin, Hawking gibi, yaratici arayisinda olan yaratici kavramina kendince ateizm temelinde yok dese, bu kavrama karsi ciksa, inkar etse bile; zihniyetinde yaratici kavrami yer ettikce, dusunce uretecek ve kendince bu dusuncesine bir yaratici dayanagi bulacaktir.
Ama, yaratici arayanlara sunu sormak gerekir. Ne maddenin, ilki; ne de yaraticinin yaratan kisir dongusu cozulemez; ancak ve iste boyle, her ikisi monizm altinda odeslestirilir, yani maddenin kendi kendini yarattigi soylenir.
Ne diyelim, kim olursa ve ne duzeyde olursa olsun, yaratilis zihniyetini hala tasiyanlara ve bu zihniyet ile kendinden kanitli dusunce tatminine ulasanlara, BULDUKLARI YARATICILARI akil fikir versin.
Hawking'in bu "bilimsel" aciklamasindan sonra, dialog soyle gececektir.
Inanir/varlayan; Herseyi yaratici yaratmistir.
Inancsiz/yoklayan; Yaraticiyi kim yaratti?
Inanir/varlayan; Yaraticinin kendisi, cunku kendiliginden yaratilis ozelligine sahiptir.
Inancsiz/yoklayan; olur mu, kendiliginden yaratilis ozelligine sahip, yaratici maddedir ve kendisini yaratmistir.
Bu tartismayi kim "kazanacak" dersiniz?
Kendi kendini yaratan, yaratici; madde mi/tanri mi?
Iste burdan gene basa donus, madde somuttur v.s.
Yalniz bu dialogun, bilime degil de, inanca "yarayacagi, kesin."
Cunku, YARATICI, HEM YARATAN, HEM DE YARATILAN OLMUSTUR. Boylece, zaman sorununu da (ilk, once v.s.) cozmustur. Sagolasin, Hawking.
Bakalim, emperyalist zihniyetin dagarciginda daha neler var?
Ben size, "su an emperyalist zihniyetin, kendi zihniyeti olan INSANOGLUNUN TANRILASTIRILMASI ve tanriyi oynamasinin henuz algiya cikmadigini ve "resmi bir aciklama" ya donusmedigini" soyliyeyim. Lutfen bekleyiniz.
Yarin bir gun bir bilim adami bunu da aciklar. "insanoglu kendiliginden yaratilmistir" diye. Aslinda bu pek de yeni olmaz. Zaten, nihilizm; insanoglu disi herseyi hiclediginde ve herseyin insanoglunun bir turevi oldugunu ortaya koydugunda, insanoglunun kendisinin tanrilasmasinin yolunu da aciyordu.
Yalniz, emperyalist zihniyet; bu tanri olmayi, herbir insanogluna degil de; sadece bu zihniyeti yasamina siar edinmis olanlarini bu "unvani" verecek. Bu zihniyeti siar yapmayanlara da, eskisi gibi kulluk ve kolelik kalacak. Tabi ki dogallik ve doganin yasalari, kanunlari v.s. kisaca KURGULARI kisvesi altinda.
Ne diyelim, teslim olmak, mahkum olmak, yasamini baska degerler ugruna harcamak isteyenlere hayirli olsun.
Cunku bilim ve bilimsellik algilanmadikca, emperyalist zihniyetin elinde, "inancla bezeme oyuncagi/cikari" olarak kalacaktir.
Not; Koyulastirma olanagi bulunmadigindan vurgular buyuk harfle yapilmistir. O yuzden bunun bir "bagirma" olarak algilanmamasi rica olunur.
Burada, emperyalist zihniyetin yapilandirdigi ve islerlige koydugu, dogal zihniyetin, tanrisal zihniyetinin iki yonu vardir. Bir bu zihniyetin, kisi dunyanin hangi cografyasinda ve toplumunda dogarsa dogsan, oyle ya da boyle dogumdan itibaren almasi; bir de kisinin kendi kendini tatmin ve rahat hissetmesi icin, bu zihniyete yonelik bir dusunce uretmesi.
Kisaca, dunyanin hangi cografyasinda ve toplumunda bir kisi dogar ve yasarsa yasasin, emperyalist zihniyetin yapilandirdigi ve islerlige koydugu dogal zihniyetin bir parcasi olan tanrisal zihniyet uzerinde, hem bir dusunce uretimi gelistirmesi, hem de kendisini egosu olarak tatmin etmesi gerekir.
Bir bireyin dogal zihniyetin ve dogal egonun tanrisal zihniyetini tasimasi, onun; olumlu ya da olumsuz bu zihniyete bir dusunce eklemesini ve kendi tanrisal ihtiyac temelinde de, kendi egosunu tatmin edici bir tanrisallik ifade edecegini ortaya koymaktir.
