- 7 Ara 2013
- 6,615
- 504
- 113
Varız Yazıtları /Anlatmak -/-Biz- Yazıyoruz ve Yapıyoruz Yazıtları
İlk canlı gibi bir ele alma da problem var bence,
Evren diyoruz. Bence evrenin geçmişine gidersek bir evren bulmalıyız-onun da geçmişine gidersek bir başka evren. Bu bir kısır döngüdür. Gerçeğin içinden böyle çıkamayız-bunu kabul etmeliyiz.
Yine gelişti ve oluştu diyorsunuz.. taban? nedir?
Evren ya da gerçeklik'in olmadığı ya da materyalize gerçekliğin de sürekli devinimde olmadığı bir zaman birimi ve geçmiş (Varlık denilen de ve Varlık olarak ortaya koyulan da) işaretlenemez.. Oluşlar hep vardı, hep sürecek. iş-oluş-varlık hep ve sonsuz oluşlarıyla var. Bu onun -sonsuz ve içkin- devinimi.. İlk ve son devinimi aynı.. İlk ve baş yeri de -biçimi de- aynı...
Bizim çözümümüz bu/bizim işaretlememiz bu. Bizim referansımız..
Saygılar.
Oluşsuz varlık yok. Bir şeylerin oluşmamış olduğu/olacağı zamanlar ve yerler de yok.. Böyle bir varlıksal değişim nitelemesi yanlış..
Oluşlar denilen başlamadı sadece. Oluşlar denilen zamanla birlikte başlamadı ve oluşmadı. Zaman denilen kendi içkin/varlıksal bir niteleme ve ölçme gereci. Zaman denilen onun (zamanın) aslında -hiç- olmayan başıyla ölçülemez/bulunamaz ve konumlanamaz da.. Zamanda zamanın başı bulunamaz. Olma da olmanın (ve hiç olmanında) başı (gerisi) bulunamaz. Olmanın olma başı ve zamanbaşı bulunamazdı... Olmanın olmaya başlaması -yeri ve koşulu da- bulunamayacaktır... Bu bu bir devinimdi...
Oluşlar şimdide devirinir. Şimdi devinir. Şimdinin başladığı yer ya yoktur ya da şimdidir. Şimdi şimdi ile başlar...ilk ve son şimdi de şimdidir...
Oluşlar denilen zamanla sınırlanamıyor ve başlatılamıyor..
Kelimelerle bunları yeterince ifade edilemiyor. Zaman kavramı üzerine düşünmek gerekiyor. Başlama kavramını iyi ele almak ve yapılandırmak gerekiyor sadece..
Oluşlar olmaya başlamadı ve gerçeklikten (ve sürekli oluşlardan) yoksun bir varlık ve evren hiç -bir zaman- yoktu/olmadı...
Varlık hep -sonsuz- iç gerçekleri ve evrenleri devimi ile birlikte -kurulu- vardı
Aslında bu ifade bile bozuk-..zaman bakın...
Zaman öyle araya katılmadığında hiç bir ifadeye gerek kalmıyor...
Olmamış oluşlar yoktu...Oluşmamış oluşsuzluk ve oluşmasızlık yoktu.. Oluşlar şimdidir...Oluşlar olarak -şimdi- var.. Şimdi de var. Tüm oluşlar şimdi de... (Şimdisiz zaman kalıplamak) Oluşlar hep olarak var-vardı..oluyor…
Geçmiş diye bir şey yok ne yazık ki!
Önce diye de...Zaman şimdi…
Şimdi diye birşeyimiz var ve –olan- oluyor ve olmaya devam ediyor diye birşeyimiz var
Hep oluyor...Hep oldu..
Şimdi. Baştan sona (ve baştanbaşa) (tüm ve) bütün zamanlar –hep- şimdi. Sadece şimdi var..Şimdi de olan biten işler .Durum bu. Durum hep bir biçimde materyalize oluşlar ve gerçeklikler ifade edecek.
Materyalize oluşsuzluk ve gerçeksizlikte bulamasınız...
Öyle değil böyle materyalize/de-materyalize/re-materyalize/farklı materyalize? bulunabilir,olunabilir başka oluşlarda ve gerçeklerde
Böyle anlatabiliyoruz
Varlığını buhar gibi hissetmek gibi diye bir şey tanımlayabilir misin örneğin.? Sonsuz düşünebilirsin...
Varlıkın bütün -tüm- zamanları baştan sona şimdidir. Şimdi içerir ve şimdi olarak işaretlenebilir. Onun üzerinde (şimdi üzerinde) oluş noktaları ve başlangıç işaretlemeleri bunlar bir şeyi değiştirmeyecek..
