- 25 Ocak 2017
- 848
- 8
- 18
Belli bir bilinç yaşına geldiğimden bu yana insanda var olan ya da var olduğu iddia edilen bilincin tanımını merak ederdim.
Fakat bulamazdım.Çünkü bilincin ne olduğundan önce nerede olduğundan bile habersizdik.Bazı tanımlar ise:
Somut bir bilincin varlığını kabul edenler,aynı zamanda bilincin olmadığını kabul ederler.Nihayetinde bilinç olmadığına göre tanımı da yoktur.
Soyut bir bilincin varlığını kabul edenler ise yani bizler,bilincin metafizik olduğunu kabul edenlerdeniz.
Fakat aslında durum bilincin tanımından çok bilincin basamak olarak bulunduğu "aydınlanma"da.
Şu şekilde açıklayabilirim ki:
Otomatik çalan bir piyano bilinçsizlik halidir.Dikkat edilirse yoksullanma,eksiklenme hali soyut ve somut bilinç tanımında da ortak bir yıkım yaratır.(İnce bir ayrıntı olarak da buradaki bilinçsizlik kavramsal bir yokluk değil sübjektif fakirliği simgeler.)
Otomatik çalan piyanonun "kapatılması" uyanış ve ilk bilinç alametidir.Burada tanımlamalar değer kazanır.Gözlemleme ve algılama başlar.Sistematik baskılanma ve dayatmalarla savaşılır.Bir diğer tanımı ise "piyanoyu piyanistin çalmasıdır".
Müziğe dönüşme ise "bu dünyadan göçme" ile gerçekleşir.Zira benlik hayattaysa bilinç vardır,yaşam vardır.Dünyadan göçen bizler,artık müzik eseriyizdir ve notalar ise sürdüğümüz hayat ve benimsediğimiz,sarf ettiğimiz fikirlerdir.
Son evreye ulaşan kişi "bilinçsizlik içindeyken bilinci" yakalar.Sürdürülebilir dünya hayatı bunu yakalayabilmiş kişiler sayesinde ayaktadır.
Fakat bulamazdım.Çünkü bilincin ne olduğundan önce nerede olduğundan bile habersizdik.Bazı tanımlar ise:
Somut bir bilincin varlığını kabul edenler,aynı zamanda bilincin olmadığını kabul ederler.Nihayetinde bilinç olmadığına göre tanımı da yoktur.
Soyut bir bilincin varlığını kabul edenler ise yani bizler,bilincin metafizik olduğunu kabul edenlerdeniz.
Fakat aslında durum bilincin tanımından çok bilincin basamak olarak bulunduğu "aydınlanma"da.
Şu şekilde açıklayabilirim ki:
Otomatik çalan bir piyano bilinçsizlik halidir.Dikkat edilirse yoksullanma,eksiklenme hali soyut ve somut bilinç tanımında da ortak bir yıkım yaratır.(İnce bir ayrıntı olarak da buradaki bilinçsizlik kavramsal bir yokluk değil sübjektif fakirliği simgeler.)
Otomatik çalan piyanonun "kapatılması" uyanış ve ilk bilinç alametidir.Burada tanımlamalar değer kazanır.Gözlemleme ve algılama başlar.Sistematik baskılanma ve dayatmalarla savaşılır.Bir diğer tanımı ise "piyanoyu piyanistin çalmasıdır".
Müziğe dönüşme ise "bu dünyadan göçme" ile gerçekleşir.Zira benlik hayattaysa bilinç vardır,yaşam vardır.Dünyadan göçen bizler,artık müzik eseriyizdir ve notalar ise sürdüğümüz hayat ve benimsediğimiz,sarf ettiğimiz fikirlerdir.
Son evreye ulaşan kişi "bilinçsizlik içindeyken bilinci" yakalar.Sürdürülebilir dünya hayatı bunu yakalayabilmiş kişiler sayesinde ayaktadır.