F
Fetâ
Ziyaretçi
Muhatabı anlar. 🙂🙂 yanlış düşünmüşsün...
hala doğru cümleyi yazmadın...
Muhatabı anlar. 🙂🙂 yanlış düşünmüşsün...
hala doğru cümleyi yazmadın...
Arif olan anlar; diye düşündüm. 🙂
O fener aydınlatmaz; daha da karanlığa gömer.Arif ne gezer buralarda..Deniz fenerine değil o fenerin hangi kaçak gemileri aydınlattığına bakın..
O fener aydınlatmaz; daha da karanlığa gömer.Kaçak gemiler de fenercilerin...
Fareler mide bulandırıcıdır. Haklısın...Fener de gemilerden azade..sadece gemideki fareler mide bulandırıyor o kadar..
Fareler mide bulandırıcıdır. Haklısın...
Gemileri de fenerleri de farelerin elinden kurtarmak gerek. Peki, bu nasıl olacak? Biz sadece laf üretmekle meşgulken, onlar tüm gayretleriyle işlerine devam ediyorlar.
Bizler de o gergefte isek, gergefi lekeleyen bizi de lekeliyor. Allah, bu duruma engel olmamızı mı ister, yoksa O'na havale etmemizi mi?"allah bir gergef işliyor ve bunu biz dahil olsak ta işleyecek olmasak ta,bizim idrak etmemiz gereken o gergefte yer alabilmek,gergefi lekelemeye çalışanları ise gergefin sahibi düşünür... ayni kabenin sahibinin kabeyi düşündüğü gibi..."
Bizler de o gergefte isek, gergefi lekeleyen bizi de lekeliyor. Allah, bu duruma engel olmamızı mı ister, yoksa O'na havale etmemizi mi?
Onlar özel durumlardır. Yaşamak için, hak etmiş olmak lazım. Hem benim söz ettiğiim Kâbe değil, kendimiziz.peygamberin dedesi ebrehenin ordusunu görenlerin kendisine geldiğinde söylediği sözü biliyormusun?
Onlar özel durumlardır. Yaşamak için, hak etmiş olmak lazım. Hem benim söz ettiğiim Kâbe değil, kendimiziz.
Takip etmek çözüm değil. Bir kanal doğru yolunda giderken, bir kanal depoya gider mi gitmez mi bilemeyiz. Aslolan, kurumları yönetenlerin fare mi değil mi olduğunu tespit edebilmek.Fırsat vermeden mücadele edeceğiz,gavura kızıp oruç mu bozalım..ezbere bir telefon numarasına mesaj atmakla yada bir banka hesabına para çıkarmakla bu işten sıyrılacağımızı zannetmiyorum..ben şahsen yerlerine gidip çalışmalarını gördüm..güven geldi..kastettiğim deniz feneri derneği değil bunlar gibi gerçekten canla başla çalışan hizmet kurumları var..söylentilere kapılıp bir iki sineğin miğde bulandırmasına kalırsak işimiz zor tabi..verdiğiniz hayrın yada her neyse nereye gittiğini takip edin çok mu zor..
Sözlediğiniz söz birbirine zıt iki anlamda da yorumlanabilir. O yüzden daha açık olunuz lütfen. Hem neden Arapça? Türkçe yetmiyor mu bizlere?peki,
buğz etmek ile ilgili olan tembihat nedir?
hani şu "bir kötülük ile karşılaştığınızda..." diye başlayan...
Neden, bütün tartışma neden benim buğz etmemle ilgili o zaman. Ortada inkar edilemez bir kötülük var, ve ben bu kötülüğe isyan ediyorum.arapça türkçe veya başka bir dil,
benim için çok fark etmiyor,
yeter ki kelime yerleşik olarak kullanılsın,kullanıyor olsun...
sonra;verdiğim örnek zaten islami literatürde geçen arapça kökenli bir tembihattır ve şöyle der: "sizlerden birisi bir kötülük gördüğünde önce eli ile müdahale etsin,gücü yetmiyor ise dili ile müdahale etsin,bunada gücü yetmiyor ise kalbinden buğz etsin.haksızlık-kötülük karşısında susan dilsiz,şeytanın yoldaşıdır..."
şimdi,biz soyal bir devletin vatandaşlarıyız ve bu devletin yasaları var ise;birinci şık düşmüştür... (bu konuda yazdığım ilk yazıya bakarmısın???)
dilimiz ile gerekenleri zaten yapmaya çalışıyoruz... (bunun içinde buğz etmekte var...)