Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Zekat Kimlere Verilir, Zekat Verilecek Yerler

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 6,050

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Fareler mide bulandırıcıdır. Haklısın...

Ne yapalım kardeşim,farelere kızıp parayı kendimiz mi yiyelim..Hani bir zamanlar olduğu gibi..devletin parasını hiç edip farelere kabahat bulan gibi..vallahi farelere haksızlık ediyoruz..birine bu görevi yerine getirme adına utanıyorum insanlar çok farklı refleks veriyor neye güvenelim THY yemi verelim reklam paralarına kullansın diye..bir fener de siz tutun lütfen..
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
fareler yüzünden gemileri yakmayalım,elbirliği ile farelerin yok olmasına çalışalım,
doğrusu bu değil mi?
 
F

Fetâ

Ziyaretçi
Gemileri de fenerleri de farelerin elinden kurtarmak gerek. Peki, bu nasıl olacak? Biz sadece laf üretmekle meşgulken, onlar tüm gayretleriyle işlerine devam ediyorlar.
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Gemileri de fenerleri de farelerin elinden kurtarmak gerek. Peki, bu nasıl olacak? Biz sadece laf üretmekle meşgulken, onlar tüm gayretleriyle işlerine devam ediyorlar.

Fırsat vermeden mücadele edeceğiz,gavura kızıp oruç mu bozalım..ezbere bir telefon numarasına mesaj atmakla yada bir banka hesabına para çıkarmakla bu işten sıyrılacağımızı zannetmiyorum..ben şahsen yerlerine gidip çalışmalarını gördüm..güven geldi..kastettiğim deniz feneri derneği değil bunlar gibi gerçekten canla başla çalışan hizmet kurumları var..söylentilere kapılıp bir iki sineğin miğde bulandırmasına kalırsak işimiz zor tabi..verdiğiniz hayrın yada her neyse nereye gittiğini takip edin çok mu zor..
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
"allah bir gergef işliyor ve bunu biz dahil olsak ta işleyecek olmasak ta,bizim idrak etmemiz gereken o gergefte yer alabilmek,gergefi lekelemeye çalışanları ise gergefin sahibi düşünür... ayni kabenin sahibinin kabeyi düşündüğü gibi..."
 
F

Fetâ

Ziyaretçi
"allah bir gergef işliyor ve bunu biz dahil olsak ta işleyecek olmasak ta,bizim idrak etmemiz gereken o gergefte yer alabilmek,gergefi lekelemeye çalışanları ise gergefin sahibi düşünür... ayni kabenin sahibinin kabeyi düşündüğü gibi..."
Bizler de o gergefte isek, gergefi lekeleyen bizi de lekeliyor. Allah, bu duruma engel olmamızı mı ister, yoksa O'na havale etmemizi mi?
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Bizler de o gergefte isek, gergefi lekeleyen bizi de lekeliyor. Allah, bu duruma engel olmamızı mı ister, yoksa O'na havale etmemizi mi?

peygamberin dedesi ebrehenin ordusunu görenlerin kendisine geldiğinde söylediği sözü biliyormusun?
 

sakal

Yeni Üye
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
2,000
Tepkime puanı
1
Puanları
38
Ben söyleyim...ben develerin sahibiyim kabe nin sahibi onu korumasını bilir..

bu ne büyük bir sözdür..
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
Onlar özel durumlardır. Yaşamak için, hak etmiş olmak lazım. Hem benim söz ettiğiim Kâbe değil, kendimiziz.

peki,
buğz etmek ile ilgili olan tembihat nedir?
hani şu "bir kötülük ile karşılaştığınızda..." diye başlayan...
 
F

Fetâ

Ziyaretçi
Fırsat vermeden mücadele edeceğiz,gavura kızıp oruç mu bozalım..ezbere bir telefon numarasına mesaj atmakla yada bir banka hesabına para çıkarmakla bu işten sıyrılacağımızı zannetmiyorum..ben şahsen yerlerine gidip çalışmalarını gördüm..güven geldi..kastettiğim deniz feneri derneği değil bunlar gibi gerçekten canla başla çalışan hizmet kurumları var..söylentilere kapılıp bir iki sineğin miğde bulandırmasına kalırsak işimiz zor tabi..verdiğiniz hayrın yada her neyse nereye gittiğini takip edin çok mu zor..
Takip etmek çözüm değil. Bir kanal doğru yolunda giderken, bir kanal depoya gider mi gitmez mi bilemeyiz. Aslolan, kurumları yönetenlerin fare mi değil mi olduğunu tespit edebilmek.
 
M

Mor ve Ötesi

Ziyaretçi
bir başkomiser ile çalışmıştım yıllar evvel,adana osmaniyeli...

"oğlum" diyordu,"haram çok ilginçtir,göbek çukuruna kadar yendiğinde cezasını devlet,göbek çukurundan yukarıda yendiğinde belasını allah verir..."

siz,haram ile zengin olanların içinde huzurlu hayat süren bir tek kişi tanıdınız mı?
 
F

Fetâ

Ziyaretçi
peki,
buğz etmek ile ilgili olan tembihat nedir?
hani şu "bir kötülük ile karşılaştığınızda..." diye başlayan...
Sözlediğiniz söz birbirine zıt iki anlamda da yorumlanabilir. O yüzden daha açık olunuz lütfen. Hem neden Arapça? Türkçe yetmiyor mu bizlere?