Oluşsuz, gerçekliksiz (öyle ya da böyle bir gerçeklikten yoksun bir zaman birimi) devinimsiz (devinimlerin olmadığı) zaman ve (oluşların ve gerçeklikin hiç -öyle- olmadığı) varlık zamanı ve yeri işaretleyemezsiniz..
Varlıkta gerçekliksiz (alsında başka türlü gerçeklikli) bir an bile yok. Varlıkta gerçeklikten ve sürekli içeçe –hep- oluşlardan eksik an yok ki bayım!
Gerçeklikin kendi içinde oluşları farkı/ontolojik geçişleri farkı... Renkler farkı gibi...
Zaman içinde ne kadar gezerseniz gezin, ve ne kadar geri ve geçmiş denilen yerler arayacak ve bulacaksanız da yine varlık-evrenler ve varoluşlar -hep- bulacaksınız. Bunlarla karşılaşacaksınız... Bu bizi sonsuzluğu ve şimdi dediğimizi de kavramaya ve anlamaya ve bunları kabul etmeye ,sindirmeye, yapılandırmaya götürecektir..
Olmanın doğası bu diyoruz/diyebiliyoruz.. Ne yani bunu yadsıyalım mı!
-HİÇTUBAT- /-HERTUBAT-HEPTUBAT-
-VARTUBAT-YAPTUBAT-YAZTUBAT--
(Bunda anlaşıl-a-mayan bir şey var mı?)
---------- Mesajlar Birleştirildi at 10:50 ---------- ilk Atılan Mesaj Zamani at 09:46 ----------
Şimdinin başı şimdidir.
Varlıkın başı varlık...
(Zaman demek şimdi demektir/demektedir.)
Zamanın başı da şimdidir-başlangıcı da..şimdidedir...
Şimdi zamanlarbaşıdır. Başzamandır. İlk zamandır...
Oluşlar şimdi oluyor ve başlıyor-hep oluyor-şimdi....
Oluşlar şimdi şu an başlayıp oluyor...
Zamanın başı ve ilk zaman şimdidedir...
Zamanın ilk başı ve en son ucu da -ne yazık ki!- şimdidedir...
---------- Mesajlar Birleştirildi at 11:47 ---------- ilk Atılan Mesaj Zamani at 10:50 ----------
Güzel paylaşım. . Doğru soru "Evren hep var mıydı, yoksa sonradan mı ortaya çıkmıştır?" sorusudur. "Çıktıysa nasıl ve neden?" diye soru devam ettirilebilir. Ayrıca "Evrende neden hayat vardır?" sorusu da bunlara eklenebilir. Ki bu soruların bir kısmı bilimin (kozmoloji ve teorik fizik) alanına girmektedir. Girmeyen kısmı için ise dünya üzerinde hiç kimse güvenilir bir yargıda bulunamaz. Ayrıca (bunu daha evvel de başka paylasimlarda defalarca tekrarlamisimdir) daha üstün bir ırkın başarısız ürünleri de olabiliriz, dünya başka bir gezegenin laboratuarı da olabilir. Olabilir mi ? Olabilir.. haa eğer o üstün ırkı da kim yarattı derseniz tanrı/allah kavramı kendiliğinden çöker zaten.. Totoloji
--
Evren hep var değildiyse başka biçimler ve başka evrenler mutlaka vardı demekteyiz ve evrenin varolup olmadığı bir sorun ve araştırma konusu değil çünkü evren (şu an- şimdi) var demekteyiz.. geçmiş zamanlarda ancak şimdi içinden içerilebilir ve bilinebilir demekteyiz... yaratma, oluşma, oluşturulma ya da başka varlıkların oluşturulması gibi sentezlerin çıkmaz sokak olacağı düşüncesindeyiz..varlık kavramını öznelendirerek sentezliyoruz...
İşin açıkçası evrenin sonradan ortaya çıkışı ve oluşu denilen ya başka bir evrenin yokoluşuna ya da herhangi sıradan bir gözlemcinin (varlık gözlemcisinin) belki de tesadüfsel evren yaratmasına ,türetmesine ve oluşturmasına ilişkin bir gözlemdir...
--
nedensizlik ise aynı zamanda öncesizlik ve ilksizlik-ilkten bağımsızlık (ilk'e bağsızlık) demektir. ilk varlıkın heryeridir/heryerindedir ve neden de varlıkın her yerinde ve -anında- şimdisindedir.. neden saptamaları hareket içinde sönüp gidecektir. ya da sonsuz ve başlamamış bir harekete indirgenip çözüldüğünde ise buharlaşacaktır...
😕😕😕
Estas Tonne - Internal Flight 50:00 ve sonrası eşlik ediyor....
İlk canlı gibi bir ele alma da problem var bence,
Evren diyoruz. Bence evrenin geçmişine gidersek bir evren bulmalıyız-onun da geçmişine gidersek bir başka evren. Bu bir kısır döngüdür. Gerçeğin içinden böyle çıkamayız-bunu kabul etmeliyiz.
