Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Yazıyorum..

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 2,455

oguz8891

Yeni Üye
Katılım
7 Ocak 2009
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Neden mi yazıyorum..

Yüzdeyle mi belirtilir olasılıklar? Zoraki seçim hakkımızı kullanmalıyız.. Kaç değişken var ki ve kaçı bilinmeyen ki; denklemimize bu kadar sadığız? Ne yaptığımızı bilmeden belki de bilerek fakat tatminsizce belki de inatla, her türlü tavrın savunusunu ve eleştirisini yapabiliriz. Bu bir hapis midir, yoksa özgürlüğün köşkünde cefa mıdır?

Neden mi yazıyorum..

Sonsuz olaslıktan birini seçtim ve o da yazmaktı. Sonsuzdan biri seçebildim, çünkü; ben sonsuzdan gelen birim. Hiçim ki seçimlerim de hiç..
 

oguz8891

Yeni Üye
Katılım
7 Ocak 2009
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Yüzde yüz diye bir şey, yüzde yüz yoktur.. Yanlış mı oldu.. Hiç bir şey kesin değildir.. Hımm.. Akla çokca güvenmek yersiz mi, bir aklıma sorayım...

Çelişki.. Ya ne yapsaydım, pes edip kontrolü tamamen bedene mi bıraksaydım.. Ya ne yapsaydım, bedenime karşı savaş açıp çırpınıp dursamıydım?

Ya da belki akışına bırakmalı, belki de çaresizce tek bir şeye güvenmeli; güvene.. Çırpınırsam batarım deyip, teslim olmalıyım, aklımı, bedenimi, ruhumu hepsini teslim etmeliyim..

Kime mi? Yüce olmalı, büyük, güçlü olmalı, tek, ebedi, ezeli olmalı.. Bu arada; bu güçlü varlıktan, bu büyük varlıktan korkmalımıyım? Onun için bir şeyler yapmalıyım.. O beni kollar..

Diğerleri uymuyor!.. Ben çabalıyorum, diğerleri de cezasını çekecek nasıl olsa.. Evet evet böyle olacak..

Çok zor, çok zor böyle çalışmak... Ama O affedicidir de.. Bağışlar.. Güzel..

Hey hayat sana kimisi dinle tutunur, kimisi parayla, kimisi şehvetle.... tutunurlar ama tutunurlar... Gözünün gördüğü sen varsındır... Hey hayat duyduğu da sensin, hissettiği de.. Söyle bakalım hayat, güler misin, ağlar mısın bize.. Söyle koca hayat.. Senin kaç tane eşin, kaç tane arkadaşın, kaç tane kölen var söyle.. Söyle de artık tutunamayıp da göçelim.. Söyle de artık sevgilimizin, efendimizin, sırdaşımızın ne olduğunu görelim..
 

Aksiyom

Yeni Üye
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
569
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
34
Ama o affedicidir de...Gerçekten güzel : )
Yazılarına devam etmelisin, kendi adıma zevkle okuduğumu söylüyorum ve devamını bekliyorum.
 

oguz8891

Yeni Üye
Katılım
7 Ocak 2009
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Kabullenmeler, hatalar... Hoş görmeliyiz, hoş görmesek de farklı bir kabullenme yapmalıyız..

Dünden hazırız başarılı olmaya, paraya, mutlu olmaya. Yarını bilemeyiz. İşi gücü bırakmak yanlıştır, okulu bırakmak serserilik, mutsuzluğu istemek anlamsız.. Kim bu sonuçlara vardı ki, neden kısmını atladık.

Üstümüzdeki baskılarla mı yaşamaya devam edeceğiz, ya da bunları atma, özgür olma takıntısıyla mı, mümkün olmadığını sezerek.

Oyunun kuralları var..İyi oyunlar..
 

oguz8891

Yeni Üye
Katılım
7 Ocak 2009
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Adam öldürmedim diye sevinmeli miyim? Ya da hırsızlık yapmadım diye övünmeli mi, hatta yaşlı teyzeye yer verdim diye sevinmeli miyim?

Eğer varsa ahlak kuralları ve değerlendirmeleri, herkes için aynı değerdemidir ya da var mıdır?