Yalniz bunun bilimin taninmis bir karakterinden ve bilimin bilimselligi adina gelmesi, bize; hem emperyalist zihniyetin, ve onun tanrisal zihniyetinin dusunce ve ifade olarak guncelligini korudugunu, hem de bilim ve bilimselligin; felsefe ve inancsal temelinde hala bezenip, cikar amacli kullanildigini gosterir.
Sonucta amac; insanoglu turu ve birine, kendi birsel ve tursel varligini unutturmak ve bu tursel ve birsel varligin yasamini baska kaynaklara,m degerlere harcatmak.
Iste yukaridaki amac temelinde de yapilmak istenen budur. Yani, BILIM VE BILIMSELLIGI TANRIYA ADAMAK, DOLAYISIYLE, BILIM VE BILIMSELLIK ELIYLE INSANOGLU TURU VE BIRINI TANRIYA ADAMAK.
Bilim ve bilimselligin, dogallik kisvesinde "guclu olan kazanir, gen bencildir" ile baslayan sureci, epistemolojik olarak "bilimin yasalari tanridir" a donusmustur.
Yani, bilim bundan sonraki bilimsel calismasini, yani yeni bulus, gozlem, deney, inceleme v.s. calismasinin SOYUTLAMASI formulunu, teorisini, hipotezini, tezini, antitezini v.s. artik, TANRISINI INSANOGLU TURUNE VE BIRINE; SUREKLI SUREGELEN SUREC TEMELINDE YASALARIYLA, DAHA NET TANITACAKTIR.
Gorevi de, bundan sonra; surekli suregelen bir surec temelinde tanriyi ortaya cikarmak olacaktir.
Ne dediniz, insanoglu turu ve biri mi ne olacak?, cok acik; emperyalist zihniyet tanrisini oynar ve insanoglu turu ve birini;insandisi ve insanlikdisi, ideolojik inancsal dogru temelinde, dogrular arasi "benimki dogru" savasiminda, tartismasinda tutarken ve bunu uygulayan onculeri kendine kul ve onculerin dogrusuna cekme ye calistigi ve cekebildikleri kitleleride kendisine kole yaparken, ve bu kaostan, ayni "kan emici vampir" gibi beslenir ve nemalanirken, insanoglu turu ve biri varligi tabiki rafa kalkacak.
Iste onemli olan; ne duzeyde ve icerikte olursa olsun, insanoglu turunun, insansal zihniyet ve tursel selfi, bilinc ve farkindalik olarak one cikarmis ve cikaracak olan bireyleri; hem bilimin, inancla bezenmesine, hem de insan temelli yasam ve iliskilerin hic bir insandisi ve insanlik disi metafizik ve etik ideolojik inancsal dogru deger, tabu ve verilerine degismeyecegini, kendi turleri ve birlerinden baska da, bir guc olmadiginin algi, bilgi, birikim, bilinc ve farkindaligini dusunce ve davranis olarak dile getirmeye devam edecek.
Sonucta; konu bilim, felsefe, dil v.s. temelli hangi soyutlama olursa olsun, kisinin dogal zihniyeti ve dogal egosu ona, bilinc alti olarak, tanrisa zihniyete yonelik bir dusunce urettirecek ve ona tanri ile ilgili bir ego tatmini ifade ettirecektir.
Iste bu temelde, taninmis bilim adami Hawking; kendisine ait olan tanrisal zihniyetin, dusuncesini ve ego tatminini yine kendince aciklamistir.
Asıl soru; evrenin başlayış şeklinin, bizim anlayamadığımız sebeplerden ötürü Tanrı tarafından seçilen mi yoksa bilimsel yasaların gerektirdiği bir yol mu olduğu. Ben cevabın ikincisi olduğuna inanıyorum. Eğer isterseniz bilimin yasalarına 'Tanrı' diyebilirsiniz ancak bu kişisel olarak tanışabileceğiniz, sorular sorabileceğiniz ve dua edebileceğiniz, olaylara müdahale eden kişisel bir Tanrı olmayacaktır.”-Alinti-
Yukaridaki koyulastirdigim, "bilimsel deklerasyon" ile, BILIMSELTEIZM, nihayet insanoglunun literaturune "kazandirilmistir."
Bilimin yasalarinin "tanri olarak adlandirilmasi" Bilimin, KURGUSALTEIZMini;
Cern deneyinde bulunacak olan "tanri parcacigi", bilimin, BULGUSALTEIZMini
Bilimin, bulunan "tanri parcacigi" uzerinde yapilacak olan, deney, gozlem, arastirma, inceleme v.s. de OLGUSALTEIZMini "olusturacak.
Boylece insanoglu, "bilimsel olarak" gereken her turlu TANRILASTIRMA islemini "tamamlamis olacak"
Insanogluda, bilimsel her turlu calismasini, boylece "Tanri uzerinde gerceklestirecek" ve bilim, surekli suregelen bir surec olarak, TANRISINA ve TANRISINI ALGILAMAYA" "kendini adayacak.
Eeee, ne diyelim, bilimi de felsefenin bir parcasi "yapmak isteyenler" de muratlarina "ermis olacak."
Emperyalist zihniyetin, bu AKILCI UYANIKLIGINI" dogal zihniyet ve dogal ego, dogallik ve bilimsellik kisvesi altinda "yer/yutar" ama; insansal zihniyet ve insan temelli insanoglu turu ve birinin tursel selfi, bu "oyuna gelmeyecek"
Hem bilimi, felsefenin inancsal temelli iceriginden arindiracak ve kurtaracak, hem de felsefenin her turlu etik ve metafizik insandisi ve insanlikdisi ideolojik inancsal dogrularina "prim vermeyecek" onlarin kendi aralarindaki dogru savaslarina, tartismasina katilmayacak, aksine insanoglu turunun birligi, butunlugu ve beraberligi icin, bu bilincteki bireyi; basta kendinden baslamak uzere, ZIHINSEL ve TURSEL DEVRIMINI gerceklestirecek.
S. Hawking'in yaptigi aciklama, aslinda anlam olarak yeni bir aciklama degildir. E. Kant'in, fenomen'e karsit olarak yaptigi neomena aciklamasi (thing in itself), bu konuyu gundeme getirmis, ve o tarihlerde, nesnenin oznel ozelligi, algi olarak yaratici olarak algilanmistir.
Hawking'in gundeme getirdigi icerik, anlam olarak, noumen'i yaraticidan alip, nesneye monte etmektir.
Iste bu Hawking' in aciklamasi, bir "yaratim" icerigi olarak;
Kim/ne yaratmistir? Sorusuna yeni bir karsitlik getirmistir. Yani, "yaratici yaratti" yerine, "sey kendiliginden yaratildi" icerigi eklenmistir.
Yani, TANRI SOYUT OZNELLIKTEN, SOMUT OZNELLIGE TASINMIS olmaktadir.
Bu aslinda diyalektik monizm tartismasinin da bir ayrimi durumuna gelmistir.
Idealistler "yaratici" oznelliginden, dem vururken;
Hawking'in aciklamasindan sonra, materyalistler, maddenin/nesnenin yaratici oldugunu soyleyeceklerdir.
Bu da aslinda, panenteizmin, tanri=evren iciceliginin dualizmini, yeni bir yaratilis tartismasi boyutunda, yaratici ve madde MONIZMine indirgeyecektir.
Daha oncei mesajlarimda da belirttigim gibi, bir dusunce yaraticisini ararsa bulmak zorundadir. Hawkihg'de aradigi yaraticisini, madde ile ozdeslestirmekle bulmustur.
Yaratilis konusunda son durak ise, henuz pek dini ve de bilim eliyle dile gelmeyen, INSANOGLUNUN KENDISINI YARATTIGI konusudur.
Iste, ozneli, nesneli tanrilastirmanin son duragi da, nesneyi ortaya koyan ve nesneye oznellik icerigi ve anlami veren insanoglunun kendisini tanrilastirmasidir.
Aslinda, bilince cikmayan, farkina varilmayan ve algilanamayan konu ise "insanoglunun neden bu yaratilis konusunda, hem bilim hem de inanc olarak israr etmesi ve illa bir yaratilis temelli yaratici aramasidir.
Iste dogal zihniyetin, dogal egosunun; insanoglu turu ve birini hala "ortaya cikarmamak, onemsememek, gale almamak" "inadi" ve insanoglu turu ve birini, baska bir guce teslim etme, mahkum etme, caresiz birakma v.s. bilincalti yonlendirimi aynen devam etmektedir.
Onemli olan bilimin, neden hala bu "oyuna geldigi/getirildigi" bilimin ve bilimselliginin onunun bir insandisi guc ile sinirlanmaya ve bunun da dogallik kisvesi altinda insanoglu turu ve birine empoze edilmeye calisildigidir.
Bu da bize emperyalist zihniyetin ve onun insanoglunu kendi bunyesinde her turlu ayristirarak, bundan nemalanmasinin amac oldugunun ve bu amac icin, bilim ve bilimselligi de alet etmesinin ve arac olarak kullanmasinin bir gostergesidir.