Yine gelişti ve oluştu diyorsunuz.. taban? nedir?
Evren ya da gerçeklik'in olmadığı ya da materyalize gerçekliğin de sürekli devinimde olmadığı bir zaman birimi ve geçmiş (Varlık denilen de ve Varlık olarak ortaya koyulan da) işaretlenemez.. Oluşlar hep vardı, hep sürecek. iş-oluş-varlık hep ve sonsuz oluşlarıyla var. Bu onun -sonsuz ve içkin- devinimi.. İlk ve son devinimi aynı.. İlk ve baş yeri de -biçimi de- aynı...
Bizim çözümümüz bu/bizim işaretlememiz bu. Bizim referansımız..
Saygılar.
Oluşsuz varlık yok. Bir şeylerin oluşmamış olduğu/olacağı zamanlar ve yerler de yok.. Böyle bir varlıksal değişim nitelemesi yanlış..
Oluşlar denilen başlamadı sadece. Oluşlar denilen zamanla birlikte başlamadı ve oluşmadı. Zaman denilen kendi içkin/varlıksal bir niteleme ve ölçme gereci. Zaman denilen onun (zamanın) aslında -hiç- olmayan başıyla ölçülemez/bulunamaz ve konumlanamaz da.. Zamanda zamanın başı bulunamaz. Olma da olmanın (ve hiç olmanında) başı (gerisi) bulunamaz. Olmanın olma başı ve zamanbaşı bulunamazdı... Olmanın olmaya başlaması -yeri ve koşulu da- bulunamayacaktır... Bu bu bir devinimdi...
Oluşlar şimdide devirinir. Şimdi devinir. Şimdinin başladığı yer ya yoktur ya da şimdidir. Şimdi şimdi ile başlar...ilk ve son şimdi de şimdidir...
Oluşlar denilen zamanla sınırlanamıyor ve başlatılamıyor..
Kelimelerle bunları yeterince ifade edilemiyor. Zaman kavramı üzerine düşünmek gerekiyor. Başlama kavramını iyi ele almak ve yapılandırmak gerekiyor sadece..
Oluşlar olmaya başlamadı ve gerçeklikten (ve sürekli oluşlardan) yoksun bir varlık ve evren hiç -bir zaman- yoktu/olmadı...
Varlık hep -sonsuz- iç gerçekleri ve evrenleri devimi ile birlikte -kurulu- vardı
Aslında bu ifade bile bozuk-..zaman bakın...
Zaman öyle araya katılmadığında hiç bir ifadeye gerek kalmıyor...
Olmamış oluşlar yoktu...Oluşmamış oluşsuzluk ve oluşmasızlık yoktu.. Oluşlar şimdidir...Oluşlar olarak -şimdi- var.. Şimdi de var. Tüm oluşlar şimdi de... (Şimdisiz zaman kalıplamak) Oluşlar hep olarak var-vardı..oluyor…
Geçmiş diye bir şey yok ne yazık ki!
Önce diye de...Zaman şimdi…
Şimdi diye birşeyimiz var ve –olan- oluyor ve olmaya devam ediyor diye birşeyimiz var
Hep oluyor...Hep oldu..
Şimdi. Baştan sona (ve baştanbaşa) (tüm ve) bütün zamanlar –hep- şimdi. Sadece şimdi var..Şimdi de olan biten işler .Durum bu. Durum hep bir biçimde materyalize oluşlar ve gerçeklikler ifade edecek.
Materyalize oluşsuzluk ve gerçeksizlikte bulamasınız...
Öyle değil böyle materyalize/de-materyalize/re-materyalize/farklı materyalize? bulunabilir,olunabilir başka oluşlarda ve gerçeklerde
Böyle anlatabiliyoruz
Varlığını buhar gibi hissetmek gibi diye bir şey tanımlayabilir misin örneğin.? Sonsuz düşünebilirsin...
Varlıkın bütün -tüm- zamanları baştan sona şimdidir. Şimdi içerir ve şimdi olarak işaretlenebilir. Onun üzerinde (şimdi üzerinde) oluş noktaları ve başlangıç işaretlemeleri bunlar bir şeyi değiştirmeyecek..
Oluşsuz, gerçekliksiz (öyle ya da böyle bir gerçeklikten yoksun bir zaman birimi) devinimsiz (devinimlerin olmadığı) zaman ve (oluşların ve gerçeklikin hiç -öyle- olmadığı) varlık zamanı ve yeri işaretleyemezsiniz..
Varlıkta gerçekliksiz (alsında başka türlü gerçeklikli) bir an bile yok. Varlıkta gerçeklikten ve sürekli içeçe –hep- oluşlardan eksik an yok ki bayım!
