Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Tembellik-İnsan

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 5,090

Nejdet Evren

Yeni Üye
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
3,589
Tepkime puanı
179
Puanları
63
Yaş
62
insan üretebildiği ölçekte elbette mutlu olacaktır ve fakat eğer üretimine yabancı ise ve paylaşımda eşitsizlikler söz konusu ise o zaman mutlu olması beklenemez. yapılmak istenen de bu açıdan tembellerin emek-sömürüsüne kılıf bulmalarından başka ne olabilir ki? her üretimin bir tüketim olduğu da gözden uzak tutulmaması gerekir. insanın neyi ne amaçla ürettiği önemlidir; eğer bu kullanım değeri değil de değişim değeri ise işte o zaman insanlar mutluluk oyunundan başka ne yapmış olacaklardı ki? kandırmaca...
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Elbette üretici güçlerin artı - değer yaratacak yetkinlikte olmadığı ilkel komünal toplumlarda, topluluk üyelerinin tamamı üretim süreci içerisinde bizzat yer alırlar. Bu bir zorunluluktur. Sonraki aşamada üretici güçlerin gelişmesine bağlı olarak ortaya çıkan artı - değer, beraberinde ona sahip olacak ve başkalarını kendi hesabına çalıştıracak bir asalaklar sınıfının da oluşması anlamına gelecektir. Artı değerin kaynağı olan üretim araçlarını eline geçiren bu sınıf, toplumun genelinden farklılaşacak ve emeğinin ürününe el koyduğu sınıfı/sınıfları baskı altına alacaktır. Bu baskı ise din,hukuk,ahlak,polis,ordu yahut da bunların toplamını ifade eden devlet kavramı vasıtası ile olacaktır. Hakim sınıf, bu üretim araçlarına sahipliğini salt maddi araçlar ile koruyamayacağı gibi, salt ideolojik araçlarla da koruyamaz. Bu ikisinin bir aradalığı gereklidir. İşin ideolojik kısmını hukuk,din,ahlak,eğitim vs. oluştururken, maddi kısmını da hakim,savcı,polis,ordu vs. oluşturacaktır. Bu baskı sürecinde söz konusu hakim sınıfın, başka bir değişle statükonun, üretim araçlarına sahipliğinin meşrulaştırılması sürecinde, söz konusu fikirsel araçlar rol oynayacaklar ve bu sahipliğin ahlaki,hukuki,din ile çelişmeyen vs. bir sahiplik olduğunu ifade edeceklerdir. Çeşitli toplumsal kurumlar ile aile,din,siyaset vs. gibi, kişiler bu sahipliğin meşruiyeti fikri ile eğitilecekler, bilinçleri de buna uygun olarak şekillenecektir. Kişi bunun dışında ise maddi yaptırım araçları kullanılarak marjinalleştirilecek, ayıplanacak, akılsız olmak ile itham edilecek, cezalandırılacaktır.Kısacası, Artı - değere el koymanın neticesinde ortaya çıkan asalaklık, böylece toplumun geneli tarafından kabul görecek, kutsanacak, ahlakileştirilecek, benimsenecek ve insanlar, birgün o asalaklar sınıfının bir üyesi olabilmenin ümidiyle hayatlarına devam edeceklerdir. Bu anlamda Kapitalizm, asalaklığın kutsanması, fetişleştirilmesinden başka bir şey değildir.
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Yeni düşüncelere açığız
 

Yeni Konular

Üst