Soru sudur. Neden insanoglu, kendi disinda bir yaratici aramakta ve yaratilis uzerinde illa bir aciklama, ustelik bilim adi altinda bir aciklama yapma geregi duymaktadir?
Konu ne bilimin konusudur, ne de bilimseldir. Boyle oldugu halde, bu Hawking'in aciklamasinin anlam ve icerigi nedir?
Neden bir bilim adami, o kadar felsefe adami dururken, boyle bir aciklama yapmistir?
Bilim ve bilimselligi neden INANCSAL bir konuya alet edilmektedir?
Insanoglunun epistemolojik olarak tek soyutlama yetisi olan tur olmasi ve KAVRAM YARATICILIGI, YAPAY OLARAK AKILLI TASARIMCILIGI algilanmamakta diretilmektedir?
Soru neden bir insanoglu turu ve biri disi, yaratici arandigi, ustelik bunun neden bilimin yaptigidir?
Unutmayin, Hawking gibi, yaratici arayisinda olan yaratici kavramina kendince ateizm temelinde yok dese, bu kavrama karsi ciksa, inkar etse bile; zihniyetinde yaratici kavrami yer ettikce, dusunce uretecek ve kendince bu dusuncesine bir yaratici dayanagi bulacaktir.
Ama, yaratici arayanlara sunu sormak gerekir. Ne maddenin, ilki; ne de yaraticinin yaratan kisir dongusu cozulemez; ancak ve iste boyle, her ikisi monizm altinda odeslestirilir, yani maddenin kendi kendini yarattigi soylenir.
Ne diyelim, kim olursa ve ne duzeyde olursa olsun, yaratilis zihniyetini hala tasiyanlara ve bu zihniyet ile kendinden kanitli dusunce tatminine ulasanlara, BULDUKLARI YARATICILARI akil fikir versin.
Hawking'in bu "bilimsel" aciklamasindan sonra, dialog soyle gececektir.
Inanir/varlayan; Herseyi yaratici yaratmistir.
Inancsiz/yoklayan; Yaraticiyi kim yaratti?
Inanir/varlayan; Yaraticinin kendisi, cunku kendiliginden yaratilis ozelligine sahiptir.
Inancsiz/yoklayan; olur mu, kendiliginden yaratilis ozelligine sahip, yaratici maddedir ve kendisini yaratmistir.
Bu tartismayi kim "kazanacak" dersiniz?
Kendi kendini yaratan, yaratici; madde mi/tanri mi?
Iste burdan gene basa donus, madde somuttur v.s.
Yalniz bu dialogun, bilime degil de, inanca "yarayacagi, kesin."
Cunku, YARATICI, HEM YARATAN, HEM DE YARATILAN OLMUSTUR. Boylece, zaman sorununu da (ilk, once v.s.) cozmustur. Sagolasin, Hawking.
Bakalim, emperyalist zihniyetin dagarciginda daha neler var?
Ben size, "su an emperyalist zihniyetin, kendi zihniyeti olan INSANOGLUNUN TANRILASTIRILMASI ve tanriyi oynamasinin henuz algiya cikmadigini ve "resmi bir aciklama" ya donusmedigini" soyliyeyim. Lutfen bekleyiniz.
Yarin bir gun bir bilim adami bunu da aciklar. "insanoglu kendiliginden yaratilmistir" diye. Aslinda bu pek de yeni olmaz. Zaten, nihilizm; insanoglu disi herseyi hiclediginde ve herseyin insanoglunun bir turevi oldugunu ortaya koydugunda, insanoglunun kendisinin tanrilasmasinin yolunu da aciyordu.
Yalniz, emperyalist zihniyet; bu tanri olmayi, herbir insanogluna degil de; sadece bu zihniyeti yasamina siar edinmis olanlarini bu "unvani" verecek. Bu zihniyeti siar yapmayanlara da, eskisi gibi kulluk ve kolelik kalacak. Tabi ki dogallik ve doganin yasalari, kanunlari v.s. kisaca KURGULARI kisvesi altinda.
Ne diyelim, teslim olmak, mahkum olmak, yasamini baska degerler ugruna harcamak isteyenlere hayirli olsun.
Cunku bilim ve bilimsellik algilanmadikca, emperyalist zihniyetin elinde, "inancla bezeme oyuncagi/cikari" olarak kalacaktir.
Not; Koyulastirma olanagi bulunmadigindan vurgular buyuk harfle yapilmistir. O yuzden bunun bir "bagirma" olarak algilanmamasi rica olunur.