Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Üşenen Adam

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 1,696

usenenadam

Yeni Üye
Katılım
9 Kas 2009
Mesajlar
80
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
76
Açılıyorum kapatın gözlerinizi

Gözümü açıyorum...
Pörtletmeliyim adeta..
Aç aç Aaaaçç.. tımm..
AAAA!.. Anam! O da ne?..
Bak bak bak!..
Of, pencerelerim kapalı kalmış,
sefertasım kafatasımı havalandırmamışım..
Püf.. Küf kokusu da nerden geliyor?..
Üf.. Leş gibi camlar pastan kirden..
Sıçramış vıcık vıcık çamurlu sular yine,
tepinip duran yaramaz siyasetten, şehirden.

Gözümü açtım ammaa aç gözlü olmamalı ha!..
Doymak dolmak bilmez vallaha,
rezil kepaze mahcuup eder Allah'a.
Akbaba, kışt!, minimini bir kuş bakmalı pencereden,
gözümü kaçırmalıyım komşu kızından, kazandan tencereden.
Maganda'nın "Godum mu soldururum!" dediği gibi,
Baktım mı çiçek gibi açtırmalı, oldurmalı yahu.

Haydi çocuk.. Çabuk büyü
Yardımın gerek beceremedik
Aşkı muhabbeti komşuluğu
Haydi çocuk.. Çabuk büyü
Temizleyelim kokuşmuşluğu
Bozalım şu kara büyüyü...

(Game over - yazarsan - taabii.)

Bütüün bu baktıklarım ne kadar da ilgilendirmiyor beni,
Mayışmışım. aşım, aşkım, fışkım, gerisi bana ne mi?

Kafamı açıyorum...
Kütletmeliyim adeta..
Aç aç.. AAaçç.. tımm..
A-aa.. Anam! Bu da ne?..
Beynimi yıkamışlar, çitilemişler, durulamışlar..
Kuru temizleme mi yapmışlar yoksa..
Nemli mi, yaş mı, kuru mu ne..
Yaş mı da kuru muu.. hipo talamus..

Bakıyorum hep tektip, acaba nedir nedeni
Hepsi benimkinin aynı. Medeni ve madeni.
Yoksa başkasının çamaşırıyla mı karışmış..
Üstüne de oturmuşlar buruşmuş kırışmış.....

Kimin ipine asmışlar, kimin balkonunda kurutulmuş,
yıkanınca çekmiş küçülmüş, rengi solmuş..
Yoksa renklilerle beraber mi yıkadın Hoca,
o yüzden mi rengi böyle alaca bulaca.

Kalbimi açıyorum...
Yarmalıyım adeta..
Aç aç.. Aaaaçç.. TIMMM..
Aaa.. Iıı. Eee.. Uuu.. Şeyy.. Köhö.. Köh- huuu..
Ay ay ay.. hemen namaza başlamalı..
Aortu aparmışlar, kabloları koparmışlar,
sevgiyi dökmüşler, kapakcıkları bükmüşler..
Zift, zifir, katran.. Uuu. ağzına kadar doluu..
Genlerimin demine komuşlaar... Lan bunlar GDO'luu..
Kapatmalıyım.. kapatmalıyım...
.....................
Aman kapat kapat,
Elimi yaktı kapak..
PAT.

HUH,
ne güzel..
yöneticilerimiz idare ediyoor,
yazarlarımız yazıyoor,
düşünürlerimiz düşünüyoor..
Huh.. vallahi canım,
sıkılmağa bile üşeniyor

(sık gözünü bitiyor)

Dam üstünde un eler
Tombul tombul ak eller
Oturmuş börek bekler
Şişman şişman tembeller
........................................
Üşenen Adam
(Pasiflik Açılımı Düşüncesinin Kuluçka Döneminin Pasifizesi
Ve Ürpertisi Ve
Saçılımda Psişik Pişik Etkisi Üşentisinin Pastörizesi.)
 

usenenadam

Yeni Üye
Katılım
9 Kas 2009
Mesajlar
80
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
76
Ediversem mi edivermesem mi

Kalkıp herkesi mutlu etmek geçiyor içimden..
üşeniyorum danasını satayım.
De hadi ki;
Yahu insanlık öldü mü.. Eline mi yapışır..
Bari Allah rızası için ediver..
Kışkırtmacalarına kandırmacalarına dayanamayıp,
kalkışıp ediversem..
Biliyorum ki,
Kadının 'mutgözü' açılıverecek..