Gerçeklikin kendi içinde oluşları farkı/ontolojik geçişleri farkı... Renkler farkı gibi...
Zaman içinde ne kadar gezerseniz gezin, ve ne kadar geri ve geçmiş denilen yerler arayacak ve bulacaksanız da yine varlık-evrenler ve varoluşlar -hep- bulacaksınız. Bunlarla karşılaşacaksınız... Bu bizi sonsuzluğu ve şimdi dediğimizi de kavramaya ve anlamaya ve bunları kabul etmeye ,sindirmeye, yapılandırmaya götürecektir..
Olmanın doğası bu diyoruz/diyebiliyoruz.. Ne yani bunu yadsıyalım mı!
-HİÇTUBAT- /-HERTUBAT-HEPTUBAT-
-VARTUBAT-YAPTUBAT-YAZTUBAT--
(Bunda anlaşıl-a-mayan bir şey var mı?)
---------- Mesajlar Birleştirildi at 10:50 ---------- ilk Atılan Mesaj Zamani at 09:46 ----------
Şimdinin başı şimdidir.
Varlıkın başı varlık...
(Zaman demek şimdi demektir/demektedir.)
Zamanın başı da şimdidir-başlangıcı da..şimdidedir...
Şimdi zamanlarbaşıdır. Başzamandır. İlk zamandır...
Oluşlar şimdi oluyor ve başlıyor-hep oluyor-şimdi....
Oluşlar şimdi şu an başlayıp oluyor...
Zamanın başı ve ilk zaman şimdidedir...
Zamanın ilk başı ve en son ucu da -ne yazık ki!- şimdidedir...
---------- Mesajlar Birleştirildi at 11:47 ---------- ilk Atılan Mesaj Zamani at 10:50 ----------
Varız Yazıtları /Anlatmak -/-Biz- Yazıyoruz ve Yapıyoruz Yazıtları
İlk canlı gibi bir ele alma da problem var bence,
Evren diyoruz. Bence evrenin geçmişine gidersek bir evren bulmalıyız-onun da geçmişine gidersek bir başka evren. Bu bir kısır döngüdür. Gerçeğin içinden böyle çıkamayız-bunu kabul etmeliyiz.
Yine gelişti ve oluştu diyorsunuz.. taban? nedir?
Güzel paylaşım. . Doğru soru "Evren hep var mıydı, yoksa sonradan mı ortaya çıkmıştır?" sorusudur. "Çıktıysa nasıl ve neden?" diye soru devam ettirilebilir. Ayrıca "Evrende neden hayat vardır?" sorusu da bunlara eklenebilir. Ki bu soruların bir kısmı bilimin (kozmoloji ve teorik fizik) alanına girmektedir. Girmeyen kısmı için ise dünya üzerinde hiç kimse güvenilir bir yargıda bulunamaz. Ayrıca (bunu daha evvel de başka paylasimlarda defalarca tekrarlamisimdir) daha üstün bir ırkın başarısız ürünleri de olabiliriz, dünya başka bir gezegenin laboratuarı da olabilir. Olabilir mi ? Olabilir.. haa eğer o üstün ırkı da kim yarattı derseniz tanrı/allah kavramı kendiliğinden çöker zaten.. Totoloji
--
Evren hep var değildiyse başka biçimler ve başka evrenler mutlaka vardı demekteyiz ve evrenin varolup olmadığı bir sorun ve araştırma konusu değil çünkü evren (şu an- şimdi) var demekteyiz.. geçmiş zamanlarda ancak şimdi içinden içerilebilir ve bilinebilir demekteyiz... yaratma, oluşma, oluşturulma ya da başka varlıkların oluşturulması gibi sentezlerin çıkmaz sokak olacağı düşüncesindeyiz..varlık kavramını öznelendirerek sentezliyoruz...
İşin açıkçası evrenin sonradan ortaya çıkışı ve oluşu denilen ya başka bir evrenin yokoluşuna ya da herhangi sıradan bir gözlemcinin (varlık gözlemcisinin) belki de tesadüfsel evren yaratmasına ,türetmesine ve oluşturmasına ilişkin bir gözlemdir...
--
nedensizlik ise aynı zamanda öncesizlik ve ilksizlik-ilkten bağımsızlık (ilk'e bağsızlık) demektir. ilk varlıkın heryeridir/heryerindedir ve neden de varlıkın her yerinde ve -anında- şimdisindedir.. neden saptamaları hareket içinde sönüp gidecektir. ya da sonsuz ve başlamamış bir harekete indirgenip çözüldüğünde ise buharlaşacaktır...
😕😕😕
Estas Tonne - Internal Flight 50:00 ve sonrası eşlik ediyor....
Son düzenleme: