F
Fetâ
Ziyaretçi
Bugün sizlere; 29 Mayıs 2011 Pazar günü "Gürkan Hacır ile Şimdiki Zaman" programına çıkmadan önce, Zafer Kılıç arkadaşımın şuradan okuyabileceğiniz akıl dolu makalesine istinaden, Venüs Projesi' nin karanlık yüzünden biraz bahsedeceğim. Bilmeyenler için söylemiş olayım, bundan tam 3 ay önce, Zeitgeist Hareketi Türkiye Ulusal Koordinatörlüğü makamından istifa etmiştim. 2.5 seneye yakın başında bulunduğum Zeitgeist Hareketi ve o hareketin savunduğu ütopya (çünkü ütopya, "olmayan yer" anlamına gelmektedir ve Venüsistan diye bir yer maalesef haritada yoktur) olan Venüs Projesi' nin; tarikatvari yapılanması ve bu yapılanmanın ben ve benim gibi etkenciler (aktivist) üzerinde yarattığı fikirsel (ideolojik), davranışsal (psikolojik) vb. tahribatlar bir yana (bu konuda, yakında tamamlamaya çalışacağım AntiTarikatçı sayfasındaki E-Kitabı okuyabilirsiniz), gelecekte dünya halklarını köleleştirmeye yönelik gizli ajandaları olduğu iddiasını kuvvetlendiren kanıtlar ve ipuçları vardır. Bu makalede, zaman ve yer kıtlığından ötürü size sadece bir tanesini sunabileceğim. Ancak bu tek kanıt bile; durumun ne kadar vahim ve ciddiye alınması gerektiğini, Zafer' in blog makalesinde sormuş olduğu sorulara verilecek yanıtların da ne kadar olumsuz olacağını gözler önüne sermektedir...
Dilerseniz öncelikle Zafer' in "Nasıl Bir Yeni Dünya Düzeni" adlı makalesinde sormuş olduğu soruları hatırlayalım:
Tekelci, merkeziyetçi bir yönetim biçimi canlının doğasına, insan-çevre ilişkilerine ne denli uyumlu olacaktır?
Otomasyon sistemindeki açıklar ne tür sorunlar çıkaracaktır karşımıza?
Yönetimin tek elde toplanması nasıl bir güç sağlayacaktır iktidara?
Bu güç ne ölçüde yozlaşacaktır?
Bireyin, toplumların yönetime birebir katılma ve temsil edilme şansı nedir?
Birey kendi kaderini uzlaşma ile belirleme şansını elde edecek midir?
Sibernetik, Teknokratik postmodern bir faşizmle mi karşı karşıya kalacağız?
Soruları yanıtlamaya geçmeden önce, sizlere elimdeki kanıtı sunmak istiyorum. Bu video, benim gibi eskiden Zeitgeist Hareketine dahil olmuş bir etkencinin, hareketin asıl amaçlarını ortaya dökebilmek üzere hazırlamış olduğu bir videodur. Ben bunu aynen alıp, Türkçeye çevirdim. Aşağıdan izleyebilirsiniz:
Konu hakkında bilgi birikimi olmayanlar, hemen şu soruyu yöneltebilirler:
Birleşmiş Milletler kötü bir kuruluş mu ki?
Birleşmiş Milletler, elbette ki İnsan Hakları, Dünya Barışı vb. kulağa hoş gelen kavramlardan bahseden, bunlara yayınladığı kuramlarda, raporlarda vs. yer veren bir kuruluş olabilir. Ancak "ayinesi iştir kişinin" sözünü hatırlayacak olursak, BM' nin sütten çıkma ak kaşık olmadığını, sadece topluma yansıtılan basın bültenleri ve haberlerden bile anlayabiliriz. Bunun en güzel örneği, Irak savaşına sesini çıkarmayan, Libya' nın bombalanmasını ise görev bilmiş bir BM' dir. Yani BM' nin nasıl bir kuruluş olduğunu anlayabilmek için, derin araştırmalara girmeye bile gerek yoktur. Ancak ben, Zeitgeist Hareketi içerisinde geçirdiğim süreç içerisinde bu kadarıyla yetinmedim ve bu videoda bahsedilenin haricinde, Zeitgeist' ın BM' de sandalyesi olan bir TARİKAT' ın görüşlerini savunduğunu çözdüm. Teozofi Cemiyeti adı verilen bu tarikatın ve önderlerinin tüm görüşleri, Zeitgeist belgesellerinde dile getirilmiş, hatta belgesellerin büyük kısmı, bu görüşlerden beslenmiştir. Belgesellerdeki Sembolizm (simgeler) ise insanı hayrete düşürmektedir. Hemen bu simgelere bir örnek verecek olursak:
Bu simge, aşağıdaki simgelerin aynısıdır:
İnançsız olduğunu söyleyen Zeitgeist Hareketi Liderinin (Peter Joseph), satanist-masonik-teozofik-okkült-ezoterik-new age simgelerle işi ne? Neden böyle bir simgeyi Zeitgeist Addendum belgeseline koyma ihtiyacı duymuş?