İlk iş; Evin içinde,
mutfakta bulaşık, salonda zap, yatak odasında çamaşır üreten,
dört tekerlekli bir araç ile ottan topraktan azade gezen,
sol kulağına yapışık bir cihaz ile yöneten yönetilen,
üşengeç bir çanak anten gibi verileni yansıtan,
'aşkım' 'bebeğim'in dışında retorik engellisi,
evde solan, dışarıda açan bakımsıızz salon bitkisi gibi,
götürüsü mü getirisi mi ziyade ne bileyim ben - bir..
varlıkla karşılaşacak:
- Sen de kimsin?
- Adam. Adam ben.. Ben Adam.. En Adam.
- Gibisi mi, kendisi mi?
- Aslan gibi.. Koçç gibi.. Bommba , çakı çakmak, zımba, zzıp kınn gibi.
- (Ayol kırmış bu, bir de ben kırmıyayım garibi) Üff! Cephanelik desene..
Eh ben de çiçek gibi filanım işte. E, ne iş yaparsın sen.
- Ne iş olsa yaparım.
Önce savaş çıkarırım, sonra barış yaparım,
daha sonra gene maraz çıkarırım, matiz olurum, mariz atarım - yemem,
karizmama bayılırım, marjinalim makbuldür, maçoma hastayımdır,
magandamı an - sopayı hazırla..
Orijinalimin evrimi devam etmektedir.
Tribünler, dürbünler, türbilanslar, lisanslar, patenler, patentler benimdir.
Tarihi ben yazarım, coğrafyayı ben çizerim, kimyayı ben bozarım.
Hal ve gidiş pekiyi.
Yalanı sevmem, değil.. Sıfır.
- Bak bak bak! Ulen sen neymişin be.. Zurnasın sanıyordum.

- Elimden her bir iş, işçilik, işleme, haraşo gelir.
İyi koca olurum, iyi aşık olurum, iyi dam, iyi partner paratoner olurum,
iyi severim, iyilik severim, iyi atıcıyım, biniciyim, iyi öterim..
Tayyare gibi uçururum üleen!..
İyi aldatırım. Ladesim çok kurnazca ve beceriksizce ve insafsızcadır
Nasıl kandığını anlamazsın bile..
Anlasan da; Niye? Niyeee?.. Diye diye unutursun. Ne yapsan nafile..
Lades iddalarımdan kazandığım tavuklarla çiftlik kurdum.
Artık girmiyorum, göbek yapıyor. Çiftliği de kapatacam.
Bu yastık şu yorgan, tavuk tüyü..
......................
( Burada kapatıyorum örtüyü..
!?..
Hani kadının 'mutgözü' açıldıydı ya.. mutlu ediverdiydik..
?!..
Ondan bahsediyorduk.. Aniden mutlu oluveren bir kadındaki alametler filan..
?!..
Anlaşıldı okumuyorsun sen..

...Sonra mutlu oluveren bir kadın ne yapacak?
Alışveriş etmeyecek..
Mutlu kadın alışverişe çıkar mıı?..
(Hep beraaber🙂 - Çıkmaaz..
Etmeyincee?
Oyuncakçı Merkez Bankası amca, simitçi CEO abi ağzı açık,
Kars kaşarı elde kalacak..
Alışverişmeyince?
Kekonominin keki bayatleyceek..........
...................
Mutlu ediverip şakralarını şaklatsam,
Adam da döşenecek şarkıyı;
Ey sarı saçlı kara kaşlı kadın..
Kalmadı senin tuzun tadın..
Ne sevgili oldun ne işe yaradın..
Ulen sen beni çok mu aradın..
Canısıı canısı.. Yedi ömrümün yarısı
Aldığımda esmer idi
.. Vallahi boyadır sarısı..
Kadın susar mı, susmaaz;
Eeyy çatık kaşlı pos bıyıklı adam
Beyaz atlı prenstin oldun yamyam
Gözüne dursun böreğim bamyam
Uhuu dertliyem kederli gamlıyam
..............
Ortalık karıştı işte, hadi gidin başımdan..
Şurda rahatça üşendirmiyorsunuz adamı yahu!!!
Sistemin kayışına ellememek lazım..
Sarsılırsa hepimizi sarsak yapar hafazanAllah.