Kimisinin zaten ne hırsızlık yapacağı ortamı, ne hırsızlığa yatkın kişiliği, ne yetiştiriliş tarzı, ne de itilmişliği vardır. Bu durumda aferin sen hırsız olmadın mı denmelidir yoksa itilmişliklerinin üzerinde neler yaptığını, eğer varsa iradesinin nasıl işlediğini mi görmek gerekir.

Acı ama bir çok kötü diye adlandırılan huylardan, elbetteki bir şekilde uzağız ve bu belki de farkında olmadan bizim avuntularımız haline gelmekte. Acaba cidden kendi zorluklarımızla ne kadar savaşıyoruz, veya başkasının zorluklarıyla ne kadar avunuyoruz? Ben hırsız değilim, ve o teyzeye yer verdim.. Ben hırsız değilim, değil.. Benim suçum gömülü kalsın, bir hırsız da gelip çıkarmasın, ben de değilim...
 

iuflsfozkn

Yeni Üye
Katılım
8 Ocak 2011
Mesajlar
641
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Yaş
40
ahlak felsefesini anlatırken sokrates çi bir yaklaşımla anlatıyordum..bir kavram var yunanca arete türkçe erdem (yunanca bilmem) sokrates insanı tanımlarken işlevi ,ereği iyiye ulasmak olan der kısaca kabaca soyledim.yani insan daima iyi amaçlar peşinde koşarsa insandır....soru geldi ya kötü amaçlar peşinde koşan insan nedir??
önce sokrates der ki insan bir şeyin kötü olduğunu sonuclarının kötülük doguracagını bile bile yapmaz ,yapıyorsa cahilliğindendir eger ona yaptıgının yanlıs oldugu ve dogrusu ogretilirse insan oldugu icin bir daha yapmamayı seçecektir en azından bilinçli olarak yapmayacaktır aynı hatayı..soruya dönelim kötü oldgunu bile bile yapan insanlar insan değil mi??
benim cevabım tanıma göre evet insan değildir dedim yani sokratesin tanımına sıgındım ...peki siz ne derdiniz???
 

oguz8891

Yeni Üye
Katılım
7 Ocak 2009
Mesajlar
86
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
2025
Öyle ya bu pisliğin içinde daha duramazdı. Kırık olan masa ayağının yanında birisi hala yanmakta olan üç tane sigara izmariti, yerde paspas gibi kullanılacak şekilde görülen havlu, düzenli olarak iki duvarın birleştiği yerin dibine hepsi de tam olarak içilmemiş su şişeleri konulmuş, karşısında yere düşecek gibi duran yırtılmış ama ne olduğu belli olan bir manzara resmi... Sandalyeye yayılarak oturmuş, o manzara resmine dalmış, sanki odanın içinde değilim dercesine.

Ayağa kalktı, kalbinin hızlı ya da yavaş, nasıl attığını anlayamıyordu.. Sürekli bir kelime tekrarlanır da artık anlamsızlaşır ya; O’nun için anlamak kavramı bu şekilde garipleşmişti. Yaklaşık bir saniyelik bir coşkuyla kapıya yöneldi, sönen coşkusuna aldırmadan hatta kapının sinir bozucu gıcırdamasını düşünmeden açtı kapıyı. Merdivenlerden inişi, her gün rutin olarak iş yerine yetişmeye çalışan yaşlı bir amcanın inişine benziyordu, yavaş ama hızlı olmasını ister gibi..

Yürürken evrendeki tek insan edasıyla bakıyordu insanlara. Sardığı sigara hala elindeydi. Çakmağını unutmuş ama nasıl çıktığını düşününce hiç şaşırmamıştı. Ateş olmadığı için içi sigara arzusuyla yanıyordu.. Birisini gözüne kestirdi, durakta otobüs bekliyordu büyük olasılıkla. Bakımlıydı ve şık giyinmişti. Gözleri hariç gülüyor gibi hali vardı. Yağmur hemen hemen yağmamasına rağmen şemsiyesini bırakmıyordu. Diğer elinde de bir sigara. Aniden gelen darbenin etkisiyle yere düştü. Çantasından çakmak ve bir bilet çıkardı. Artık çakmak elindeydi sigarayı sonra da içebilirdi, otobüs de gelmişti zaten.
 

Yeni Konular

Üst