Ben her iki anlamı içeren bir cevap yazayım: Kötülüğünden emin olmadığım hiçbir şeye/kişiye buğz etmem. Aslında buğz da etmem, fiilen ve de alenen karşı koyarım.


Not: Lütfen bu kadar "derin" anlamları olan cevaplar vermeyiniz. 🙂 Alıntı yaptığınız mesajımla, verdiğiniz cevap arasında ilinti kurabilmek için bayağı bi gayret göstermek gerekti.
 

okur-yazar

Yeni Üye
Katılım
9 Eyl 2011
Mesajlar
11
Tepkime puanı
6
Puanları
38
Günlük dilimizde kullandığımız sürüyle Arapça ve Farsça asıllı kelimeler var. Türkçe dediğimiz dilden tüm gayri-Türk olan kelimeleri çıkaralım acaba ortada Türkçe diye bir şey kalır mı? Maalesef lisanımız katledilmiştir ve lisanda ırkçılık yapacağız diye yüzyılların zengin lisanını darma duman ettik, tüm yabancı kökenli kelimeleri çıkarmaya çalışıp onun yerine uydurukça kelimeler koyduk, uydurduk da uydurduk. Mor ve Ötesi'nin kullandığı dil bizim dilimizdir.

Konuyu kestim kusura bakmayın fakat bu benim hassas olduğum ve namus mes'elesi olarak gördüğüm bir konu. Açıkçası namusumuzu kirlettiler de haberimiz yok. Bugün bir İngiliz 500 sene öncesindeki edebî metinleri okuyabiliyor fakat ben daha dedemin mektubunu okuyamıyorum. Şahsiyetsiz kalmış bir milletiz maalesef. Bize ait olan hiç bir şeye sahip çıkamamış ve hesabını soramamışız. Bugün ise ağzımızda tek bir laf var "bizden adam olmaz". Bu milletten aldığım ve kurtulmaya çalıştığım, milletçe içimizde olan, bu aşağılık kompleksinden tiksiniyorum. "Burası Türkiye!" Bu sözü etrafa yayandan kim hesap soracak?

Sn. Fetâ üstünüze alınmayın lütfen. Sizin şahsınıza yazmıyorum bunları. Bu hepimizin ayıbı. Ortaya yazıyorum. Belki bu yeni bir başlıktada tartışılmalıdır. Tartışmak isteyen olursa, aşağıya belirtsin buradaki konu bölünmesin ve oraya taşınalım.

Süleymaniye kütüphanesinde bizim namusumuz yatıyor. Kim gidip okuyabiliyor onları? Edebiyatımız, tarihimiz, kültürümüz, bizim-bize ait olan felsefemiz, filozoflarımız, alimlerimiz, hikmetimiz, ilmimiz, irfanımız o kütüphanede keşfedilmeyi bekliyor! Ne alfesini anlıyoruz, ne dilini. Alfabeyi ve dili öğrenmek ile bitmiyor ki, ya o hikmet dolu kitapların üst dilini bilebiliyor muyuz acaba? Onda da tık yok! Gözümüz hep dışarıda. Kendimizden haberimiz yok. Çünkü kendimizden haberimiz olmasın diye büyük güçler ellerinden geleni yapmış.

Kim verecek bunun hesabını?
 
F

Fetâ

Ziyaretçi
arapça türkçe veya başka bir dil,
benim için çok fark etmiyor,
yeter ki kelime yerleşik olarak kullanılsın,kullanıyor olsun...

sonra;verdiğim örnek zaten islami literatürde geçen arapça kökenli bir tembihattır ve şöyle der: "sizlerden birisi bir kötülük gördüğünde önce eli ile müdahale etsin,gücü yetmiyor ise dili ile müdahale etsin,bunada gücü yetmiyor ise kalbinden buğz etsin.haksızlık-kötülük karşısında susan dilsiz,şeytanın yoldaşıdır..."

şimdi,biz soyal bir devletin vatandaşlarıyız ve bu devletin yasaları var ise;birinci şık düşmüştür... (bu konuda yazdığım ilk yazıya bakarmısın???)
dilimiz ile gerekenleri zaten yapmaya çalışıyoruz... (bunun içinde buğz etmekte var...)
Neden, bütün tartışma neden benim buğz etmemle ilgili o zaman. Ortada inkar edilemez bir kötülük var, ve ben bu kötülüğe isyan ediyorum.
Tüm yardım kurumları çakallar tarafından işgal edilmiş. Kurumu korumak, öncelikle çakalları buralardan uzaklaştırmakla olur. Kuruma gelen eleştirilere karşı çıkmak, çakallara da zımnen arka çıkmak olarak algılanabilir.
Herşeyi devletten bekleyip, kurumların soyulmasına sadece buğz etmek diye birşey söz konusu olamaz. Kurumun soyulmasına seyirci kalmak anlamına gelir bu. Devlet suç işlendikten sonra müdahale eder. Bir kurum soyuluyorsa, Müslümanların, soyguna engel olmak gibi bir görevleri vardır.
 

Yeni Konular

Üst