alıntı:www.acilarlayasayalimcatlasinmutluluk.com
ÜşenenAdam
 

usenenadam

Yeni Üye
Katılım
9 Kas 2009
Mesajlar
80
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
76
Kraliçe'ye öğütler

Her gün spor yapasın !..
Spor, sağlık, dostluk, barış ve kardeşliktir
Yenilince itişmek, tepişmek, yaralamak eşekliktir.
Ey Sağlık Bakanlığı!..
Hastanelerin alt katlarında;
spor salonları açasın, kapıdan gireni (sedyedekiler hariç, aman ha!)
atıveresin salondan içeri, yarım saat kültürfizik.. Haaydi şimdi doktorun önünee..
Bak bakalım bir daha geliyor mu..
Spor yapan biri, yapmayan birine acıyarak bakar.
Sevabına üzülür onun için.
"Yahu bu ne akılsız, ne üşengeç, ne tembel, ne uyuşuk,
ne vurdumduymaz, ne sordumaymaz, nenenee..."
diyemez tabiii.
Aksi halde spor yapmayan biri onu dövebilir.

Her gün kafa sporu yapasın !..
Ne demiş Şangay'lı Tai Tai Çai;
"Ali dayı Ali dayı leen Ali dayıı
İçtin çorbayı doldurdun torbayı
Uyudun galdın gene unuttun
Şu kel kafayı doyurmayı"
( 'Kel' sözcüğü, -çorak, ıssız, bilgisiz - anlamında kullanılmıştır.)
(Yazarken ne kadar titizim, içliyim, inceyim, zarifim, hassasım, mütehassisim, görün yani.)
Kafa sporu; okumak, yazmak, öğrenmek, düşünmekle, yapılır.
Merkep kütüphaneyi taşımış da A ile İ den gayrısını sökememiş... bencileyin.
Ve ne demiş Walter Woltingen;
"Çürütse dirsek, yalasa mürekkep, merkep gene merkep." demiş.
Eey Milli Eğitim Bakanlığı!..
Mekteplerde; *Okumak Yazmak Öğrenmek Düşünmek*
formatında bir baba ders koyasın, okumayı yazmayı öğrenmeyi düşünmeyi
bilmeyeni sınıfta çaktırasın, gör sen Büyük Bir İtanya'da kaliteyi.
"Ya biz ne yaparız bre dangalak?" der iseniz, ben de derim ki;
"Tövbee.. Mesela dedik efendim."