Az önce izlemiş olduğunuz videoda, NWO sözcüğü geçmişti. NWO = "New World Order" yani Yeni Dünya Düzeni demektir. Yeni Dünya Düzeni' nin ne olduğunu da dilerseniz Baba Bush' un ağzından dinleyelim:
Ne demiş babamız?:
Yeni Bir Dünya Düzeni...
Öyle bir düzen ki, olağanüstü bir Birleşmiş Milletler in, barışı sağlama görevini kullanabileceği ve kurucularının sözünü ve görevini tamamlayabileceği bir düzen.
Olağanüstü bir BM? Zafer' in TEKELCİ-MERKEZİYETÇİ yönetim biçimi sorusunun cevabı bu olmasın?
Peki ya ünlü saksofoncu Clinton amca ne diyor?:
[...]1989' dan (hatırlayınız, Berlin Duvarı' nın yıkılışı) sonra Bush' un sürekli söylediği ve benimde kendimin kullandığı bir ifade olan Yeni Dünya Düzeni ihtiyacı[...]
Obama ise aynı şeyi tekrar ediyor:
Nedir bu Yeni Dünya Düzeni sevdası? Niye bütün liderler (sadece ABD liler değil, AB' dekilerde, örneğin Sarkozy) bundan bahsediyor? Komplo teorisinden mi ibaret bunlar gerçekten? Yoksa gerçekten, elle tutulur somut bir proje mi var?
Evet var bir proje, adı da Venüs Projesi! Paranın ortadan kalkacağı, üretim-bölüşüm-dağıtım ilişkilerinin tek bir merkezi sistem tarafından kontrol edileceği; emeğin sıfırlanarak, halkın kapitalizm ve kompradorlarına karşı elindeki tek gücü olan emeğini yitireceği; bu gücün, teknolojiye ve dolayısıyla üretim ilişkilerine hakim olacak yeni bir sınıf olan teknokrat sınıfını yaratacağı ve de insanlığın belkide bugüne kadar hiçbir zaman görmemiş olduğu ve kurtulmasının imkansıza yakın olduğu yeni bir kölelik sisteminin nin inşa edileceği bir düzen!
"Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun peki?"
diye içinizden sesli düşündüğünüzü duyar gibiyim. 2.5 sene boyunca bu hareketin içinde bulundum ve bana her zaman söylenen şey aynıydı:
Merkezi Yapay Zeka
Ne zaman ki hareketten uzaklaştım; tarikat mantığından kendimi kurtararak, yeniden birey haline geldim, grup baskısından kurtuldum; işte o zaman teknolojinin MERKEZİYETÇİ OLMAYAN yönleri ile tanıştım. Üstelik bu teknolojileri bana gösteren insanların, Venüs Projesi' ne birçok kere başvurmuş olup, reddedildiklerine; birçoğunun bilimadamı, mühendis vb. olduğuna ve birçoğunun forumlardan, chat odalarından vs. banlandığına bizzat şahit oldum. Birçok kez Venüs Projesi' ne başlayabilmek için imkan oluşmuşken, birçok kez Fresco bu imkanları yok etti kendi eliyle! Tüm bu yaşadıklarım, beni içerisinde bulunduğum bu organizasyon konusunda şüpheye düşürdü. Neden bütün bu iyi niyetli insanlar geri çevriliyordu? Hani sisteme, düzene karşıydık? Neden Fresco, bu sistemin en güçlü insanlarıyla yemek yiyordu? İnanın bu videoda izlediğiniz BM toplantısı, bunlardan sadece tek bir tanesi. Fresco İstanbul' a bile gelmişti ve verdiği seminerin bileti 800 tl idi! Üstelik seminer verdiği insanların hepsi bu ülke halkını sömüren para babalarıydı!