Her gün sebze meyve yiyesin !..
Domates: Kraliçem, bu sensin! Bu yazıda sen olmasan, nasıl yensin.
Lahana: Hakkında yapılan asılsız dedikoduları kimselere duyurmaz.
Mercimek: Ne fırına destursuz giren zani ile,
ne de tencereden çıkan zaniye ile ilgisi alakası yoktur. İftiradır.
Esasen çok besleyici, tok tutucu, çağrıştırıcı, kışkırtıcı,
baştan çıkarıcı, günaha davet eden, masum bir nimettir.
Karnabahar: Seni kıskananların karnını şişirir.
Kabak: Yiyip çıkınca, alışveriş yaparken oydurmaz, aklını başına devşirir.
Brokoli: Arkandan konuşanları karakola götürür.
Fasulye: Bakü-Ceyhan boru hattı ile hiç bir ilişkisi yoktur.
Sarımsak: Düşmanlarının elini belini dilini sarar sarmalar.
Soğan: Arkadaşının aşkına aşık olma bahanesiyle sarkmaktan korur.
Yaprak sarması: Kredi kartı borcunu unutturur.
Zeytinyağı: Polemikde Leyla Yavşar'ın* da üstüne çıkarır.
Nuriye: Cennette huri umanlar için promosyondur.
.............................
Kayısı: Aşıkın damağını şaklatır.
İncir: Maşukun dilini alkışlatır.
Erik: Aşkın sadece seks aksiyonu olmadığını hatırlatır.
Kivi: Fukaralarca kuş sanılır fakat, yanlıştır.
Pepino, mango, ananas: Beni ilgilendirmez.
Ceviz: Dimağına barfiks çektirir.
Fındık: Dizlerine şınav yaptırır, eklem ağrısına romatizmaya iyi gelir. Miş.
(Tarım Bakanlığı eski reklamından)
Avokado: Eşler arasında şirinlik ve iyi geçinmek tesis eder, Avukata veya anasının evine göndermez.
Ay ve kabak çekirdeği: Dedikodu yaptırmaz.
Kestane: Haset edenin potosunu çıtlatır ve kına yaktırır.
Karpuz: Yata yata büyütür amma dört mevsim gezdirmez.
Kavun: "Evlilik; umduğunu değil bulduğunu.." sözünü hatırlatır.
Muz: İçi; aldatma dürtüsünü dürtükler, dışı; ayağını kaydırır. Gidemez.
(Dur! N'apıyon Yenge?.., kapı önüne konacak. Çorabın içine değil.)
Üzüm: Beyazı; başka kadınlara baktırmaz, karası; bakmaktan bıktırmaz.
Zeytin: Kutsal kitaplarda adı geçtiği için, özel bir şifa umarak,
ayrıca bir Prof. hocamız tarafından da bol bol yenir,
çekirdeği de yutulur.
Bir tv programında yanında bulunan Pof. Saraçoğlu ; "Hiç bir faydası yoktur" deyince,
"Vay be! Biz odun yutuyormuşuz desene." denir.
.................................
Dikkat: Başlıklar ilimsel, altlıklar üfürüktendir.
* Leyla Yavşar, Cahiliye döneminde yaşamış çok tartışmacı cevval bir arap balerinidir.
Sonradan Büyük Bir İtanya vatandaşı olmuştur. Binyediyüzyirmidokuzda ölmüştür.
** 'Nuriye' bir tatlı çeşididir. Sütlü bir tatlıdır. Yemesi tatlıdır. Nuri'ye yedirilmez. Sapıttırır.

Üşenen Adam ( Kraliçe Margarita Margarina'ya Sarayda Her Gün Öğütler. Busckingham Sarayı. 1727)
Yazarın bu kitabı, Büyük Bir İtanya böceklerinin eğitimine, gelişimine,
sömürgeciliğin çok adi bir şey olduğuna inanmasına,
casuslarının soğukkanlılığına ve futbol delikanlılığına büyük yararlar sağlamıştır.
Yine yazar, Kraliçe tarafından "Düdüğünü seven ama satan Dük"
nişanı ile ödüllendirilmiştir.
.......................................................................................................
İŞ BU YAZI, İKİ GÖZÜM İKİ GÖZLÜĞE MUHTAÇ OLSUN Kİ;
SPORA VE SAĞLIKLI BESLENMEYE ÖZENDİRMEK TEŞVİK ve TAHRİK ETMEK, ADETA KIŞKIRTMAK AMACIYLA YAZILMIŞTIR.
Her şeye rağmen,
Başlıklarda (DURUN!. Sadece Başlıklarda!) adı geçen eylem ve taamları,
ziyadesiyle ve azimle yapasınız, afiyetle yiyesiniz,
üşenmeyesiniz amma kudurmayasınız. Emi.
 

UpBot

Yeni Üye
Katılım
14 Ocak 2021
Mesajlar
1,017
Tepkime puanı
5
Puanları
38
Faydalı bir konu olmuş fikri olan var mı? 🙂
 

Yeni Konular

Üst