Harekete hala daha dahil olan etkencilerden bazıları bana harekete muhalefet ettiğim, eleştirdiğim için şunu söyleyip duruyor:
Zaten hareket kendi içinde bile sorunlar yaşıyor, niye sende darbe vurmaya çalışıyorsun? Eline ne geçecek?
Benim elime hiçbişey geçmeyecek gerçekten de, hatta değerli vaktimi bu işle harcamış olacağım. Ama başkalarının buna bulaşmasını da önlemiş olacağım. İnsanların kandırılmasına, iyi niyetlerinin suistimal edilmesine engel olacağım.
Bazıları da şunu söylüyor:
Sen döneksin, görüşlerini, fikirlerini satttın.
Hayır efendim, ne münasebet? Ben şimdi Zeitgeist' tan ayrıldım diye kapitalist mi olacağım? Faşist-Fundamentalist mi olacağım? Teknolojiden vaz mı geçeceğim? Hayır! Aksine daha sağlıklı düşünerek, daha geniş bir açıdan bakarak, daha olgun bir çizgide ilerleyerek, tek bir görüşün kölesi olmayarak, makul olana ulaşacağım. Ben; dünyayı yöneten aileler tarafından finanse edilen ve bir zamanlar Abdullah Gül' ün de toplantısında konuşma yaptığı Council on Foreign Relations (CFR, Dış İlişkiler Konseyi) nin kilit isimlerinden biri olan ve senelerce ABD Dış Politikasına yön vermiş Zbiegniew Brzezinski nin, 1970 senesinde kaleme aldığı Between Two Ages - Americas Role in the Technetronic Era adlı eserinde söylediği gibi:
Teknetronik çağ, aşamalı olarak daha kontrollü bir toplumun belirmesini içerecektir. Böyle bir toplum, geleneksel değerlerden kurtulmuş olan bir elit sınıf tarafından domine edilecektir. Pek yakında, neredeyse sürekli her vatandaşı gözetlemek ve vatandaş hakkında, en mahrem ve kişisel bilgileri bile içeren güncel ve tam dosyalamalar yapmayı iddia etmek mümkün olacaktır. (bkz. sayfa 72, 83)
merkeziyetçi, totaliter, baskıcı, faşist, tektipleştirici bir sistem istemiyorum ve tüm benliğimle ve ömrüm boyunca buna karşı savaşacağım, bundan emin olabilirsiniz!
Oğuzhan Turgay Özdemir
Oğuzhan Turgay Özdemir, Zeitgeist hareketinin Türkiye koordinatörü idi. Şeytani planı görüp hareketten ayrıldı. Yazdıklarının daha iyi anlaşılması için, linkteki videoların da izlenmesini öneririm.
Dilerseniz öncelikle Zafer' in "Nasıl Bir Yeni Dünya Düzeni" adlı makalesinde sormuş olduğu soruları hatırlayalım:
Tekelci, merkeziyetçi bir yönetim biçimi canlının doğasına, insan-çevre ilişkilerine ne denli uyumlu olacaktır?
Otomasyon sistemindeki açıklar ne tür sorunlar çıkaracaktır karşımıza?
Yönetimin tek elde toplanması nasıl bir güç sağlayacaktır iktidara?
Bu güç ne ölçüde yozlaşacaktır?
Bireyin, toplumların yönetime birebir katılma ve temsil edilme şansı nedir?
Birey kendi kaderini uzlaşma ile belirleme şansını elde edecek midir?
Sibernetik, Teknokratik postmodern bir faşizmle mi karşı karşıya kalacağız?
Soruları yanıtlamaya geçmeden önce, sizlere elimdeki kanıtı sunmak istiyorum. Bu video, benim gibi eskiden Zeitgeist Hareketine dahil olmuş bir etkencinin, hareketin asıl amaçlarını ortaya dökebilmek üzere hazırlamış olduğu bir videodur. Ben bunu aynen alıp, Türkçeye çevirdim. Aşağıdan izleyebilirsiniz:
Konu hakkında bilgi birikimi olmayanlar, hemen şu soruyu yöneltebilirler:
Birleşmiş Milletler kötü bir kuruluş mu ki?
Birleşmiş Milletler, elbette ki İnsan Hakları, Dünya Barışı vb. kulağa hoş gelen kavramlardan bahseden, bunlara yayınladığı kuramlarda, raporlarda vs. yer veren bir kuruluş olabilir. Ancak "ayinesi iştir kişinin" sözünü hatırlayacak olursak, BM' nin sütten çıkma ak kaşık olmadığını, sadece topluma yansıtılan basın bültenleri ve haberlerden bile anlayabiliriz. Bunun en güzel örneği, Irak savaşına sesini çıkarmayan, Libya' nın bombalanmasını ise görev bilmiş bir BM' dir. Yani BM' nin nasıl bir kuruluş olduğunu anlayabilmek için, derin araştırmalara girmeye bile gerek yoktur. Ancak ben, Zeitgeist Hareketi içerisinde geçirdiğim süreç içerisinde bu kadarıyla yetinmedim ve bu videoda bahsedilenin haricinde, Zeitgeist' ın BM' de sandalyesi olan bir TARİKAT' ın görüşlerini savunduğunu çözdüm. Teozofi Cemiyeti adı verilen bu tarikatın ve önderlerinin tüm görüşleri, Zeitgeist belgesellerinde dile getirilmiş, hatta belgesellerin büyük kısmı, bu görüşlerden beslenmiştir. Belgesellerdeki Sembolizm (simgeler) ise insanı hayrete düşürmektedir. Hemen bu simgelere bir örnek verecek olursak:
Bu simge, aşağıdaki simgelerin aynısıdır:
İnançsız olduğunu söyleyen Zeitgeist Hareketi Liderinin (Peter Joseph), satanist-masonik-teozofik-okkült-ezoterik-new age simgelerle işi ne? Neden böyle bir simgeyi Zeitgeist Addendum belgeseline koyma ihtiyacı duymuş?
Az önce izlemiş olduğunuz videoda, NWO sözcüğü geçmişti. NWO = "New World Order" yani Yeni Dünya Düzeni demektir. Yeni Dünya Düzeni' nin ne olduğunu da dilerseniz Baba Bush' un ağzından dinleyelim:
Ne demiş babamız?:
Yeni Bir Dünya Düzeni...
Öyle bir düzen ki, olağanüstü bir Birleşmiş Milletler in, barışı sağlama görevini kullanabileceği ve kurucularının sözünü ve görevini tamamlayabileceği bir düzen.
Olağanüstü bir BM? Zafer' in TEKELCİ-MERKEZİYETÇİ yönetim biçimi sorusunun cevabı bu olmasın?
Peki ya ünlü saksofoncu Clinton amca ne diyor?:
[...]1989' dan (hatırlayınız, Berlin Duvarı' nın yıkılışı) sonra Bush' un sürekli söylediği ve benimde kendimin kullandığı bir ifade olan Yeni Dünya Düzeni ihtiyacı[...]
Obama ise aynı şeyi tekrar ediyor:
Nedir bu Yeni Dünya Düzeni sevdası? Niye bütün liderler (sadece ABD liler değil, AB' dekilerde, örneğin Sarkozy) bundan bahsediyor? Komplo teorisinden mi ibaret bunlar gerçekten? Yoksa gerçekten, elle tutulur somut bir proje mi var?
Evet var bir proje, adı da Venüs Projesi! Paranın ortadan kalkacağı, üretim-bölüşüm-dağıtım ilişkilerinin tek bir merkezi sistem tarafından kontrol edileceği; emeğin sıfırlanarak, halkın kapitalizm ve kompradorlarına karşı elindeki tek gücü olan emeğini yitireceği; bu gücün, teknolojiye ve dolayısıyla üretim ilişkilerine hakim olacak yeni bir sınıf olan teknokrat sınıfını yaratacağı ve de insanlığın belkide bugüne kadar hiçbir zaman görmemiş olduğu ve kurtulmasının imkansıza yakın olduğu yeni bir kölelik sisteminin nin inşa edileceği bir düzen!
"Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun peki?"
diye içinizden sesli düşündüğünüzü duyar gibiyim. 2.5 sene boyunca bu hareketin içinde bulundum ve bana her zaman söylenen şey aynıydı:
Merkezi Yapay Zeka
Ne zaman ki hareketten uzaklaştım; tarikat mantığından kendimi kurtararak, yeniden birey haline geldim, grup baskısından kurtuldum; işte o zaman teknolojinin MERKEZİYETÇİ OLMAYAN yönleri ile tanıştım. Üstelik bu teknolojileri bana gösteren insanların, Venüs Projesi' ne birçok kere başvurmuş olup, reddedildiklerine; birçoğunun bilimadamı, mühendis vb. olduğuna ve birçoğunun forumlardan, chat odalarından vs. banlandığına bizzat şahit oldum. Birçok kez Venüs Projesi' ne başlayabilmek için imkan oluşmuşken, birçok kez Fresco bu imkanları yok etti kendi eliyle! Tüm bu yaşadıklarım, beni içerisinde bulunduğum bu organizasyon konusunda şüpheye düşürdü. Neden bütün bu iyi niyetli insanlar geri çevriliyordu? Hani sisteme, düzene karşıydık? Neden Fresco, bu sistemin en güçlü insanlarıyla yemek yiyordu? İnanın bu videoda izlediğiniz BM toplantısı, bunlardan sadece tek bir tanesi. Fresco İstanbul' a bile gelmişti ve verdiği seminerin bileti 800 tl idi! Üstelik seminer verdiği insanların hepsi bu ülke halkını sömüren para babalarıydı!
Harekete hala daha dahil olan etkencilerden bazıları bana harekete muhalefet ettiğim, eleştirdiğim için şunu söyleyip duruyor:
Zaten hareket kendi içinde bile sorunlar yaşıyor, niye sende darbe vurmaya çalışıyorsun? Eline ne geçecek?
Benim elime hiçbişey geçmeyecek gerçekten de, hatta değerli vaktimi bu işle harcamış olacağım. Ama başkalarının buna bulaşmasını da önlemiş olacağım. İnsanların kandırılmasına, iyi niyetlerinin suistimal edilmesine engel olacağım.
Bazıları da şunu söylüyor:
Sen döneksin, görüşlerini, fikirlerini satttın.
Hayır efendim, ne münasebet? Ben şimdi Zeitgeist' tan ayrıldım diye kapitalist mi olacağım? Faşist-Fundamentalist mi olacağım? Teknolojiden vaz mı geçeceğim? Hayır! Aksine daha sağlıklı düşünerek, daha geniş bir açıdan bakarak, daha olgun bir çizgide ilerleyerek, tek bir görüşün kölesi olmayarak, makul olana ulaşacağım. Ben; dünyayı yöneten aileler tarafından finanse edilen ve bir zamanlar Abdullah Gül' ün de toplantısında konuşma yaptığı Council on Foreign Relations (CFR, Dış İlişkiler Konseyi) nin kilit isimlerinden biri olan ve senelerce ABD Dış Politikasına yön vermiş Zbiegniew Brzezinski nin, 1970 senesinde kaleme aldığı Between Two Ages - Americas Role in the Technetronic Era adlı eserinde söylediği gibi:
Teknetronik çağ, aşamalı olarak daha kontrollü bir toplumun belirmesini içerecektir. Böyle bir toplum, geleneksel değerlerden kurtulmuş olan bir elit sınıf tarafından domine edilecektir. Pek yakında, neredeyse sürekli her vatandaşı gözetlemek ve vatandaş hakkında, en mahrem ve kişisel bilgileri bile içeren güncel ve tam dosyalamalar yapmayı iddia etmek mümkün olacaktır. (bkz. sayfa 72, 83)
merkeziyetçi, totaliter, baskıcı, faşist, tektipleştirici bir sistem istemiyorum ve tüm benliğimle ve ömrüm boyunca buna karşı savaşacağım, bundan emin olabilirsiniz!
Oğuzhan Turgay Özdemir
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.
Oğuzhan Turgay Özdemir, Zeitgeist hareketinin Türkiye koordinatörü idi. Şeytani planı görüp hareketten ayrıldı. Yazdıklarının daha iyi anlaşılması için, linkteki videoların da izlenmesini öneririm.